Ölü Canlar

Nikolay Gogol
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2022 17:09
Kitap elimde süründü resmen. Sadece bir bahçeyi, bir avluyu, bir hanı ya da bir atı uzun uzun sayfalarca anlattığı, betimlediği yerler oldu. Ve inanılmaz sıkıcı bulduğum detayları nasıl üşenmeden bir bir yazmış hayret ettim.. Kitabı sırf bitirmek için bitirdim, diyebilirim.. Ancak gereksiz tüm detayları, tasvirleri, betimlemeleri çıkardığımız zaman okuruna ders niteliğinde mesajlar veren müthiş bir yapıt.. Dönemin Rusya'sını bir köleden tutup en üst düzeydeki yöneticiye kadar eksiklerini, acizliğini, düzenbazlığını, rüşveti, hırsızlığı aklınıza gelebilecek her türlü yasa dışı eylemlerini, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.. Bu arada ben bu hilekar, düzenbaz, sahtekar, üçkağıtçı baş kahramanı hiç sevmedim, aşırı itici buldum ve asla saygı duymadım.. Kolay yoldan para kazanmanın hırsıyla bir yola çıktı gözünü açtığında hapishanede buldu kendini. Ama öyle ya kötüye bişey olmazmış hani üstelik adalet yalnız zengine çalışırmış da kendini satmış birkaç devlet memuru sayesinde yine çıkmayı başarıyor. Dönemin üst düzey çevrelerinden de ağır tepki aldığı bir yapıt, okunmaya değer ancak bunun için iyi bir zaman ve sabır ayırmak gerekir...
Ölü CanlarNikolay Gogol · Elips Kitapları · 201629,4bin okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2021 77. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2021 00:00
Çiçikov, Rusya'nın 1800 yıllarında yaşamış bir karakter. Köylü uyanığı ama tam türk mantığı ile kısa yoldan köşeyi dönmeye çalışmakta; fakat ne yaparsa yapsın başını ayrı ayrı dertlere sokar. Rusya'nın 1800lü yıllardaki haline o kadar çok benziyoruz ki. Bunu coğrafya yakınlığından dolayı mı yoksa mental olarak Rusya'dan 200 yıl geride olup olmadığımızı sorgulamadan edemedim. Kadınlar gösteriş meraklısı, sürekli birbirleri ile yarışmakta, erkekler ise üstlerine karşı yalaka astlarına karşı ise acımasız ve gaddar. Kitabın son sayfaları Beyaz Zambaklar Ülkesinde'nin mini mini bir özeti tarzında. Yatırım tavsiyesi olabilir.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Elips Kitapları · 201629,4bin okunma
6/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2021 23:58
Ölü Canlar, Ukrayna asıllı  orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olan Rus romancısı ve oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol'un ilk cildini 1842'de tamamladığı ve bitirilememiş romanıdır. Romanın konusunu kendisine Puşkin tarafından önerilmiştir. Üç cilt olarak tasarlanan roman aslında Dante'nin İlahi Komedya'sı örnek alınarak yazılmıştır.   Roman19. Yüzyıl Rusya’sını ustaca yergiler ve tasvirlerle anlatmıştır.  Roman Rusya’da köleliğin kaldırılmasından önce toprak sahiplerinin çalıştırdıkları köylü sayısı kadar vergi ödemek zorunda oldukları gibi devletten para da alabilmelerine olanak tanıyan bir yasanın açığından faydalanarak ölmüş köleleri satın alarak devletten para sızdıran bir sahtekârı ve yaşadıklarını anlatmaktadır. Ölülerin üzerinden devletten para sızdıran bu sahtekâr ne kadar çok ölü köle satın alırsa o kadar çok para kazanmaktadır. Bunun için olabildiğince çok toprak sahibinin yanına gitmekte, onlara kendini önemli bir insanmış gibi tanıtmakta, bu sayede de onların ikramları ile de yaşamış olmaktadır. Eser, aslında üç bölüm şeklinde yazılmak istenmiş Yazar, ikinci ve üçüncü bölümleri çeşitli sebeplerle tamamlayamamıştır.  Kimi kaynaklar, yazarın geçirdiği bir buhran sırasında el yazma nüshalarını yakmış olduğunu daha sonra da bir türlü tamamlayamadığını belirtmektedir.
1000Kitap
Ölü CanlarNikolay Gogol · Elips Kitapları · 201629,4bin okunma
8/10
·402 syf.··
2019 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2019 07:36
Gogol'un buhranlar içerisinde yazdığı kitapta kahramanımız ,kolay yoldan zengin olmak isteyen, Çiçikov kentleri ziyaret ederek buradaki çiftlik sahiplerinden ölü canlar satın almaktadır. Romanın asıl olay örgüsü bu olsa da Gogol Rusya insanı adına memnun olmadığı, doğru bulmadığı bir çok şeyi eleştirmektedir. -Avrupa özentiliği, eğitim rüşvet, paranın (zenginliğin) zengin olandan ziyade çevresindenkileri nasıl etkilediği vs.- Bir seri olması planlanan kitabın Gogol'un sağlık durumundan dolayı tamamlanamaması üzücü bir kayıp olsa da yazılabilen eserle dahi insana kendini sorgulatabilme algısını oluşturmaya yeten bir kitap. Ayrıca yazarın sık sık okuyucularla sohbet etmesi kitabın akıcılığını arttırmıştır. Son olarak bir alıntıyla yazıyı sonlandırmak istiyorum: "Şerefimle söylüyorum; ben bu servete değil bendeki hiç kimsenin çalamayacağı, alamayacağı ruh servetine güvenirim." Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Elips Kitapları · 201629,4bin okunma
Puan vermedi·402 syf.··
Beğendi
·
2019 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2019 15:11
Öncelikle kitap hakkında konunun sarmadığı, karakterlerin anlaşılamadığı veya birbirine karıştırıldığı hakkında yorumlar okudum. Bunlar kitap okumayı bilmeyenler sanırım başka bir açıklaması olamaz anlamayacak, konunun sarmayacak bir yanı yok. Böyle düşünenler wattpad okumaya devam etsinler çamur atmasınlar. Kitaba dönersek konusunu Puşkin’in önerdiği 2 cilt olarak tasarlandığı halde diğer cildinin, bazı kaynaklarca yazar tarafından bir buhran döneminde yakıldığı öne sürülmektedir. Gogol Rusya’nın günlük yaşamını en ince ayrıntısıyla göstermektedir. Daha önemlisi gogol romanında insana insanı anlatmıştır. Kitap belki yazarın seçimi belki de ikinci cildin yok oluşundan kaynaklı biraz yarım kalıyor. Kahraman’ın akıbeti de ölü canların akıbeti de tam olarak bilinmiyor. Tabi ki tadına doyulmaz eşsiz bir eser olduğu kuşku götürmez.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Elips Kitapları · 201629,4bin okunma
8/10
·400 syf.··
2022 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2022 02:41
Toplumsal ve bireysel açıdan insanın yüzüne yüzüne çarpan bir kitap. Rüşvet, insan kayırma, senin on birim çabaladığın işe dayısı olanın bir birim çabalamasının kâfi oluşu; tüm bunlar neticesinde erdem ve adalet kavramlarının çekiştiği canlar… Yani ölü canlar. Gogol’un ölü canlar ile kastı her ne kadar ilk bakışta bu olmasa da bu şekilde yorumlamamıza kızmazdı diye düşünüyorum zira kahramanımız Çiçikov’dan tutun da diğer karakterlerin hemen hepsi aşina geldi. Bir tarafta yalnızlığa itilmiş, ömrünü pencereden dışarıyı izlemeye adamış umutsuzlar; bir tarafta eğitimsiz kalmış, efendisinden medet ummaktan başka çaresi olmayan parasızlar; bir tarafta bir eli yağda bir eli balda olup gözü doymayan açgözlüler… Ve tabi belki tüm bunlar arasında en ironiği de “aman ağzımızın tadı kaçmasın” mottosuyla kol kırılsın yen içinde kalsın diye en ufak tenkitin karşısında çözümü kolu kesmekte görenler, nam-ı diğer sözde vatanseverler. Gogol’un olay örgüsü aralarında zaman zaman perdeyi aralayıp bize trajikomik bir tebessümle göz kırparak yaptığı toplumsal eleştirilere bayılıyorum. Kitap aslında Çiçikov’un hayat hikayesini gözlerimiz önüne seriyor; başlarda ölü canları aramakla tam olarak ne yaptığını, amacının ne olduğunu deli gibi merak ettiğiniz ama öğrenince öyle pek de şaşırmadığınız, o pek asil, pek soylu Çiçikov’umuzun bitmek bilmeyen yollarına eşlik ediyoruz. Tabi bu yolda karşımıza bir sürü başka karakter çıkıyor, onların da hikâyelerini dinliyoruz. Klasik güzide Rus edebiyatı, yan karakterden bile hayatın sillesini yemişe dönebilirsin. Burada da öyle oluyor. Koca bir “tanıdık geldi” butonuyla sonlandırıyorum incelememi. Rus edebiyatında nicelerine! #159642383
Ölü CanlarNikolay Gogol · Elips Kitapları · 201629,4bin okunma
ölü canlar ve ölü sayfalar.
7/10
·479 syf.··
2023 66. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2023 00:00
1) GOGOL' UN RAHATSIZLIĞI VE BUNUN ÖLÜ CANLAR KİTABIYLA BAĞLANTISI Gogol'un "Manik depresif psikoz" diğer adıyla "Bipolar bozukluk" adındaki bir hastalığı vardı. Bu hastalığın gerek akademik gerek sosyal hayatı ne kadar ciddi bir biçimde etkilediğini hepimiz biliriz. Gogol da bu hastalıktan çok çekti; Manik durumdayken müthiş enerjik oluyordu; sanat gücü, yaratıcı düşünceleri doruğa ulaşıyordu. Ama sarkaç öbür tarafa geçtiğinde her şey kararıyordu. Tabii o dönemde ruhsal hastalıklara tanı koymak çok zor olduğu için Gogol'a tedavi de uygulanmıyordu. Sadece ıslak çarşaflara sarmak, papaz tarafından insafsız bir oruç uygulamak gibi geleneksel ve korkunç yöntemler kullanılıyordu yazarımıza.. Tabii bu yöntemlerin hiçbir faydası olmadığı da ortadaydı. Yazar, ilk krizini 1840 yılında, 31 yaşındayken Roma'da yaşadı. 1846 yılında durumu öylesine ağırlaştı ki, kendini asmak ya da göle atlayıp boğulmak biricik çıkar yol gibi görünmeye başladı gözüne. Zamanla nöbetler hem sıklaştı hem şiddetlendi. İkinci krizinde Gogol "Alışılmış" diye adlandırdığı hastalığına yönelik şöyle açıklıyordu durumunu: "Alışılmış, dönemsel hastalığımın tutsağıyım yine: İki üç hafta boyunca odamda kımıltısız kalıyorum. Kafam odunlaşıyor. Dünyayla bütün bağlarım kopuyor." Son krizini ise 1851 yılı Aralık ayı ile 1852 yılının Ocak ve Şubat aylarında yaşadı. İki gün boyunca ağzına tek lokma bir şey koymadan, kutsal tasvirlerin önünde diz çökmüş ola­rak durdu. Üzerinde uzun süredir çalıştığı büyük romanı Ölü Canlar'ın ikinci cildi kendisini dehşetli rahatsız ediyor­du. İlk cildinde birbiri ardınca olumsuz tipler sergilediği romanının ikinci cildinde olumlu tipler sergilemeyi ve sevgili Rusya'sının geleceğine umutla bakılabileceğini göstermeyi umuyordu. Ama bulamadı romanına koyacak olumlu Rus tiplerini.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Çiçikov vs Rus Halkı
9/10
·479 syf.··
2021 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2021 23:02
İncelemeye nerden ve nasıl başlasam bilemedim. Çünkü incelemeye başlangıç yapmak zor geliyor bana. Meseleye nerden ve nasıl başlasam diye beyin hücrelerimi adeta falakaya yatıyorum. Zaten bu kitabı bitirdiğim andan beri bir şeyler yazma isteğim var ama nasıl yazacağıma dair bir fikrim yoktu. Hatta dikkat ettiniz mi bilmiyorum, gece Fareler ve İnsanlar'ı okudum. Ölü Canlar'dan sonra bir kitap okumuş olmama rağmen Ölü Canlar'a takılı kaldım. Düşünce çeşmemi açık bırakıp biraz bir şeyler karalamak istedim. Hoş, karalamaktan çok 5.7 inçlik telefonumun o beyaz klavyesiyle uğraşmak istedim desem daha doğru olurdu sanırım ama âdeti bozmayalım en iyisi.. Prosedür gereği benim için pek bir önem arz etmese de konu, kahraman, olay hakkında bilgilendirme yapıp bu bölümü aradan çıkartmak istiyorum. Ölü Canlar, Ukrayna asıllı  orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olan Rus romancısı ve öykü/oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol'un ilk cildini 1842'de tamamladığı ve bitirilememiş romanıdır. Romanın konusunu kendisine Puşkin tarafından önerilmiştir. Üç cilt olarak tasarlanmıştır. Roman, 19. Yüzyıl Rusya’sını ustaca yergiler ve tasvirlerle anlatmıştır.  Roman Rusya’da köleliğin kaldırılmasından önce toprak sahiplerinin çalıştırdıkları köylü sayısı kadar vergi ödemek zorunda oldukları gibi devletten para da alabilmelerine olanak tanıyan bir yasanın açığından faydalanarak ölmüş köleleri satın alarak devletten para sızdıran bir sahtekârı ve yaşadıklarını anlatmaktadır. Ölülerin üzerinden devletten para sızdıran bu sahtekâr ne kadar çok ölü köle satın alırsa o kadar çok para kazanmaktadır. Bunun için olabildiğince çok toprak sahibinin yanına gitmekte, onlara kendini önemli bir insanmış gibi tanıtmakta, bu sayede de onların ikramları ile de yaşamış olmaktadır. Roman karaktersiz,
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Bir insanı okumak bir toplumu okumaktır!
9/10
·376 syf.··
2021 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 23:39
Şüphesiz 19. yüzyılda yetişmiş Rus edebiyatının en büyük isimlerinden biri de Nikolay Gogol’dür. Onun eserlerini okumaya Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’ün Paltosu’ndan çıktık” sözü üzerine “Palto ve Burun” hikâyesini okuyarak başladım. Bu kitabı okuduğumda Dostoyevski’nin neden böyle bir söz söylediğini daha iyi anladım. Özellikle de ondan etkilenen ve bir yönüyle onun Paltosu’ndan çıkan Dostoyevski, Tolstoy, Gorki, Turganyev, Çehov gibi yazarların eserlerini okuyunca bu sözün anlamını daha da iyi kavradım. O nedenle “Ölü Canlar”ı okumak benim için ayrı bir keyif oldu diyebilirim. • • • Gogol, hikâye ve oyunlarında olduğu gibi “Ölü Canlar”da da romanın kahramanı Pavel İvanovich Çiçikov’un hikâyesi üzerinden 19. yüzyıl Rus toplumunu anlatıyor bizlere. Üç cilt olarak tasarladığı eserinin birinci cildinde, o dönem Rus toplumunun devlet görevlilerinden aileye ve bireylere kadar yozlaşmasını, çarpıklıklarını, sahtekârlıklarını, ikiyüzlülüklerini, hırslarını, bencilliklerini, kurnazlıklarını, tembelliklerini, adaletsizliklerini ve günlük yaşamlarını en ince ayrıntısına kadar resmediyor. Devlet görevlilerinin, beylerin ve zenginlerin lüks, debdebe, ihtişam ve büyük bir israf içerisindeki yaşamlarını; yoksul sınıfların ve köylülerin de sefaletini, acıklı hallerini ve kurnazlıklarını bir bir ortaya koyuyor. • • • Ölü Canlar’ın birinci cildi yayınlandığında Gogol, özellikle üst sınıflardan ve devlet yetkililerinden büyük eleştiriler alıyor. Bu eleştiriler üzerine geçmişte yaşadığı psikolojik rahatsızlığı nüksediyor ve ikinci cildi yazdığı halde bir buhran anında yakıyor. Hizmetçisi yakılan ikinci cildin bir kısmını kurtarıyor ve bu kısımlar bir araya getirilerek editörlerin de katkısıyla tekrar hazırlanarak yayınlanıyor. Nitekim ikinci cildi okurken yer yer cümleler ve konular
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Doğu Batı Yayınları · 201529,4bin okunma
Kahramanlar susmadı.. yazar sustu :(
10/10
·479 syf.·
2026 77. kitabı
Bu esere inceleme yazmak gayesi güdüyordum, fakat canımı bu denli yakacağını kestirememiştim :( Bu kitabı okurken kaç sigara bitirdim, kaç şarkı tükettim, kaç uykudan feragat ettim, kaç elzem işi erteledim bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bütün bunların Nikolay Gogol ile buluşmak için olduğuydu. Belki garip gelecek ama Ölü Canlar'ı okurken en çok Çiçikov'u düşünmedim. Hatta kitabın ilerleyen bölümlerinde karşıma çıkan Konstanjoglo karakterinde Gogol'un kendisini gördüm. Rusya'ya tutkuyla bağlı, düzelmeye ve düzeltmeye inanan, bütün karanlığa rağmen umudunu tamamen kaybetmeyen bir canım Gogol... :( Farkındayım, bu satırlar kitaptan çok yazarı anlatıyor. Ama sakın yanlış anlamayın; bunlar bir tahlil değil, yüreğimden kopan cümlelerin çığlıkları, öyle ki alev alev yakıyor bağrımı.. İkinci cilt boyunca karşıma çıkan "El yazması metinde cümle burada kesiliyor." notları beni her seferinde yaraladı. İnanın o anlarda kahramanların sustuğunu düşünmedim. Onlar hâlâ oradaydı, varlardı; Cicikov, Tentetnikov, Vasiliy, Malinow.. ama ben yazarın sustuğunu hissettim. Vallahi insanın içi parçalanıyor. Çünkü o cümlelerin devamının bir zamanlar yazılmış olduğunu biliyorsunuz. Sonra bir gün o sayfalar ateşe veriliyor.!! En kıymetlisini ateşe atmak ne demek? Bir ömür zihninde taşıdığın dünyayı kendi ellerinle yok etmek ne demek? Kitabı bitirdiğimde Çiçikov'a değil, Gogol'a ağladım. Hasta bir bedenin içinde, acılarla boğuşurken bile yazmaya devam etmeye çalışan bir adama... Ve çok sevdim, yanlış ya da doğru her ne yaptıysa.. Belki de bu yüzden ölü canlar benim için yalnızca bir roman olmadı. Gogol'un hayata veda etmeden önce sessiz çığlığı oldu.. Bu eserde bana yoldaşlık eden canım Westiyam sana çok teşekkür ederim, belki kendim okusaydım bu denli icsellestiremezdim.. o tatlı naif ses tonunla
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma

Yazar Hakkında

Nikolay GogolYazar · 73 kitap
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır. 1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar. Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür. Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir. Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir. Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu. Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır. Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir. Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür. Eserleri İki Soylu Kişinin Öyküsü Masallar Müfettiş Palto Ölü Canlar Burun Bir Delinin Hatıra Defteri Portre Eski Zaman Beyleri Taras Bulba Fayton Kumarbazlar Dava Evlenme Petersburg Hikayeleri Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları