Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·104 syf.··
2020 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 21:25
Platon'un diyalogları içerisinde en zorlanarak okuduğum diyalog Phaidros oldu. Bazen bir paragrafı defalarca okudum, bazen de bir sayfayı. Her seferinde sorunun ben olduğumu düşündüm ama en sonunda kararımı verdim. Sorun ben değil çeviri. O kadar kötü bir çevirisi var ki cümleler anlaşılmıyor. Oysa diyaloğun konuları son derece güzel. Furkan Akderin'in başka çevirilerini de okudum. Onlarda sorun yoktu. Bu kitapta ya çevirmenin ya da editörün sorunu var. Neyse gelelim kitabımıza. Diyalog Sokrates ve Phaidros arasında geçiyor. Platon'un olgunlukla yaşlılık arasında yazdığı ara diyaloglardan biridir. Dolayısıyla Sokrates'tan çok Platon'un fikirlerini içerir. Özellikle idealar alemi, bilginin önceden gelmesi konularını bu diyaloğunda detaylı bir şekilde ele alır. Diyaloğun ana konusu ise aşktır. Sonra sırasıyla güzellik ve retorik konusu gelir. Bir de çeviri iyi olsaydı bu güzelim konular daha zevkle okunurdu. Diyaloğu okumanızı tavsiye ederim ama başka çevirisini okuyun, benim gibi eziyet çekmeyin.
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 20171,186 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2024 11:56
Platon'un en sevdiğim diyaloglarından biri. Özellikle ruhun ölümsüzlüğünü, öldükten sonra ruhlara ne olduğunu anlattığı bölüm benim için ilgi çekici oldu.
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 20171,186 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 01:02
Platon'un; bazı başarısızlıklarla karşılaşıp hayatının tehlikeye girdiği bir Sicilya gezisinin olduğunu, bu seyehatinden dönüşünde savaş ortamından dolayı Aigina'da esir alınarak köle pazarında satışa çıkarıldığını, tesadüf eseri orada bulunan birkaç dostunun gerekli fidyeyi ödeyerek onu özgürlüğüne kavuşturduklarını, daha sonra mevzubahis fidye parasını dostlarına geri ödemek istediğini, dostlarının bu parayı kabul etmediğini, kabul edilmeyen bu para ile bir bahçe alarak oraya Akademi'yi kurduğunu öğrenmiş oldum. Bu bilgi bende gizli kalmış bir kütüphanenin canlı yayında keşfi heyecanını verdi. Demek ki Platon'u Platon yapan birkaç dostmuş. Onun kadar şanslı mıyız?
1000Kitap
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 20171,186 okunma
Platon’dan Aşk, Güzellik ve Retorik Üzerine Bir Diyalog: Phaidros
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2022 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2022 16:33
“Enine boyuna yapısıyla herkesin önderiydi, ama tatlı dilli bir konuşmacıydı: Hekademos’un ağacına tünemiş, tatlı ezgiler yayan ağustosböcekleri gibiydi tastamam.” -Phliuslu Timon’ın, Platon hakkındaki cümleleri. 1. Platon Kimdir? “…derler ki adalet kurdun hakkını da savunmayı gerektirir.” (sayfa 62) M.Ö. 428 ya da 429’da doğduğu düşünülen Platon (Eflatun), Atinalı bir filozoftur. Diogenes Laertios, “Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri” adlı kitabında anne tarafından soyunun Atina’nın ünlü devlet adamları ve şairlerinden Solon’a dayandığını söyler. Baba tarafından ise Atina’nın efsanevi krallarından Kodros’un ve Messenia Kralı Melanthos’un soyundan geldiği rivayet edilir. Aristokrat bir sınıfa mensup olan Platon’un bütün hayatı da yine bu çizgide devam eder. Asıl isminin Aristokles olduğu ve bu ismi dedesinden aldığı, Platon ismini ise beden eğitimi hocasının taktığı söylenir. Ve modern dünyada bizler onu Platon olarak tanıyoruz. İslâm dünyası ise "Eflatun" olarak hitap eder Platon'a. Şiir, resim, müzik ve gramerle de ilgilenen Platon’un tragedya yazdığı da bilinir fakat yarışmalara katılacağı esnada Sokrates’in sesini duyduğu ve anlık bir kararla şiirini yaktığı rivayet edilir. Siyasetçi olmaya hazırlanan Platon, hem anne hem de baba tarafından kolaylıkla siyasi arenaya atılabilecekken o felsefeyi seçer. Bunda, ailesinin hocası Sokrates’e karşı olan tutumlarının etkisi büyüktür. Sokrates'i sevmedikleri için, Platon'un felsefeyle ilgilenmesini de desteklemezler. Bir diğer önemli etmen ise Sparta ile Atina arasında süregelen Peloponnessos Savaşları ve onun sonuçlarıdır. Bu gibi sebeplerle siyasetle arasındaki mesafeyi açan Platon böylelikle dünya tarihinin en büyük filozoflarından biri olur. M.Ö. 348 ya da 347 yılında öldüğü düşünülen Platon, günümüz dünyasında eserleri ve fikirleriyle var olmaya devam
Felsefe
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,186 okunma
Ah Platon, üzümlü kekim…
9/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 22:25
Platon yine beyin yakan cinsten, Sokrat savunması yöntemiyle, Phaidros ve üstadı Sokrates’in karşılıklı konuşması şeklinde kaleme almış bu yapıtı. Kitap 3 kısımdan oluşuyor. İlk kısım Lysias’ın aşka dair söylemlerinden oluşuyor. İkinci kısım Sokrates’in yanıtından ve üçüncü kısım da polinode olarak aşk methiyesi sunar. Platon’un aşk, güzellik ve retorik hakkındaki düşüncelerini dile getirdiği bu kitap, düşündürücü ve mantık çerçevesinde yazılmış bir fikir derlemesidir. Ben sevdim, sen seversin sevmezsin, bilemem :)
1000Kitap
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,186 okunma
Phaidros
8/10
·86 syf.··
2026 15. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 13:33
Gelin sizinle binlerce yıl öncesine, Atina’nın o kavurucu sıcağında İlissos deresinin kenarına, bir çınar ağacının gölgesine uzanalım. Platon’un Phaidros’u öyle kuru bir felsefe metni değil; aslında ruhun, aşkın ve sözün haysiyetine dair yazılmış epik bir "yol hikayesi". Phaidros, elinde kurnaz hatip Lysias’ın bir parşömeniyle heyecan içinde Sokrates’e rastlar. Lysias, o dönem tam bir "modern zaman rasyoneli" gibi konuşuyor; diyor ki: (hatrımda kaldığı kadarıyla) Gençler, size aşık olanlara değil, aşık olmayanlara yüz vermeli. Çünkü aşık adam hastadır, dengesizdir, tutkusu bitince sizi terk eder; ama aşık olmayan adam mantıklıdır, size fayda sağlar, ilişkisi bir ticari ortaklık gibi sağlam ve öngörülebilirdir. Yani aşkı, hayatın akışını bozan bir arıza, mantığı ise güvenli bir liman olarak pazarlıyor. Ama Sokrates, İlissos nehrinin kenarındaki o çınar ağacının gölgesine çöktüğünde, bu sığ bakışı yerle bir edecek o devasa hakikati haykırıyor: Her çılgınlık kötü değildir dostum, en büyük erdemler ancak aşkın o kutsal deliliğiyle ruhumuza iner! İşte orada, insanlık tarihinin en sarsıcı tasvirlerinden biri olan Kanatlı Araba sahnesi başlıyor. Sokrates der ki; senin ruhun, bir arabacı ve ona bağlı iki hırçın attan oluşan bir savaş alanıdır. Arabacı senin Aklındır, ama dizginlediği güçler birbirine zıttır. Atlardan birisi (beyaz at diyelim), asalet ve onurdur; gözü hep yukarıda, gökyüzündeki o mutlak hakikatin ve güzelliğin ışığındadır. Kamçı istemez, sadece bir bakışla yola gelir. Ama soldaki diğer at (siyah at diyelim)... O tam bir canavardır; kalın ve kısa boylu, kaba saba, sağır ve şehvet düşkünüdür. Tek derdi yerdeki çamura, bedensel hazlara ve anlık tüketime çökmektir. Epik olan an ise şudur: Ne zaman ki ruhun yeryüzünde o ilahi güzelliği anımsatan birine rastlar,
Alıntı
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,186 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 96. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2020 21:07
Güzellik dediğiniz şey nedir? Çirkin olamayan bir kadın güzel değildir diyor Karl Krauss. Peki gerçekten öyle mi? Düzgün, bayağı bir simetriye sahip olan birisini düşünün... Güzelliği elbette dikkat çekmeyecektir. Şöyle ki; çok seyirlik bile olsa tamamen düz bir ovanın insanı kendisine odaklayan bir yönü yoktur. Oysa çalı çırpı içerisinde hapis kalmış bir parça yeşillik nasıl da dikkat çeker. Belki vahalar bu sebeple efsanevidir. Izdıraba eş görülen kum çölünün ortasında bir parça yeşillik ve bir kaç tane ağaç nasıl da güzel görünür insana. Felsefenin kuru odununu elime alıp konuşmam gerekseydi, herşey güzel olsaydı güzellik diye bir şey olmaz derdim. Ki aynı şey çirkinlik için de geçerlidir... İşte insanda da durum aşağı yukarı budur. Ölçüsünce her şeyden biraz serpiştirilmiş, kararlı bir yüz insana güven verir. Oysa alelade bir yüzde belirmiş çok güzel bir çift göz... İşte bu güzelliktir. Güzelliğin belirmesi için, çirkinlik de lazımdır. Gelgelelim idealist Helenlere ki onlar, çıtayı arşa çıkarmışlardır. Onlara göre, mutlak güzel; dışsal olarak güzel ve ruhen iyi olandır. Dışta ve içte kusurdan uzak olan bu idealarına da kalos kagathos demişlerdir. Ama tuhaf bir şekilde, bu sıfatı genç erkeklere yakıştırmışlardır. Meydanlara diktikleri nü erkek heykelleri tesadüfi değildir yani. Büyük filozof İbn Arabi ise konuya Helenlere göre tersten bakmıştır. O'na göre alemde en güzel olan şey kadındır. Hatta tecelliyatın en mükemmel şeklinin kadında görülebileceğini de iddia etmiştir. O konu biraz derinlere doğru gidiyor, bu konuya devam edeyim. Güzellikten bahsedip de Arthur Shopenhauer'dan birşeyler söylememek de olmaz şimdi. Shopenhauer, konuya genetik diyemiyorum ama tam anlamıyla olmasa da antropolojik olarak bakmıştır. Nedir bu bakış? Türler ve de insanlar, neslin
Phaidros ya da Güzellik ÜzerinePlaton (Eflatun) · Bilgesu Yayıncılık · 20141,186 okunma
Aşk ve Akıl Arasında Bir İkilem: Phaidros
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2019 22:42
Platon’un olgunluk dönemi eserlerinden olan Phaidros, dönemin ünlü nutuk yazarlarından Lysis’in aşk üzerine yazdığı yergiye binaen girişilen tartışmayı konu alır. Eserde Lysis’ten oldukça etkilenen, ismi “pırlanta misali parlayan” anlamındaki Phaidros, nutuğu Sokrates’e sunar ve bunun üzerine diyalog gelişir. Platon’un metinlerindeki ustalık göz önünde bulundurulduğunda, ilkin şu soruyu sormak gerekir diye düşünüyorum: Neden bu diyalog da diğerleri gibi şehir içerisinde geçmiyor da, Phaidros, nutuğu göstererek Sokrates’i ardı sıra şehirden dışarıya çıkmaya zorluyor? Phaidros’ta tartışılan konu tutkulu aşktır ve Platon tavrını belki de ilk defa, ölçülü bir rasyonellikten yana değil de tutkuyla dolmuş bir sapkınlıktan (mani) yana kullanacaktır. Yani diyalogdaki Sokrates’in şehrin dışına çıkması, bir nevi Platon’un kendi kalıplarının dışına çıkması ile paralel gibi görünüyor. Diyalogun başlangıcında, Phaidros tutkulu bir şekilde Lysis’in nutkunu okur. Nutuk genel olarak aşkın faydadan çok zarar verdiği, aşığın maşukunun mutluluğunu istemekten ziyade sadece kendisine ait olmasını istediği ve uzun vadede bu aşk ilişkisinin maşuk açısından engelleyici ve sakatlayıcı bir tarafının bulunduğu üzerinedir. Lysis bunun yerine, tutkunun dozunun azaltıldığı daha dostane bir sevgiyi önerir. Çünkü dostane sevgi içten gelir ve bu ilişki karşı tarafı mutlu etmek üzerine kuruludur. Muhtemelen birçok okuyucu için gayet makul ve ölçülü bulunan bu fikirlerin, ben Sokrates’in dilinden dökülmesini beklerdim. Ki benzer bir nutuğu, duygularına kapılarak Sokrates de verir. Ancak “Eros”u bu denli küçümseyen ve bu tanrıyı kötü biçimde vasıflandıran yaklaşıma karşı şüphelidir, duygusal bir yönelmeden ziyade, tutarlılığın yolunu adım adım takip edip şüphelerini ortaya dökmeye başlar. Sokrates
Felsefe
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 19901,186 okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 335. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 14:09
Phaidros’un en önemli özelliği adını aynı zamanda yazar Platon’dan alan Platonik aşkın tanımını da içeriyor olmasıdır öyle sanıyorum ki. Çünkü Phaidros gayet ince ve yakışıklı bir erkektir. Platon’u ve onun adının geldiği Platonik Aşk kavramını da az çok bildiğinizi düşünüyorum. Mesele anlaşılmıştır umarım. ‘AŞK’ konulu bir kitap olduğundan bana göre en iyi kitaplarından biridir. Sonuç olarak hepimiz hayatımızda en az 1 kere birine aşık olduk, birini sevdik. Gerçi sonra merhum Ferdi ağabeyimin de dediği gibi: Bana ne güneş doğmuş, ne gün ağarmış, benim dünyam daha dünden kararmış, bir boşluk içindeyim, kayboluyorum... AŞK bir insanın bir insana duyabileceği en güzel histir. Bu güzelliği, çirkinleştiren nedir peki? Bunu bile bile, en çok sevildiğini sizinle hissedeceğini bile bile başkalarına koşulması. Başkasına da değil, başkalarına... Her neyse, en güzel baharları sizin bahçeleriniz görsün dostlarım. Bir AŞK kitabı üzerinde çalışıyorum. Niyetliyim. Çok niyetliyim. Hani bastırayım, satayım değil de hüzünlenince okuyayım diye tam kendi kafama göre yazıyorum. Aslında bana destek olursanız, biraz da gaza getirirseniz yazmaya devam edeyim sizlerle de paylaşayım ve bana fikir verin diyorum. Uygun mudur ya? Biraz çekingen kalıyorum bu konuda ve fikirlere hiç olmadığım kadar açığım. İyi okumalar dilerim güzel insanlar..
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 19901,186 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 61. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 16:39
Platon’un aşk, güzellik ve retorik hakkındaki görüşlerini dile getirdiği Phaidros; Platon’un hocası Sokrates ve Phaidros’un felsefi diyaloglarından oluşan çağdaş düşünürlerin büyük önem verdiği diyaloglardan biridir.
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,186 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.