Adı:
Pollyanna
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052302095
Orijinal adı:
Pollyanna
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pogo Çocuk
288 syf.
·Puan vermedi
Pollyanna, konusu itibariyle oldukça ilgi çekici, yazarın etkileyici ve basit dili ile de oldukça hoş; ancak bir o kadar da, içinde, "sıradan insanlar" için büyük bir tuzak barındıran modern dünya klasiği.

İnsanın her koşul altında bardağın dolu tarafını görme, olumlu bir yan ortaya çıkarma ve mutluluk duyma tezinin güçlü bir şekilde işlendiği bir hikaye olarak tüm dünya tarafından takdir görmüş bir eser. Hatta kitabın ve bu kitaptaki ana karakterin ismi bir tutum ve davranış biçimine dahi verilmiş: "Pollyannacılık". Öyle ki Amerika'da ve muhtelif ülkelerde bu temalı çeşitli kulüpler kurulmuş ve faaliyet göstermekteymiş.

İnsanların gerçek yaşamda yaşadıkları nahoş, olumsuz, kötü hatta çekilmesi güç olaylar karşısında, serinkanlılığını koruyarak bu yaşanmışlıklara karşı tamamen olumlu ve iyimser bakması imkan dairesi çerçevesinde mümkün müdür?

Mesela, en basitinden bir örnek ile, herhangi bir insanın, sevdiğiniz bir insanın çok değerli canını almasına karşı "olsun, demek ki kaderi böyleymiş. O insanın görevi de kaderin tecelli etmesine yardımcı olmakmış. Görevini de layıkıyla yerine getirdi. O'nun için çok mutluyum(!)" diyerek mevcut hukuk sisteminde o insanın hakettiği cezayı almamasını ister miydiniz? O insanın özgür dolaşmasına razı olabilir miydiniz? Doğrusunu söylemek gerekirse benim midem bunu kaldırmazdı.

İnsan elbette ki mutlu olmalı, mutlu olabileceği birtakım nedenlere sarılmalı, bir olayın olumlu bir yanı olabileceğini kabul etmeli, inanmalı (ki bu bizim inancımızda ve kültürümüzde de mevcuttur: "Her şer'de bir hay'r vardır."), lakin bu her olay için tekerrür etmemelidir. Bu yaratılışımıza da aykırıdır. Evrime de mugayirdir. İnsan, bugünlere kadar varlığını muhafaza etmiş ise, bunda çevresini bir tehdit ve tehlike olarak algılamasının büyük bir payı vardır. (Tarih varsayımlar üzerine kurulamaz ama eğer insanlar hep olumlu, iyimser bir tutum takınsaydı, insanlığın ahvalinin bugüne eşdeğer olabileceğini hatta bir ahvalinin olabileceğini bile düşünemiyorum.)

Günümüzde ulusların ve toplumların varlığının muhafaza ve müdafaa edilmesinin siyasal, toplumsal, ekonomik vb. kaynaklı tehlike ve tehditlere karşı gösterdiği mukavemet ile yakından ilişkili olduğunu söylemek mümkündür. Güncel bir olay üzerinden değerlendirilir ise, Arakan'da hükümet, güvenlik güçleri ve Budistler tarafından Müslüman​ halka yönelik baskı ve zulümler neticesinde, müslümanlar Bangladeş'e sığınmaya çalışmakta. Kimi Arakanlı bunu başaramadan boğularak, yakılarak veya vurularak ölmekte, öldürülmekte. Başaranlar ise, yıllarca yaşadığı yurdunu terk etmenin ızdırabını yaşamakta. Bu ahval karşısında, eminim ki, bırakın Arakanlı bir müslümanı, dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan sıradan bir müslüman dahi (politikacılar ve siyasetçiler hariç), belki de dindar bir Hıristiyan veya Musevi dahi, bir an olsun bunun bir hayr olduğunu aklının ucundan bile geçirmişmemiştir. Hal böyle iken aklı başında bir insan nasıl olur da bu yaşanan olaylarda olumlu bir taraf görür? Bu yaşananlardan olumlu taraf arayan bir insanın akli dengesi acaba yerinde midir?

Sözün kısası mahbuldür derler. Hulâsa, eskilerin tabiri ile, okumağa değer, içerisinde ders alınabilecek, yaşama yansıtılabilecek ve başarılı sonuçlar alınabilecek materyallerin olduğu, ilgi çekici bir konuya sahip hoş bir hikaye. Ama körü körüne bağlanıldığında okurunun psikolojisini bozabilir ve ruhunda derin yaralar açabilir.

Kitap, bir büyüdür. Ancak her büyü, ak değildir. İyi okumalar...
288 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Arada bir çocuk kitaplarına kaçmak iyidir...Bilmiyorum Pollyanna doğru bir tercih miydi :) Ama elime bu geçti diyelim. Evet dediğim gibi arada bir çocuk kitaplarına kaçmak zihni rahatlatabilir yorgunluğu alır ve en önemlisi çoğu yetişkin insanın istediği gibi bizi çocukluğumuza götürür.

Pollyanna değişik bir dünya. Küçükken hep anlaşılmaz ve itici gelirdi bana, ilkokuldan beri almamıştım elime. Yıllaaarr sonra aldım elime sonuç yine aynı o iticiliği hala duruyor ne yapalım okudum bitti yine de. Sıkılmadım asla. Ama ne bileyim bu değişik bir şey. İtici olma durumu yani. İnsanoğlu maalesef her şeyde güzel bir yön mutlu olunacak bir taraf bulamıyor her zaman. Hele de böylesi bir dünyada. Küçükken de hep gerçeklerle yaşardım ondan galiba bu iticilik. Kesinlikle karamsar değilim, küçük şeylerle mutlu olmayı severim. Ama Pollyanna gibi olmak da zor bee.

Kitap bitene kadar kulağımda hep "hayat sevince güzel...
Bir kuşu kelebeği..
Sevin yeterrr...nannaanaa naaananaana..."
çaldı durdu :) Biz Türkler olarak bunun da filmini yapmışız tee 70'lerde. Ve maalesef başrolde hiç haz etmediğim "Zeynep Değirmencioğlu" Bu da iticiliğe bir neden işte. Kitapta Pollyanna Boston'a gidince belediye parkını zengin birinin verdiği davet sanıyor, kabul biraz saf bir kızımız.. Fakaat bu Pollyanna Türk yapımı olunca daha farklı oluyor. Köyden indim şehire yani :) Hemen kaşık bıçak tutmak, başında kitapla yürümek, konuşmayı öğrenmek vs. Küçükken denk gelmeseymişim filme sadece kitabı okusaymışım daha iyi olacakmış. Ama yine de son söz olarak şunu söylemek istiyorum:
"Hayat sevince güzel!"
288 syf.
·Puan vermedi
Okumayı öğreneli bir kaç yıl olmuşken kuzenim kardeşime ve bana birer kitap hediye etti. Hediye olarak aldığımız ilk kitaplar... (Sanırım benim için sondu. Kitaplar hakkındaki kahrolası çok bilmişliğim ve müşkülpesentliğim sonucu böyle bir hediye almaya cesaret eden olmadı ne yazık ki.) Kardeşimin kitabı "Küçük Prens" ti benimki ise "Pollyanna". İlk iş hediye paketleriyle kitaplarımızı kapladık. (O devir kitap köy yerinde nadir bulunur nesnelerdendi. Güvende olmalarını sağlamalıydık.) Sonra okumaya başladık. Küçük zihinlerimizi bu iki kitap şekillendirdi. Ben bir Pollyanna oldum, kardeşim bir Küçük Prens; o herkesi ve her şeyi sevdi, ben her şeyi olumladım, çapraşık dişlerime (daha sonra da diş tellerime) rağmen durmadan güldüm. Bir süre sonra kardeşim büyüdü. Prensliğini kaybetti. Pollyanna oluş ise benim peşimi hiç bırakmadı. Zaman zaman " Seni küçük yalancı bırak artık peşimi!" diye isyan ettiğim vakidir. Ama her şeye rağmen iyiliğe olan inancı perçinleyen bu kitap müstakbel yavrularıma on yaşına gelmeden okutacaklarım listesinde ön sıralardaki yerini koruyor.
288 syf.
Çocuk kitapları okumaya merakım vardır genelde.Yalnız pollyana beni hayal kırıklığına uğrattı.Bir manastırın yetiştirme yurdunda büyüyen Pollyana üzerinden sürekli olarak misyonerlik propagandası yapılmaktadır.Kitabın bir bölümünde Pollyana arkadaşı için kiliseden yardım talep ederken Hintli çocukları aşağılamaktan çekinmez mesela ve Hintlileri bırakıp arkadaşıma yardım edin diye sitem eder ufaklık.Hintliler ve Mısırlılar başta olmak üzere Asya halkı kötüdür,pistir mesajı verilmiş.
Son olarak söyleyeceğim ihtiyar yatalak komşusuna sağına soluna dön mutlu ol diyen,yaralanan adama ayağın olmasa ne yapardın bunu düşünerek mutlu ol diye ayar veren Pollyananın kitabın sonunda kendi ayağı kırılınca hayata kahretmesi ve halasının mutluluk oyunu oynayalım teklifini kabul etmemesi hiç yakışmadı.
Her neyse çocuk kitabı deyip geçmemeliyiz demek ki.
288 syf.
·Puan vermedi
Çocukluğumda Pollyanna'yı okurken öğrendiğim mutluluk oyununu hâlen oynuyorum, en azından çoğunlukla... :) Hayatta her zaman elimdeki güzelliklere odaklanmaya çalışıyorum. Artılar bir tarafta, eksiler diğer tarafta, hayatı bize verdikleriyle coşkuyla kucaklamaya çalışıyorum. Umut etmeye devam edersek, bizleri bekleyen güzelliklerle, ferahlatan sürprizlerle mutluluğunda mümkün olduğunu düşünüyorum bu hayatta... :) Ümit ve duâ!.. :) Aslında mutluluk yolculuğun sonunda varılan bir hedef değildir... :) Yukarda söylediğim gibi umûd etmeye ve istediğimiz her güzelliği nasiyb Edeceğine yürekten inanarak Yaradıcıya duâ etmeye devam ettiğimizde hayatımızın her ânı muhteşem bir coşkuyla Kutsanıyor ve adına Dünyâ denilen bu gurbet-hasret yurdu Cennet'e, yolculuğun kendisi; mutluluğa dönüşüyor... :)
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
bu kitabi bana ablam almıstı severek okudum polyannanın bir oyunu var babasıyla ,herşeye iyi yönden bakma oyunu polyanna köyden teyzesinin yanına gelir. Çevresindeki insanlarada bu oyunu öğretir. Bir gün polyannaya araba çarpar ve polyannanın bacakları kırılır uzun süre yürüyemez ve bunun iyi bir tarafanın olmadığını düşünür . Çevresindeki insanlar hep ziyarete gelip herşeye iyi tarafından bskmaya sen öğrettiğin için teşekkür ederiz derlerdi polyanna bir gün ayaklara yere bastı ve çevresindekiker çok mutlu oldu polyannanın yüzü artık gülüyordu.Kitabın özeti bu şekilde ama aralarında fazlasıyla ayrıntı var herkeze tavsiye ederim
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çocukluk yıllarımda okumuş olduğum bu kitap psikolojideki pollyannacılık sendromuna isim veren bir eser.Psikoloji otoritelerinin psikolojik bir hastalığa böyle bir isim vermesi ne derece doğru tartışılır.Yalnız "mutluluk oyunu"nu oynayan insanların çokluğu ve günümüz modern hayatın korkutuculuğu karşısında mutluluğun sığınabilecekleri tek liman olduğu gerçeği unutulmamalı diye düşünüyorum.Mutlu olmak en azından mutlu olmaya çalışmak herkes için faydalı bir uğraş bence ve hayat mutsuzluk için oldukça kısa.Bu arada kitabı okumayı ihmal etmeyin derim.Iyi okumalar...
288 syf.
·5 günde·10/10
Spoiler içerir.Sevgi ve sağlık ne kadar önemli olduğunu bu kitap ile birlikte anladım.Annesi ve babası öldükten sonra teyzesinin yanına yerleşen Pollyanna,burada her şeye rağmen mutlu bir hayat sürer.Kalpsiz teyzesini bile değiştiren ve bütün kasabaya yayılan oyunu ile herkes mutlu bir hayat sürmeye devam eder.Bu oyunun adı 'Her şeyden mutlu olabilme' oyunudur.Başına gelen kötü bir olayın bile mutlu bir yönünü görebilme oyunu.Pollyanna kaza geçirdikten Sonra tekrar yürümeye başlamasını Ve bu kaza öncesinde yaşadıkları anlatılıyor.
288 syf.
·Puan vermedi
Açıkçası bu kitabı ilkokula giderken okumuştum, o yüzden kitap hakkında hatırladığım çok az şey var. Pollyanna'nın her şeye iyi bakan yönünü okuyan okumayan herkes duymuştur diye tahmin ediyorum. Yaşadığı o kadar kötülüğe, acıya karşı hala mutlu olabilen, hayatın güzel yönlerini keşfedebilen bir kız Pollyanna. Sadece çocukların okuyabileceği bir kitap değil bana göre. Onca zorluğa karşı herkes hayatın güzel yönlerini keşfedebilse belki de hayatta "acı" kavramı olmaz. Tavsiye ederim.
288 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Ben pollyannayı okudum .
Polyana anne ve baba sını kaybetmis.sonrada teyzesi polly
Teyzenin evin de kalıyor.Polyana
okadar iyi bir insanki sokaktaki
hayvanları ve sokaktaki cocukları bile eve getirdi ama teyzesi eve almadı.Sonra ormandaki adama
Yardım ediyor.
En sonunda da polyana ayagını
kırıyor.ve doktor onu iyielestirdi
sonra.en arka sayfasınada
yurutmenin ne guzel oldugunu
MEKTUBA YAZDI.....
Ve bu kitabin herkezin okumasini istiyorum.SON.....
288 syf.
·Beğendi·9/10
Hayatımda olumsuz giden olaylar arttığında bu kitabı açıp okurum. Garip bir şekilde bana güç verdiğini söyleyebilirim. Hayatın istemediğim yanlarına garipsi bir katlanabilirlilik hali üzerime geliyor kitabı okuduktan sonra. Bizim bazen katlanamadığımız hayatımız, bir başka kişinin hayali olabilir. Elimizdekilerin bilincinde olarak, hayatımızın dolu taraflarına bakmamız, motivasyonumuzu arttırabilir.
— Güneş parlıyor; her taraf çok güzel. Durup düşünmenizi, bu güzelliklerin farkına varmanızı istemiştim.
Eleanor H. Porter
Sayfa 32 - Ötüken Yayınları
Tabii ki bilmediğimiz şeyler hep bildiklerimizden daha iyi görünür,...
Eleanor H. Porter
Sayfa 91 - iş bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pollyanna
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052302095
Orijinal adı:
Pollyanna
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pogo Çocuk

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları