Ruhların Evi

Isabel Allende
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·544 syf.··
2019 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2019 22:41
Neden bu kadar güzel bir kitapsın? Doyamadım, kıyamadım okumaya ve son sayfalarına yaklaşmışken artık inceleme vakti geldi dedim ve mümkünse biraz kitapla dolup taşan, güzelleşen, acıya bürünen, merak duyan içimi açmak istedim.. Marquez'in "Yüzyıllık Yalnızlık" ının büyüsüyle buldum bu güzel kitabı. Yüzyıllık Yalnızlık'ta babamın dedemin doğduğu evi bulmuştum. Bayramlarda gittiğim o eve benzeyip oranın sıcaklığı ve karmaşasını taşıyordu, kitabı okurken köydeki evimizin odalarındaki olayları izliyordum ve tadı damağımda kalmıştı. Benzer bir kitap bulmak istedim ve burada, 1000 kitapta, alıntılara incelemelere göz atarken "Ruhların Evi"yle karşılaştım. Açıkcası ilk okuduğumda tek dikkatimi çeken Yüzyıllık Yalnızlığa benzemesiydi ve sonra akşamında yolculuk yapacağım günlerden bir gün, en sevdiğim kahvecide otururken yan tarafındaki sahaftan bana arkadaşlık etmesini istediğim bu kitabı aldım, iyi ki de aldım. İlk basım, biraz yıpranmış, biraz yırtılmış ama sarı yapraklarıyla öyle okunası bir kitaptı ki.. Biliyorum henüz içeriğine yeni gelebildim ama beni büyüleyen bu kitabın incelemesini akışına bırakıp içimden geldiği gibi yazmaya karar verdim.. Clara.. güzel ve bilgeliklerle, yetenekle dolu kadın. Bilgeliği öyle gündelik ya da bilimsel olan değil sezgisel, geliştirilebilir olandan. Farklı olana her zaman ilgi duyan ben, bu bambaşka kadına hayran kaldım ve okurken hep o olmayı istedim. Susmayı, 9 yıl susmayı tercih eden kadın olmayı istedim. Tuzluk kaldırıp, piyanoyu uzaktan çalmayan yarayan yeteneklerini geliştirip gaibi gören ve insanları tatlı tatlı uyaran kadın olmayı istedim. Clara'yı ara sıra birinci tekil şahıs ağzından anlatan, önce Clara'nın güzeller güzeli ablası Rosa'ya aşık olan; Esteban'dan okuyoruz. Kitapta en sevdiğim ve alıntılarını yaptığım kısımlar
Ruhların EviIsabel Allende · Öykü Yayın · 19871,609 okunma
KELİMELERİN YETERSİZ OLDUĞUNU BİLEREK KULLANILAN KELİMELER...
10/10
·509 syf.·
2020 150. kitabı
Açıkçası, popüler veya aşırı beğeni taşıyan her şeye karşı mesafeli yaklaşırım. Kendime ait bir incelik anlayışım olduğundan dolayı değil, mükemmelliğe olan inancımı yitirdiğimden dolayı. Bu kitaba başlarken de aynı hisleri taşıyordum...yanılmışım. Uzun zamandır, bu kadar çok katmanlı olaylar örgüsünün bu derece kusursuz bağlanabileceğine şahit olmamıştım. Uzun zamandır, kopuklukların arasındaki bağlantıların bu derece güzel gerçekleştiğine şahit olmamıştım. Uzun zamandır bir kitabın bir cümlesi canımı bu derece yakmamıştı. Uzun zamandır bir kahramanın bu denli içine girip onun gözünden bu kadar canlı yaşanabileceğini deneyimlememişti. Uzun zamandır, bir kitapta bu kadar yaşamamıştım. Sadece sıradışı değil, sadece olağanüstü deyip geçemiyorsunuz, sadece "muhakkak okumalısınız" pek soluksuz kalıyor. Güzel yorumlar az bile gelmiş. Hatta hala yetmiyor diyebilirim. Sonuçta; Barrabas hepimize denizden geldi...
Edebiyat
Ruhların EviIsabel Allende · Öykü Yayın · 19871,609 okunma
Harika bir eser
10/10
·509 syf.··
2025 9. kitabı
Umduğumdan çok çok güzel , kitabın adından farklı bir konu bekliyordum, yanılmışım, gereksiz uzun diyenler olmuş , bence daha bile uzatılabilirdi. İlk sayfalarda Yüz Yıllık Yalnızlık kitabını anımsattı bana, sonradan bu kitaptan etkilendiğini de okudum bir yerlerde. Ben çok sevdim. Okumanızı tavsiye ederim
Ruhların EviIsabel Allende · Öykü Yayın · 19871,609 okunma
10/10
·495 syf.··
2018 20. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2018 23:57
Bu inceleme eser miktarda küfür içerecek. Kendimi alnımdan öpebilseydim eğer, bu kitabı listeme kattığım için öperdim. Benim ana listem Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesini taramam ve seçtiklerimdir. Bunun dışında liste demenin artık ayıp kaçacağı bir ajanda listem var. Araştırma konusunda anneme çektiğim için gözüm dönerek, hangi kitabı neden okumalıyım sorusuyla gecelerimi gündüzlerime kavuşturduğum çok olmuştur. Bunun sonucunda da daha az kitap okumama rağmen daha çok beklentilerimi karşılayan ve verilen övgüleri daha çok karşılayan kitaba denk gelmişimdir. Isabel Allende kimdir, biraz bundan bahsetmek istiyorum: Kendisi seçilmiş başkan, marksist lider, adam gibi adam Salvador Allende'nin kuzeninin kızıdır. 11 Eylül 1973'te general eli kanlı Pinochet, CIA ile işbirliği sonucu Şili'de Salvador Allende'yi devirmek için haysiyetini bir kenara koyup, darbeyi gerçekleştirir. (Tarihe dikkat ederseniz, ABD'nin 11 Eylül'ü pek sevdiğini ve başka gavurlukları da bu tarihe denk getireceğini bilirsiniz.) Ben Müslüman bir insanım. Lakin burada, bu Komünist liderin sonuna kadar arkasındayım, bana göre adamın hasıdır, çünkü vatanını seven ve adaletli bir insanın hakkı saygıdır. Adamı harcadılar. Salvador Allende o darbe gecesi, belki o vatan hainleri tarafından belki de intihar ederek öldürüldü. Bu bilinmiyor. Bilinen bir gerçek varsa, kaçmak varken son ana kadar çarpıştığıdır. Allende başa geçtiğinde, büyük toprak sahiplerinin topraklarını eşit ölçülerde köylülere pay etmiş, bakır madenlerini de devletleştirmiştir. ABD köpeği Pinochet, darbe sonrasında madenleri ABD'li şirketlere teslim etmiştir. Şili, ABD bağımlısı bir devlet haline gelmiştir. Darbe öncesi de, seçilmiş hükümeti sıkıştırmak adına, orta üst sınıf piyasa dengelerini bozacak her şeyi yapmış ama
Anket
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20181,609 okunma
9/10
·544 syf.··
2021 81. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 20:17
Zengin olan sağ kesim medyayı satın alıyor... Amerika destekli bir darbe.... İşkence gören insanlar ... Her hak hukuk diyene sindirme politika uygulamaları.... Siyasette yozlaşma... Her ne kadar yakin Turkiye tarihinde olanları sayıyorsunuz gibi gelse de bu olaylar farklı coğrafyada farklı bir dönemde olan şeyler. Bu da demek oluyor bazı şeyler değişmiyor:)) Trueba ailesinin üç nesil boyunca inanılmaz kadınlarının hikayesi ve Şili'nin demokrasiden nasıl uzaklaştığını anlatan bir dönem hikayesi . Isabel Allende sosyal hareketlerin analizini, aşırılığın tehlikesini ve Şili'nin en korkunç anlarından birini öyle bir anlatmış ki size o dönemi adeta yaşatıyor. Aşkı, Gizemi, Sihri, Güzelliği, İsyanı, Şiddeti, Bir sistemin çöküşünü, Darbe günlerini, İnsanlik dışı işkenceleri, Açlığı, Sefaleti , Bir ülke tarihinde bir sayfanın kapanışını, iliklerinize kadar hissedeceğiniz ağır, yoğun ama muhteşem bir eser . (Burda bir çok kişi kızacagini bilsem de yazmadan geçemeyeceğim) Kitap bittiğinde:"İyi ki sağcı değilim" dedim :))
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20221,609 okunma
8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 19:28
Okurken etrafınızda ruhlar dolaşsın istiyor musunuz? Bu kitabı okuyun. :)) Mesele sansasyonel bir giriş yapmaktır, yapılmıştır. Latin Amerika’nın en güçlü yazarlarından biri İsabel Allende. Ruhlar Evi de onun ilk ve büyük ses getiren romanı. Romanı , belki de Latin Amerikalı yazarların darbelerle, şiddetle kaynaşmış çalkantılı tarihlerinin gereği olarak toplumsal anlatıyı temel alarak yazmış. En belirgin karakterse akrabalık ilişkisinin bulunduğu Şili’nin eski başkanı Salvador Allende. Halkın demokratik seçimlerle iktidara getirdiği compenero Allende’nin katledilmesi ve ardından diktatör Pinochet’in iktidara gelmesi, sadece dünya sosyalistlerinin değil, İsabel Allende’nin de zihninde iz bırakmış belli ki. Buradan hareketle söylenebilir ki, bu kitap bir şekilde İsabel Allende’nin yaşamından izler taşır. Onun kişisel tarihi, hem politik olarak hem de erkek egemen söylemin karşısında tekinsiz, büyüsel ve dikbaşlıdır. Tam da bundan ötürü Ruhlar Evi’nde baskıcı erkek egemenliğinde alternatif, güçlü bir kadın kurgusu yaratır. Yönetici aileden gelen bir ailenin üç kuşağını işlerken, Şili’deki kaotik yaşamı kadın kahramanlar üzerinden verir. Kahramanlık kadınlara yüklenmiştir. Erkek karakterler kadınların ataerkil düzene karşı koyuşları karşısında edilgen, ikincil biçimde konumlandırılır. İktidar kadınlardadır. Yaratıcı güç, yazma yeteceği yine kadın karakterlerin sahip olduğu özelliklerdir ve Allende yazma sanatını da erkeklerin elinden hırçınlıkla çekip alır. Bunu da büyüyle, telepati ve halk söylenceleriyle güçlendirir. Üç kuşağın hikayesini anlatırken birkaç karakterle sınırlı bir anlatım oldukça zor. Bu kitapta da hikayeye sürekli yeni karakterler girer. Davetsiz misafirleri sevmeyen okurların gözünü korkutmasın bu, malum işin içinde var bir büyü. Bunu okuru rahatsız
Edebiyat
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20221,609 okunma
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2023 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 00:09
Anlatacak o kadar çok şey var ki sana dair,kısa,önemli noktaları bahsetmeye özen göstermeyi tercih ediyorum. Umarım eserin Ana fikrini etkili bir şekilde verebilirim. 20 yy başlarından 70 yıllara kadar uzanan Şili'nin tarihini üç kuşak kadınlar üzerinden anlatılan bu muazzam eser yazarın ilk romanıdır.İlk roman olmasına rağmen bu derece başarılı olması dikkat çekici ve merak uyandırıcı. Büyülü gerçekçilik akımını anlatmak bile bu akımı romanda okuyucuya hissettirmeyi her yazar başaramıyor malesef.Dozu önemli,kurgunun içinde yer verilirken okuyucunun gözüne sokulmaması sürükleyici ve merak uyandırıcı olması da okuma şevkini arttıran önemli bir unsur.Yazar bunu çok iyi başarmış bu sebeple hayran kaldım. Bir diğer husus ise,aile içinde ki hayat ile dönemin siyasi sıkıntılarının arasında ki geçişte çok verimli ve etkiliydi. Hikaye de ki bütün karakterler kendi başına özel ve doyurucuydu.Onları tanımış olmaktan dolayı çok büyük mutluluk duydum. Karakter analizlerini onların hikayedeki rollerini okurken onları gözlemleyen ve evden bir bireymiş gibi uzaktan izlemiş gibi hissetmiş olmak da çok özeldi. Bir solukta okuduğum,elimden bırakamadığım bu sürükleyici,duru ve çevirisi de su gibi olan bu hikayeyi okumanızı öneririm. Sevgiler.
Edebiyat & Roman
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20221,609 okunma
Ruhu yok edilememiş veya edileyemeyecek tüm kadınlara
10/10
·544 syf.··
2025 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 00:50
Ruhlar Evi, üç kuşak ailenin anlatıldığı bir roman olmak dışında 20. Yüzyıl Şili’sinin de açıkça bir panoraması. Şili, yani Latin Amerikanın feodal toprak düzeninden sosyalist harekete, oradan da askeri diktatörlüğe geçişini üç kuşak aile ile anlatan Ruhlar Evi, Isabel Allende’nin ilk romanı. 1970 Şili hükümetini ve faşizm ile değişen yönetim şekillerini, yazar karakterler üzerinden çok iyi anlatıyor. İlk 300 sayfaya kadar üç kuşak boyu aileyi tanıyoruz. Geri planda ise devrim ve diktatörlük kendini yavaş yavaş belli ediyor. Buraya kadar oldukça eğlenceli, ara ara kalbe dokunsa da kitabın asıl etkileyeceği kısımları son 200 sayfa. Uzun süredir hiç bir kitabı okurken ağladığımı hatırlamayan ben, kendimi tutamadım. Oldukça fazla etkilendim ve düşünmeden edemedim. Kitabın benim için diğer bir iyi bir yanı ama birçok okur için yavan kalan kısmı büyülü gerçekçilik ile ilgiliydi. Bu kitabı Yüzyıllık Yalnızlık ile karşılaştırarak yorum yapmanız tamamen hata olur. Isabel Allende, yaşanmış olayları kurgulaştırarak ve bu kurguya “hayaletler, geçmişe dönüş” ile sembolize ettiği toplumsal ve bireysel belleği katarak büyülü gerçekçilik ile inanılmaz iyi bir şekilde aktarmış. Gerçekçilikten uzaklaşmayarak da anlatması oldukça etkileyici. Hükümet değişir, yargı değişir, düzen değişir ama değişmeyen tek şey erkek egemenliği altında kadının ezilişidir. Dilerim herkes okusun, en çok da kadınlar. Kitabın beni en çok etkileyen kısımlarından biri ise: “İşte o zaman Albay Garcia’nın ve ona benzeyen bütün ötekilerin günlerinin sayılı olduğunu anladım, çünkü onlar bu kadınların ruhunu yok edememişlerdi.” Eminim okuktan sonra bu cümle ile kitaba veda ederken sizler için de anlamı oldukça farklı olacaktır. Ruhlar Evi en çok, ne olursa olsun ruhu yok edilemeyecek veya edilememiş kadınlara ithaf.
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20221,609 okunma
10/10
·544 syf.··
2025 45. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 17:59
'Ruhlar Evi' bir kadın yazarın salt aşkla, çılgınlıkla ve kendine özgü karakterleriyle biçimlendirdiği 'del Valle' kadınlarının üç nesil boyunca hayatını aktarmıyor sadece; bizi, bu süre zarfındaki Latin Amerika'nın aile hayatına, toplumsal oluşumlarına, yapılanmalarına, kültürel ögelerine, siyasi hesaplaşmalarına ve savaşına da ortak kılıyor. Hala yazar değil de 'kadın yazar' dedirtilen bu düzende Nivea del Valle ile başlayan, onun kızı Clara, onun da kızı Blanca ve Blanca'nın kızı Alba'yla devam eden ve en son Alba'nın da kızının olacağını öğrendiğimiz son kısımda kadınlardan örülü 70 yılı sergilemesinin boşuna olmadığını görüyorsunuz kitapta. Etrafta dolanıp duran tüm erkekleri ise 'figür' kategorisine koymak haksızlık olur tabi, arka planlardaki olayların asıl mimarları onlar hep olduğu gibi. Söz konusu Latin Amerika olunca büyülü kıtanın büyülü gerçekçilik anlatıcılığını beklememek olmazdı. Tam da beklenildiği gibi yazar olaylar silsilesini Marquez'le yarışır bir ustalıkla anlatıyor. Yeşil saçlı Rosa, büyük büyük teyzesine benzer saç rengiyle Alba bunlardan birkaçı. Fakat en göze çarpan, ruhlarla konuşup olacakları bilebilen, eşyaları yerinden oynatabilen, piyanonun tuşlarını karşıdan çalabilen eksantrik ve canlı karakteriyle Clara. Bir nevi geçmiş, bugünkü ve gelecek ruhların birbirine karıştığı bir düzende karşımıza çıkmamızı sağlayan kitabın merkezindeki söz konusu evi o hale getiren de o. O yüzden ki, kitabın başından ortalarına kadar Clara'nın renkli hayatına ortak olmak çok eğlenceliydi. Nivea, Clara, Blanca ve Alba, her biri toplumun belli bir döneminin yaşayan tanıkları ve aktarıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Nivea'ya çok az yer verilmesine rağmen kalabalık nüfuslu bir ailenin annesi olarak karşımıza çıkması 20. yüzyılın başındaki dönemin aile yapısına,
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20181,609 okunma
9/10
·544 syf.·
Beğendi
·
2023 40. kitabı
#OkudumBitti #RuhlarEvi #IsabelAllende #CanYayınları / 542 sayfa Uzun bir okuma olsa da güzel bir okumaydı benim için. Yazarı ilk okuyuşum beraber yürüdüğümüz yollar çilleliydi ama doyurucuydu. Bizim ülkemizde yaşananlar başka ülkelerde de yaşanıyor, dilini,dinini, kültürünü bilmediğimiz insanlarla aynı acıları çekiyor, aynı yollardan geçiyoruz. Seviyor, seviliyor, evleniyor, ayrılıyor, ölüyoruz. İnsan olan her yerde yaşananlar üç aşağı beş yukarı aynı. Siyasetle uğraşanlar, dini alet edenler, kadınları bezdirenler hep aynı. Zenginler, yoksullar. Sayfa sayısı çok olmasına rağmen sıkmadan, baymadan okunan bir kitap. İyi ki yollarımız kesişmiş. Şili, yetmiş iki yıllık üç kuşağın yaşanmışlığı. Baba, kız, torun, eş, oğullar. Latin Amerika'nın siyasi, kültürel resmi geçidi. Seçilmiş başkanın askeri darbeyle indirilip öldürülmesi. Yaşanan acılar, kadının laneti tecavüzler, kayıp giden sevgililer, evlatlar, analar, babalar. Arkada ruhlar, önde Clara ve Mor Kardeşler. Evet evet büyülü gerçeklik akımı bu romanda da bütün görkemiyle hüküm sürüyor. Kitapta yaşayan kişilerle geçmişin ruhları iç içe geçiyor. Kitapta üç ana karakter Rosa, Clara, Blanca ve en küçük birey Alba üzerinden yürüyor. Kendi ayakları üzerinde duran güçlü kadınlar. Bir de erkek karakter var ki akıllara sakat Esteban Truebeya. Aşık olduğu Rosa ile evlenmeye ramak kala, ölüm haberini alır ve dünyası başına yıkılır. Hayatını idame ettirmek üzere yatalak annesi ve kız kardeşi Ferrula 'yı bırakıp, baba toprağı olan eski bir çiftliğe doğru yol alır, çiftliği onarıp orada yaşayan yoksul köylülerin efendisi olur. Ölen nişanlısının kardeşi Clara ile evlenip çiftliğe yerleşen Esteban çok zengin olur, siyasete atılır senator olur. Latin Amerika'nın siyaseti, yaşam şekli Esteban ile başlar, eşi, iki oğlu, kızı ile
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20181,609 okunma

Yazar Hakkında

Isabel AllendeYazar · 25 kitap
Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da, Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.