Satranç

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
Kitabı başlamam bitirimem çok kısa sürede oldu. Gayet akıcı anlatim sizi içinize çekiyor resmen. Kitabı çok beğendim herkeze tavsiye ederim. Yazarın kitabı bitirdikten sonra ölmesi ayrı bir trajedi. Satranç insan hayatında farketmeden yaptığımız bir çok davranışı düşünceleri barındırıyor...
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2020 17:57
Nazi almanyasından izler Taşıyan Roman bir gemide geçiyor. Bir dünya şampiyonu satranç ustasını yenen esrarengiz birinin hayatını konu ediyor. Bu kişi hapishanede ilginç bir şekilde satranç öğreniyor. Sürükleyici çok güzel bir roman
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 09:44
İyi kalpli din adamı olan papaz, ağzını bıçak açmayan, içine kapanık, geniş alınlı çocuğun köy okulunda öğrenemediklerini, evde verdiği derslerle onun yetişmesini sağlayan sonrasında dünya santraç şampiyonu olan mirko Czentovic ile hapishanede gördüğü psikolojik işkenceye dayanmak için satranca sığınan bir adamın hikayesini konu ediyor, İmkânsız gibi görünen olmuş, dünya şampiyonu olan kişi, sayısız turnuvanın galibi, adı sanı bilinmeyen bir adamın önünde, yirmi-yirmi beş yıldır elini tek bir satranç tahtasına değdirmemiş olan biriyle olan mücadelesi konu edinmiştir....
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2020 13. kitabı
Birkaç saat içerisinde bitirilebilecek gayet akıcı ve sürükleyici acaba ne olacak? Merakı uyandıran kitaplardan birisidir. Delilik ve dahilik arasındaki ince çizgi başarılı bir şekilde anlatılmış bence. Kitapta; "Yeryüzündeki hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz." Cümlesi Dr. B'nin içsel çöküşünü özetliyor...
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
9/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Schachspiel (Satranç) Yeni okuyucular ve okuma planı yapanlar. Mükemmel bir Stefan Zweig anlatımı. Eğer siz de sizi bir adım daha öteye taşıyan, düşündüren ama sıkıcı olmayan, bilhassa akıcı bir kitap arıyorsanız tam adresine gelmişsinizdir. Stephan Zweig hakkında (çoğu kitapını okumuş biri olarak söylüyorum) çok iyi bir psikoanalitik. Bazen kendisiyle tanımış olmayı çok isterdim. Vikipedide bazı kitaplarının Naziler tarafından yakıldığını okumuşdum. Kim bilir nasıl güzellikler mahv olup gitmiş. Bilmeyenler için söylemek isterim kendisi Yahudi olduğu için ülkeden kaçmak zorunda kalmış ve Brezilyada Veronal ( Barbiturat anestezide kullanılır yüksek dozda beyinde solunum merkezini felç eder) içerek, ölümü seçti.. ve geriye bu notları kaldı: İntiharından önce bıraktığı mektubun son satırında: ''Bütün dostlarımı selamlarım! Hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızıllığını görmek nasip olsun! Ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum.”
Felsefe
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
Bence kitabın incelemesi iki türden ele alınmalı Satranç: Kitabın ilk konusu satranç.Büyük ve çekişmeli geçen iki maçı ele alıyor bu kitap spoiler olmaması için sadece maçı anlatırken hangi duyguları bize daha iyi empoze ettiğini yazacağım maçta iki büyük duygu bence iki karakteri yansıtıyor kibir ve hırs .Bir taraf aşırı hırslı ve oyun için gözünü karartıyorken diğer taraf kibir ve kendini beğenmişliğiyle karşı tarafı can sıkıcı bir maçla alt etmeye çalışıyor oyun kızıştıkça hırs kendini belli ediyor ve oyuna zarar vermeye başlıyor. O an oyuncu için hayat fillerden atlardan siyah ve beyazdan oluşuyor kendini kaptıran oyuncu ise daha fazla devam edemeyecek hale geliyor Hiçlik: Gel gelelim diğer konumuza hiçlik. Kitap bir insana verilebilecek en büyük zararın hiçlik olduğunu savunuyor. Karakterimizin başından geçen 2. Dünya savaşı anısından çıkarımlar yapabiliriz. Her gün her dakika aynı yere bakmak zaten hapishaneleri getirin aklınıza uslu durmayan tutuklu veya hükümlüler hücrelere atılır ve orada 3 bir kaç gün kalırlar(kimsenin haftalarca dayanabileceğini sanmıyorum) ve koğuşlarına geldiğinde çok mutlu olurlar ama hala hapishanede ve hala özgürlüğü yok neden mutlu oluyor peki işte bu sebeple HİÇLİK Kitap çok beğendiğim ve herkesin okuması gerektğini düşündüğüm bir kitap zaten sahalara böyle bir veda yakışırdı.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
7/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2024 19:52
Satranç Stefan Zweig 20 yıldır eline satranç taşı almayan Dr. B.; seyahat ettiği gemide satranç şampiyonu ile oynadığı oyunu mükemmel bir şekilde kazanır. Sonrasında bu kazanma heyecanına kapılan Dr. B. maçın rövanşını da oynamayı teklif eder. Şaşırtıcı bir sonla karşılaşan Dr B. geçmiş dönemde rastlantı eseri, hapishane şartlarında eline geçirdiği bir satranç kitabı ile bu oyunun tüm detaylarını öğrenmiştir. Ne satranç tahtası ne de taşları vardır. Önce ekmeklerden yaptığı satranç taşları ile sonra da tamamen zihninden oyun oynayarak, profesyonel bir satranç ustası olmuştur.
SatrançStefan Zweig · Romans Yayınları · 2019279,2bin okunma
10/10
·
Beğendi
Nasıl anlatmalıyım? Okumayı duru bir su kenarında, tahta bir masanın başında yazarlarla buluşmaya benzetirim derim ya hep; işte Stefan Sweig o masanın başına geldi, tuttu omuzlarımdan beni sarstıkça sarstı, sarstıkça sarstı. Bir heyecan, bir sabırsızlanma; kitabın sonuna yaklaştıkça içim içime sığmadı. Acaba neler olacaktı? İyi ki dedim yalnızca 85 sayfa. Ya 500 sayfa olsaydı? Olay örgüsünün verdiği heyecan bir yana, beni asıl evrenine çeken şey Dr. B. Ve Nazi döneminde yaşadıkları. Kaba, kültürsüz, yalnızca paraya önem veren Satranç ustası Czentoviç’e hiç mi hiç değinmeye niyetim yok. Karakterlerin simgeledikleri şeylere, Nazi rejiminin temellerine, yazılanların yazarın hayatı ile ilişkisine girmeye de niyetim yok. Avukat Dr. B nazi rejimi tarafından tutuklanır ve sorgulanmak üzere aylarca alıkoyulur. Diğer tutuklular gibi nazi kampına gönderilmez fakat kendisininde deyimiyle, kendini daha büyük bir işkence bekler: hiçliğe mahkum edilmek. Kalemin, kağıdın, kitabın, yatağı dışında hiçbir şeyin olmadığı bir otel odasında düşünceleri ile baş başa bırakılır Dr. B. İşte şimdi düşüncelerinin hapishanesindedir ve belki de işkencelerin en ağırı sayılabilecek psikolojik şiddet başlar onun için. Düşüncelerinizin içine hapsolmak esaretlerin en büyüğüdür, özgür gökyüzünün altında alabildiğine koşabilseniz bile. Hele yazamamak, hele suskunluğun esiri olmak… Kimisi bunu kalabalığın içinde yaşar, kimisi bir hapishanede, kimisi bir ilişkinin içinde. Dr. B.ninki dışardan gayet iyi görünen bir otel odasında olmuştu. Hatta muhtemelen nazi kampından birileri onu görse; haline şükret bak biz neler çekiyoruz derdi. İşte tam da bu noktada çok farklı bir bakış açısı getiriyor olaya Dr. B. Esaretin belki en çetinini; dokunamadığımız, söküp atamadığımız, elimizle alıp görmeyeceğimiz başka
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Satran(k)
6/10
·83 syf.··
2026 2. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 15:56
Kitap, anlatıcının dünyaca ünlü bir satranç şampiyonunun hikayesini anlatması ile başlıyor. “Yolcu gemisinde satranç şampiyonu Mirko Czentovic var!” Aslında olay örgüsünün bu karakter üzerine kurgulanacağı düşünülse de asıl kurgu, Czentovic’e karşı satranç oynayan yarım düzine adama dahil olup, inanılmaz taktikler vererek beraberlik duygusunu tattıran Dr. B ile şekilleniyor. Bu beraberliği kendine yediremeyen Czentovic aniden çıkan bu Bey’e bir rövanş teklif ediyor. Hikayenin bundan sonraki kısmında anlatıcının Dr. B’ yi ikna çabaları sonucunda Dr. B hikayesini anlatmaya koyuluyor. Açıkçası kitapta basit bir anlatım var ve pek ilgi çekici değil ama bir solukta okunabilecek 62 sayfalık(bendeki basım 62 sayfa) bir kitap için yeterli sayılabilecek bir olay örgüsü mevcut. Kitap üzerine anlatılacak pek bir şey yok ama kitapta geçen “Ben satrancı sadece oynuyordum.” Cümlesine benzer bir cümle kurup “Ben kitabı sadece okudum.” dememek adına kitaptan birkaç alıntı çıkardım ve en azından karakterin bu cümleler üzerine ne düşündüğünü kendi açımdan sizlere aktaracağım. Dr. B, bu cümleleri bir hücrede tutuklu (tam anlamıyla hücre sayılamaz) kaldığı süreci anlatırken kullanıyor. Not: tam olarak hücre sayılmaz çünkü psikolojik bir etki yaratmak adına Dr. B diğer tutuklular gibi bir hücreye değilde daha temiz şahsi bir odaya kapatılıyor burada amaç kimseyle ve hiçbir şeyle etkileşim kurmayıp tutukluyu yalnız bırakmak ve bir süre sonra bu “kendi ile baş başa kalma” hâline dayanamayacak boyuta getirip itirafı sağlamak. Dr. B tutukluluk sürecinde devamlı sorguya götürülüyor ve bilinçli olarak sorguya alınmadan önce saatlerce bekletiliyor. Ve bu bekleyişi şöyle ifade ediyor; “Beklemek korkunçtu. Anlamsızca, bir saat, iki saat, üç saat bekletiyorlardı.” Normal bir insan için
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Puan vermedi·83 syf.·
2022 2. kitabı
Kitap bir geminin limandan hareket etmesiyle başlar. Ünlü dünya şampiyonu Mirko Czentovic gemiye binmiştir.Öykünün kahramanı, arkadaşının uyarmasıyla şampiyonu farkeder ve O’nunla tanışmak belki de bir maç yapmak için çeşitli denemelere girişir. Bu denemelerin ortasında iş rayından çıkar. Olayların akışı ana karakter tarafından kontrol edilemez bir biçimde gelişmeye başlar. İki ana karakter etrafında yer alır kurgu: Czentovic ve Dr. B. İyi ile kötünün, siyah ile beyazın karşılaşması. Dünya satranç şampiyonu olan Czentovic, yetim kaldığı için bir papaz tarafından büyütülen, zar zor okumayı öğrenebilen, zekası yetersiz, dünyaya ilgisiz, duygusal açıdan da oldukça sığ biridir. Başka tüm alanlara kapalı olan aklının satrançta inanılmaz derecede başarılı olduğu tesadüfen ortaya çıkar. Ancak kabalığı ve kültürsüzlüğü ile sadece paraya önem verir. Dr. B. ise Avusturya’lı bir avukattır. Nazi yönetimi tarafından, saray ve kiliseden olan müvekkilleri hakkında bilgi edinmek amacıyla tutuklanır. Toplama kamplarına gönderilmez ama başka bir psikolojik işkence yöntemi uygulanır: Hiçlik duygusu ile benliğini yok etmek. Tek başına, yanına kalem bile verilmeden, insan yüzü görmeden bir otel odasında yaşamak zorunda bırakılır. Bir gün sorgulama için beklerken bir kitap çalar. Bu kitap, bir satranç albümü, yüz elli ustanın oyunundan oluşan bir toplamadır. Dünyaya tutunacak başka bir dalı olmayan Dr. B., bu kitaptaki her oyunu kafasında defalarca oynamaya başlar. Dünyası siyah-beyaz taşlar üzerine kuruludur artık. Ancak, aklını yitirmemek için sarıldığı bu oyun onu deliliğin sınırına getirir.
1000k
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.