Satranç

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Satranç
10/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
Seneler önce, babasıyla bir avukatlık bürosu işletirken, hükumetten gizli işler yaptığı gerekçesiyle tutuklanır. Fakat hapise atılmak yerine, içinde yalnızca bir koltuk, bir dolap, bir leğen ve küçük parmaklıklı bir pencere olan küçük ve alçak tavanlı bir odada tutulur. Başlarda bir sıkıntı yaşamasa da, zamanla saati ve zamanı bilemeyerek, yemeğini getirip götürmek dışında bir şey yapmayan ve kendisiyle tek kelime dahi konuşmayan bir gardiyanı görerek ve zamanını artık tüm ayrıntılarını ezberlediği pencereden görülen duvarı izleyerek tüm beyin fonksiyonlarını yitirmeye başlar. Zaman zaman sorguya götürülmektedir ve hiçbir iş görmediğinden gittikçe zayıflayan beyni ve düşünce gücü ile sorgu sırasında ağzından bir şey kaçırmamak için büyük bir çaba harcamaktadır. 1000Kitap BENDİS Satranç Stefan Zweig
Roman
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
Satranç
9/10
·52 syf.··
2021 50. kitabı
Suçlu bulunan bir adam apar topar tecrite atılır.Hiç ses nefes yoktur.Aylarca orda kalır.Birgün eline bir fırsat geçer ve satranç kitabı bulur.Kafayı yememek için her gün onu okur.Ve kağıt parçalarıyla yaptığı yapay satranç ile dünya şampiyonu olur.
1000Kitap Gerçek Okurlar
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
10/10
·52 syf.··
2020 15. kitabı
STEFAN ZWEIG her kitabında yazara olan hayranlığım daha da artıyor, mükemmel bir kurgulama yeteneğine sahip kendisi yazarın kitaplarını okuyanlar bunu çok iyi bilirler. SATRANÇ kitabını alalı çok olmuştu ama ilgimi çekmeyen satranç oyunuyla ilgili olduğu için hep ertelemiştim, şimdi bunun pişmanlığını yaşıyorum, çok beğenerek okudum ve uzun zamandır beni böyle heyecanlandıran bir kitap okumadığımı farkettim, umarım okuyan herkes benim aldığım keyifi alır. Bol okumalı günler dilerim.
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
8/10
·52 syf.··
2019 4. kitabı
Stefan Zweig'in "Satranç" kitabına ait eminim birçok inceleme okumuşsunuzdur. Bu yüzden lafı çok uzatmayacağım.. Kurgu itibari ile kitap bir santraç ustasını anlatsada beni en çok etkileyen kişi Dr. B ve onun hiçlik hikayesi oldu. Bundan çıkarılacak sonuç ise ; "hiçlik zamanınızda size kurtuluş eli olarak görünen şey aslında felaketiniz olabilir." Dr. B çok zorlu bir dönemden geçtiği zaman, bu zorluk içinde kurtuluşu olarak umduğu şey aslında hem karakterinin hem de kişiliğinin çöküşü oluyor. Hırs, kendini beğenmişlik, tamah , kibir, zorluk, imtihan , boşluk ve hiçlik kelimelerinin satırlarda asılı kaldığı muhteşem bir kitap.. Mutlaka okuyun.. :)
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
Puan vermedi·52 syf.·
2020 3. kitabı
Soluksuz okuyacağınız bir kitap ile devam edelim... Psikoloji sevenler buraya!!! Yazarın aynı zamanda psikolog olduğu düşünüldüğünde mükemmel bir psikolojik çözümlemeler sunmus bizlere...Satrancı dahi bilmeyen biri satranç ustasını altetmeye kadar nasıl gelebilir? Uzun zaman bir odada yalnızca kendiniz kalmaya mahkum edilseydiniz neler yapardınız? Psikolojinin nasıl olur, sizi nasıl bir son beklerdi? Bu soruların cevaplarını bulacaksınız kitapta. Benim kitaptan çıkardığım başka bir sonuç ise bir kitabın hayatınız nasıl değiştireceğidir . Zweig ölümünden hemen önce tamamladığı birkaç düzyazı metinden biri olan Satranç'ı kaleme aldığı sırada, karısı Lotte Zweig ile birlikte göç ettiği Brezilya'da yaşamaktaydı. Satranç'ta da, olay yeri olarak New York'dan Buenos Aires'e gitmekte olan bir yolcu gemisini seçmiştir. Bu gemide tamamen rastlantı sonucu karşılaşan üç kişi: yeni dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu olan, ama hayli zamandır satrançtan uzak kalmış bulunan Doktor öykünün aktörleridir. Zweig'ın intiharından önce yazdığı son romandır.
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
Puan vermedi·52 syf.··
2020 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 12:51
Satranç sonsuz eski, ama aynı zamanda sonrasız yenidir; kuruluşu mekanik, ancak sadece hayalgücü ile etkilidir; geometrik açıdan sabit bir alanla sınırlı olmakla birlikte kombinasyonlarında sınırsızdır, sürekli kendini geliştiren, ancak yine de verimsiz, hiçbir yere götürmeyen bir düşünme eylemidir; hiçbir şey hesaplamayan bir matematik, esersiz bir sanat, temelsiz bir mimaridir. Stefan Zweig'ın, 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires'te yayımladığı Satranç adlı romanı, hem yazarın intiharından önce bıraktığı bir veda mektubu hem de doğrudan Nazizm'i hedef aldığı tek kurmaca eseridir. New York'tan Buenos Aires'e yapılan bir gemi yolculuğunda, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, kendisi için beklenmedik bir rakip olan Dr. B. ile karşılaşır. İsimsiz bir amatör olan bu gizemli rakibin satrançla tanışmasının olağanüstü bir hikâyesi vardır. Hikâyenin diğer kahramanı Czentovic ise iletişim kurmakta zorlanan, yaşamında satranç dışında hiçbir şey olmayan, kazanmaya kurulu bir saat, soğuk, küstah, kuralcı, yüzeysel, kültürsüz, karacahil bir "dahi"dir. Bu kısa anlatıda, Zweig'ın tüm izleklerini bulmak mümkün: dünün dünyasından bugünün dünyasına geçiş, marazi tutkular, sapkın zekâlar, felaketlerini yaşamları boyunca taşıyan bireyler, fazişm ve kaba şiddet karşısında Avrupa'nın ve dünyanın kaderi…
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
8/10
·52 syf.··
2021 4. kitabı
Harika bir yazardan harika bir eser. Nazizimin insan üzerindeki psikolojik etkisini bir oyun üzerinden anlatmaya çalışan yegane bir eser. Yazar bir yandan kendisinin yaşadığı psikolojik baskıyı vermeye çalışıyor.
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
Puan vermedi·52 syf.··
2023 5. kitabı
Stefan zweig'in en sevdiğim kitaplarından biridir.eğer psikolojik romanları seviyorsanız bu kitap tam size göre.Okumaya başladığımda bitirmeden bırakamadığım eser. Satranç oynama isteği geldi mi ne ? korkmuyorda değilim hani ya. zehirlenirsem diye ;)
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
9/10
·52 syf.··
2020 7. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 17:55
Küçük bir kısım dışında çok akıcı, güzel bir dil ve hikayeye sahip. Tek oturuşta bitiyor zaten. Büyük satranç maçı başladığında besmele çektim ister istemez Son olarak bitiş kısmı biraz yavan geldi bana ama kesinlikle oturup okunmaya değer. Kitap bana iki şeyi hatırlattı: 1- Her insanın ortaya çıkarıldığında ( ileri seviye olmasa da ) kayda değer bir yeteneği vardır. Satranç şampiyonunun durumu buna güzel bir örnek. 2- Olağan üstü yeteneklere sahip olup anormal olmaktansa normal bir insan olmanın ne kadar güzel olduğu.
SatrançStefan Zweig · Dorlion Yayınevi · 2018279,2bin okunma
10/10
·
Beğendi
Nasıl anlatmalıyım? Okumayı duru bir su kenarında, tahta bir masanın başında yazarlarla buluşmaya benzetirim derim ya hep; işte Stefan Sweig o masanın başına geldi, tuttu omuzlarımdan beni sarstıkça sarstı, sarstıkça sarstı. Bir heyecan, bir sabırsızlanma; kitabın sonuna yaklaştıkça içim içime sığmadı. Acaba neler olacaktı? İyi ki dedim yalnızca 85 sayfa. Ya 500 sayfa olsaydı? Olay örgüsünün verdiği heyecan bir yana, beni asıl evrenine çeken şey Dr. B. Ve Nazi döneminde yaşadıkları. Kaba, kültürsüz, yalnızca paraya önem veren Satranç ustası Czentoviç’e hiç mi hiç değinmeye niyetim yok. Karakterlerin simgeledikleri şeylere, Nazi rejiminin temellerine, yazılanların yazarın hayatı ile ilişkisine girmeye de niyetim yok. Avukat Dr. B nazi rejimi tarafından tutuklanır ve sorgulanmak üzere aylarca alıkoyulur. Diğer tutuklular gibi nazi kampına gönderilmez fakat kendisininde deyimiyle, kendini daha büyük bir işkence bekler: hiçliğe mahkum edilmek. Kalemin, kağıdın, kitabın, yatağı dışında hiçbir şeyin olmadığı bir otel odasında düşünceleri ile baş başa bırakılır Dr. B. İşte şimdi düşüncelerinin hapishanesindedir ve belki de işkencelerin en ağırı sayılabilecek psikolojik şiddet başlar onun için. Düşüncelerinizin içine hapsolmak esaretlerin en büyüğüdür, özgür gökyüzünün altında alabildiğine koşabilseniz bile. Hele yazamamak, hele suskunluğun esiri olmak… Kimisi bunu kalabalığın içinde yaşar, kimisi bir hapishanede, kimisi bir ilişkinin içinde. Dr. B.ninki dışardan gayet iyi görünen bir otel odasında olmuştu. Hatta muhtemelen nazi kampından birileri onu görse; haline şükret bak biz neler çekiyoruz derdi. İşte tam da bu noktada çok farklı bir bakış açısı getiriyor olaya Dr. B. Esaretin belki en çetinini; dokunamadığımız, söküp atamadığımız, elimizle alıp görmeyeceğimiz başka
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.