·
Okunma
·
Beğeni
·
147.613
Gösterim
Adı:
Sefiller
Alt başlık:
4 Cilt
Sayfa sayısı:
1700
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753790925
Kitabın türü:
Çeviri:
İlhan Eti
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Engin Yayıncılık
1724 syf.
·Puan vermedi
Victor Hugo’nun ilk okuduğum eseri sefiller gerçekten müthiş bir derece vicdan muhasebesi yapılmaktaydı ana karekter jean valjeanın başka bir isimle aynı karekteri devam ettirmesi beni çok etkiledi 1650 sayfa yaklaşık çok etkilendim ve gözlerim yorulduğu zamanlarda bile okumaya devam etmek için direniyordum bir baş ucu kitabı olduğunu gönül rahatlığıyla okuyuculara belirtebilirim mutlaka okuyun..
1439 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Bence yeryüzünde tek bir tane bile kutsal kitap olmasaydı, "sadece Sefiller" Tanrı kelamı gibi insanları ve toplumu iyiliğe, gelişmeye ve doğru yolda ilerlemeye yönlendirmeye yeterdi. Böyle üç beş cümlede böylesi dev bir eseri anlatmakta hiç mümkün ve doğru değil bana göre. Onun için yazara ve eserine büyülenmiş olarak son veriyorum sözlerime.
  • Suç ve Ceza
    9.2/10 (9.079 Oy)11.135 beğeni31.343 okunma10.030 alıntı203.777 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (5.778 Oy)6.824 beğeni26.307 okunma1.634 alıntı107.676 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar?
    8.4/10 (6.672 Oy)6.739 beğeni26.667 okunma3.331 alıntı121.380 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (4.615 Oy)4.822 beğeni22.596 okunma1.888 alıntı71.622 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (8.557 Oy)8.752 beğeni31.101 okunma1.792 alıntı156.649 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (6.205 Oy)6.897 beğeni24.995 okunma1.833 alıntı108.542 gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (8.013 Oy)8.870 beğeni27.879 okunma1.198 alıntı143.373 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    9.0/10 (6.597 Oy)7.337 beğeni23.629 okunma1.926 alıntı100.326 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (11.530 Oy)12.771 beğeni40.508 okunma5.663 alıntı165.860 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (11.281 Oy)13.170 beğeni39.577 okunma4.296 alıntı213.269 gösterim
304 syf.
·1 günde
Uzun zaman sonra okuduğum film tadında bütün övgüleri hak eden bir kitap. Ne diyor yazar ''Yeryüzünde cehalet ve sefalet hüküm sürdüğü müddetçe bu tip kitaplar yararsız addedilemez '' belki sefalet çalışmaya niyeti olan için artık çok geçerli değil ama ''cehalet'' kalıcı olduğu için bu kitapların değeri asla değişmiyor.
1724 syf.
·97 günde·Beğendi·9/10
Tanışıklığınızın olduğu birinin ölümünü duyduğunuzdaki an gibi oldu, kitabın bitişi.

Sonu koca delikanlı adamları diz çöktürüp ağlatacak şekilde. Kitap bir klasik 1724 sayfa V. Hugo bir romantik bunlar zaten bilinir. Ama burada, klasik sözcüğü duyguların anlatılmasında geçerli 1724 sayfa Fransa'nın dönemsel anlatımı için değil onu bir belirteyim. Yapıtı yerme gibi bir amaç edinemem öyle bir bilgi seviyesinde değilim asla, yüceltsem zaten az olacak. O yüzden kitabın zorlandığım ve keyif aldığım noktalarına değineceğim. + = keyif, - = zorlandığım noktalar

+ Olay örgüsünün işlenişi, adete örümcek ağı gibi en uzak köşeler aslında bir şekilde birbirine bağlı
+Sürprizler ile dolu olması, şaşırdığım bir çok noktası bana keyif verdi.
- Betimlemeler, betimlemeleri gerçekten çok severim fakat Hugo benim sevdiğim tarzın dışında bir betimleme yapışa sahip. Romantizm akımı bu durumu etkiliyor herhalde. Örnek vermem gerekirse, bir karakterin bulunduğu odada etrafındaki tüm eşyaların şeklinin kısaca anlatılması beni odanın içerisine götürür fakat Hugo bu eşyaları ruhları olan varlıklar veya güzel, çirkin yamuk, düz gibi nitelikler katarak anlatması betimlemelerde yorulmama sebep oldu. Tamamı böyle demiyorum ama bunu çok sık yapmış
- Fransa, Fransızca sözcükler, benim en çok sıkıntı yaşadığım nokta oldu. Tamam adam Fransız herhalde kendi bulunduğu bir çevreyi anlatacak. Ama bu Fransızca kelimelerin en azından zor olanları Türkçe okunuş şekilleri ile yanına parantezle verilebilirdi. Bu benim için akıcılığı sağlardı. Misal bir haritanın da olmasını çok isterdim. Çünkü yazarın anlattığı bir şehri, sokaklarının yapısını, çok kafamda canlandıramadım, bu da mekan yapılarını anlamamda benim için zor oldu.
+ Karakterler, evet ruhunun en ince ayrıntılarına kadar o karakterleri tanıyor ve içsellestiriyorsunuz ama en çok Jean Valjean'ın anlaşılmasını istediği için kitabın en başından itibaren size daha çok onu veriyor.
+/- Hem keyif aldığım hem de eksi olan noktalardan biri Romantizm noktası. Yazar romantizmi karakterlerin hislerinde ki betimlemelere sadece bıraksaydı daha bir keyifli olurdu fakat oturuşuna, ayakta duruşuna kadar; güzel, hoş, çirkin, iğrenç gibi sıfatları kullanarak bir insanın duruşuna, görünüşüne kadar his vermesi iyi insan, kötü insan kalıbını netleştirmiş. Bunu okuyucunun karakteri kendi keşfetmesine bıraksaydı daha iyi olabilirdi. Romantizm akımının en çok hoşuma giden noktası ise günümüzde arkadaşlıkların çıkara bağlı olarak oluşması, kimse kimsenin derdini değil herkes kendi his ve duygularını anlattığı, iletişim araçlarının çoğalmasına rağmen ikili ilişkilerde azalmanın görülmesiyle kendi his ve duygularını bu akımla yazılmış kitaplarda bulmanızı sağlıyor. Klasikliğini de sağlayan belki de bu duygular.
+Sefalet, açlık, yalnızlık, erdemli insan, mutluluk, üzüntü, umudunu kaybetme, umutlanma, görünenlerin aslında göründüğü gibi olmaması, tüm bu yapılar evrenseldir ve bu kitap bu hislerin hepsini ince ince işleyerek size hissettiriyor
+\- lerden biri daha. Kitabın olay örgüsü işleyişini harika bulduğum gibi bazılarında bu işleyişin akıcılığı o kadar iyi gitmeyecek. Reklamlar'ın olması durumu gibi. Dizinin veya bir Tv'de ki filmin tam heyacanlı yerinde uzun uzun reklamların girmesi durumu bu kitap içinde geçerli. Argo, Waterloo, İhtilaller, Yumurcaklar, Lağım. Hikaye işlenirken yazar hikayenin lağımlar içerisinde kısmı geldiğinde hikayede duruyor ve başlıyor Lağımların anlatılmasına ilk nasıl kuruldu, nerede yapıldı, kim yaptı Fransa da nasıl, diye anlatıyor. Ya da sokak serserilerinin konuşma argosu onlardan bahsettiği sırada durduruyor sonra başlıyor argo'nun tarihçesine, kelime olarak nereden çıktı, nasıl oluştuğuna kadar en ince detaylarla anlatıp ardından hikayeye geçiyor. İşte bu durum resmen reklam arası gibi oluyor. Bazı yerlerde böyle kesmesi bana keyif verirken acaba ne olacak diye meraklanmamı sağlarken bazen de o kadar uzatıyor ki "hadi artık bırak lağımı hikayeye geç kardeşim" dememe neden oldu.
+Kitab'ın 1724 sayfa olması gözünüzü korkutmasın, askere gidip 6 ay ara vermeme rağmen döndüğüm zaman tekrar elime aldığımda unutmamış, akıcılığını sürdürmüştüm. Bu kitabın yanında başka tür de kitapları okuyor olmam, Sefillerin bitişini biraz geciktirdi. Bu bir yandan güzel bir durumdu. Çünkü bu kitap benim için bir rituele dönüşmüş onu fark ettim. Yarın onu okuyamayacak olmam, şuan beni üzen bir nokta.

İyi insan, kötü insan olduğu gibi, iyi kitap ve kötü kitap da vardır. Bu kitap işte o iyi kitapların en iyilerinden. Mutlaka sonuna kadar, vazgeçmeden okunmalı.
429 syf.
·10/10
Veee baş yapıt kitabım her okurum kendi hayatına etki eden bir kitap listesi olur ya işte benimde listemde yer alan roman Anlatılamaz yaşanılan bir kitap gerek olay örgüsü gerek 18.yy. Avrupasını çok güzel anlatan bir roman. Ayrıca kitabın çevirisini yapan Sevil İnan sönmez in bazı bölümlerde kendi yorum ve açıklamalarını eklemiş bu da kitaba ayrı bir değer katmış. Size tavsiyem Akvaryum yayınlarının özet şeklindeki kitabıdır. İyi okumalar
480 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
Kitabı Antik Batı Klasikleri yayınından okudum. Kitap bir kaç ciltten oluşan Victor HUGO'nun Sefiller kitabının sadeleştirilmiş halidir. Verilmek istenen toplumsal ve bireysel mesajlar oldukça net. İnsanın içine işleyen ve manevi duygularını ön planda hissettiren bir kitap. Vicdan muhasebenizi yaptığınız, acıdığınız, kin duyduğunuz, milliyetçi duygularınızı kabartan bir anlatıma sahip. Keyifli okumalar..
1724 syf.
karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur.
Sefiller .VİCTOR HUGO
1981 syf.
·Beğendi·10/10
Bence bu eseri okumayan kitap okumamış sayılır!
Böyle bir baş yapıttan mahrum kalarak yapılan okumalar eksik kalır diye düşünüyorum.
Victor Hugo kelimenin tam anlamıyla profesyonel bir yazar; olayı akıcı bir şekilde verirken aynı esnada karakterlerin duygularını da , ruh analizlerini de etkileyici bir biçimde sunmaktadır okura.
Kısacası her haliyle okunası...
432 syf.
·10/10
İncelemeye başlamadan önce romanın baş kahramanı Jan Valjan'ın çok özel bir karakter olduğunu dile getirmek isterim.

Süregelen öykü içerisinde karşımıza farklı isimlerde de (Madlen Baba) çıkan bu özel insan, gençliğinde ailesine bakabilmek için ekmek çalıyor ve 5 yıl hapise mahkum ediliyor. Hapishaneden kaçma teşebbüslerinde bulunan ve cezası bu sebeple 19 yıl kürek mahkûmluğuna çıkarılan genç adam, cezasını tamamladıktan sonra ise Psikopos Myriel'in evine girerek gümüş şamdanlarını çalıyor ve bu hırsızlığının ona ömürlük bir ders vereceğinden bîhaber oluyor. Psikopos Myriel kendisini affederek yüceliğini gösteriyor ve Jan Valjan'ın hayatında büyük bir yer edinerek ona doğru yolu gösteriyor. Yaşadığı bu olaydan sonra hayatına ahlâklı bir adam olarak devam etmek isteyen Valjan sürekli çalışıyor, çabalıyor, yoktan var ediyor; insanlara yardım eli uzatıyor ve bu çabaları sonucunda ise belediye başkanı seçiliyor. Tam da bu noktada roman içerisinde ne kadar büyük bir yol katettiğini görebiliyoruz. Hayatına Madlen Baba ismiyle yön veren Valjan'ın peşini Javer isimli polis müfettişi hikaye süresince bırakmıyor. Romanın en günahsız karakteri, Madlen Baba'nın kötülükleriyle bilinen Tenardiye'lerin elinden kurtardığı, sırf kendisine kavuşmak için eziyetler çeken Fantin'in kızı Kozet ise zorlu hayat koşullarından kurtulduğunda bir babaya sahip oluyor. Valjan'ın yaptığı en büyük iyiliklerinden biri diyebilirim. Fransız İhtilali dönemine gelindiğinde Madlen Baba'nın, Kozet'in büyük aşkı Marius'u arbededen kurtarması ve ona kavuşturması ise hayatını kaybetmeden önce yaptığı ve hiçbir zaman unutulmayacak bir diğer iyiliği. Gelin görün ki Javer dahi finalde onun iyiliği karşısında eziliyor ve canına kıyıyor. Çoğu insanın hayatlarına dokunan, eskinin kürek mahkûmu Jan Valjan hayatını kaybetse bile insanların kalbinde yaşamaya devam ediyor.

Victor Hugo'nun büyük dersler çıkarılabilecek bu romanı hayli etkileyiciydi. Jan Valjan'ın üzerine sürülen lekeden, gerçek kişiliğini gösterdiğinde, insanların iyiliği için çabaladığında kurtulması ve mütevazı yaşamını, manevi değerlerini yitirmeden; aksine yücelterek koruması üzerinde durulması gereken bir husus. İyilik ve kötülük kavramlarının ayrıntılarıyla, derinden incelenmesi ise en temel öğesi kitabın. Dünyayı daha iyi, daha yaşanılabilir bir hale getirmek için çabalayan; ilhamını Psikopos Myriel'den alan Jan Valjan, sahiden de unutulmayacak bir karakter...
496 syf.
·Beğendi·8/10
Eski bir kürek mahkumu olan Jean Valjean, bir hana girer ve bu handa istenmez kovulur. İşte bu şekilde başlar onun istenmeme öyküsü. Bir kaç kere daha dener şansını ama hiçbir yer onu kabul etmez. Çünkü o dönemde eski ya da yeni bir mahkum olman hiç bir şeyi değiştirmez. İşlediği suç her ne olursa olsun o artık bir mahkumdur ve asla topluma dönemez. Kendi sefil dünyasının karanlığında, acılar içinde yok olmaya mahkum biridir artık. Kimlik değiştirerek yeniden var olmaya çalışır hep. Farklı farklı kimlikler... Yaptığı hırsızlık ile iyi, merhametli güzel bir insana dönüşür. Piskopos'a minnet borçludur. Aa tabii bir polis memuru Javer var. Kitabın sonuna dek ondan nefret ettim. Neyse ki Victor Hugo okuyucusunun öfkesini bir nebze olsun dindirir. Daha fazla anlatıp okuyacak olanlar için kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum. Söyleyeceğim tek bir şey var o da bu eser mutlaka okunmalı.
Yolculuk etmek her an doğup, her an ölmek anlamına gelir. Belki de zihninin belli belirsiz derinliklerinde bu değişen ufuklarla insanın varoluşunu yakınlaştırıyordu. Yaşamın her nesnesi sürekli olarak önümüzden kaçıp gider. Karanlıklar ve aydınlıklar birbirlerine karışır. Bir göz kamaşmasının ardından bir karaltı; bakılır, acele edilir, geçip gideni yakalamak için eller uzatılır; her olay bir yolun dönemecidir; ve aniden insan yaşlanmış olduğunu fark eder. Sanki bir sarsıntı hissedilir, her şey siyaha bürünür, karanlık bir kapı belirir, yaşamın sizi sürükleyen kasvetli atı durur. Ve yüzü peçeli meçhul birinin karanlıklar içinde koşum takımını çözdüğü görülür.
Ben bozuk düzene, kokuşmuş ve aslından uzaklaşmış dine baş kaldırdım. Haliyle karşımda kralı ve kiliseyi buldum.
Kadınların bakışları böyledir. Günlerce yanından sakin sakin geçersiniz. Hatta kimi zaman, bu bakışların var olduğunu bile unutursunuz. Ama günün birinde, bir mekanizmanın dişlileri gibi sizi yakalar bu gözler. Artık her şey bitmiştir. Makine sıkı sıkı yakalamış, o bakış sizi tutsak etmiştir. Artık bundan kurtuluş yoktur. Boş yere çırpınırsınız. Kimse yardım edemez size. Gizemli güçlerin etkisinde bocalarsınız. Üzüntüden kedere, kederden işkenceye düşersiniz. Ruhunuz, beyniniz, her şeyinizle artık başka bir yaratığın tutsağı olursunuz. Bu, şansınıza göre değişir. Ya kötü bir kadına oyuncak ya da yüksek ruhlu birisine aşık, mutlu bir insan olursunuz. Bu durumdan, utançtan değişmiş ya da tutkudan soylulaşmış olarak kurtulabilirsiniz ancak.
"İşte iyilikten ötürü bozuluyor toplumun düzeni. Hey Tanrım! İyi olmak o kadar kolay ki, zor olan adaletli olmaktır."
.... Bahtsız kadın fahişeliğe başladı.
Fantine'in başına gelen bu felaketin anlamı neydi? Toplum bir köle satın almıştı.
Kimden? Sefaletten.
Ezilmiş, yıkılmış insanlar geriye dönüp bakmazlar. Kötü talihin peşlerini bırakmadığını bilirler.
Bazı şeylerin unutulması, yeni şeylerin öğrenilmesi koşulu ile gereklidir.İnsan beyninde boşluğa yer yoktur. Bazı yıkımların gerçekleşmesi hayırlıdır, ama yerine yenilerin inşa edilmesi koşuluyla.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sefiller
Alt başlık:
4 Cilt
Sayfa sayısı:
1700
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753790925
Kitabın türü:
Çeviri:
İlhan Eti
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Engin Yayıncılık

Kitabı okuyanlar 22.712 okur

  • MUHAMMED GÜRGEN
  • burak inal
  • Mecit Danışman
  • Mustafa
  • Aydoğan yılmaz
  • Elanur Sarı
  • Teslim Kocakurt
  • Resul IŞIK
  • Emel
  • Hakkı Ürper

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35
Erkek
%65

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (3)
9
%0 (2)
8
%0 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları