Turfanda mı Yoksa Turfa mı? (Milli Roman)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2424
Gösterim
Adı:
Turfanda mı Yoksa Turfa mı?
Alt başlık:
Milli Roman
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
375
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107017
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Anadolu'dan gitmiş bir askerin, Cezayir'de Osmanlı'ya bağlı olarak kurduğu bir beylik: Gâliboğulları...
Fransız saldırısına karşı savaşlar... Verilen şehidler...
İşgal üzerine ailenin bir kısmının İstanbul'a göçmesi...
Şehidlerden büyük evlâdın oğlu Mansur Bey...
Cezayir ve Fransa'da eğitim...
Kimseye muhtaç olmamak için "tıp", Hilâfet'e hizmet ve düşmanla mücadele maksadıyla "siyaset" tahsili...
İslâm dünyasına hizmet için İstanbul'da toplanmak...
Mansur Bey, İstanbul'da... Amcasının konağında...
Çalışmayan devlet daireleri... Bozulmuş ahlâk ve sosyal hayat...
Müslümanlar nasıl kalkınıp kurtulur?.. "İsyan" mı, "eğitim" mi?.
Sakıncalı "doğru adam"... Mimlenen bir "hizmet eri"...
Nezih bir sevda ve sapkın yaşayışlar...
Köyde, köylünün ruhuna uygun hizmet...
93 Harbi'nde Mansur Bey savaşta....

Evet... Bu bir roman...
Fakat acaba öyle mi?..
Sakın bu, her nesilde tekrarlanan...
Bizim hikâyemiz olmasın!..
320 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
1891 yılında ilk basımı yapılan kitap, gazeteci ve Jön Türkler'in öncülerinden Mizancı Murat tarafından kaleme alınmıştır. Yazarın ilk ve tek romanıdır.

Bulunduğu dönemde mevcut olan romanların sade aşk, sevgili konularını işlemesi ve millî roman olarak adlandırılması Mizancı Murat'ı çok rahatsız etmiştir. Bunu dile getirmiş ve bazı eleştirilere maruz kalmıştır. "Tenkit ve itirazda bulunmak kolaydır. Hüner, öyle bir eseri meydana koymaktır." şeklinde şahsına yapılan eleştirilere cevap olarak bu eseri yazdığını açıklamıştır.

Romanın başkarakteri Mansur Bey, Cezayir'de yaşayan köklü bir ailenin oğludur. Roman, Mansur Bey'in İstanbul'a gelmesi ile başlar. Kendisi doktor olan Mansur Bey, eğitimci kişiliği ve devletine, dinine bağlılığı ile örnek bir Osmanlı vatandaşını canlandırmaktadır. Onun vasıtası ile dönem içinde mevcut olan ahlak, ekonomi, din ve aile yozlaşmasını görmüş oluyoruz. Mansur'un eleştirileri ve çabası bugün bile bize örnek olacak düzeydedir. Hem dönemin şartları hakkında bilgi edinmek hem de bugün için dersler çıkarmak için gözden kaçmaması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
352 syf.
·Puan vermedi
17 yaşında bir ödev için okumuştum bu kitabı. Kitabın arkasında kitap için ayrılmış bir sözlük var. Bir kitabı okuyor bir sözlükten ne anlama geldiğini bulmak için cebelleşiyordum. Sitem etmiştim öğretmenime :) Dili ağır gelecektir ya da benim kelime haznem o yaşta dar olduğundan bana öyle geldi.. Sadeleştirilmişi var mı bilmiyorum. Kitapta beni en çok etkileyen bölüm kahramanın geceleri mum ışığında kitap okumasının ardından dedikoducuların onun adını büyücüye çıkarması oldu. Bilgili bir kişinin cahil toplumun gözündeki yerini fark ettim.
352 syf.
·Beğendi·8/10
Abdülhamid döneminde yaşanan olaylar ve toplumun bakış açısı. Olması gereken ve olan durumun arasındaki büyük fark. Yaşananlar, yapılması gerekenler ve bunlar için çırpınan bir genç: Mansur Bey.
Mansur Bey bildiğimiz ‘Gelecekçi’ yahut bilinen adıyla Fütürist bir kişiliktir ve okuduğum eski dönem yazılı eserlerine göre bunu belirten ilk yazarlardandır. Öyle sanıyorum ki ilktir. Yaptığı nedir? Kaybolmuş bir dönemde oluruna bırakmak yerine Köylerden başlayarak Kente doğru yapılan bir gelişmeden söz eder. Bunun adı da GÖÇ değil KALKINMA tabi!
Dönemin tüm yazarları gibi dışa bağlı eserlerden etkilenen yazarlarımızın mutlaka kullandığı AŞK konusunu da ihmal etmeyen yazarımız bunun yanında daha çok yapılması gerekenleri anlatıyor. Kitap sizi biraz bunaltabilir (özellikle Parıltı Yayıncılık kazığını yediyseniz) ancak okudukça ve gördükçe fark edeceğiniz üzere çok güzel bir konuya değindiğini fark edeceksiniz.
İyi akşamlar ve keyifli okumalar diliyorum..
352 syf.
Tam bir idealist karakter Mansur' un hayâtı üzerinden dönem yergisi. Zorluklar içinden çıkıp kendini yetiştiren ve doktor olan bir gencin ülkesine hizmet için ömrünü harcadığı neredeyse ideal bir yaşam. Başlarda çalıştığı memuriyet işinde gördükleriyle dönemin yozlaşmış devlet işleyişi ve gündelik hayâtını eleştiriyor. Anlatıklarının çoğu bugün bile insana tanıdık geliyor. Daha sonra düşünceleri doğrultusunda en önemli sorun olarak gördüğü eğitim alanında bir şeyler yapmaya çalışıyor. Yazar kendi fikriyatını kahramanı üzerinden romanın içine çok iyi yedirmiş. Yöntemi hiç sırıtmıyor. Bunu yapmak zordur. Ancak biraz fazla olumlu. Abartılı kahraman gerçek dışına çıkıyor. Hayat bu kadar güzel olmasa gerek. İdealize edilen kahraman bir parça insan üstü olmuş.
352 syf.
Öncelikle Mizancı Mehmed Murad'ın hayatı hakkında bilgi edinmenizi öneririm. Edindiğiniz bilgiler ışığında romana yoğunlaşırsanız roman daha güzel algılanacaktır.
375 syf.
·18 günde
Kitap çok zevkliydi , okurken çok keyif aldım.Osmanlı zamanındaki geçen olaylar yer almaktadır.Amcasıyla Mansur beyin Osmanlı'nın kötü gidişatı hakkındaki tartışmalara yer verilmiş.Tabi ki her romanda olmazsa olmaz bir aşk hikayesi var ama bana göre aşk arka planda kalmış biraz.Tavsiye ederim okuyun pişman olmazsınız.
352 syf.
Tanzimatla başlayan batılılaşma sürecinde Osmanlı için yazılmış sorgulayıcı bir eser. Devletinin bekasından başka bir şey düşünemeyen bir gencin hayat hikayesi. Ömrü boyunca elindeki doktorluk mesleğinin ona kazandırdığı hasletleri elinden geldiğince milletinin yararına kullanmaya çalışan ve bu uğurda her şeyini ortaya koyan fedakar bir idealist. Roman kurgusu biraz zayıf. Romanın emeklediği dönemler. Okumak zahmetli. Sadeleştirme işini yapan isme dikkat etmek gerekiyor. Benim okuduğum nüshada maalesef çok fazla hata vardı.
352 syf.
·7 günde·Puan vermedi
" Bence bu gibi umutsuzluk doğuran dü- şünceler bilgisizlik ve acizliğin sonucudur
Prusya küçük zaman içinde büyük bir devlet oldu.
Deli Petro'dan önce Rusya neydi şimdi nasıldır?
Dünkü İtalya ile bu günkü bir midir
bakınız eğitim görmüş bir toplum, neleri başarabilir...
Hem başka ülkelere gitmeye ne gerek?
Aslımızı düşününüz 400 çadırdan koca bir devleti nasıl kurdu..."


Osmanlı nın son zamanlardaki uyuşukluk ve ahlak yozlaşmasıyla savaşan bir genç...

okunması gereken bir Türk klasiği
erken dönem bir eser olduğu belli ama konu olarak güzeldi.
296 syf.
·Puan vermedi
Fransa'da tıp öğrenimini tamamlayıp İstanbul'a dönen Mansur'un çalışma hayatı üzerinden son dönem Osmanlı’nın yönetim aksaklıkları, yöneticilerin beceriksizliği, devlet dairelerinin vurdumduymazlığı, memur ahlakı ve tembelliği, ahlaki yozlaşma, eğitimdeki çarpıklıklar gibi sosyal ve siyasal alanda görülen aksaklıklar eleştirilir ve bu aksaklıklar için çözümler önerilir. Mizancı Murat'ın eğitim, siyaset, köy ve köylü kalkınması konularında ileri sürdüğü fikirleri okuyacaksın...
352 syf.
·7/10
Fransa'da okuyup bütün bilgisini Türkiye'de -kendi vatanında- kullanmak isteyen idealist doktor Mansur Bey'in hikayesini konu alır. Kitabı okurken daha çok aşk anlatılıyor olsa da Mansur Bey'in idealist kişiliğinin istediği tek bir şey vardır: İstanbul merkezli ittihad fikri var. Kalkınmanın temelde köylerden başlanılarak yapılacağını söylüyor. Köydeki insanları bilgilenmesi gerektiğini söyler. Dönemine göre fütürist bir romandır çünkü bu fikir daha önce hiçbir romanda işlenmemiştir.
296 syf.
·Beğendi·10/10
Hayırlı akşamlar her ay okumaya çalıştığım #türkklasikleriserisi nde bu kitapla bir seneyi doldurmanın mutluluğunu yaşıyorum. Hep belirttiğim gibi bu seriyi okumayı çok seviyorum. Edebiyatımızın bilmediğim ne çok yazarı varmış.
Mizancı Murat ismini ilk defa bu kitapla duydum. Murat bey Dağıstan doğumlu, Rusya'da tıp eğitimi almış ve İstanbul'a dönmüş. Çıkardığı Mizan dergisinin tesiriyle ismi Mizancı Murat olarak kalmış. Romanın kahramanı Mansur Bey gibi o da kendi kendisini her zaman örnek bir idealist olarak görmüştür. Bir edebiyatçı olmaktan ziyade politikacı ve fikir adamıdır.
Kitaba gelecek olursam;
Kahramanımız Mansur Fransa'da tıp eğitimi alarak edindiği tüm bilgileri ve yeteneğini devlet hizmetine adamaya kararlı bir idealisttir. İstanbul'a gelince hayalinde olanla, gördüğü arasında büyük fark olunca Mansur şaşkına döner.
Aşk romanı gibi görünse de sosyal mesajlar içeren harika bir kitaptı. Kitapsever olan herkesin bu seriyi okuması gerektiği naçizane görüşümdür. Okuyun ve okutun kesinlikle tavsiyemdir...
Emre Kalemli
Emre Kalemli Turfanda mı Yoksa Turfa mı ?'ı inceledi.
@EmreKalemli·14 Haz 22:39·Kitabı okumadı
Kentten köye yönelişi anlatan ve idealist bir gencin hayatını anlatan güzel bir kitap, fakat roman bakımından çok büyük eksiklikleri var. Konu bakımından zevkle ve severek okudum.
"Gözleri açıktı. Fakat beyni kalbindeki üzüntü ve hislerle tamamen istila olunmuş idi. Gözün hizmetine etkileme ve yansıma aynası olacak beynin bir parçası kalmamıştı."
"Tam insan olmak arzusunda bulunanlar geçim denilen mücadelenin acı ve tatlı tecrübelerinden hisse almış olmalıdırlar."
"Şimdiye kadar böyle boşuna attığım adımlar bir araya toplanmış olsa belki yeryüzü birkaç kere kuşatılabilirdi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Turfanda mı Yoksa Turfa mı?
Alt başlık:
Milli Roman
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
375
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107017
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Anadolu'dan gitmiş bir askerin, Cezayir'de Osmanlı'ya bağlı olarak kurduğu bir beylik: Gâliboğulları...
Fransız saldırısına karşı savaşlar... Verilen şehidler...
İşgal üzerine ailenin bir kısmının İstanbul'a göçmesi...
Şehidlerden büyük evlâdın oğlu Mansur Bey...
Cezayir ve Fransa'da eğitim...
Kimseye muhtaç olmamak için "tıp", Hilâfet'e hizmet ve düşmanla mücadele maksadıyla "siyaset" tahsili...
İslâm dünyasına hizmet için İstanbul'da toplanmak...
Mansur Bey, İstanbul'da... Amcasının konağında...
Çalışmayan devlet daireleri... Bozulmuş ahlâk ve sosyal hayat...
Müslümanlar nasıl kalkınıp kurtulur?.. "İsyan" mı, "eğitim" mi?.
Sakıncalı "doğru adam"... Mimlenen bir "hizmet eri"...
Nezih bir sevda ve sapkın yaşayışlar...
Köyde, köylünün ruhuna uygun hizmet...
93 Harbi'nde Mansur Bey savaşta....

Evet... Bu bir roman...
Fakat acaba öyle mi?..
Sakın bu, her nesilde tekrarlanan...
Bizim hikâyemiz olmasın!..

Kitabı okuyanlar 261 okur

  • Bahar
  • luftmensch
  • ibrahim filiz
  • Hasan Turan
  • Figan-ı Sükut
  • Su Polat
  • Mahmut yiğiter
  • خاموش بشنو
  • ukulele
  • aygul uzel

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%2.8 (2)
8
%1.4 (1)
7
%1.4 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0