Yevgeni Onegin

Aleksandr Puşkin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2021 12:27
Onegin'i okurken Peçorin'i gördüm sanki. Puşkin öyle bir tipin tohumunu atmış ki ondan sonra posasını çıkarana kadar kullanmışlar, tabi her birinde üstüne bir şeyler ekleyerek. Öncelikle Peçorin, Bazarov ve hatta Raskolnikov'da Onegin karakterini bulmak mümkün. 19. yy.'da yirmili yaşların ortalarındaki Rus burjuva ve aristokrat gençliğinde bir sıkıntı, bir huzursuzluk var. Küstahlık, insanlardan pek hazzetmeme, tepeden bakma ile tam tersi bir iyilik halinin, toplumsal bazı farkındalıkların ilginç bir çelişkisini taşıyor bu tipler. Puşkin'in Onegin'i anlatırken aslında kendini de anlatıyor olduğu konusunda, genele yayamasak da yine de itiraz etmek zorunda hissettiğim kadar yaygın bir kanı var. Puşkin bu yorumu yapanlara bizzat kendisi romanın içinde itiraz ediyor ve başka biri hakkında şiir yazılabileceğinin nasıl düşünülemeyeceğini sorguluyorken, yine de bu çıkarımın yapılması bana doğru gelmiyor. Yazarın net beyanının olduğu konularda bu söyleme saygı duymak gerektiğini düşünüyorum. Puşkin kendini anlatmıştır, evet, ama bunu gayet açık bir biçimde, romandan yer yer saparak ve doğrudan kendi geçmişinden, kendi duygularından bahsederek yapmıştır. Kendisinin ve Onegin'in duygu ve düşüncelerini keskin bir şekilde ayırmıştır. Kendisinden Onegin'in öyküsüne dönüşlerde de bunu her seferinde belirtmiş, "şimdi burada bırakalım, Onegin'e dönelim" şeklinde geçiş dizeleriyle bu dönüşleri açık kılmıştır. Puşkin'in araya girişleri bunlarla da sınırlı değildir. Aslında Puşkin birden fazla şekilde araya giriyor. Öncelikle, Onegin'in karşılaştıklarıyla kendi yaşadıklarını karşılaştırıp duygularını, geçmişe dönüşlerini ortaya serdiği dizeler var. Bir de eserin yazılma sürecini de yorumladığı, bazen dizelerin içinde, bazen de kendi dipnotlarında belirttiği bir süreç var. Eserin
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Çeviribilim Yayınları · 20161,130 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Yevgeni Onegin. Aleksandr Puşkin ile ilk tanışma... Rusya’da insanlarla sokak röportajı yapılıyor. Okuyucuların favori yazarının hangisi olduğu soruluyor. Çoğunluğun cevabı: Puşkin... Puşkin dünya çapında tanınan bir yazar fakat Dostoyevski, Tolstoy kadar popülaritesi yok. Bunu nasıl açıklayabiliriz? Şöyle diyorlar. Puşkin, Ruslara çok derin duygular hissettirir. Puşkin’in kitaplarının yabancı dile çevirisi diğer Rus yazarlara göre daha zordur; çok derin, güçlü, manalı ve hatta kapalı bir dil kullanır... Cemil Meriç’in sözünü unutmayalım: "Tercüme eserler, edebiyatı kucaklayan fikir kaynaklarından kirli ve delik kovalara aktarılmış damlacıklardır." Bu sözden en fazla muzdarip olan kişi sanıyorum Puşkin. Delik kovaların damlacıklarını istemiyorsan, fikir kaynaklarından kana kana buz gibi içmek istiyorsan Rusça öğreneceksin.
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Çeviribilim Yayınları · 20161,130 okunma
8/10
·384 syf.··
2024 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 18:38
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in yazımını 8 yılda tamamladığı şiirsel romanı; Yevgeni Onegin… Adını, ilk olarak Sebahattin Ali’nin öldürüldüğü sırada çantasında bulunan iki kitaptan biri olduğu için duyduğum ; Yevgeni Onegin… Sonrasında farklı yazım tarzı ile dikkatimi çektiği için okuma listeme aldığım; Yevgeni Onegin… Rusya’da döneminin en ünlü eleştirmeni olan Belinski’nin, XIX. yüzyıl Rus insanını anlamak için en önemli kaynaklardan biri olduğunu söylediği; Yevgeni Onegin… Çevirmeni Azer Yaran’ın “Rusya yaşam ansiklopedisi” dediği; Yevgeni Onegin… Manzum roman olarak yazılan kitapların ilk örneklerinden olan; Yevgeni Onegin… Şiir roman türünde başyapıt kabul edilen; Yevgeni Onegin… Sadece yansıttığı dönemin değil, yazarı Puşkin’in de ruhunun aynası olan; Yevgeni Onegin… Farklı bir okuma serüveni arıyorsanız, okumanız gereken kitabın adıdır; Yevgeni Onegin…
Edebiyat
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,130 okunma
10/10
·393 syf.·
2020 39. kitabı
Puşkin'den bahsedebilmek için kaseti geri sarıyorum; ... Puşkin (Rus edebiyatı), Fransa Burjuva Devrimi (Avrupa tarihi ve edebiyatı), Büyük Petro (Rus tarihi), Rönesans (Her şey). İsminin önüne "Deli" yazdığımız I Petro'yu özellikle konuşmamız lazım. Öyle "deli" ki, gidip Avrupa'dan rönesans tohumlarını getirerek Rusya topraklarına serpecek ve Puşkinler, Tolstoylar, Dostoyevskiler, Çehovlar, Lomonosovlar vb. yetişecekler. Rus topraklarında yetiştikleri için "ruslaşacaklar". Bu, Rönesans'ın "ruslaşması"dır. Deli'nin şerefine!.. Puşkin bu sürecin en bariz ve ilk büyük örneklerinden biridir. Rönesans Rusya'ya biraz geç getirildiği için kısa zaman sonra Fransa Burjuva Devrimi de buna eklenmiş oldu. İki kat güç birden..bir arada.. Şimdi kim tutabilir rus ilminin ve edebiyatının gelişme hızını?! Bahsettiğim gibi bu sürece en bariz örnek Puşkin'dir. Onun eserleri içinde de bu açıdan en dikkat çekeni ve incelenmesi gerektiğini düşündüğüm eseri "Yevgeni Onegin"dir. Sekiz bölümlük manzum romandır (Roman v stihah/Роман в стихах). Ayrıca Puşkin, rus şiirinin (poetry/поэзия) güneşi olarak kabul edilir. Biz çevirilerden okuduğumuz için bunu anlamayacak olmamız ayrı bir konudur. Demek ki, Puşkin manzumesi ve şiirleri ile ön plandadır. Doğal olarak da "Yevgeni Onegin". Çevirmenler kitaba yazdıkları önsözlerinde şiir çevirisinin özellikle Rusça'dan -Puşkin'den- çeviri yapmanın zorluğundan bahsetmişlerdir. Sözlerine kuvvet olarak Nabokov'un çabasını örnek vermişler: << Ünlü yazar [Nabokov] bu romanın İngilizce'ye çevirisi ve yorumu için hayatının 15 yılını vermiştir ve sonunda şiir-romanı düzyazıyla çevirerek, buna 1100 sayfalık bir yorum eklemiştir. >> Ben de Ayrıntı Yayınları'ndan okurken aynı zamanda internetten Rusça okumaya özendim. Bazı mısraları çevirmeye çalıştığımda
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,130 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
Aleksandr Puşkin’in dünya edebiyatına kazandırdığı en özel formlardan biri olan Yevgeni Onegin, sadece bir roman değil; şiirle örülmüş, döneminin ruhunu taşıyan ve insan psikolojisinin en yalın gerçeklerini yüzümüze vuran manzum bir başyapıt Rus eleştirmen Belinski’nin bu eser için yaptığı "Rus hayatının ansiklopedisi" tanımı, kitabın kapağını açtığımız andan itibaren kendisini hissettiriyor. Puşkin; 19. yüzyıl Rusyasının balolarını, sokaklarını, entelektüel buhranlarını ve taşra yaşamını muazzam bir zarafetle aktarıyor. Eserin en büyüleyici yanı, edebiyat tarihine "Gereksiz Adam" prototipini kalıcı olarak miras bırakmış olması. Romanın başkişisi Yevgeni Onegin; zeki, eğitimli, varlıklı fakat içindeki kronik can sıkıntısıyla kavrulan modern bir anti-kahramandır. Hayatın sunduğu her şeyi hızla tüketmiş, hiçbir şeye kök salamayan ve duygusal olarak uyuşmuş bu karakter, aslında günümüz insanının da aynasıdır. Onegin’in zıttı olarak kurgulanan romantik şair Lenski ise dünyanın katı gerçekleriyle yüzleşemeyecek kadar naiftir ve bu iki dostun trajik düellosu, realizmin romantizme karşı kazandığı soğuk zaferi simgeler. Kitabın asıl ahlaki ve duygusal pusulası ise şüphesiz Tatyana Larina’dır. Puşkin’in "ideal Rus kadını" olarak betimlediği Tatyana; taşranın saflığında, kitapların dünyasında büyümüş derin bir karakterdir. Roman, muazzam bir asimetrik kurgu ve zamanlama trajedisi üzerinde yükseliyor. Gururun ve geç kalınmışlığın insan hayatını nasıl bir enkaza çevirebileceğini muazzam bir kurgu ile gösteriyor. Romanın teknik yapısı da içeriği kadar hayranlık uyandırıcıdır. Puşkin, eseri kendine has 14’lük bir kafiye düzeni olan "Onegin Kıtası" ile kaleme almıştır. Bu noktada, eserin Türkçe kucaklanışındaki çeviri serüvenine ayrı bir parantez açmak gerekir. Ben bu başyapıtı
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 20241,130 okunma
10/10
·216 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 13:31
Efendim bugün direkt konuya giriş yapacağım. Çünkü Puşkin ve kalbi kuruyasıca Onegin hakkında epey yazacağım gibi duruyor :) Alexandr Puşkin, Rus edebiyatının babası. Rus edebiyatına yön vermiş, adeta dünyaya Rusya'nın da edebiyat alanında büyük başarılara imza atabildiğini kanıtlamış. Çoğumuz onu “Yüzbaşının Kızı”kitabıyla tanıdı. Fakat onun bir de şair kimliği var. Şairliğinden bahsetmeden evvel hayatıyla ilgili bilgi eklemek istiyorum. Bilmem dikkat ettiniz mi, çoğu eserinde hep bir düello konusunu işler. Evet, Ruslar düellonun erkeklik onurlarını yücelttiğini düşündüğü için bir dönem çok modaymış. Fakat Puşkin, aşırı düşkündür. Aynı zamanda onurlu ve gururludur da (haklı olarak). Gel gelelim bu özelliği 38 yaşında hayatına mâl olmuş. Peki nasıl olmuş bu elim olay? Puşkin'e kayıtsız olan eşi (kalpsiz) Natalya hakkında, ülkede ihanet dedikoduları baş gösterir. Puşkin aşkından dolayı sessiz kalır, içine gömer; halkın yanında olup, isyan şiirleri yazmaya devam eder. Dedikodular durulmaz ve Natalya'nın Fransız George Charles d'Anthés ile de adı anılmaya başlar. Küçümseyici mektuplar alan Puşkin (mektup ismi internette yazılı), bu Fransızı bulur; aşkı ve onurunu kurtarmak isteyen bu kişiye meydan okur. Düello teklifi kabul edilen Puşkin, ne yazık ki 10 adımlık mesafeden midesinden feci şekilde yara alır ve iki gün içinde 38 yaşında hayata veda eder. Rus halkı bu haberle yıkılır tabii. Geriye bu güzelim eserleri kalır Gelelim esere... Yevgeni Onegin lüks balolardan, şatafattan, kadınların aşkından bıkmış bir gençtir ve bir gün Tatyana isimli genç ve mahzun bir kızdan aşk mektubu alır. Onegin, taşralı Tatyana'yı küçümser, ona akıl öğretir. Ve seneler sonra bir gün davet edildiği lüks balonun sahibesinin Tatyana olduğunu öğrenir. 1823'te başlayıp, 1831'de
Alıntı
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 20241,130 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 16. kitabı
Ceviri siir okumak ele gecirilmis iki cift posetle yemek yemeye benziyor. Siirin ozdilinde muaazzam bir eser oldugundan hic suphem yok ancak Turkce cevirisi guzel olmasina ragmen anlam kaybi cok fazla. Rusca ve Turkce siir arasinda yapisal olarak cok buyuk fark olmasi ceviri her ne kadar iyi olursa olsun eserin tadini kacirmis. Bazi guzel olan kitaplar ceviride anlam kaybina ugramasi su goturmez ise o eserin siradanlasmamasi icin cevirisi yapilmamali diye dusunuyorum. Turkce de ; Temel ritim kaynağı; hece ölçüsü Hece uzunluğu; önemli değil Dizelerin yapısi; 7-8-11 heceli sabit dizeler yaygın Dil yapısı; ünlü uyumu, düzenli vurgu yok Klasik gelenek; hece + aruz Okumadaki ritim; daha akışkan, düz vurgu iken; Rusca da; vurgu çok onemli Kelime vurgusu güçlü, değişken Melodik, vurgu dalgalanmaları belirgin olunca bu kadar ciddi yapisal farklilikla ayni tadi vermesi mumkun olamadi… Durum boyle olunca Rusca yazilan Yevgeni Onegin ile Turkceye ceviri olan Yevgeni Onegin ayni sey olmuyor, baska bir sey oluyor :))
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,130 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2024 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2024 01:48
Onegin ile yıllar önce 1999 yapımı filmi ile tanışmıştım. Yirmili yaşlarımın başıydı ve Onegin’in duruşu, umursamaz soğukluğu, bir aşka geç kalmış şekilde karşılık vermesi bile etkilemişti beni. Başrol benim için de Onegin’di. Şimdi yıllar sonra Puşkin’in bu ilginç tarzda şiir-roman olarak yazılmış kitabını okurken diğer yandan filmi de tekrar izledim. Ve asıl başrol, saf, dolaysız, içten karakteri ve karşılıksız aşkıyla Tatyana'ymış diyorum. Nasıl kırılgan ve nasıl güçlü... Onegin ise özgürlük düşkünlüğü maskesiyle, zaaflarla, zayıflıklarla dolu. Deneyimlerden soğumuş kalbiyle, ruhsuz bir adam olan Onegin’in bile duygularını dalgalandırıyor Tatyana’nın içtenliği, sadeliği, özgünlüğü. “İçtenliğiniz dalgalandırdı benim çok Zamandan beri susmuş olan duygularımı” diyor Onegin ona. Spoiler vermek istemiyorum :) Ancak Onegin beni bir hayli öfkelendirdi. Neden? Neden? diye sorgulattı. Bunu kitabı okumuş biriyle tartışmak, sorgulamak isterdim. Kaldı ki zavallı Tatyana da sorguluyor "Neden şimdi?" diye. Tüm bunların ötesinde Puşkin, zamanın toplumsal yapısını, karakterlerin duygularını dillendirişlerinde vurgulayarak çok ustaca eleştirmiş. Ve her ne kadar kitabın adı "Yevgeni Onegin" olsa bile Tatyana'nın tasvir edilişi o kadar yüce ve ön planda ki.. Filmde de Tatyana rolünde olan Liv Tyler bu onurlu betimlemeye çok uygun bir seçim olmuş :) İnceleme saymıyorum bunu. İzlediğim film, okuduğum bir kitabın yıllar içinde nasıl farklı görüngüler oluşturacağına dair bir iz bırakmış olayım.
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,130 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2020 14:02
Puşkin burjuva devrimciliğinin, liberalizmin ve özgürlükçülüğün Rusya'daki gizli önderidir. O sebeple değil midir ki, bir düello hilesiyle öldürülmüştür. Biz gelelim yazarımızın aslında çok muazzam bir şair olmasına. Kendisi zaten "Roman gevezelik ister " demiştir. Bazen bir şiir, uzun bir yazının anlatamadığını iki-üç cümle ile anlatabilir. Puşkin'in Şiir-Roman yapıtı "Yevgeni Onegin" buna eşsiz bir örnektir bence. Bir çok operaya ve sinema filmine de esin kaynağı olmuştur. Hatta Sabahattin Ali'nin ölmeden hemen önce yanında taşıdığı iki kitaptan biri "Yevgeni Onegin"dir. O halde arada bir yerde gevezeliği bırakıp ne yapacağız? Tabi ki şiir okuyacağız.
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,130 okunma
”Kabulleniş bir yöntem, inanç ise bir kazanımdır.”
8/10
·388 syf.··
Beğendi
·
2018 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2018 11:44
“Yapmış olduğum bu inceleme de spoiler vardır. Okumadan önce lütfen bunu göz önünde bulundurunuz.” Aleksandr Sergeyeviç Puşkin 19.yy Rus edebiyatının öncülüğünü yapan isimdir. Şair kısa yaşamının ardında müthiş eserler bırakmıştır.. Bir roman değil, şiir-roman yazıyorum; cehennemi bir fark aralarında!” diyerek yazmaya başladığı “Yevgeni Onegin” işte onlardan biridir.. Puşkin, 1823’de Sürgün hayatında yazmaya başladığı bu eserini 1830’da tamamladı. Sekiz bölümlü şiir-roman 366 kıta ve yaklaşık 5200 dize’den meydana geliyor..Kıtaların her biri, şairin bu romanda yaratmış olduğu ve edebiyat dünyasında ilk kez rastlanan bir kafiye düzeniyle yazılmış.Bazı Edebiyat tarihçileri tarafından bu “Onegın Kıtası” olarak adlandırılıyor.. Yalın bir Rusça ile yazılan eseri başka bir dile çevirmek neredeyse imkânsız.Bu düşünceye Rus asıllı yazar Vladimir Nabokov da kısmen katılmaktadır. Nabokov’un çeviri-şiir konusunda özet olarak söylediği şudur: “Yevgeniy Onegin romanında mevcut olan uyaklı şiir, gerçekten de bu uyaklar korunarak çevrilebilir mi? Sorunun cevabı, tabii ki hayır’dır. Kafiyeyi yeniden üretmek ve aynı zamanda tüm şiiri kelimesi kelimesine çevirmek matematiksel olarak mümkün değildir.” Kendisi bu eserin İngilizce’ye çevirisinin altından ancak 15 yıllık bir çalışma ve 1100 sayfalık bir yorumla ancak düzyazıya dönüştürerek başa çıkabilmiş.. Şairin biyografisine baktığınız zaman hayatının da en az yazdığı şiir-roman kadar trajik olduğunu görüyorsunuz. Yasakçı zihniyete karşı koymaya çalışması ,(Tanıdık geliyor değil mi?)Düşüncelerinden dolayı sürgün edilmesi, sürekli polis baskınlarına maruz kalarak, yazdıklarına sansür uygulanması inanılır gibi değil..Hele ki Şiir’den anlamayan sığ bir kadına aşık olması ve bu kadın uğruna komplo olduğu düşünülen bir düello da
1000Kitap
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,130 okunma

Yazar Hakkında

Aleksandr PuşkinYazar · 47 kitap
Aleksandr Puşkin (Rusça: Алекса́ндр Серге́евич Пу́шкин; 6 Haziran 1799 - 10 Şubat 1837), Rus şâir ve yazar. Rusya'nın "ulusal şâir"i ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir. Yaşamı Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 6 Haziran 1799'da Moskova'da doğdu. Babası Sergey Lvoviç Puşkin, soylu bir ailenin ilk çocuğudur. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal'in büyük dedesi Etiyopyalı Abraham Petroviç Hannibal, Rus Çarı I. Petro'nun vaftiz oğlu ve çarlık ordusunda seçkin bir subaydı. Puşkin, soylu bir ailenin üyesiydi. Annesi ve babası eğitimli insanlardı. Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi. Henüz sekiz yaşındayken Fransızca ve Rusça öğrenmişti. 11 yaşına geldiğinde özgürlükçü ve hicivci yazarlarını beğendiği Fransız edebiyatından etkilenerek Fransızca şiirler ve güldürüler yazmaya başlamıştı. Döneminin tanınmış şair ve yazarları, Puşkin'in evine gelip gidenler arasındaydı. Ancak hiçbiri geleneksel Rus masalları anlatan, Rus türküleri söyleyen dadısı kadar Puşkin'i etkilememiştir. Yaşlı dadısı Arina'nın anlattıklarının, Puşkin'in çocuk rûhunda önemli izler bıraktığı düşünülmektedir. İleride Rus halk şiiriyle, masallarla, konuşma dilinin deyimleriyle ve anlatım özellikleriyle tanışıklığını dadısın ve anneannesi Mariya Hannibal'a borçludur. Şiire başlaması Puşkin, on iki yaşına geldiğinde, aristokrat aile çocuklarına yönetime hazırlamak için Rus Çarı I. Aleksandr'ın Tsarskoye Selo'da (Çarın yazlık köyü) açtırdığı okula yazdırıldı ve bu okuldaki altı öğrenim yılı boyunca, tıpkı okulun diğer öğrencileri gibi, Petersburg'a gitme izni verilmeden dış dünyadan kopuk bir şekilde eğitim gördü. Şairlik yeteneğiyle arkadaşları arasında sivrildi. İlk şiiri "Şair Dost'a" (1814) Nikolay Karamzin'in Avrupa Habercisi dergisinde yayımlandı. Puşkin'in lise yıllarında yazdığı şiirlerinde gerçekçilik eğilimi açıkça göze çarpmaktadır. O dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri kullandığı şiirleriyle Gavrila Derjavin'in dikkatini çekmeyi başardı. Artık ünlü bir şair sayılmaya başlayan Puşkin, Çar Köyü Lisesi'ndeki eğitimini 1817'de tamamladıktan sonra Petersburg'a giderek Dışişleri Bakanlığında çalışmaya başladı. Bu arada birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları, bu sıralarda halk arasında yayılmıştır. Rus edebiyatında ilk kez, şiir halk tarafından hayranlıkla karşılanmıştı. Puşkin, bu sırada Rus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya'ya tayin edildi ve burada ünlü Kafkas Esiri ve Bahçesaray adlı destanlarını yazdı. Gerçeği olduğu gibi aktarmayı tercih eden Puşkin'in eserlerinde ne klasik şiirin kuralcılığı, ne de Romantizm'in etkileri belirgin bir şekilde öne çıkıyordu. Sürgün yılları Kafkasya'dan dönen Puşkin'in Rusya'daki askeri yönetime karşı oluşundan dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Hükûmet tarafından oğlunu gözetim altında tutmakla görevlendirilen babası da görevini yerine getirmişti. Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde, yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeni Onegin adlı romanını yazmaya başladı. Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov adlı önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazdı. Bu yıllarda ülkesinde süregelen özgürlük mücadalesi dışında Yunan İsyanı ve İspanya ile İtalya'daki mutlakıyet karşıtı hareketleri yakından takip etti. 1820-1824 yılları arasındaki sürgün döneminden sonra Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova'ya çağrılan genç şairin kaleminden çıkan her şey, artık çarın sansüründen geçecektir. Polis baskınları ve aşk serüvenleri ise Puşkin'in yaşamının ayrılmaz parçaları olmuştu. Evliliği Puşkin, bir baloda yüksek rütbeli ve emekli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaştı ve bu genç kıza aşık oldu. Puşkin, Natalya'ya evlenme teklif etti; Natalya ise şairin evlenme teklifini belirsiz bir tarihte cevaplamak üzere cevapsız bıraktı. Puşkin, bu durum karşısında umutsuzluğa kapılmış ve Moskova'dan uzaklaşmak istemişti. Bu nedenle, 1829'da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Sonradan yazdığı "Erzurum Yolculuğu" adlı eserinde seyâhat izlenimlerini anlatan Puşkin'in, daha başka birçok eserinde de Erzurum'dan aldığı esinlerin izlerini bulmak mümkündür. Moskova'ya dönen Puşkin, Natalya'ya evlenme teklifini yineledi. Uzun çekişmelerden sonra Natalya'nın ailesini de ikna etmeyi başardı ve sonunda nişanlandılar. Bu evliliği istemeyen Natalya ise bu duruma kayıtsız kaldı. Natalya'nın bu olumsuz tutumu, ilişkilerinin sonuna kadar da bu şekilde devam etti. Puşkin'in eşi Natalya Gonçarova Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden rahatsız olsa da, Puşkin yazmaya devam etti. Yevgeni Onegin, Don Juan, Veba Sırasında Ziyafet gibi manzum trajedyalarını ve Dubrovski, Maça Kızı gibi önemli eserlerini bu dönemde kaleme aldı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlamaktadır. Öyle ki, Gogol'a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin'in verdiği söylenmektedir. Ölümü Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında biri girdi. Puşkin, kendisine yazılan birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d'Anthès adındaki bu Fransız'ın karısı Natalya Puşkin'e kur yaptığını öğrendi. 1837'de d'Anthès'i düelloya çağırdı. 27 Ocak 1837'de St.Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verildi. Puşkin'in şâhidi arkadaşı Danzas'tı. Düelloda kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilmektedir. Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin'i karnından yaralamayı başardı. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, şubat ayında bir öğleden sonra hayata gözlerini yumdu. Şâirin ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halk, Yevgeni Onegin'in son baskısını tüketti. Şairin ölümü üzerine başlayan huzursuzluk, neredeyse hükümete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı şairin tabutunu gizlice kiliseden aldı ve Mihaylovskaya köyüne götürerek toprağa verdi. Hakkında Gogol'un “Puşkin, olağanüstü bir olaydır.” ve Dostoyevski'nin de daha mistik bir tavırla “Puşkin, bize gelecekten haber veren bir ermiştir.” dediği Puşkin, modern Rus edebiyatının oluşmasına en büyük katkıda bulunan edebiyatçı olarak kabul edilir. Puşkin, klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus edebiyatında “gerçekçilik akımı”nı başlatan öncü bir isim olmuştur. Aleksandr Puşkin'in düello günü uğradığı son yer, Peterburg Nevski Prospekt'de Wolf's şekercisidir (şimdiki Cafe Litteraturnia). Bu cafede Puşkin'in balmumundan bir heykeli bulunmaktadır. Eserleri Ruslan i Lyudmila – Ruslan ve Ludmila (1820) (şiir) Kavkazskiy Plennik – Kafkas Esiri (1822) (şiir) Bakhchisarayskiy Fontan – Bahçesaray Selsebili (1824) (şiir) Tsygany, – Çingeneler (öyküsel şiir) (1827) Arap Petra Velikogo – Büyük Petro'nun Arabı (tarihsel roman, bitirilmemiş) (1828) Poltava (1829) Küçük Trajediler (1830) Boris Godunov (1825) (dram) Papaz ve uşağı Balda'nın hikâyesi (1830) (şiir) Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina – İvan Petroviç Belkin'in hikâyesi (5 kısa hikâyeden oluşur: Atış, Kar Fırtınası, Cenazeci, Menzil Müdürü ve Bey'in Kızı) (1831) (düzyazı) Çar Saltan Masalı (1831) (şiir) Dubrovsky (1832-1833, yayınlandı1841, roman) Prenses ve 7 Kahraman (1833, şiir) Pikovaya Dama – Maça Kızı (hikâye) (1833) daha sonra operaya uyarlanmıştır. Altın Horoz (1834, şiir) Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835, şiir) Yevgeni Onegin (1825-1832) (şiirsel roman) Mednyy Vsadnik – Bronz Süvari (1833, şiir) Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834, düz yazı) Kapitanskaya Dochka - Yüzbaşının Kızı (1836, düz yazı) Kirdzhali – Kırcali (kısa hikâye) Gavriiliada Istoriya Sela Goryukhina – Goryukhino Köyü'nün Hikayesi (bitirilmemiştir) Stseny iz Rytsarskikh Vremen – Şövalye Hikayeleri Yegipetskiye Nochi – Mısır Geceleri (kısa şiirsel hikâye, bitirilmemiştir) K A.P. Kern – AP. Kern'ne (şiir) Bratya Razboyniki – Haydut Kardeşler (oyun) Graf Nulin – Kont Nulin Zimniy vecher – Kış akşamı Puşkin'in birçok eserini filolog Metehan Mollamehmetoğlu Türkçeye çevirmiştir.