"Nihayetinde, insan hep bir düşman arar kendine. Mücadele edecek bir şey..."
Birinci evre,kaybın ya da kayıp tehdidinin gerçekleştiği andan itibaren başlayan kriz dönemindeki kederdir. bedenimiz ve zihnimiz kedere karşı direnir.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
'İyi olan kazansın.' Billy Morgan'ın bu lafı söylediğini ne kadar çok duymuşsunuzdur! Oysa genellikle iyi olan kazanmaz, kazansa bile maç zaten şikelidir.
Sayfa 81·Kitabı okudu
İnsanoğlu, iki bin yıl boyunca Kıyamet'i günün birinde gökyüzünden inecek kaçınılmaz bir ceza olarak hayal etti ama masadaki kartlar ansızın değişmekte. Kıyamet burada, çoktan aramızda, gökyüzünden inmedi; eylemlerimizin sonucu. Kendimizin her şeye kadir olduğuna inanarak yaptığımız hareketler sonucunda birdenbire her şeyin bizim elimizde olmadığını anladık. Bizi birbirimize bağımlı kılan derin ve gizemli ilişkiyi unutarak toprağı yağmaladık. Ve şimdi toprak bize rolümüzün yağmacı değil bekçi olduğunu hatırlatıyor. Toprağı, suları, hayvanları, bitkileri korumalıydık ama bunu yapmak için içimizde kutsallık kavramı olmalıydı. Oysa biz sadece sahiplen-mek, sahiplenmek, sahiplenmek ve gene sahiplenmek istedik. İçimizde oluşan o devasa boşluğu doldurabilmek için inanılmaz biçimde sahip olmak istedik. Ve biz sahiplendikçe içimizdeki boşluk genişledi, bizi içine çekti ve bizi yeniden sahiplenmek üzere dışarı fırlattı. Bütünlüğümüzü, kusursuzluğumuzu sus payı olarak nesnelerle doldurduk; sevgiden korktuğumuz için iktidarın peşine düştük. Bu körlüğün ve bize sürekli her şeyin kontrol altında olduğunu, kontrol altında olmayanın da yakında olacağını tekrarlayan sirenlerin koruması altında sınırı aştığımızı fark etmedik. Şiddetin, kendi amacı içinde tükenen bir güç değil farklı olgunlaşma süreçleri içinde, daima daha büyük bir şiddet yaratan bir güç olduğunu fark etmedik. Toprak sadece ona yaptığımız kötülükleri iade ediyor. Önümüzde müthiş değişimlere gebe zamanlar bizi bekliyor; belirsizlik, dengesizlik, dünya sahnesine iniveren, tsunami, deprem, sel, kasırga, yanardağ patlaması gibi hazırlıklı olmadığımız olaylar bize yeryüzünün gücü karşısında bütün teknolojimize karşın minicik karıncalardan farksız olduğumuzu hatırlatıyor. Toprağın bu işaretleri -küresel ekonomik kriz,
Sayfa 114·Kitabı okudu
Modernleşme doğası gereği bir kriz toplumudur. Modernleşme toplumu aydını, yazarı da daima kriz aydını, yazarıdır.
Gerilimin Merkezinde: İttihat ve Terakki
Hüseyin Hilmi Paşa'nın 2 aylık sadareti muhalefet ve iktidar arasındaki gerilimin iyiden iyiye büyüdüğü, provakasyonların zirve yaptığı, siyasi şiddetin sahneye çıktığı bir kriz dönemine dönüşmüştü. Çeşitli nedenlerden dolayı halinden memnun olmayanlar yani muhalefet, alaylı subaylar, er ve erbaşlar, geniş halk kitleleri, İstanbul'da umduğunu bulamamış politik sürgünler ve medrese talebeleri tüm sorunların kaynağı olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti görüyor ve diş biliyorlardı. Bu fırtınalı havada gökten tüm yıldırımlar aynı koordinatlara ulaşacaktı, yani İttihat ve terakki Cemiyetinin bulunduğu Şeref Efendi Sokağı'na..
Sayfa 84 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı