Gonca
mesaj-gonder
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
TAKİP ET
Gonca
@monnna_rosa
harita
Ankara
v3_profil_bos
646 okur puanı
gecmis
05 Ara 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
712 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
Halkın kendisini bu kadar kolayca zehirletmesi için hiçbir direnç gücüne sahip olmaması gerekirdi. Zehir özellikle cahillere, bilgisizlere, eleştiri, araştırma ve tartışma yeteneği olmayanlara etki eder. Ve bu kadar acının, adaletsizliğin, iğrençliğin altında da cahillik yatıyordu; ilerleyen insanlığın ilk ve tek, uzun süren çilesidir bu cahillik, ışığa doğru engebelerle dolu ve yavaş bir yükselmedir bu, tarihin çamuru ve cinayetleri arasından. (S.175) . Merhaba. Zola'nın Dört Incil dizisinin üçüncü kitabı "Gerçek"ten söz etmek istiyorum. Yazarın ölmeden önce tamamladığı son kitabıdır Gerçek. Öncelikle genel olarak şunları söylemeliyim ki Gerçek; Zola'nın bir manifestosudur, insanlığa öğütleri ve hatta bence vasiyetidir! Çünkü öyle eşsiz bir içerik ve niteliğe sahip ki herkesin okuyup her bir cümlesini kulağına küpe yapıp her bir cümlesinden ders çıkarması gerekir. Zola aydın bir yazardır ve her kitabında da çok kuvvetli mesajları vardır ama bu defa bir mesaj değil direkt olarak okuyucunun yüzüne yüzüne çok net ve yoğun vurmuş düşüncelerini ve 'Gerçek'leri. Kitabın içeriğinden önce şunu söyleyeyim, bu kitap karanlık ile aydınlığın, gericilik ve ilericiliğin, adaletsizlik ve adaletin romanıdır. Gerçek, Fransa'da tarihi bir önen taşıyan bir olayın yani Dreyfus olayının bir yansımasıdır. Doğrudan doğruya Dreyfus olayına bağlıdır. (Dreyfus olayını yazarın 'Suçluyorum' adli kitabından öğrenebilirsiniz). Şöyle ki kitapta yarattığı Gorgias ile Esterhazy, Simon ile de Dreyfus bağdaştırarak serbest bir uyarlama yapmış. Kitap belediye okulunun Yahudi asıllı öğretmeni Simon'un yeğeni Zéphirin'in rahip Gorgias tarafından tecavüz edilerek öldürülmesiyle gelişiyor. Kilise 'dinsiz, hristiyan düşmanı' olarak niteledikleri yahudilerden intikam almak için Simon'u suçlar ve kendini kurtarmak hem de kendi okullarının önemli rakipleri olan 'laik' okulları hedef alarak halkı kendi tarafına çekmek ister. Bu yaşananlardan sonra laik okul öğretmeni Marc devreye giriyor hatta laikliği, bilimi ve seküler yaşamı savunan bir grup öğretmenin aileleriyle birlikte bu minvalde verdiği mücadeleyi anlatıyor. Halkın gericiligine, yobazligina, cahilliğine karşı verilen bir mücadele buaynı zamanda adaletsizliğe, yalana karşı hakikate erişme mücadelesi. Yazarın anlattıklarında çok net anlaşılıyor ki eğitimsizlik ve bundan kaynaklı cahillik, gericilik ve adalet yoksunluğu bir ulusu nasıl aşağı çekip yokuşa sürdüğünü, tam tersi olduğunda da halkın nasıl evrilip daha bilinçli insanlara dönüştüklerini okudum bu kitapta. İçinde bulunduğumuz ülkeninde birçok gerçeğini bulabileceğiniz enfes hatta ötesi bir kitap. Her okuduğum kitabında defalarca kez hayran olduğum yazarın bu kitabını da herkes okumalı bence. Gerçeklere erişip zihnimizi ,dünyamızı aydınlatacağımız kitaplarda buluşalım. Kitapla kalın.
kamera
Gerçek
kamera
Emile Zola
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.1/10 · 461 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
848 syf.
·
30 günde
·
Puan vermedi
Çariçe ll.Katerina! Güzellik bahşedilmiş kadınların en iyi çağını yaşadığı o döneme ulaşmıştı. Kapkara saçları, ışıltılı teni ve pembe yüzü, iri belirgin ve etkileyici mavi gözleri, uzun siyah kirpikleri, kalkık bir burnu, öpülesi dudakları... ince bir yapısı vardı, küçük değil uzundu; hızlı ama büyük bir asaletle hareket ediyordu, tatlı bir sesi ve şen,hoş bir kahkahası vardı.(S.40) . Merhaba. Rus çariçesi ll. Katerina ve sevgilisi Potemkin arasında ki aşkı ve döneminde yaşanan siyasi olayların anlatıldığı biyografiden söz etmek istiyorum. Katerina 34 yıl boyunca Rusya'yı yönetmiş ve 18.yy. damgasını vurmuş bir imparatoriçe! Çapkınlığı ile nam salmış hatta o denli ki halk arasında 'taçlı fahişe' olarak tanınan, kocası lll. Petro'yu tahttan indirerek imparatoriçe olan Katerina. Sıradan bir saray muhafızı olan Potemkin'de dikkatini bu dönemde çekmiş. Ill. Petro'yu tahttan indirme kumpasinda büyük yarar sağlamaya ve Katerina'nın dikkatini çekmeye çalışan Potemkin istediğini bu olaylarla gerçekleştirmiş ve iyi bir asker, yakışıklı bir genç olmasıyla Katerina'nın bir süre sonra gözdesi olmuş. Bu sayede sınırsız para ve siyasi güce sahip olan Potemkin güçlü bir Rus general ve devlet adamı olmasının yanında Çariçe'nin sevgilisi hatta kocası(gizlice evlendikleri yazılıyor ama hicbir zaman ispatlanamamış) olmuş. Potemkin hayatini Katerina ile birlikte Osmanlı Devletini parçalayarak Rusya'nın egemenliği altında başkenti İstanbul'da olan yeni bir Bizans imparatorluğu kurmaya adamış. Yani birbirlerine olan aşklarının yanında yeteneklerini ve siyasi güçlerini de birleştirmişler hatta detaylar okunduğunda aslında ikiside imparatorluğa aşıktır ve imparatorlukla evlidir. Çünkü bir süre sonra birbirlerinden sıkılmış olmalılar ki ikiside kendilerine başka sevgililer bulmuş hatta birçok sevgililer. İspatlanamamakla birlikte Potemkin yeğenleri ile aşk yaşadığı okuduğum kitapta yazdığı gibi birçok kaynaktada yazıyormuş çünkü o dönemlerde bu ılişkiler normale yakınmış. Biyografi yazarının genel üslubundan bahsedecek olursam çok beğendiğimi söyleyebilirim. Anlatılan her şeyin kaynağını belirtmiş. Biraz fazlaca detaylı bir biyografi olmuş, ikisinin aşkı yanında Dönemde yaşanan tüm siyasi olayları ve hatta diğer ilişki içinde bulunduğu ülkelerin siyasi durumları hakkında da kaynağa dayalı bilgiler vermiş. Osmanlı devletinden uzun uzun bahsetmesi hoşuma gitti ve aksi bir bilgi ile karşılaşmadım. Eğer tarihe, Rus sarayına ve biyografiye meraklıysanız ve çok kıymetli bilgeler içeren anlatımı akıcı ama detaylarda boğulacağınız bu kitabı mutlaka öneririm:)) çok zor olmasına rağmen benim için tatmin edici bir okumaydi. Kitapla kalın
kamera
Büyük Katerina ve Potemkin
yildiz
8.0/10 · 4 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
336 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Merhaba. 19. yüzyılın siyasi çalkantılarınin edebiyata da yansıdığı dönemlerde İrlandalı yazar Ethel Lilian Voynich'in en çok okumuş, basılmış ve devrimci kitleler tarafından çok sevilmiş eseri Atsineği'nden bahsetmek istiyorum. Oldukça ilginç yaratım süreci ve sonrası var. Ethel L. Voynich Yazar ve besteci. Berlin'de ki müzik eğitiminin yanı sira devrimci siyasetle de ilgilenmeye başlıyor ve farklı ülkelerden özellikle Rusya'dan devrimcilerle ilişki kuruyor ve bir süre burada yaşayarak bu kimliği ile birçok devrimci harekete katılıyor ve öncülük ediyor. Yazar ve yine Rus devrimcisi eşi en sonunda Amerika'ya yerleşiyor ve burada çok farklı bir hayat yaşarken "Atsinegi" kitabının Avrupa'da özellikle Rusya'da çok popüler olduğunu milyonlarca baskısı olduğunu Amerika'ya gelen bir Rus diplomat tarafından 91 yaşındayken öğreniyor. Rusya'da ki popülerliği öyle halde ki 1970 yılında Sovyet Astronomlar tarafından keşfedilen küçük bir gezegene "2032 Ethel" adı veriliyor. Bana göre son derece etkileyici bir olay ve süreç. Kitabın içeriğine gelecek olursam kısaca; ilk cümlede söylediğim gibi 19.yy siyasî, dini açıdan çalkantılı olduğu başlarında Avusturya işgali altındaki İtalya'da verilen devrim mücadelesine katılan baş karakter Arthur'un başından geçen olayları okuyoruz. Arthur'un gözünde ilahlaştırdıği eğitmeninin yalanını yakalaması ve bu konuyla alakalı olarak sevdiği kız tarafından tokat yemesiyle kendine intihar süsü vererek ortadan kaybolur ta ki 13 yıl sonra başka bir kimlik ve kişilikle karşılarına çıkana dek. Arthur artık dini reddetmiş, siyasete karışmış ve şiddet eylemlerinde bulunmuş Rivarez nam-ı diğer "Atsinegi" olarak karşımıza çıkıyor. Voynich'in okuduğum ilk kitabıydı ve kesinlikle kendisine hayran kaldım, yaratım surecinden, yazarın hikayesinden, somut gerçekleri kurguyla harmanlamasindan çok çok etkilendim. Okuduğum en iyi kitaplar arasına girdi Atsineği. Eğer toplumcu-gerçekçi kitaplar seviyorsanız mutlaka öneririm. Kitapla kalın
kamera
Atsineği
yildiz
9.1/10 · 1.144 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
550 syf.
·
11 günde
·
Puan vermedi
...korku ve kölelikle özgür iradesi yok edilmiş milyonlarca insan, Trujillo'yu tanrılaştırmıştı. Ondan korkmakla kalmıyorlardı, seviyorlardı onu; tıpkı dayak ve cezaların onların iyiliği için olduğuna inandırılan çocukların otoriter ebeveynlerini sevdikleri gibi. (S.81) . Merhaba. 2021'de okuduğum en iyi kitaplardan biri olan Teke Şenliği'nden söz etmek istiyorum. Mario Vargas Llosa'dan okuduğum ilk kitaptı ve şimdiye kadar okuduğum kitaplarla kıyaslanamaz düzeyde bir okumaydı. Yaşanan gerçek ve bir ülke adına son derece mühim olayları bir edebiyatçı ustalığı ile aktarmış Llosa. Yazarım neden Nobel Edebiyat Ödülü aldığını okuduğum bu ilk kitabında anladım. Dominik Cumhuriyeti'nde şantaj, cinayet, tehdit, tecavüz ve türlü zorbalıklarla 31 yıl iktidarda kalan Rafael Trujillo adındaki diktatörün yaşadıkları ve o dönemde çevresindeki insanlara ve Dominik halkına yaşattıklarından bahsediyor kitap. Kurgu sanmayın! Kitapta yaşanan her bir olay her bir karakter gerçek! (Urania Cabral dışında) Bir ülkede iktidarın tek elde olmasının ne demek olduğunu, bu yetki ve güce sahip bir insanın neler yapabileceğini, yaptırabileceğini çok etkili bir biçimde anlatmış Llosa. Kitapta tek bir gereksiz cümle, gereksiz ayrıntı ya da konudan sapma, durağanlık gibi bir bölüm yok. Baştan sona gerçek ve son derece akıcı bir anlatıma sahip. Eğer okurken günümüz ve ülkemizden de pay çıkaracak olursanız kesinlikle sarsılacaksınız. Daha çok şey yazmak ya da konuşmak isterdim ama başımı derde sokmaya pek niyetim yok:)). Kısaca yorumum bu şekilde. Mutlaka ve mutlaka okumanızı öneririm.
kamera
Teke Şenliği
kamera
Mario Vargas Llosa
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.1/10 · 398 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
384 syf.
·
7 günde
·
Puan vermedi
"Hayat dediğin, insan boyuna ağlasın, boyuna öfkelensin diye yaratılmış." (S.383) . Merhaba. Fransız Edebiyatı'nin ustası Emile Zola'nın Rougon-Macquart serisinin dördüncü kitabı olan 'Plassans Papazı' kitabından söz etmek istiyorum. 1848 yılında 2.Cumhuriyet kurulmuş fakat asilzadeler ve kilise cumhuriyeti benimseyememişler ve Bonapart'ı desteklemişler. 1851 yılında cumhuriyeti devirerek ikinci imparatorluk dönemini başlatmışlar ta ki 1870'de üçüncü cumhuriyet ilan edilene kadar... Emile Zola'da bu süreçte yaşananları, Fransız halkının durumunu, toplumsal yapısını-olayları anlatmak için 20 kitaptan oluşan bu diziyi yazmıştır. Rougon-Macquart dizisi! Plassans Papazı kitabında da dizinin ilk kitabı olan Rougonlar'ın Yükselişi kitabında tanıttığı iki ailenin arasında yapilan evlilik üzerinde durmuş. Marthe ve Mouret Marsilya'da ticaretle uğraşarak edindikleri servetlerini üç çocuklarıyla birlikte sessiz sakin bir yaşam sürmek için Plassans kasabasına yerlermişlerdir. Bir gün evlerinin ikinci katını kasabaya yeni atanan rahip Faujas'a kiralamışlar ve olaylarda bu şekilde başlamış olur. Hikaye Mouret ailesi ile rahip arasında geçiyor gibi görülsede yazar eleştirilerini ruhban sınıfına yöneltir. Siyasetin suç ortakları olan, amaçları uğruna her şeyi kendilerine mubah gören din adamlarından bahseder. Ayrıca bunların dışında evin hanımı olan Marthe 'ın rahibe karşı engel olamadığı duygularından söz eder. Marthe'ın bastırdığı duygularını nasıl açığa çıkardığı ve kocası Mouret'nin ilgisiz bir koca ve baba gibi görünmesine rağmen iç dünyasında neler yaşadığı ve olayları nasıl karşıladığını Zola yine eşsiz betimlemeleriyle sunmuş. Zola'dan yine muhteşem bir kitap okudum. Tavsiyemdir. Kitapla kalın. . #books
kamera
Plassans Papazı
kamera
Emile Zola
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.8/10 · 37 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
30 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;