Okurken sizi sıkmayacak çerezlik bir seriydi. Sadece yazarın 4 kitap yapması gereksiz geldi bana. İşin içinde gizem olunca olayları bu kadar uzatmak okuyucuyu yoruyor çünkü. Ben genelde gizem olan kitapları sevmem, fazla meraklıyım bu tarz için. Her ne kadar neler olduğunu tahmin etsem de olaylar aydınlanana kadar fenalık geçirdim bu nedenle.
Karakterlerin her biri güzel işlenmişti, hepsinin duygularını ayrı ayrı hissettim. Genelde bu tarz kitaplarda duygular çok yüzeysel yapılıyor maalesef ama bunda hepsi kanlı canlı gibiydi. Bi karakter mantıksız bir karar vermişse bunu neden verdiğini anlayabiliyordunuz. Ben çok severim böyle derin işlenmesini. Kitapların en güzel yönü buydu.
Başkarakterimizi de çok sevdim ben. Olgun biriydi, böyle karakter de çok olmaz genelde.
Seriyi yaşanan olaylardan çok, güzel yazılmış karakterlerin ve onların aralarındaki ilişkilerin taşıdığını düşünüyorum. Olaylar tahmin edilebilecek şeylerdi çünkü. Ama tabii bu okuma zevkimi düşürmedi.
spoiler
+Judela beraber gitmemesi belki bencilce ve mantıksızca bir davranış olabilir ama karakter açısından çok yerindeydi bence. Kendimi Gabe'in yerine koyduğumda ben de o tarz bir karar verebilirim gibi geldi.
Ve bence Jude'un davranışı da yanlıştı. Birlikte gideceğiz derken bir anda herkesi peşine taktı. Mya da dahil buna. Kardeşinin kızı sevmediği belli ama sen neden Mya'ya bu kadar bağlısın ki. Kardeşini ömrün boyunca tanıyorsun, bu kızı sevmiyorsa bir nedeni var diyip sen de temkinli yaklaşmalısın ama tuhaf bir şekilde sıkı fıkılardı. Ki sonunda Gabe haklı çıktı. ( Sevemedim Mya'yı ben. Sırf Gabe'in çevresini kıskandığı için yakın olmuş resmen onun sevdiklerine. O itiraftan onu anladım ben. Bu tarz insanlara denk geldim ve sevemiyorum o yüzden. )
+Rafa'nın yaptığı şey ne olursa olsun aşırı