Güvensizlik İkliminde Frontal Korteks İflası
Kişi, sadece Akılcı Kontrol Merkezi (dlPFC) ile hareket eden bir Mr. Spock gibidir. Şu önemli noktayı gözden kaçırmayalım. Düşünce ile duygular arasında ayrım yapan kişiler, genel olarak duyguları güvenilmez bulur ve ilkine yoğunlaşırlar. Duygular, kişiyi hislere boğar, yüksek sesle şarkı söyletir, süslü püslü giydirir. Bu bakış açısına göre, Duygusal Karar Merkezinden (vmPFC) kurtularak daha akılcı ve fonksiyonel oluruz. Üzgünüm ama Damasio tarafından da açık ve net bir şekilde ortaya koyulduğu gibi, durum hiç de böyle değil. Duygusal Karar Merkezi hasarına uğrayan kişiler, karar almakta zorlanmanın yanı sıra, kötü kararlar almaya da yatkındırlar. Arkadaş ve partner seçiminde yanılırlar ve negatif geri bildirimlere kulak asmazlar. Örneğin farklı stratejiler için ödül oranlarının değiştiği ama katılımcıların bundan haberdar olmadığı bir kumar oyunu düşünelim. Katılımcılar oyun stratejilerini değiştirmekte serbestler. Kontrol grubundaki kişiler, ödül oranlarının nasıl değiştiğini tam olarak açıklayamasalar da stratejilerini optimal düzeyde değiştirmektedir. Duygusal Karar Merkezi hasarı olan bireyler ise ödül oranlarının nasıl değiştiğini dile getirebiliyor olsalar da stratejilerini değiştirmemektedirler. Duygusal Karar Merkezi olmadığında, negatif geri bildirimin ne olduğunu yine de bilebilirsiniz ancak bunu içinizde hissetmeyi bilmediğiniz için davranışlarınızı değiştirmezsiniz. Daha önce gördüğümüz gibi Akılcı Kontrol Merkezi olmadığında, metaforik süper ego da olmaz ve aşırı saldırgan ve cinsellik düşkünü bireyler ortaya çıkar. Duygusal Karar Merkezi olmadığında ise davranışlar farklı şekilde uygunsuzlaşır. Mesela bu tür kişiler biriyle uzun süre sonra karşılaştıklarında, "Selam, görüyorum ki biraz kilo almışsın," derler. Bu söze gücenen eşi tarafından ayıplanan
Sosyoloji
Ne kadar acayip, diye geçirdim içimden;iyi ya da kötü, akıllıca ya da aptalca, önemli ya da önemsiz olduğuna bakmadan bir şeylere övünebiliyorsun, asıl mesele o şeyin seni diğerlerinden ayıran bir şey olmasıdır. Kitty
Sayfa 82 - Genç Timaş·Kitabı okuyor
Alıntı
Toprak duvarlar arasında yansıyan Taze ve canlı loşluk testideki su Ve bahçelere taşınan semaverler Buğularıyla birbirlerine selam verirler Sulhun sessizliğin sağlığın Havayı soluyan ciğerleri Gibi kaynayıp dururlar Uçarı bahar konuşmalarında Kırmızı yumurta Elimizi göğsümüzden açan ekmek Pınar tüyü menekşelerle Bir aşk gibi sarar çay zamanı Ey aya düşen kızlar Baka baka ayı uçurumlaştıranlar Aya çiçek fırlatanlar bir bahar gecesi Sırları ifşa edilenler gök gürültüsünde Kırın yeniliklerini bekleyenler Dağlara açılan yolağızlarında Ve ufku gülle çevrili kentler Şiraz özentili kasabalar Kiraz ağaçlarıyla Şiraz'a dönüşenler Sizi buluyorum bir kere daha içimde Yaşlıysam da gençsem de Bir ölüm gibi gurbetleşmiş biriysem de ülkemde Taşları düşlerimle bir kılıç gibi ikiye böldüğümde Yerine gelmemiş adaklarımla Kurban gibi boynunu uzatan kelimelerimle Taşları ikiye böldüğümde İnsanı ölmeden içine gömdükleri Hayalden ırak Akşam taşlarını
Şiir
Mustafa Kemal hakkında bilgisizce, onu karalamak için konuşan, hakaretler eden emperyalizmin kuklalarına sakın ola ki “Atatürk düşmanı” demeyin! İngiliz General William Birdwood, Mustafa Kemal Atatürk öldüğünde cenazesine katılmak için Türkiye’ye gelmiş, Ankara’ya kadar gitmiştir. Üstelik bunu yaparken üniformasını giymiş ve gözyaşları içinde selam durmuştur. Neden mi onlara Atatürk düşmanı demeyeceğiz? Çünkü onlar Atatürk’ün düşmanı bile olamazlar!
Sûfîyem halk içinde tesbîh elümden gitmez Dilüm ma'rifet söyler gönlüm hîç kabûl itmez Boynumda 'icâzetüm riyâyıla tâ'atüm Endîşem ayruk yirde gözüm yolı gözetmez Söylerem ma'rifeti sâlûslanuram katı Miskînlige dönmege gönlümden kibir gitmez Hoş dervîşem sabrum yok dilümde inkârum çok Kulagumdan gireni hergiz içüm işitmez 'Âlem çırâkdur sadır gönlüm bunı gözedür N'ideyüm Hak korkusı hergiz içümden gitmez Görenler elüm öper tâc u hırkama bakar Şöyle sanurlar beni zerrece günâh itmez Taşumda 'ibâdetüm sohbetüm hoş tâʻatüm İç bâzâra gelicek bin yıllık 'ayyâr itmez Görenler velî sanur selâm virür utanur Anca iş koyarıdum el irüben güç yitmez Taşum dervîş içüm boş dilüm tatlu sözüm hoş İllâ ben itdügümi dînin degşüren itmez Yūnus eksükligüni Allah'una 'arz eyle Anun keremi çokdur sen itdügün ol itmez
Sayfa 92
Şiir
Selam.
Namazların sonunda okuduğumuz şu hadis, Allah’ın selâm isminin anla­mını ifade etmektedir: “Allahümme ente’s-Selâmû ve min ke’s-Selam...” (Allah’ım! Sen selâmsın ve selamet de sendendir) (Müslim,Mesacîd, 135-136)