Antoni Casas Ros

Antoni Casas Ros

Yazar
7.6/10
77 Kişi
·
184
Okunma
·
12
Beğeni
·
1370
Gösterim
Adı:
Antoni Casas Ros
Unvan:
Yazar
Doğum:
1972
ANTONI CASAS ROS, 1972 doğumlu. Annesi İtalyan, babası Katalan, kendisi Fransızca yazıyor. Geçirdiği talihsiz kazayla matematik kariyerine son verip edebiyata yöneldi. İlk romanı Almodovar Teoremi (2009) Türkiyeli okurlardan da yoğun ilgi gördü. Fransa’da Prix Landerneau’ya aday gösterilen roman, İspanya’da 2008 yılının en iyi romanı seçildi (Premio Mejor Libro Novel). 2009’da öykülerden oluşan Mort au romantisme adlı kitabı yayımlandı. İkinci romanı Enigma (2010) gizemli örgüsüyle dikkat çekti.Roma’da yaşayan yazar, fotoğraf vermemektedir.
Aşk kuşkusuz bütün yanılsamaların en ciddisiydi;vazgeçemediğimiz, bizi içimizden kavrayan bir hastalık.
Tekrar normal biri olmaktan korkuyorum. Dünyanın sınırında yaşamak için hiçbir bahanemin kalmamasından...
Birbirimizin içinde öyle erimiştik ki, birlikte ve tek başımıza, el ele, göz göze, her şeyi yapabilir halde uzun, uzun saatler geçiriyorduk, çünkü yalnızdık, ama öylesine mutluyduk ki daha fazlasını arzulamıyorduk. Kimi zaman, bizi etkisi altında bırakan bu sonsuz mutluluk seli, yoğunluğunun gücüyle bize acı veriyordu ve ölmeyi arzuluyorduk; ama birbirimizle, birbirimiz için.
Hayaller kurulabilir, gökyüzü arzulanabilir, hafızada binlerce enfes anı canlandırılabilir ama bir bedenin bir ötekini arayışının yeri nasıl doldurulabilir?
Gerçekte birbirine benzer iki kitap yoktur, hatta önceden okunmuş bir kitap her yeni okumada bütünüyle yeni gelebilir.
192 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
hiç severek okuduğunuz bir romanın sonunda hayal kırıklığına uğradınız mı? elinize sevdiğiniz romanların sonlarını değiştirme imkanı geçseydi ne yapardınız? ya da her şey olması gerektiği gibi, o karakter ölmesi gerektiği için öldürüldü mü dersiniz? peki bir romanı roman yapan nedir? onu yazan yazarın kendisi mi yoksa roman gelişen, büyüyen ve yaşayan bir varlık mı?

sonlarını beğenmediği için edebiyata tutkun olmasına rağmen yazarlarına kin güden bir edebiyat profesörü, ileride büyük bir yazar olmak isteyen kızıl bir katalan kadını, 15 yaşında yaşadığı travma nedeni ile konuşma yetisini kaybeden japon bir kadın ve kurbanlarına son anlarında şiir okuyan, şiir tutkunu bir kiralık katilin ortak noktası korkak ve kaçamak sonlarından nefret ettikleri romanlar. bu 4 kişi bir amaç uğruna bir araya gelip eyleme geçme vaktinin geldiğini düşünürler. edebiyata ne kadar tutkunsalar yazarlara karşı o kadar büyük nefret besliyorlar. gerçekten nefret etmekte haklılar mı? kitap bize romanı edebi bir eser yapanın onun içinde barındırdığı karakterler mi yoksa onlara hayat veren yazarlar mı diye sorgulatıyor. bunu en başta hiç alakası olmayan dört karakteri bir araya getirerek yapıyor. yer yer kitabın yazarı bu konuda kendisini de topa tutmaktan çekinmiyor. özellikler baş karakterimiz profesör joaquim'in en sevmediği yazarlardan birisi olarak kendisini tasvir ediyor.

başlarda biraz sıkılsam da ilerleyen bölümlerde kitap sizi giderek içine çekiyor.
112 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Hayat varsa Umut vardır.
Bu kitabın benim açımdan en etkileyici yanı ,yaşadıklarına rağmen yazarın intiharı sadece bir kere düşünmesi...

Kitabın yazarı,20 yaşında mezuniyet günü sevgilisiyle trafik kazası geçiren hocalarına göre matematik dehası bir genç olan Antoni. Kaza anında sevgilisi ölür ve Antoni'nin yüzü paramparça olur ve geçirdiği estetik ameliyatlar sonucu kendi tabiriyle yeni bir Salvador Dali tablosuna benzer.Kazadan sonra Antoni tam 15 yıl boyunca kendine göre kuş hayatı yaşar,bir yerde sadece 3 ay kalır,internet üzerinden matematik dersleri verir,fiziksel olarak annesi dışında kimseyle görüşmez ve sadece geceleri dışarı çıkar.Buna rağmen intihar etmeyi sadece ilk yıllarda düşünür,sonra der ki,nefes alıyorsam umut var :)
Sonra bir gün yönetmen Almodovar ile tanışır.Almodovar Antoni'ye yeni bir buluş gibi bakar ve hayatını filme almak ister. Antoni artık karanlıkların prensi değil kameraların kralıdır :) Ve bu süreçte Antoni yeniden aşık olur ,yeniden hissetmeye başlar.Lisa , unuttuğunu sandığı dünyalara götürür O'nu.

Çok kısa olmasına rağmen benim açımdan altı çizilecek tonlarca cümle ve ifadenin bir arada bulunduğu bir kitaptı.Çok beğenerek okudum.Benim için farklı bir dünyaydı.
Her gün en ufak şeylerden bile dünyamızın yıkıldığı düşünülürse herkese bir Antoni ruhu lazım ;)
240 syf.
·3 günde·7/10
Antoni Casas Ros daha önce varlığından haberim bile olmayan bir yazardı. Ta ki kitapçıda kitapları inceleyene ve bu kitaba denk gelene kadar.
Kitap arkasını okuyunca konu itibariyle çok farklı bulmuştum. Fazla düşünmeden aldığım 5-6 kitap arasına ekledim.
Dili akıcı seçtiği konu diktatörlüğe ve çürümüş yönetim sistemlerine farklı bir başkaldırış.

Daha cok ergen dediğimiz 15-18 yaş aralığında olmak üzere 30 yaşına kadar gençlerin kim olduğu nasıl biri olduğu bilinmeyen adına Y denilen bir kişinin başlattığı akım sayesinde, yönetimleri protesto amaçlı, sosyal ağlar aracılığıyla yüksek yerleri seçerek ( binalar,ağaçlar, uçaklar, helikopter vb ) yerlerde bir araya gelerek çırılçıplak soyunup kendilerini boşluğa bırakıyorlar.
Bu ani ve toplu intiharlara karşı devlet yönetimleri ne yapabilir? Gayet basit şiddeti artırmak!

Kitap girişi itibariyle güzel ama belli bir yerden sonra Pornografik cinselliğe dönüyor. Çünkü cinselliğin de yönetimlere karşı isyan olduğunu bize anlatıyor yazar.
Peki kazanan kim? Eylemciler mi? Yönetimler mi?
Cevabı elbette ki kitapta.
Herkese keyifli okumalar...
Aslında fikir olarak çok güzel bir kitap. Arka kapak yazısını okuduğumda çok beğenmiş ve hemen almıştım. Fakat olayları çok fazla karmaşık anlatıyor ve bir süre sonra ana konudan uzaklaşıyor. bu yüzden yarım bıraktım daha fazla devam edemedim
240 syf.
·11 günde·5/10
Daha önce Antoni Casas Ros dan Enigma ve Almodovar Teoremi ni okumuştum. İkisi de çok bayıldığım kitaplardır. Konusu olsun karmaşık yazım tarzı olsun... Fakat bu kitap beni gerçekten çok yordu okurken. Konusu çok iyiydi, zaten arka kapak yazısını okuduğunuzda etkileniyorsunuz, özgün sıra dışı bir konusu var ama ne yazık ki dili zordu. Neredeyse yarım bırakacaktım sadece bitirmiş olmak için okudum. Eğer bu kitabı okuyacaksanız önce bahsettiğim diğer iki kitabı okumanızı öneririm.
192 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap gerçekten herkesin farklı yorum çıkarabileceği nitelikte. Ama bana sorarsanız kitap bir şaheser. Ben bu kitaptan şunu çıkardım ki: Aslında biz amaçsız yaratıklarız. Sadece bazılarımız kendilerine uğraşlar bulurken bazılarımız bir hiçlik denizinin içinde yüzüyorlar. Ben bu kitaptan sonra anladım ki bende yüzenlerdenim. Çünkü önünde sonunda herkes o denizde boğulacak...
240 syf.
·6/10
Kitap fuarında karşılaşana kadar yazardan da kitaptan da haberim yoktu. İlgi çeken konusuna rağmen okumaya başladıkça o heyecanı koruyamadım. Konu çok karışık gidiyor ve en ufak dalgınlıkta olay örgüsünü kaçırabiliyorsunuz. Bu yüzden pek sevemedim ve diğer kitaplarına bakmak için cesaret bulamadım.
192 syf.
·5 günde·5/10
Harika bir fikre sahip olan ve merak uyandırıcı bir şekilde başlayan bir kitap. Fakat başta ortaya çıkan ilginizi azaltan bu kitap beklentinizi karşılamayabilir.

Özellikle kitaptaki gereksiz ve cıvık cinsellik bana sorarsanız çok güzel işlenebilecek bir konuyu ziyan zebil ediyor. Kitabın arka kapağındaki yazı tamamen kitabın özeti denebilir. Neredeyse ne eksiği ne fazlası.

Kitapta dolu ve değerli bulduğum yerlerden biri karakterlerin kendi korkularını yenmeleri. Kendilerini yiyip bitiren geçmişleriyle yüzleşip temizlenmeleri. Karakterlerin atlattıkları bu baş ağrılı süreçler iyi anlatılmış. Fakat kitabın sonu hakkında aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Biraz hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim.

Daha az puan vermek isterdim fakat kitap içimde bir otuzlu yaşlarımdan sonra kitabevi açma isteği yarattı. İyi okumalar...
192 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap beni çok etkiledi, gerçekten bayıldım. Yazarın başka yazarları ezmesi ve hatta kendisini bile ezmesi mükemmeldi. Okurken her karakterin gözünden bakmak ve bunların herhangi bir şekilde kopukluk olmadan ilerlemesi kitabı okurken ayrı bir heyecan kattı bana. Bu şekilde bana göre karakterlerin ruh hallerini, düşüncelerini daha iyi bir şekilde anlayabildim. Naoki karakteri benim için mükemmel birisiydi. Severek okudum. Eğer birisi benden kitap önerisi isterse (umarım isterler) bu kitabı kesinlikle önereceğim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Antoni Casas Ros
Unvan:
Yazar
Doğum:
1972
ANTONI CASAS ROS, 1972 doğumlu. Annesi İtalyan, babası Katalan, kendisi Fransızca yazıyor. Geçirdiği talihsiz kazayla matematik kariyerine son verip edebiyata yöneldi. İlk romanı Almodovar Teoremi (2009) Türkiyeli okurlardan da yoğun ilgi gördü. Fransa’da Prix Landerneau’ya aday gösterilen roman, İspanya’da 2008 yılının en iyi romanı seçildi (Premio Mejor Libro Novel). 2009’da öykülerden oluşan Mort au romantisme adlı kitabı yayımlandı. İkinci romanı Enigma (2010) gizemli örgüsüyle dikkat çekti.Roma’da yaşayan yazar, fotoğraf vermemektedir.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 184 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 125 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.