Franz Kafka

Yazar 8,2/10 · 6146 Oy · 43 kitap · 20268 okunma ·  4053 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Franz Kafka
  • Unvan:
    Hukukçu, Yazar
  • Doğum:
    Prag 1883
  • Ölüm:
    Berlin 1924

Yazar İstatistikleri

4.053 okur beğendi.
6.146 puanlama · 3.463 alıntı
21 haber · 65.936 gösterim
20.268 okur kitaplarını okudu.
14.472 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
738 okur kitaplarını şu anda okuyor.
627 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Franz Kafka'nın Biyografisi

Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka’nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor.
Kafka’nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka’nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı.

1883 yılında Prag’da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi’si annenin çocuğu olan Franz Kafka’nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka’nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası’nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu.

1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka’yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı.

1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag’daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan “Bir Savaşın Tasviri” adlı öyküsünü bu dönemde yazdı.

1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka’nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı.

1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı.

1907'de Sigorta Şirketi’nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl “Taşrada Düğün Hazırlıkları” adlı öyküsünü kaleme aldı.

1912 yılında nişanlısı Felice Bauer’le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak,

1919’a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka’nın ölümünden çok sonra 1967’de “Felice’ye Mektuplar” adıyla yayınlandı.

1917’de Kafka, verem olduğunu öğrendi.

1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı.

1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka’yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka’yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu;

"En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..."

Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü.

1922’de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu.

1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin’e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya’sına direndi ve 1952`de Londra’da öldü.

1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu.

Kafka’nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka’nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı.

Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus’nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir".

Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.

Franz Kafka'nın Kitapları Kitap Ekle

8,3/ 10  (3.442 Oy) ·  10.890 Okunma
8,0/ 10  (814 Oy) ·  2.872 Okunma
8,0/ 10  (796 Oy) ·  2.634 Okunma
7,9/ 10  (305 Oy) ·  1.104 Okunma
8,4/ 10  (189 Oy) ·  581 Okunma
7,6/ 10  (134 Oy) ·  496 Okunma
8,2/ 10  (77 Oy) ·  248 Okunma
7,8/ 10  (53 Oy) ·  182 Okunma
7,6/ 10  (42 Oy) ·  162 Okunma
7,9/ 10  (41 Oy) ·  129 Okunma
7,4/ 10  (8 Oy) ·  61 Okunma
16. Taşrada Düğün Hazırlıkları (Richard & Samuel-Kafka&Porno)
7,7/ 10  (10 Oy) ·  56 Okunma
7,7/ 10  (13 Oy) ·  50 Okunma
7,9/ 10  (16 Oy) ·  50 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Nur-AL, bir alıntı ekledi.
11 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?

Milena'ya Mektuplar, Franz KafkaMilena'ya Mektuplar, Franz Kafka
Ferah, bir alıntı ekledi.
18 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka
Gözde Akyol, bir alıntı ekledi.
07 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Milena yardım et bana!
Söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!.."

Milena'ya Mektuplar, Franz KafkaMilena'ya Mektuplar, Franz Kafka
Ferah, bir alıntı ekledi.
29 Haz 2015

“Odamda günlerdir yalnızım,
ziyanı yok dünyada da yıllarca yalnız değil miydim?”

Günceler, Franz KafkaGünceler, Franz Kafka
Hakan TEKİN, bir alıntı ekledi.
21 Tem 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Biraz daha uyusam bütün bu olanlardan kurtulabilir miyim?"

Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 20 - Nilüfer)Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 20 - Nilüfer)
Ebru, bir alıntı ekledi.
20 Oca 2015 · İnceledi

"Evet, seni seviyorum budala! Tıpkı denizin, kendi dibindeki bir çakıl taşını sevmesi gibi... Evet, işte sevgim seni böyle kaplıyor! Ve Tanrı izin verirse, senin yanında bu kez ben çakıl taşı olacağım..."

Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka (Sayfa 200)Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka (Sayfa 200)
Ferah, bir alıntı ekledi.
30 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?"

Milena'ya Mektuplar, Franz KafkaMilena'ya Mektuplar, Franz Kafka
Sergen Özen, bir alıntı ekledi.
01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnanmak, kendi içindeki yok edilemez cevheri kurtarmaktır, daha doğrusu kendini kurtarmaktır, ya da daha doğrusu yok edilemez olmaktır, hatta daha doğrusu olmaktır.

Yalnızlık Bir Uçurumdur, Franz KafkaYalnızlık Bir Uçurumdur, Franz Kafka
Bütün Alıntıları Göster

Franz Kafka ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Aysel, Franz Kafka'yı yorumladı.
17 Ara 2014

Peki "gerçek" Kalka nasıl biriydi? Herkesin hemfikir olduğu nokta, büyük zorluklar içinde yazdığı, yaşadığı. Bir ayağı çemberin hep dışındaydı. Sistemle barışamadı bir türlü, ayak uyduramadı. Çarkların işleyişini en iyi analiz eden yazardı belki de. Korkularından, evhamlarından ilham aldı. Yapıcı olduğu kadar yıkrcı bir damar da vardı ruhunda, kendisini yok etmeyi seven bir adamdı. İşin aslı Kafka, şayet Kafka'ya kalsaydı iş, bugün belki de hiç kimsenin tanımadığı, duymadığı
bir isimden ibaret olacaktı. Mezar taşını bile çok az insanın bildiği...
Yazı yazmayı o kadar seviyordu ki, tüm olumsuzluklara rağmen bu tutkusundan vazgeçmedi. Ama bu madalyonun sadece bir yüzü. Bir de arkası var. Karanlıkta kalan yanı.Yazıya olan tüm saygısına ve aşkına rağmen Kafka ne yazdıysa yaktı, yaktı, yaktı. Geride bir şey bırakmamaya yeminli gibiydi. Hayatı boyunca kaleme aldıklarının neredeyse yüzde 90'ını kendi elleriyle alevlere attığı tahmin ediliyor.
Kafka vefat ettiğinde henüz 41 yaşındaydı. Artık Prag hep onunla anılacaktı. Şehre ismini, hayaletini, hayranlarını bıraktı. Evinde, çalışma masasının üzerinde bir mektup buldular.Yakın dostu Max Brod'a ithafen yazılmıştı.
Sevgili Max,senden son bir ricam var. Günlüklerim, karalamalarım, defterlerim, taslaklarım velhası| yazıya ve yazalığa dair ne varsa benden geriye kalan, okunmadan bir an evvel yakılmasını arzu ediyorum.
Max Brod, arkadaşının vasiyetini defalarca okudu. Sonunda kağıdı katladı, cebine koydu. Uzun bir yürüyüşe çıktı.Doğru kararı vermek istiyordu. Ama kime göre doğru?
Kafka'ya göre mi? Kendine göre mi? Tanrı'ya göre mi? İnsanlığa göre mi?
Sonunda arkadaşının vasiyetini çiğnemeye karar verdi.Onun yazılarından hiçbirini yok etmedigi gibi iki ay geçmeden önemli bir yayıncıyla anlaşarak bugün dünya edebiyabının şaheserlerinden sayılan "Şato"nun basılması için onay verdi. Hemen ardından diğer kitaplar geldi,Kafka, Kafkaya rağmen yaşayacaktı.İşin tuhafı bu garip hikaye burada da noktalanmadı, Max Brodun yayıncılarla paylaşmadığı, ama yakmaya kıyamadığı daha pek çok mektup ve taslak olduğu biliniyor.Elyazmaları...Onlar henüz açığa çıkmış değil..


Elif Şafak-Firarperest kitabından...

Kafka

Tanrı’nın Azrail’i yanına çağırıp ondan Kafka’nın canını almasını istediği rivayet edilir. Azrail, Tanrı’nın buyruğunu yerine getirmek için hemen yola çıkar ve dünyayı dolaşmaya başlar. Bir süre sonra Tanrı katına geri dönmek zorunda kalır. Hayal kırıklığı içindedir, çünkü ilk defa Tanrı’nın kendisinden istediği bir şeyi yerine getirememiştir. Tanrı’nın huzuruna çıkar ve “Yarattığınız bütün evreni dolaştım ama ne yazık ki sizin yarattığınız evrede ‘Kafka’ adında biri yaşamıyor” der... Tanrı bu kez Azrail’e “O zaman git onu kendi yarattığı evrende bul ve bana getir” der...

Kafka hep aslında hepimizin içinde az ya da çok olan yarım tarafımızı , çaresiz tarafımızı hep dile getirmiştir aslında farkında olmadan belki .Çünkü eserlerinde oldukça kendisinden iz bırakmış bir adamdır. Ama o kesinlikle en karakteristik , kendine münhasır bir tarzı olan edebiyatın ölümsü karakterlerindendir , hem yazar olarak hem de bizden biri olarak. Eserlerinden özellikle bende herkes gibi Dönüşümü ayrı bir yere koyuyor ve ayrı seviyorum.

Franz Kafka; eserleri ile çok önemli bir yazar, yaşam öyküsüyle kült bir isimdir.
Efsaneler ve söylentiler ile oluşturulmuş bir hayat hikâyesi vardır, Kafka’nın.
"Genç yaştaki ölümü, hayattayken tanınmamış bir yazar olması,
‘ben ölünce tüm eserlerimi yakın’ vasiyeti, despot baba ve aile bağı,
kırık bir aşk hikâyesi, kötü iş koşulları, yoksulluk, azınlık oluşu,
Max Brod ile dostluğu 'Kafkaesk' diye tabir edilen dünyasını ve
bunun yansıması olan eserlerini oluşturur.
Franz Kafka dünya edebiyatının özgün yazarlarından biri olarak
Dönüşüm, Dava, Şato... eserleriyle yaşamaya devam edecektir.

Yüzü Hiç Gülmeyen Bir ”Yalnız” Adam: 29 Maddede Franz Kafka:
http://listelist.com/franz-kafka-kimdir/

“İNSANLIK HÂLİ”NİN TERCÜMANI: FRANZ KAFKA
http://dunyalilar.org/...ni-franz-kafka.html/

Mutsuz bir yazar olarak tanınıyor Franz Kafka! Mutsuz sonlarla biten hikayeleriyle, babasına duyduğu nefreti dile getirdiği ama hiçbir zaman göndermediği mektuplarıyla hatırlanıyor. Hakkında merak ettiklerinizi öğrenin: https://paratic.com/franz-kafka-kimdir/

Sanırım Frans Kafka'nın en büyük özelliği hepimizdeki çaresizliği kendisiyle bize sunmasıdır.

Kafka; Dramanın, çaresizliğin ve yüzleşilmesi güç gerçeklerin cümlelere dökülmüş halidir. Ucundan, bucağından yakalamak için, az da olsa O'nun gibi düşünmek, O'nun yaşadıklarından bir parça da olsun yaşamak gerekir. Kitaplarından da fark edileceği gibi, uzun hayatları kısa dramaların içerisine hapsetmiştir. Kitapların baş kahramanlarını kendimizle bağdaştırırız çoğu zaman. Kafka'yı okurken, baş kahramandan ziyade, yan kahramanları buldum kendi hayatımda. Bir şekilde geçmiş yaşantıma dokunmayı başardı. Farklı bir bakış açısı sunması da konunun diğer kısmı. Kafka derindi, Kafka umutsuz, Kafka çaresiz. Kafka ağır idi, ağır havanın altında ezildi ruhu.

Kafka birçoklarına göre yaşadığı yüzyılın en büyük yazarıdır. Bence de.Kafka okuyanların arasında sessiz bir dil vardır. Kafka kitaplırında kendi duygu ve düşüncelerini öyküler yoluyla anlatır.Kitapları (Amerika adlı kitabı hariç) karamsar biter.Kitapları kalın olmasada kullandığı dil eğer çok okumamışsanız ağır gelebilir.Bana göre kendisi yaşadığı yüzyılın en büyük edebi dehasıdır.yazar olmayı düşündüğüm için feyz aldığım biridir.

Bbs, Franz Kafka'yı yorumladı.
15 Eyl 19:38

Kaffka sanırım yaşadığı dönemden dolayı ölümü en çok çağıran yazar diye düşünüyorum. Endişeleri ve korkularını yazdıklarına da yansıttığı bir gerçek. Ne var ki kitapları tamamlanmamış bir öykü gibi daha yazılacak çok şeyi var gibi. Bu yüzden okuduğum kitaplarında net bir son göremedim. Ezilmişlik altında umutsuzluğu ve yalnızlığı yaşamış ve hiçkimse tarafından anlaşılmamış ya da kendini anlatamamış bir adam. Bu durumdan dolayı sadece yazmış başı sonu ne diye düşünmeden.