Kuzu Postuna Bürünmüş Kurt?...
10/10
·456 syf.·
2026 48. kitabı
Kitabın kim tarafından yazıldığını bilmesem, görmesem, bir Agatha Christie veya Stephen King karışığı klasik bir dedektif- polisiye romanı okuduğumu zannederdim. Öncelikle mükemmel ötesi bir beyin egzersizi yaşadığımı belirtmem gerekir. Sanki Labirent: Ölümcül Kaçış'dan bir türlü çıkamıyordum, insanı içine çeken bir konusu var çünkü ve inanın hiç çıkmak istemiyorsunuz. Roman şu şekilde başlıyor; Hafıza kaybı yaşayan bir adam ormanda uyanır ve Anna adında birini çağırır. Kendi adını dahi hatırlamayan kahramanımız önceki hiçbir şeyi hatırlamaz haldedir. Bir malikaneye ulaşır ve oradaki tanıdıkları ona Blackheath Malikanesi'nin sahibi Hardcastle ailesinin verdiği bir partiye katılan Sebastian Bell adında bir doktor olduğunu söylerler. Uyuduktan sonranın sabahı kendini bir uşağın bedeninde bulan ana karakter, artık önceki günün sabahında kendini bulur. Kendisinin gerçek adının Aiden Bishop olduğunu ve Evelyn Hardcastle cinayetini çözmek için sekiz gün boyunca sekiz farklı parti konuğunun, yani "ev sahibinin" bedenine girmesi gerektiğini öğrenir. Eğer sekiz gün içinde bu gizemi çözemezse, süreç yeniden başlayacak ve hafızası silinmiş olarak Sebastian Bell'in bedeninde tekrar uyanacaktır. İşin ilginç yanı, katilin kimliğini ortaya çıkarmak için yarışan iki kişi daha olduğunu ve sadece bir kişinin Blackheath'ten ayrılmasına izin verileceğini de hesaba katmıştır artık. Katilin kim olduğunu son âna kadar karakterle birlikte bulmaya çalıştım ve ne yalan söyleyeyim hiç beklemediğim sonuçla karşılaştım diyebilirim. Hani derler; "Kuzu postuna yatan kurd" misali tamda o katil için söylenebilirdi. Bu sürükleyici ve eğlenceli bir deneyimi bana yaşattığı için öncelikle canım arkadaşım Demet'e çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir deneyimdi benim için. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum, pişman olmayacaksınız
Düşünce
Evelyn Hardcastle’ın Yedi ÖlümüStuart Turton · İthaki Yayınları · 20201,495 okunma
Masumiyetin Devasa Yüzü
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Bu kitabı ilk okumaya başladığım anda bu kadar sarsıcı olacağını tahmin etmeden sayfaların arasında kayboldum bir kitap size bir çok duyguyu her satırda her kelimede ve her karekterde anca bu kadar yansıtabilir. kendini ifade edemeyen masumiyetin sembolüdür bu kitap. Yeşil Yol Stephen King
Roman
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
İlk Stephen King kitabım ve King'in de yazdığı ilk kitap.
8/10
·206 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:26
NE OKUDUM BEN? Spoiler!!! Kitabın başlangıç sayfaları özellikle ilk 50 sayfası aşırı sıkıcıydı.Bilirsiniz,Tess Geritsen direkt olayın içine bırakıyor sizi fakat Stephen King öyle yapmıyormuş.Bir korku kitabı değilde polis raporları okuyormuşum gibi hissettim.Polis demişken bu kitaptaki polislerin rolü hikayede sönüktü ve hiçbir olayı da çözemediler.Carrie'nin annesi ve okuldaki herkesin çok yanlış davrandığını düşünüyorum.Çığlığı basacaktım sinirden.Neyse ki Sue akıllı bir kızdı her ne kadar yanlış yapsa da... Neyse Billy ve Chris kadar budala insan görmedim.Bu arkadaşlar sayesinde kitap son 70 saydasında aşırı sardı.Öncelikle Billy tam bir psikopat neler neler dedi okurken "Psikoloğa git.Parası ne kadarsa öderim." dedim.Masumlar hariç herkes bu sonu hak etmişti.Tommy kim vurduya gitti fakat zaten yaşasaydı ya Sue'yi ya da Carrie'yi çok feci üzecekti.Evet Sue yine üzüldü ama ölüm insanı teselli eder.Bir noktada işleri kadere bırakırsın. O kadar insan tanıdım ki isimleri bulan Stephen King'i tebrik ediyorum.Hiçbiri kukla gibi değildi, yaşayan ve kendi kararlarını veren karakterler gibilerdi.Sonuç olarak kitabın ilk başlarındaki aşırı bilgilerden sıkıldığımdan ve korku kitabı yerine polisiye okuyormuşum gibi hissettiğimden 8 puan veriyorum.Yine de elinizde varsa şans vermenizi öneririm uzun süre unutamam. Son sahne yüzünden ikinci Carrie White vakası geliyormuş gibi hissettim. Göz Stephen King
Paranormal
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,3bin okunma
Çünkü nihayetinde önemli olan tek şey kaderdir..
6/10
·464 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:49
Stephen King'in Hayatı Emen Karanlık adlı romanı, gerçek ile kurgu arasındaki sınırların bulanıklaştığı, kimlik ve yaratım üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Romanın merkezinde, edebî eserler kaleme alan başarılı yazar Thad Beaumont yer alıyor. Ancak asıl ününü, George Stark takma adıyla yazdığı sert polisiye romanlarla elde etmiştir. Bir gün bu kimliği geride bırakmaya karar verir ve George Stark'ı sembolik bir törenle öldürür. Fakat çok geçmeden Stark'ın ölümüne bağlı gibi görünen kanlı olaylar yaşanmaya başlar. Yazar ile yarattığı karakter arasındaki çizgi silindikçe, Thad kendisini açıklaması güç bir kâbusun içinde bulur. Romanın ilk bölümlerinde kurulan gerilim ve gizem atmosferi oldukça başarılıydı. İşlenen cinayetler, ortaya çıkan ipuçları ve Thad Beaumont ile George Stark arasındaki ilişkinin ardındaki sır, merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bu nedenle kitabın ilk yarısını ilgiyle okudum. Ancak hikâye ilerledikçe olayların daha somut ve mantıklı bir açıklamaya kavuşacağını düşünürken, anlatının belirgin biçimde doğaüstü ve fantastik bir yöne evrilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Romanın başlarında kurulan gerilim ve gizem, bende daha gerçekçi bir çözüm beklentisi oluşturmuştu. Bu nedenle son bölümler, hikâyenin vaat ettiği etkiyi benim açımdan tam olarak karşılayamadı. Roman boyunca canlı tutulan gizem duygusu ve gerilim atmosferi beni hikâyenin içinde tutmayı başardı. Ancak olayların çözülüş biçimi, kitap boyunca kurulan gerilimin karşılığını tam olarak veremedi..
Edebiyat
Hayatı Emen KaranlıkStephen King · Altın Kitaplar · 20191,073 okunma
8/10
·675 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:24
Fernando Pessoa Huzursuzluğun Kitabı #birlikteokuyoruz kitap kulübünün arkadaşlarının bir kısmı ile okuduğumuz bir kitap idi. @lafazannn yönlendirmesi ile okurken daha düzenli olarak okuma yapıyordum ama tembel bir öğrenci olunca grup okumasından kopunca ben biraz geç bitirdim. Gruptan ayrılanı kurt kapar misali rehavete kapılıp çok uzun süreli olarak elimde kaldı. Kitaba gelince Fernando Pessoa kendi hayatından,düşüncelerinden ,hissettiklerinde,umutlarından veya karamsarlığından bahsettiği anlatı tarzı bir kitap. Zaman zaman Fernando Pessoa ben miyim ya da bu adam benim düşüncelerimi nereden bilebilir ki dediğim satırlar oldu. Çok kitap çizmeyi sevmem hatta okuduğum kitapları hiç incitmeden okurum ama bu kitabın her sayfasında o kadar çok cümlenin altını çizdim ki . Bazı alıntılar ile devam edeyim. " Kendini ifade eden,somut bir ruhum var benim. Ya varlık - dışı bir hal içinde durgunlaşırım ya da uyanırım ve bu durumda,tüm varlığımın gözü ansızın açılmışcasına kelimelere yansıtırım kendimi."sayfa 675 "Yaşadım yaşayalı kendimi anlatıyorum, kendimle olan sıkıntılarının en küçüğü bile, üzerine biraz eğilecek olsam,bir büyünün etkisiyle serpilip ezgili uçurumlarda açan renkli çiçeklere dönüyor hemen."sayfa 675 "Herşeyi hayal ettiğin için, hayatta var olanların tümü sana daha çok acı verecek. Bu da sırtında ki haçın olacak." sayfa 613 "En kesin bilim, kendi yasalarıyla kurallarının dört duvarı arasında yaşayan matematiktir."sayfa 463 "Hatırlamıyor, olduğumu fark ettiğime göre,demek uyanmışım." sayfa 451 "Hayat istemeden çıkılan, deneysel bir yolculuktur"sayfa 443 "Hayat tecrübesi insana hiçbir şey öğretmez,tıpkı tarih gibi "sayfa 187 "Karamsar değilim, hüzünlüyüm."sayfa178 "Hayat,hayatın dile getirilmesine engel olur. Büyük bir aşk yaşasam asla anlatamazdım."sayfa 163 "En
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,6bin okunma
Hayranlık ile Saplantı Arasındaki İnce Çizgi
10/10
·344 syf.··
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 01:07
Genelde kitap okurken bambaşka dünyalara, bambaşka hayatlara konuk olmuşum gibi hissederim ama bu kitap beni tek bir odanın içine kapattı ve çıkmama izin vermedi gibi hissettim. Stephen King bu kitabında bana korkunun karanlık koridorlarda ya da doğaüstü varlıklarda olmadığını yeniden hatırlattı. Asıl korku, bir insanın zihninde saklı olan ve ne zaman ortaya çıkacağını bilemediğiniz o karanlıkta gizli. Annie Wilkes yalnızca bir karakter değil; saplantının, sahip olma arzusunun ve kontrol etme isteğinin ete kemiğe bürünmüş hâli. Paul Sheldon ise yalnızca bir yazar değil; umudunu kaybetmemek için direnen insanın kendisi. Kitabı çoğu zaman “bir sonraki sayfada ne olacak acaba?” merakıyla değil daha çok “daha ne kadar kötüleşebilir” endişesiyle okudum diyebilirim. Ve sanırım bir gerilim romanının da başarısı tam burada yatıyor. Sadist, beni yalnızca heyecanlandıran değil, rahatsız eden, geren ve karakterleriyle birlikte o odanın içine hapseden bir okuma deneyimi oldu. Uzun zamandır bir kitabın son sayfasını kapattığımda üzerimde bu kadar ağır bir iz bıraktığını hatırlamıyorum. Kapalı mekân gerilimlerini seviyor, okurken rahatsız olmayı da iyi bir okuma deneyiminin parçası olarak görüyorsanız, Sadist sizi uzun süre etkisinden çıkaramayacak bir roman ve kesinlikle tavsiye ederim.
SadistStephen King · Altın Kitaplar · 20185,7bin okunma