İstutia

İstutia
Türkmençe English Français Türkçe Русский Deutsch Okuma yaptığım ve öğrettiğim diller. Bu serüvene sizde katılabilir siniz.
Hepimiz Korkağız
Hepimiz korkağız. Korktuğumuz için severiz, korktuğumuz için yaşarız, korku yüzünden öldürürüz. En kötüsü kısa sıkıntılardan korkarız.
Sayfa 123 - Can·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İlkyaz
Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu. Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?
Sayfa 89 - Can·Kitabı okudu
İnsanlar
Kişioğlu böyleydi. Kimi dilenmek, kimi sadaka vermek zorundaydı.
Sayfa 54 - Can·Kitabı okudu
Hesap yanlış, ama geçerli
“ Hayat böyle geçip gidiyor” diye düşüncelere dalmıştı bay Fusi. “ Makas şıkırtısı, sabun köpüğü ve gevezelik. Varlığımdan ne anlıyorum? Bir gün gelecek ve sanki hiç yaşamamış gibi ölüp gideceğim.” Aslında Bay Fusi’nin gevezelikten hoşlanmadığı doğru değildi. Aksine konuşmayı çok severdi, müşterilerine hiç durmaksızın kendi görüşlerini anlatır ve onların ne diyeceklerini merak ederdi. Aslına bakarsanız, makas şıkırtısı ve sabun köpüğü de canını sıkan şeyler değildi. İşini severek yapıyor ve bu konuda başarılı olduğunu da biliyordu. Ama bazen öyle anlar olur ki, hiçbir şeyin değeri kalmaz. Bu duyguyu herkes bilir… “Hayatım baştan sona yanlış” diye düşünüyordu Bay Fusi. “ Kimim ben? Küçük bir berber. Ola ola bunu oldum. Doğru dürüst bir yaşamım olsaydı, bambaşka bir insan olurdum!” (işte insanı huzursuz eden ve içini kemiren o zehirli düşünce) Bu doğru dürüst hayatın nasıl olacağına gelince, bunu onun kendisi de bilmiyordu. Resimli dergilerde görülen, biraz lüks ve biraz da görkemli bir şeyler hayal ediyordu yalnızca. “ Ama “ diyordu, “ böyle şeylere işimden vakit kalmaz ki, …Adam gibi yaşamak için biraz Boş zaman lazım. İnsan arada boş kalmalı. Bense bütün ömrümce makas şıkırtısı, sabun köpüğü ve gevezeliğie esir olmuş bir insanım.” Kitabın bu kısmıyla alakalı bir video izlemiştim. Günümüzde artık insanlar kelimenin tam anlamıyla gerçekten boş durmuyorlar, duramıyorlar. Boşluk yani hiçbir şey yapmamak biz insanları sanki biraz korkutuyor. Eskiden boşluk yani aylaklık yapabilmek aristokratlara özgü bir şeyken şimdi tam tersine çok çalışmak hatta durmadan çalışmak yüceltiliyor. Çünkü boş durmak, uzaklara dalmış bir şekilde bir şeyler düşünmek mi bilmiyorum ama “ bir şey yapmıyorum sadece boş zaman geçiriyorum diyerek sosyal medyada geçirdiğimiz zamanlar, buna
Sayfa 67·Kitabı okudu
Tarih kimden dinledigine bağlı olarak değişir
Tarih kitaplarında yazılanların hepsinin doğru olduğu ne malum, belki de uydurmadır, ne biliyoruz?
Sayfa 45·Kitabı okudu