, bir alıntı ekledi.
07 May 10:33 · Kitabı okudu

Bütün hayatının birtakım birbirini ancak tutar küçük sahnelerden ibaret olduğunu sandı. Hayatında bir devam, nasıl bir roman içinde vaka başlar biterse, bu nevi bir başlayış, bitiş olmadığını fark etti. Seviyordu. Bu sevgi altı aylık bir yığın hatıradan sonra uçup gidiyordu; iki saatlik, bazen iki senelik hatıradan, bir boş hadiseden sonra bitiyordu.

Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 102)Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 102)
Erim Asya, bir alıntı ekledi.
19 Nis 09:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hegel’in uzay ve zamanı
Hegel zamanla ilgili olarak şunları söyler: "Her şey zamanın içinde başlayıp son bulmaz; zamanın kendisi bu oluştur, bu başlayış ve son buluş."

Aklın Yıkımı 1, Georg Lukács (Sayfa 241)Aklın Yıkımı 1, Georg Lukács (Sayfa 241)
Medine T., Ah'lar Ağacı'ı inceledi.
16 Nis 23:51 · Kitabı okudu · 1 günde

Kitap şu tanımla başlar: “ Ah... ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır.” TDK Türkçe Sözlük

Sadece iki harfe ne çok duygu sığarmış meğer.
Şu ikicik harf aslında kitapta yer alan şiirlerin bir özeti. Şairin pişmanlıkları var, bu besbelli. Ama ne tür pişmanlıklar olduğu pek belli değil. Tek belli olan pişmanlığı sevdiği adamın yokluğu. Ona “gel” diyor, adeta yalvarıyor. Ama ne gelen var ne giden. Madak çok öfkeli, hem de nasıl bir öfke! Aşağıdaki alıntı buna en güzel örnek olsa gerek.

AH’LAR AĞACI 2

...

Ya siz,
Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat?
Nasıldı
Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak?
(Sayfa 23 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

Madak’ın şiirlerinde öfke ve pişmanlık olduğu kadar özlem de vardır. Madak, hem annesini hem teyzesini çok özler. Onlara şiirlerinde de yer verir.


SİZ AŞKTAN N'ANLARSINIZ BAYIM?

Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.

(Sayfa 38 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)


MÜSVEDDELER 1.


Teyzem öldü
Kırkı yeni çıktı

Sayfa 54- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları


Yukarıdaki alıntılardan yola çıkarak şiirin şairin aynası olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir şiir, şairin duygularını, düşüncelerini, özel hayatını, zevklerini vb. açığa çıkarır. Başka bir deyişle, şiir şairin yansımasıdır.

Ah’ın tanımının olduğu sayfanın sonrakinde şu yazılı:
“ Sesimin tonunu emanet ettiğim AHLAT AĞACINA...”

(Kitaptaki ilk şiirin ismi ise “ AH’LAR AĞACI”)


Ahlat Ağacı, Anadolu’nun birçok yerinde ve hemen her bölgede yetişen bir ağaçtır. Kurak havaya ve hava kirliliğine karşı dayanıklı bir ağaçtır. Kurak bölgelerde, ormanlarda rastlamak mümkündür. Yabani bir ağaç olması ve meyvelerinin armudu andırması nedeniyle bilinen bir diğer adı da yaban armududur.
(kaynak:https://agac.gen.tr/ahlat-agaci.html)

Hayat Madak’ı bir Ahlat Ağacı’na dönüştürmüş desek ne kadar da doğru bir tespit olur değil mi?

---------------------------------------------------------------

Metafizik şiir, İngiltere’de, özellikle 17. yüzyılda görülen bir şiir türüdür. Bu tür şiirler yazan şairlerin en önde gelenleri, John Donne, George Herbert, Henry Vaughan ve Andrew Marwell’dir.

Samuel Johnson da “metafizik imge”yi tanımlayan kişi olur. Ona göre metafizik imge, uyuşmazlıkların uyumudur. Johnson, metafizik şairlerinin birbiriyle bağdaşmaz görünen düşünce ve öğeleri, zorlamayla bir araya getirmeye çalıştıklarını belirtir.

Metafizik şiirde, görünürde benzeşmeyen şeyler arasında akla gelmeyecek benzerlikler bulmak, bağdaşmaz gibi görünen şeyleri bağdaştırmak önemlidir.

Metafizik şairler geleneksel olarak şiirsel olmadığı kabul edilen konuları şiirlerinde işlemekten kaçınmamışlardır. Örneğin John Donne, ayak kokusunu şiirsel malzeme olarak kullanmış tek şair olarak tanınır. Metafizik Şiirde en uyuşmaz durumlar bir araya getirilir ve böylece okuyucu şaşırtılır. Örnek olarak John Donne bir şiirinde sevgilileri pergelin ayaklarına benzetmiştir. Pergelin sabit ayağının iki sevgiliden birinin ruhunun olduğunu belirtmiştir. Pergelin hareketi her iki sevgilinin hareketlerine bağlıdır.

Türk edebiyatında ise Metafizik şiirlere Turgut Uyar, Edip Cansever ve Sezai Karakoç yer vermiştir.

(Kaynaklar: http://fcfanzin.blogcu.com/metafizik-siir/15038876

http://www.nenedirvikipedi.com/...-yazarlari-6772.html)

-----------------------------------------------------------------

Didem Madak’ın şiirlerinde üç şey dikkatimi çok çekti. İlk dikkatimi çeken şey “Ah’lar Ağacı” ndaki bazı şiirlerin Metafizik şiire benziyor oluşuydu. Madak birbiriyle alakasız şeyler arasında bir ilgi kurabilmiş. Buna aşağıdaki şiir alıntıları örnek olarak gösterilebilir.

MÜSVEDDELER 2.

Hem otuzumu geçtim azıcık
Gerisini ben yürürüm artık.
Çizgili olsun, buruşsun yüzü,
Şiirlerim için yaşlanma etkilerini geciktirici krem
kullanmayacağım.

(Sayfa 57 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)


MÜSVEDDELER 1.


Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin


(Sayfa 54 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

AH'LAR AĞACI 2

Bizler sarımsak kokan uzun bir dizenin,
Fötr şapkalı kelimeleriydik,
Çürük dişlerimizle bizler,
Dökülmüş harfler gibi kelimelerden,
Saf ve pembe gülümserdik.


(Sayfa 27 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

AH'LAR AĞACI 2

Bazen sevinince annem gibi,
Rengârenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.


(Sayfa 24 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

-------------------

Didem Madak’ın şiirlerinde dikkatimi çok çeken ikinci şey tasavvuftu. Madak bazı şiirlerinde dini terimleri kullanmış. Aşağıdaki şiir alıntıları da buna örnektir.

SİZ AŞKTAN N'ANLARSINIZ BAYIM?


Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin Allahını bilirim bayım!

(Sayfa 35 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

POLLYANNA’YA SON MEKTUP

Secde eden alnımı,
Şarap içen dudağımla öpmek istedim.
Dizlerimde ve dirseklerimde nasır tutan arayışımı
Beyaz bir merhemle ovmak istedim.
Beyaz bir günahtır aramak kimi zaman Pollyanna…

(Sayfa 49- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

AĞLAYAN KAYA

Şiirimin Hacer’ül esved taşı


(Sayfa 66- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

PARAGRAF BAŞI
...
Ben bir şair olarak güllerden bıkmamıştım daha,
Ba’su ba’del mevt
Hayata daha çok vardı
Beni anla.
...
(Sayfa 72)

-----------------------
Paragraf Başı adlı şiirde “ Ba’su ba’del mevt” dikkatimi çekti ve anlamını merak edip araştırdım.

Basü badel mevt:
1. Kıyamet gü¬nünde ölülerin diriltilmesi, ölümden sonra dirilme.
2. Uyanış, diriliş, canlanış, yeni bir hayata başlayış.
(kaynak: https://www.sozluklugat.net/...badel-mevt-ne-demek/)

Basü Badel Mevt; “Öldükten sonra dirilmek” demektir ki İslam inancına göre bu haktır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Sonra siz, kıyamet gününde tekrar diriltilip kaldırılacaksınız” buyurmuştur. (El Mümin-16).

(kaynak: https://www.huzurdini.com/...l-mevt-ne-demek.html)

---------------------------------------------------------


Bütün serotonin geri alım inhibitörleri birleşseler
Geri alamazlar çünkü
Hayra yorulmuş kadar sevinen hayatı,
geri alamazlar bir avuç karınca kumunun huzurunu.

(Sayfa 63- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

Yukarıdaki dörtlükte tıp terimlerinin kullanılması dikkatimi çeken üçüncü şeydi. Bir şiirde tıp terimlerinin kullanılması doğrusu hiç aklıma gelmezdi.

* "Farklı Türleri Keşfet" etkinliği için Necip Gerboğa'ya çok teşekkür ederim. Onun sayesinde hayatımda ilk kez şiir kitabı okudum. İlk kitabım Şükrü Erbaş'ın "Aykırı Yaşamak" adlı kitabıydı. Madak'ınki okuduğum ikinci şiir kitabı oldu.

Havva Rana Çoban, Hayalet Çocuk'u inceledi.
31 Mar 18:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap güzel bir baslayis yapmış ve en çok da gece hayalete dönüştüğü anları sevdim . Kitapta gerçek yaşanmış olayları anlattığı geçiyor ama bu hayalet olayı ne kadar gerçek bilmiyorum :D

Elif Sabır, bir alıntı ekledi.
23 Mar 02:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Yeniden Başlayış
*
Ölmüşlerin izinde bu yeniden başlayış!..

Cümlemiz, Ziya Osman Saba (Sayfa 93)Cümlemiz, Ziya Osman Saba (Sayfa 93)
Macit, New York Üçlemesi'ni inceledi.
19 Mar 22:29 · Kitabı okumadı · Beğendi · 8/10 puan

Aynı temanın etrafına örülmüş üç farklı hikaye. Bilinmezlikle başlayış, çözümlemeye çalışma ve kaybolma. İnsanın, başkalarının peşinde kendini buluşu. Üç öykünün bir bütünü oluşturduğunu söyleyemiyorum kendi adıma, her ne kadar karakterlerle ayrı yerlerde karşılaşsakta bence alakası yok. Bu bence Auster’ın ‘yalnızlık ve varoluş üzerine böyle bir kurmaca yazdım, buyurun siz de anlamayın.’ demesi gibi. Yalnızlığı bir şehre, New York’a atfediş ve ayrıca insanın ufkunu genişleten bir stili var yazarın alışılagelmiş bir polisiye ya da roman olarak düşlenmemesi gereken bir kitap.

Elif aşk'tır,nun sabır. hem elifteyim hem nunda,,bir ney qibi inlerim her şiirin sonunda..Elif dedim Nun qeldi ardı sıra !


Elif ne demek biliyor musun ? 


Elif ilk, elif tek, başı yok, sonu yok… 

Elif umut dünyası, gönül kavgası, sevda dermanı…. 

Elif hecesiz, harflerin en güzeli… 

İsimlerin sultanı…… 

Sonsuzluğa açılan kapı…. 

Sonzuzluğun bitiminden, başlangıcından bir çizgi…. 

Uzattıkça artan sevgi, gönül bağı, bitiminde ise baştan başlayış 

Bir o kadar da uzatılmayacak, kararlı tek…. Elif 



Elif, gülün dalı bülbülün duası, dermanı… 



Bülbülün sevdası gül imiş; dermanı ise gülün dalı, gülün dalı ise Elif imiş 



Bülbül kanadı gagasıda sevdası 

yani gülü, diyar, diyar gezermiş



kanadı,çünkü aşık güle 

Aşkı destan dillere 

Dermanı ise saklıymış tek hecede yani Elif’te 



Bülbüle sormuşlar bir vakit 

Nedir sırrındaki hikaye 



Bülbül demiş sewdam güldür 

Sevdamın dermanı ise Elif 

Elif ise gülümün dalıdır 

Sevdasız ben dermansız ise sewdam olmaz 

Ben gülsüz gül ise dalsız kalırmı 

Dalın adı Elif,Elif sırda sinem sır bende derman 

Dermanın adı Elif demiş 

Sevdaya derman, dermana ise ben gerek 

gereğini bilen ise gene 
Elif….. 



evvel, Elif Ahir, Elif baki, Elif zâhir... Elif harfinin temsil etiği anlamlar bile onu diğer harlerden ayırıyor... 

Elif, kalem demek. Kalem yazının sözün başı... Her şeyden önce yaratılan da kalem, her şeyi tek tek yazan da kalem... Kalemi halkeden ise En büyük Elif, Ehad'ın başındaki elif... 

Bir Elif hikayesi de Nazan Hanımdan: 

"Elif, “tek”; “Be” tek’in tekliğini pekiştiren iki. 
Bunun için “Be” ikiliğin değil, 
Elif’in tek oluşunun bir tezahürü. 
Elif’in “Be”ye; “Be”nin de Elif’e aşkı, 
Elif’in “Be”de tezahür eden kendi aşkına âşık olması... 

O kadar çok sevdi ki Elif, Be’yi..." 



Elif nazeninde çıkıLmış yoLa 
Dimdik ve gururla 
En yüce aşkla 
Ve bir Yusufî aşk mülahazasında 

Elif aşktır Nun sabır... 
hem Elif'teyim hem Nun'da... 
bir ney misali inlerim 
her şiirin sonunda... 



Elif dedim Nun geldi ardı sıra... 



Elif'in asLı nokta..... 
noktalar birleşti Ve 
kainat yazıLdı .. 

İSKENDER PALA

Nazım Hikmet, yazdığı mektupların sonunu şu cümleyle bitirirmiş: "herkese selam, sana hasret."

Ne zarif bir bitiş, belkide yeniden başlayış demeliyim...

Elif Doğan, Sefer Vakti'yi inceledi.
04 Şub 21:32 · Kitabı okudu

5 sene olmuştur okumayalı hasta ve ölmek üzere olan bir kız vardı. Seher adında kitabın adını Seher vakti sanmıştım o zamanlar okumam o ladar kötüydi :)) kitabın sonundaki atıftan anlamıştım sefer vakti olduğunu. Kitap okumaya yeni adapte olanlar için iyi bir başlayış kitabıdır.

Hatice Kurtaran, Mavi Kuş'u inceledi.
 16 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yeni bir kitaba başladığımda kendimi bir yolculuğa çıkmış gibi hissederim. Bu kitapta ise o yolculuk daha içten, daha yakından geldi. Sanki o mavi otobüsün en arkasında yolculuk eden görünmez biri gibiydim. Sanki köylülerin arasındaki bir yabancı da benmişim de yazar o köyü ve köyde yaşayanları sıcacık bir şekilde bana anlatıyor. Onlarla birlikte istasyona gidecekmişim gibi heyecana kapılmış, ya o treni kaçırırsam diye düşünmeye başladım istemsizce. Yeri geldi Kenan'ın lan kedi deyişine gülümsedim, yeri geldi Seyfi'nin o kırmızı uçurtmasıyla umutlandım. Yeri geldi doktorun sohbetine katıldım yeri geldi o güzelim yolda kafamı cama yaslayarak geçtiğimiz yerlerin güzelliğini seyre daldım. Hiç inmek istemediğim bir yolculuktu. Öyle ki yolcular arada otobüsten indiğinde dahi Mavi Kuş'a öyle bir tutunmuştum ki sanki bir ben bir de o kuş yerinde durmuşcasına kımıldayamıyorduk.
Hayatın tam da kendisine, gerçek benliğimize, dağların ardında kalan asıl yaşanmışlıklara öylesine güzel ve sıcak değinmiş ki yazar okuduğum her satırda kışın o mavi otobüs yanan soba sıcaklığını ta oradaymışım gibi hissettim. Aynayı aşıp da yansımadaki gerçek benin duygularına değinen, bir bulut gibi üzerini örttüğümüz düşüncelerin aslına inebilmeyi başaran usta bir yazar...
O hep yazsın bizse hep o sobanın arkasına geçerek bu hikayeyi izleyelim, okuyalım dediğim nadir yazarlardan birisi.
Kitabı bir solukta okuduğumu söylemem aslında ne kadar da o kitabın içinde nefes aldığımı da gösterir. Kitabın başı ve sonu... Farklı bir başlayış beklenmeyen bir son... Ne kadar bitmedi desem de biten bir yolculuk...