Her şey göründüğü gibi olsaydı, eline aldığın deniz suyu mavi olurdu.
Şunu unutmamak gerekir ki, insanların birbirleri hakkındaki fikirleri, dostluk ve aile ilişkileri sadece görünürde sabit, aslındaysa, deniz gibi hep hareketlidir. Bu yüzden de, mükemmel bir çift gibi görünen karı kocaların boşanacağı yolunda dedikodular dolaşır, hemen ardından birbirlerinden sevgiyle söz ettikleri duyulur; içtikleri su ayrı gitmeyen iki dosttan biri, öteki hakkında söylemediğini bırakmaz, daha biz şaşkınlığımızı yenemeden, ikisi barışmış olurlar; kısacık bir süre içinde, uluslar arasındaki ittifaklar altüst oluverir. 
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Zalim, "bir şeyi doğru yerine koymayan"dır. Kendini doğru yere koymayan, varoluş hakikatini doğru yere konumlandırmayan kendine zalimdir. Daha ne kadar kendine zulmettiğin halde bilincini/cehaletini değil de Allah'ı suçlayacaksın?
Olan şeyi anlamaya çalışmak ve doğru seçimlerle kaderinin işaretlerini, izlerini takip ederek Kendi'ne, Öz'üne "tekâmül" ederek kavuşmak için buradasın."
kendiliğinden bir son mu umuyordum parklarına deniz aşılanmış bu şehirde bütün sabahların sahibi olduğunu bile bile devletin sapsarı yüzüne karşı günde bilmem kaç kez yalanladığım bu bozkırdan devşirme bu yerçekimli tarihin ezberiyle ayakta tıkış tıkış tutkuyla seviyordum otobüsleri
Sayfa 48·Kitabı okudu
Fırtınalı okyanuslardan kurtulup, ölü bir denizde batmayı bekleyen yelkenli gibi çaresiz, öylece kalakalmışken, insan daha iyi değerlendiriyor kendini.
Alıntı