• 201 syf.
    ·Puan vermedi
    10 soruda özgür zihinlere doğru

    1/ özgür zihinlere doğru kitabı neyi kapsamaktadır?

    bu kitabı okuduğunuzda özgüveninizin nasıl azaldığını, toplumsal kabullenmelerin, geleneklerin, çocuk yetişirme biçimlerinin bunda nasıl etkili olduğunu göreceksiniz. ve bireyin özgüveni azaldıkça özgürlüğünün içsel boyutta nasıl azaldığını, özel ilişkilerde, sosyal ilişkilerinde nasıl aksaklıklar yaşadığını göreceksiniz. özgüven sorununun ülkemizdeki sosyal sorunlara  etkisi çok yönlüdür. okuma alışkanlığımızın az olması, medyanın kültürel düzeye etkisi, mantıksal ve faydacılıktan uzak birtakım geleneksel alışkanlıkların varlığı insanımızın içsel boyutta tıkanıklar yaşamasına yol açmaktadır. insanlarda nedenselliğe dayalı düşünme alışkanlığının oluşması, empatiye dayalı iletişim biçiminin sağlanması için özgüvene, özsaygıya ihtiyaç vardır.

    2/ neden böyle bir kitaba ihtiyaç duydunuz ?

    özgüven sorununun ülkemizdeki sosyal sorunlara etkisi çok yönlüdür. okuma alışkanlığımızın az olması, medyanın kültürel düzeye etkisi, mantıksal ve faydacılıktan uzak birtakım geleneksel alışkanlıkların varlığı insanımızın içsel boyutta tıkanıklar yaşamasına yol açmaktadır. özgür ve önyargısız düşünmenin sonucunda insan; özgür yaşar, bilim üretir, vicdani yönden rahat yaşam sürer. günümüzde farklı şekillerde özgürlüklerimiz kısıtlanmaktadır.

    toplumda insanlara özgüvensizlik, tembellik, edilgenlik; başta aile, sosyal çevre, sonra medyaya kadar uzanan geniş yelpazede, farklı kademelerde, farklı şekillerde, bilinçli veya bilinçsizce empoze edilmektedir. adeta sisler içinde kalmış olan zihinler, kendi potansiyellerinin farkında olmadan hayata atılmakta, yaratıcılıkları engellenmektedir. hür doğmuş beyinler, zamanla çarpık toplumsal inanışlarla beslenince ortaya kendi özüne aykırı yaşayan ve özünden aykırı düşünüp yaşadığı için sürekli sorunların içinde bocalayan nesiller türedi.

    bilgi ihtiyacı duymayan insan öğrenemez, öğrenmek istemeyen insan hayatta pasif kalır. bilmek için öncelikle insanın bilmediğini bilmesi gerekir. bilmediğini bilmesi için de kendisindeki özelliklerin farkında olması gerekir. farkındalık zemini yoksa gelişim de olmaz, bu da rutini doğurur bireysel ve de toplumsal anlamda.

    3/ özgüven ve özgürlük arasında nasıl bir ilişki vardır?

    öncelikle şunu bilmek lazım özgürlük dışsal engellerin yokluğundan ziyade zihinsel  engellerin aşılmasına bağlı olarak ortaya   çıkan olgudur... özgür olmak demek insanın  hırslarının farkına varıp onların etkisinden  kurtulması demektir, işte o zaman kişise  özgünlük yaratcılık girişimcilik ortaya çıkar.

    4/ özgür zihinlere doğru kitabının  bölümlerinden örnek verir misiniz?

    özgür olma cesreti, aile ve özgüven, vicdanda  büyüyen ruhlar, sevgi ve özgüven, özgüven ve başarı, korkularımızı aşmak, okuma  alışkanlığında özgüvenin rolü.

    5/ kitabı okuyan kişide hangi içsel  farkındalıklar oluşacak, amaçlanan düzey nedir?

    kitabı okuyan kişi öncelikle doğumundan  bugünene kadar ki yaşamında ona etki eden  çevresel  faktörleri ve bunun kişiliğine etkisini görecek.. neden kendisiyle  yüzlemeşemdini fark edip bunun çözümüne yönelik farkındalık geliştierecek.. okuyucu  kitapta zihinsel kalıplarının nedenini görüp  korkularını fark edecek ki bu onun kendisini  aşması için bir gerekliliktir.. aynı zamanda  okuyucu kitapta aile içindeki  yaşantıların  sosyal hayata etkisini, mesleki özel ilişkilere etkisini görecek.. daha önemlisi kişi kendi  yeteneklerinin farkına varma adına güzel bir  içsel deneyim yaşayacak…

    6/ özgüven ve korku arasında nasıl ilişki vardır?

    korkunun temel ilacı özgüven sahibi olmaktır. kişinin kendi özelliklerinin fakında olması, onların harika gücüne inanması ve sevmesi korkularımızla baş etmemizi sağlayan ana etmendir. kendi zihnimizde ver edip büyüttüğümüz, dış dünyada olmayan korkularımızı yenmek, hayat karşısında alacağımız büyük zaferlerin habercisidir. Korkular içimizde oluşur, dışımızdan değil. aile, toplum tarafından iyi niyetle; ama yanlış olarak verilmiş olan korkuları, kaygıları taşıyıp hayatımızı olumsuz yapacağımıza, kendimize olan saygımızı kazanır, değerimizin farkında olur ve de evrendeki en güçlü varlık olan kendimizin farkına vararak sorunlarımızı aşarız.

    biz kendimize inanırsak başkaları da bize inanır, biz kendimizi seversek başkaları da bizi sever. asıl marifet korku vererek, pasifleştirerek saygınlık beklemek ve de sözde sosyalleşme sağlamak değildir; asıl marifet kişinin kendi benliğine olan özsaygısını zedelemeden onun kalbine girerek öncelikle ona olumlu model olarak doğruları göstermektir. edilgen insan, başkasına özsaygısı yüksek kalitede yaklaşım veremez. etken, özgüveni olan, anlamsız korkuları kaygıları olmayan insanlar özgün bireyler yetiştirir ancak ki asıl marifet budur.

    7/ bireyde, özgüven gelişiminde ebeveyn  yaklaşımı ne ölçüde önemlidir?

    çocukken çocukluğunu yaşayamayan bireyler yaşları ilerleyince olgun davranmaktan uzak kalabilirler. yaşının gerektirdiği psikolojik ihtiyaçların giderilmesi bireyin sağlıklı ruh hali ile yaşamasına etki yapar. ebeveynlerin çocuklarına göstermiş olduğu davranış yöntemleri çocukların yarın anne babalarına, eşlerine çocuklarına, başka insanlara  davranışlarını etkiler. anne babalığı  gerçek manada kutsal yapan sebeplerden biri de çocuğun sağlam karakterli olması için ona olumlu örnek olmak, yanlışlarını düzeltirken   öfkeyle değil akılla, bilgiyle ve ruhsal dünyalarını incitmeden düzeltmektir. çocukları  dünyaya getirmiş olmak ve onların her türlü sorumluluğunu üstlenmek demek aynı zamanda ana babaya çocuğunun gelişimi  üzerinde gelişigüzel, doğru olmayan, kulaktan dolma bilgilerle yaklaşmak özgürlüğünü vermez.

    8/ kitapta ‘’sorunlar insana sorun yaratmaz,  sorunları sorun etmek asıl sorun’’ demişsiniz, bunu biraz açar mısınız?

    siz kendinizdeki yetersizliği fark etmek ve çözüme  odaklanmak yerine sizin kişiliğinize saldırı olarak algıladığınız durum sizde karşıt tepkiye yol açar. bu süreçte içsel olarak eksik yönünüz aynı kalır, dışsal olarak da  enerjinizi  kendinizi aklamaya çalışarak harcarsınız. bu, şuna benzer: yolda giderken yağmur yağınca  çözüm yağmura kızmak değil – çünkü bu olağan durum ve hayıflanarak kızarak geçmez – sadece çok ıslanırız hasta olabiliriz ve de sinirlenerek strese girebiliriz. ama dış unsurun zarar vermesini önlemek için şemsiye kullanmak çözümü getirir. bizi, akıl dışı durumlara yönelten durum içsel anlamda kendi yetersizliklerimizi, eksik duygularımızı fark etmemiz sonucu kendi benliğimizde oluşan boşlukların dış unsurlarca doldurulma isteğidir. içsel çatışmalarımızı, boşluklarımızı dış dünyadaki insanlara suçlama, etiketleme veya negatif tutumlar sergileyerek yansıtırız. kendini suçlama eğilimi, güvensizlik eğilimi  dış dünyadaki insanlara yansır bizim tarafımızdan.

    9/ kitaptaki üslup ve konu dağılımı nasıldır?

    kitap da güncel yaşam deneyimleri de göz önünde bulundurularak doyurucu ve akıcı bil  kullanılmaya dikat edilmiştir. okuyucu  okuduğu her bölümde kendi hayatından izleri  rahatlıkla bulacaktır.. konu kapsamı olarak  hayatın farklı yönleri dikkata alınarak  okuyucuya sunulmuştur.

    10/ sizce okur kitabı neden okumalı?

    okuyucu öncelikle mutlu olmamın mantığının dışsal anlamda çok şeye  sahip olmaktan  ziyade kendi içsel potansiyelini tanımaktan geçtiğini anlaması için okumalı.. unutulmamalı ki özgüven azlığı, motivasyon azlığı  ve kaçınılmaz olarak oluşan korkuların  temelindeki nedenleri bilmesi için kitabı  okumalı.. içsel anlamda kendi sisli duvarlarını  aşamayan kişi hayatta sağlıklı, doyumlu  deneyimler yaşamayamaz, pamuk ipliğine bağlı anlık mutluluk arayışları peşinde renksiz haya yaşamaya mecbur olur.. kitapta okuyucu kendi iç dünyasına girerek oradaki  güzelliklerin farkına varacaktır, bu yüzden  kitap okuyucuya sunulmuştur.

    halil kırık
  • Kişinin nefsini/kendini bilmesi, "haddini bilmesi" demek...
  • Sahici eylemler, sahici çalışma erkeğe özgüdür: kadın kimi zaman insanı tüketen işlerle uğraşmakta, ama bunlardan hiçbir doyum elde edememektedir. Dünyadan geçmeyi, kendini adamayı övmüşlerdir ona; ama çoğu kez "ömür boyu, gelişigüzel iki kişinin bakımını yüklenmeyi" saçma mı saçma bulmaktadır, insanın kendini unutması iyidir elbet, ama bunu kimin ve ne için yaptığını bilmesi gerekir. Ayrıca, işin en kötü yanı şu ki, kendini böyle karşılıksız adayışı da bıktırıcı gelmekte; koca, bunu, sıyrılmaya çalıştığı bir zorbalık saymaktadır; oysa kendini adamayı, en yüce, biricik doğrulama yolu diye kadına benimseten erkektir; evlendiği zaman, onu bütünüyle kendisine teslim olmaya zorlar; karşılıklı zorunluluk diye bir şeyi kabule yanaşmaz.
    Simone de Beauvoir
    Sayfa 106 - Payel Yayınevi
  • Alçakgönüllülük, kişinin neyi yapıp neyi yapamayacağını bilmesi, neyi kontrol edip neyi kontrol edemeyeceğini bilmesi, kabul edilebilir bir kişiliğe sahip olması ve mükemmeliyetçilikten uzak olması kendini affetme süreci açısından önemlidir.
  • Kişinin kendini bilmesi, onun kendi algılama, yorumlama, yansıtma, duygu ve arzularının farkında olması demektir.
  • “ Kişinin kendini bilmesi özgürlüğün başlangıcıdır ve ancak kendimizi bildiğimizde düzeni ve huzuru sağlayabiliriz. “
  • "Konuşmalarınızın yanında kitaplar çok sönük kalıyor. Neden kitap yazmıyorsunuz?"

    "Kitap yazmayacak kadar kitapları severim..."