John Steinbeck'in okuduğum kaçıncı kitabı bilmiyorum fakat her okuduğum eseri beni çok etkiliyor. Nobel ödüllü usata kalemin yine muhteşem bir eserini bitirdim.
Ethan baba servetini kaybetmiş ve bir zamanlar kendisine ait olan bir bakkal dükkanında tezgahtar olarak çalışmakta ve eşine bağlı iki çocuk babasıdır.
Dükkânına uğrayan müşteriler onun durumdan kurtulması için ona öğütler verirler. Fakat Ethan dürüst erdemli bir kişidir. Toplumun bencillikleri ve ahlaksızlıkları ona terstir. Ailesi ve özellikle çocukları da onun artık para kazanlarını ve fakirlikten kurtulmasını istemektedir.
Mizah anlayışı yüksek olan ve erdemleri doğrultusunda taviz vermeyen Ethan'nın hayatının bir kesiti olan eser kısa ve basit kurgusundan daha çok ruhsal çözülmesi vermesi bakımından beni etkiledi. Ahlak ve erdem konusunu tekar gözden geçirme kokusunda anlamlı bir eser.
Kitaplarını okuyunca Steinbeck'in nobeli ne kadar çok hakettiğini bir kez daha anlıyorsunuz. Sadece bu eseri değil yazarın okuduğum bütün eserlerini öneriririm.
Şimdiden herkese keyifli okumalar.
Acı HayatJohn Steinbeck · Altın Kitaplar · 19631,312 okunma
J.Steinbeck'in zevkle okuduğum kitaplarından biri bu... Bir insanın ki; geçmişi ile soy kökeni ile bağlantılı yaşamında, İçine ailesini de alarak beşeri ilişkilerinde, toplum baskı ve çıkarlarının yaşadığı dönem itibariyle; toplumdaki dönen bürokratik, mali, ahlaki çarkın olumlu ya da olumsuz, hukuki yada gayri hukuki gidişatına yön veren her şeyin paranın acımasız kural ve kanunlarına nasıl ayak uydurması gerektiği, nasıl ona karşı konula bilinmesi gerekliliğini, sonunda o insanın nasıl yozlaşacağını muhteşem bir hikaye ve anlatım diliyle kaleme alınmış bir eser.
Okunması gerekir.
Acı HayatJohn Steinbeck · Altın Kitaplar · 19631,312 okunma
Steinbeck'in Nobel Edebiyat Armağanı kazanmasında büyük rol oynayan 'Acı Hayat -- The Winter of Our Discontent' kitabı. Orjinal adından da farkedilebileceği gibi farklı isimlerde çevirileri var. Diğer çevirileri 'Kaygılarımızın Kışı' ya da 'Mutsuzluğumuzun Kışı' olarak bulabilirsiniz.
Kitabın içeriğine gelicek olursak;
Yazar bir yandan karı-koca arasındaki ilişkiden sımsıcak bir dille (hatta biraz ileri gidip romantik bile bulabiliriz kimine göre!) bahsederken anne-baba-çocuk ilişkileri üzerine hafif hafif değinip yormadan düşündürüyor.
Hiyerarşide alt tabakalarda olan insanların nasıl dışlandığına, maddi olarak güçlenen bir insanın kendisinin de nasıl güçlenebildiğine dair güzel göndermeleri var yazarın.
Bir küçük kasaba düzeninde ilerleyen roman bürokrat mekanizmasının da nasıl birbirine dayanarak bir çıkar şebekesi halinde çalıştığını göstermekte.
Toplumsal düzensizliklerle ekonomik baskıların el ele vererek bir kişiyi nasıl yozlaştırdığı üzerine etkin bir roman olmuş.
Son olarak; dili bazı bölümlerde zorlu olsa da genel anlamda etkileyici bulduğumu belirtmek isterim.
Zengin ve köklü bir aileden gelen Ethan Hawley iflas edince bakkal dükkanın da tezgahtar olarak çalışmaktadır.Sevdiği bir eşi 2 çocuğu vardır.Yaşadığı kasabada insanlarla ve ailesi ile iyi ilişkiler içindedir,karısının ve kendisinin zengin olma hayalleri onu başka bir insan haline getirecektir zamanla.
Acı HayatJohn Steinbeck · Altın Kitaplar · 19631,312 okunma
Merhabalar. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Steinbeck'ten Acı Hayat oldu. Benim okuduğum ikinci basımı. Yeni basım Kaygılarımızın Kışı olarak yayınlanmış. Ayrıca belirtmek istedim.
Ne yazık ki benim açımdan yine tatmin edici bir okuma olmadı. Steinbeck eseri okuyormuşum gibi hissetmedim açıkçası. Akıcı fakat pek de ilgi çekici konuya sahip değildi. Kısaca konusu şöyle;
Kendi bakkalını yönetemeyince Murolla adında biri onun dükkânını satın alır ve Ethan'da orada bu kez tehgahtar olarak çalışmaya başlar. Karısı ve çocuklarını memnun etmek için uğraşır. Dürüstlükten, doğruluktan dem vuran Ethan, çok şaşırtıcı hamleler yapacak son bölümlerinde.
Sonu bari tatmin edici olsaydı dedim ama maalesef ki öylece bitti.
#kitapalıntıları :
İnsanlar kolay kolay mağlubiyeti kabul etmezler... Mücadele etme gücünü kendilerinde bulurlar. Onları öldüren, dumura uğratan şey kötümserliktir. Korku yavaş yavaş yüreklerini kaplar.
Kişiyi şüphe içinde bırakan şey, birdenbire elde edilen, bir anda varılan gerçeklerdir.
Yeryüzünde yiyenler ve yenilenler var. İşte başlangıç için güzel bir kaide. Yiyenler, yenilenlerden daha mı ahlâklı? Sonunda hepsi de yeniliyorlar... Hepsi... En sert ve kurnazlar bile toprak tarafından yutuluyorlar.
Bir şey sadece onu isteyenin nazarında kıymetlidir.
Hiç kimse öğüt dinlemek istemez... Herkes sadece takdir edilmekten ve desteklenmekten hoşlanır.
Para hastalığı değil, arazları iyileştirir.
Bir öykünün okurla en azından birkaç temas noktası bulunmalıdır ki okur onun içindeyken kendini evinde hissetsin... (s.94)
John Steinbeck ’in (1902-1968) son yazdığı romanı olan Kaygılarımızın Kışı 1961 yılında yayınlanıyor. Steinbeck’in okuduğum on üçüncü eseri ve yazar tozlu yolların, kıraç toprakların ve kalabalık şehirlerin arka sokaklarında hayatta kalmaya çalışan sıradan insanların hikayecisi, öykülerinde hayata dokunan kurgusu ve sarsıcı anlatımıyla edebiyatı bir sosyal değişim aracı olarak görüyor. Eserleriyle haksızlığa karşı durarak, insan onurunu savunuyor. John Steinbeck sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir tanık ve bir vicdan olan kalemiyle okuyucusunu da bu gözlemiyle kendi muhasebesine ortak ediyor…
Steinbeck dünyasına adım atmak, çoğu zaman zorlu ama keyifli bir yolculuk anlamına geliyor. Kaygılarımızın Kışı eseri de bu minvalde Steinbeck’in külliyatında kendine özgü düşündürücü bir yere sahip, diğer eserlerinde bahsettiğim genellikle toplumsal sorunlara sıradan hayatlardaki labirentin dilemmasını ortaya çıkaran Steinbeck bu romanında daha fazla bireyin iç dünyasına, ahlaki değerlerine ve modern dünyamızda dürüstlüğün anlamının nasıl erozyona uğradığına odaklanıyor.
Romanın baş kahramanı olan Ethan Allen Hawley New England'da yaşayan varlıklı ve bu varlığını saygınlığa dönüştürmüş bir ailenin fertlerinden birisi, fakat bütün varlığını kaybeden ve maddi sıkıntılarla boğuşan Ethan, ailesinin geçimini sağlamak için eskiden kendilerine ait olan bakkal dükkanında çalışıyor. Bu çalışma sırasında toplumun başarıya olan saplantısı, Ethan'ın ahlaki pusulasını giderek sarsmaya başlıyor.Bakkalda raflardaki ürünlere gösterdiği muhabbetle birlikte Ethan’ın ahlaki labirentinden sorgulamalara başlayan Kaygılarımızın Kışı, sadece bir geçim gailesi öyküsü olmanın çok ötesine
“Now is the winter of our discontentMade glorious summer by this sun of York.”“Kaygılarımızın Kışı şimdiMuhteşem bir yaza döndüBu York güneşi sayesinde.”
[ William Shakespeare / III. Richard ]
----------------------------------------
Kaygılarımızın Kışı, öncelikle ismiyle dikkatimi çeken bir Steinbeck eseri. Beğendiğim bir başka eser III. Richard’a yazarın atıfta bulunmasıyla (s.304) kullanım nedenini araştırdığımda, kendimce ustaca bir detay da keşfetmiş oldum. :)
Kitap, küçük bir Amerikan kasabasında yaşayan Ethan Alley Hawley’nin yoksulluk içindeki yaşamına odaklanıyor. Bir zamanlar zengin ve saygın ailelerden biri olan Hawley’lerin, yıllar içinde değişen düzene onurlu, geleneksel tavırları ayak uyduramamış ve tüm mal varlıklarını kaybetmişler.
Modernizm ve dönemin kapitalist düzeni zamanla bu küçük kasabayı yozlaştırmaya başlıyor. Savaştan dönen Ethan ise, şarküteri tezgahtarlığı yapmaya başladığı küçük bakkal dükkanında kendini bu yozlaşmanın içinde buluyor. Çok sevdiği karısı ve çocuklarına daha iyi bir yaşam sunabilmek, maddi refaha ulaşabilmek için, ailesinden miras kalan onurlu, saygın ve dürüst yaşamı bir anda bu kapitalist düzen içinde sınanmaya başlıyor.
Hikaye, Steinbeck’in her eserinde olduğu gibi arka planda bir film platosu gibi kurduğu tarihi gerçekliğin içinde ilerliyor aslında. Küçük bir kasabada, küçük bir topluluğa odaklanarak asıl göstermek istediğini geniş planda yazıyor Steinbeck. Akıcı ve dinamik yapısı, samimi ve gerçek karakterler, bir o kadar gerçekçi diyaloglar yine göze çarpıyor. Özellikle Amerikan rüyasının bedellerini net şekilde karakter üzerinde gösterdiği vicdan sorgulamalarıyla hikayeyi derinleştiriyor.
İnsanoğlu, taşıdığı değerleri kaybederse genellikle ilk bahanesi dış koşulları suçlamaktır. Yaşadığı ortam, koşullar, kişiler
Gazap Üzümleri ve Cennetin Doğusu kitaplarından sonra Kaygılarımızın Kışı bana yavan geldi. Belki ilk kez okuyor olsam çok severdim kesin. Ethan adındaki ana karakter zengin bir aileden geliyor. Şu an çalıştığı şarküteri zamanında onlara aitti ama artık orda tezgahtar olarak çalışmakta. Dükkana her gelen kendisine akıl veriyor, şunu yaparsan zengin olursun bak böyle yap riske gir çok para kazanırsın diye. Karısı ve çocuklarının da her isteğine artık yetişemez olunca kriz kaçınılmaz oluyor.
Bakınca çok dürüst görünüyor ama gelen giden şunu yapsan diye dürterse sonuç ne olur? Olay akışı aşırı yavaş geldi bana ama okuması yine de keyifli idi. Dil bakımından akıcı da olayların akışı dediğim gibi yavaş. Sonu ise açıkçası tatmin etmedi beni.
Bir şekilde yolunu bulmanın normalleştirildiği, uzun zamandır yapılmaya devam edilen şerefsizliklerin artık hoşgörüldüğü bir topluluk içinde yaşayan karakterimiz Ethan Hawley, yaşadığı kasabanın en eski ailelerinden birinin ferdidir. Onun gibi eski soya sahip olan eski ortakları Bakerlar( ki Ethan'ın dedesi zamanında Bakerların onlara ihanet ettiğini düşünmektedir) banka sahibi iken, Ethan ise Sicilya'dan hangi yollarla geldiği belli olmayan bir İtalyan'ın şarküterisinde neredeyse 10 küsur yıldır tezgâhtarlık yapmaktadır. Karısı ve çocuklarının refah beklentisi ile bir gün, "Ahlâk mı yoksa her ne şekilde olursa olsun başarılı olmak mı?" sorusuna ilk kez ikinci cevabı veren Ethan'ın içinden gün yüzü görmemiş sinsi bir canavar çıkar. Kendisi gibi hakları gasp edilmiş ve topluluğunca sahip çıkılmamış çocukluk arkadaşı,savaş gazisi ve ayyaş Danny Taylor ile birlikte toplumdan aldıkları bir intikamın şamarını adım adım nasıl kurguladıklarını bir solukta okudum.
1926'da Nobel alan John Steinbeck'in neden aldığına dair tekrar bir hatırlatma bu kitap. Eğer eski yayınları okumayı seven varsa zamanında bu kitap Altın Kitaplardan "Acı Hayat" adıyla da yayımlanmış.
Son olarak okuduğu şeylerin sinematik olarak yorumlanmasını sevenler için kitabın 1983 yapımı bir filmi de mevcut; hatta Ethan Hawley'i de Donald Sutterland canlandırıyor. Tavsiye edilecek bir kitap, kişinin içerisindeki ikilemleri, ruhsal bunalımları çok güzel gösteriyor ve sonunda da yine bize bir ters köşe yapmayı başarıyor.
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar.
27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı.
Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.