Agatha'nın AnahtarıAhmet Ümit

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.832
Gösterim
Adı:
Agatha'nın Anahtarı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
148
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752897472
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Agatha Christie'nin Pera Palas günleri... Ünlü yazarın İstanbul tutkusu. Aşkın çılgınlaştırdığı evli bir adam. Kıskançlıklar, bencillikler ve kusursuz bir cinayet. Christie'den Başkomser Nevzat'a gizemli cinayet vakaları. Cinayetlerin ardındaki çarpıcı insan öyküleri. Sürükleyici, gizemli, tuhaf serüvenler. Defalarca televizyon dizilerine çekilmiş Başkomser Nevzat'ın benzersiz polisiye öyküleri...

"Evet, öyle düşünüyorum. Tasarlanmış cinayet iyi bir organizasyonu gerektirir. Zamanın, mekânın, cinayet aletinin doğru seçilmesi, ortalıkta kanıt bırakılmaması ya da sahte kanıtların bırakılması gibi zekâ gerektiren davranışların yanında, birini öldürebilecek kadar soğukkanlı bir cesarete veya vahşiliğe sahip olmalıdır insan. Konuşurken, yazarken basit olgularmış gibi görünen bu gereklilikler cinayet anında yerine getirilmesi oldukça zor eylemler haline gelebilir. Hele bir de cinayet anında sürprizlerin ortaya çıktığını düşünürsek... Evet evet, bundan eminim, bence kusursuz cinayet yoktur."
Nevzat başkomser ve yardımcısı Ali’nin çözdüğü olayları anlatan bir öykü kitabı. 15 tane öyküden oluşuyor. Temiz ve akıcı bir dille yazılmış. Bir hikaye daha okuyayım derken kitap bitiyor . Benim büt dönemime geldiği için biraz uzun sürdü. Polisiye sevenler için ideal bir öykü kitabı. Bazı hikayelerde ipucuyla birlikte katili siz bulabiliyorsunuz ama bazılarında ters köşe olabiliyorsunuz.
Ahmet Ümit'in kısa kısa hikayeler şeklinde yayınladığı kitaplar da bazen keyifli oluyor. Onbeş kısa hikayeden oluşan bu eseri molalarda, yolculuk esnasında okumak için çok uygun. Dili sade ve akıcı.
Öğrencilik yıllarında, Siyasal Bilgiler Fakülte zamanları, o yorucu, yoğun, bunaltıcı sınav günlerinin sonlarına doğru nasılda artık okumaktan bıkmış usanmış, uykusuz gecelerin, yorgun günlerin, sınav streslerinin bende tavan yaptığı günlerde canım nasılda çekerdi Tom Miks- Teksas- Tex- Ten Ten- Red Kid- Kinova pekos Bill okumayı, Sınav sonrası Ankara dan İzmir e dönünce yumulurdum o resimli kitapların dipsiz derinliğine. Bir çerez misali yani çıtır çıtır gelirlerdi bana...
Bu kitabı Viktor Hugo nun Yukarıda izahatını çalıştığım durum ve şartları çağrıştırdı bana. kitap Sınav sonrası çerez gibi geldi, hoştu, sevimliydi. 15 hikayecik kokteylinin bana sunduğu adeta 15 değişik kuru yemişten oluşan karışı gibi geliverdi. Alışmışım Ahmet Ümit in polisiye tarzının için de tarihin bir zamanının bir boyutunu arkeolog gibi deşelemelerine. bana bu sefer böyle geldi ne yapayım. Doğruları söylemek boyun borcumuz değil mi zaten?
''Ahmet Ümit günümüzde neden bu kadar sevildi?'' sorusunu cevaplamak için, şöyle 100-150 yıl geriye gitmek lazım. Çünkü polisiyenin başladığı yılları iyi gözlemlersek, Ahmet Ümit'in de günümüzde neden bu kadar tutulduğunun anlamını çözebiliriz. Sir Arthur Conan Doyle, Agatha Christie, Marcel Allain ve Edgar Allan Poe, polisiyenin mimarları olarak karşımıza çıkan öncü polisiye yazarlardır. Onların klasik olarak benimsediği 'suç' üzerine kurguladığı edebi tür polisiye, yıllar sonra da çoğu yazarlara esin kaynağı olmuştur. Fakat klasik polisiye pek az zaman geçmeden Leo Malet öncülüğünde, 'Kara Roman' adıyla polisiyenin bir alt türüne geçiş yaptı. Raymond Chandler buna en güzel örneklerden biri. Türk yazarlardan Orhan Pamuk da Benim Adım Kırmızı romanı ile edebiyatımızda buna en güzel örneği vermiştir.

Ahmet Ümit de yazdığı bu polisiye öykü kitabı ile kendine ve bize sanki polisiyeye girişte bir eğitim veriyor. Küçük, kısa öykülerle sanki bir antrenman yapıyoruz. Ne için peki? İleride yazılabilecek güzel bir polisiye kitabı için. Ahmet Ümit günümüzde yazarlar ve biz okuyuculara adeta bir seslenişte bulunuyor, güzel bir edebi türün nasıl olması gerektiğini ima ediyor. Çünkü günümüzde polisiye adı altında çok gereksiz ve bilinçsiz eserler veriliyor ve adına polisiye deniliyor. Bu eserlerin polisiye ile hiç alakası yoktur elbette. Yazar Ahmet Ümit verdiği eserlerle '' Bakın arkadaşlar, dostlar polisiye şöyle değil böyle olur,'' mesajı veriyor. Evet bu çok önemli bir olay. Gerçek bir polisiye suç üzerine konu alır ve tek hedef katili arayıp, araştırıp bulmaktır. Ve okuyucuya da birtakım ipucular verir ki okuyucudan katilin kim olduğunu bulması istenir. Okuyucu da bundan büyük bir haz duyar. Ümit de bunun için çabalıyor. Fakat kendisinin yazdığı eserlere de tam anlamıyla 'klasik polisiye' diyemeyiz. Çünkü kara roman dediğimiz tür de yansımıştır eserlerine. Son okuduğum Sultanı Öldürmek adlı eseri de böyleydi çünkü. Ayrıca kara romanın amacı, sadece katili bulmaktan başka, suçun ve işleyenin toplumda ve zihinlerde nasıl yankılandığı, bunun okuyucular üzerindeki etkisidir. Bu da ayrı bir güzelliktir elbette. Suç ve Ceza da polisiyenin hukuk bölümüdür desek yanlış olmaz herhalde?

Son olarak Başkomiser Nevzat karakteri ilk olarak bu eserde, yazar tarafından yaratılıyor ve sonraki eserlere kurguda yardımcı oluyor. Yardımcısı Ali de ayrı bir zevk katıyor ki bu da okuyucu eğlendiriyor. Ahmet Ümit Türk edebiyatının son dönemlerinde çıkan ve polisiyeye gerçekten önem veren bir yazar. Güzel ve yormayan anlatım diliyle kitapları su gibi akıyor. Bundan sonra da daha güzel yapıtlar vereceğinden hiç kuşkum yok. İyi okumalar...
Ahmet Ümitin yazdığı kavim kitabının etkisiyle (bi anda komser nevzat hayranlığı oluşmuştu) Agathanın Anahtarını da saatler içinde bitirdim. Kütüphaneleri geniş arkadaşlarım sağolsunlar kitap bulmakta zorlanmıyorum. Kısa kısa hikayelerden oluşmaktadır. Nevzat komserin ağzından da başka birinin ağzından anlatılan olaylar vardır. Yalnız anlamadığım bir yer vardı. Nevzat komserin hayatıyla ilgili tezat bir şey . Kavimde yazanla aynı değildi diyorum ayrıntı vermeden. Belkide farklı olaylar vardır da diğer kitaplarında çözerim. Heyecanla nevzat komser karakterini içeren romanlarını okumaya devam edeceğim. Favori yazarlarımdan 1. sıraya yerleşti Ahmet Ümit.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı gerçekten yazar çok başarılı polisiye kitapları sevenler için ideal. kitap kısa öykülerden oluştuğu için ve sürükleyici olduğundan kitabı elinize aldığınızda 2 saatte bitirebilirsiniz. sade ve yalın bir üslup lada aktarılmış. kitaplarında yer alan Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali de ustaca ve akıllılıkla cinayetleri çözüyorlar.
Aralarda Ahmet Ümit'i okumalı insan..Komiser Nevzat özleniyor..polisiye öyküleri var, hani keşke biraz daha uzatsaymış yazar olayı diyebileceklerinizden..
1998 yılında Yeniyüzyıl Gazetesinin Polisiye seven yayın yönetmeni Oktay GÖNENSİN, yazarımız Ahmet ÜMİT 'ten gazetede yayınlanmak üzere polisiye öyküler yazmasını ister. Okuyucuların Başkomiser Nevzat ile tanışmaları gazetede yayınlanan bu öyküler sayesinde olmuştur .Agatha'nın Anahtarı ve Şeytan Ayrıntıda Gizidir isimli öykü kitaplarında da bu öyküler bir ayara getirilmiş diyebiliriz. Başkomiser Nevzat' ın baş rolünde olduğu "Karanlıkta Koşanlar" ve "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir" adlı dizi filmler çekilmiştir. 2006 yılında yayınlanan "Kavim" adlı romanla birlikte artık Başkomiser Nevzat bize polisiyenin yanında öğretici bir takım bilgile vermeye başlayarak daha lezzetli ve okuması daha sürükleyici bir hal almaya başlıyor. henüz Başkomiser Nevzat ile tanışmadıysanız karakterleri tanımak için muhakkak ve muhakkak "Agatha'nın Anahtarı" ve "Şeytan Ayrıntıda Gizidir" isimli öykü kitaplarıyla başlamanızı tavsiye ederim.
On beş tane öykünün yer aldığı kitap klasik bir Ahmet Ümit polisiyesi tadında. Dili gayet akıcı ve okuması keyifli. Nevzat Başkomserin sevenlerine okumalarını tavsiye ederim.
Ahmet Ümit’in sevmediğim tek bir kitabı dahi yok . Hayranlıkla okuyorum yazdığı her şeyi . “Başkomser Nevzat’ın polisiye öyküleri” ni içeriyor bu eser . Şiddetle tavsiye edilir .
Kitapta Başkomiser Nevzat'ın çözdüğü olaylardan oluşan 15 kısa hikaye okuyoruz.

Ahmet Ümit'ten yıllar önce bir kitap okumuştum "Aşk Köpekliktir." Çok beğenmemiştim ve bir küskünlük olmuştu bende. Kitapları olmasına rağmen uzun süre okumamıştım. Bu ay bir arkadaşımında önerileriyle elimde olanlardan birine başladım. Agatha'nın Anahtarı.
Genel olarak Ahmet Ümit'in dilini, kurgularını, yerli yazar olduğunu hissettirmesini (bazı yazarlar kopmuşlar CIA, FBI tarzı olaylar falan yazıyorlar bizim has be has yerli Ahmet, Mehmet, Hüseyin karakterlerimize) çok beğendim ama çok hikaye okumayı sevmediğimden midir? Yoksa hikayeler bana kısa geldiğinden tadı damağımda kaldığından mıdır bilinmez kitaptan istediğim tadı alamadım maalesef.
Elimde iki kitabı daha var onları da kısa sürede okumak istiyorum.
Yine kısa kısa hikayeleri icinde bulunduran bir kitap. Kitaba ismini veren agathanin anahtari kitabin en basindaki ilk hikaye. Sonrakiler yine başkomser Nevzat ve yardımcısı Ali'nin katil suçlu arayışları. Hikayeler biraz uzun olsa daha iyi olur gibi ama , polisiye ve başkomser Nevzat sevenler için ideal .. ancak bir önceki Ahmet ümit incelememde olduğunu gibi bu kitabı da bir anda değil hikaye bazında okumanızı öneririm.
'Dişisinin yanında erkek serçeye bile eyvallah çekmek lazım.'
Ahmet Ümit
Sayfa 25 - Everest Yayınları 13.Basım Kasım 2013 / Kör Bican'ı Kim Vurdu? adlı öyküden
... 'Beni istemeyen birini ben de istemem,' diyerek bırakıp gittim. Ama sen bir de bana sor; nası gücüme gidiyor, nasıl içim yanıyor, anlatamam..
Sevgili Agatha,
Sen bu mektubu okurken ben ölmüş olacağım. Umarım yaptıklarım için beni bağışlarsın. Başından beri sen haklıydın. "Kusursuz cinayet," diye bir şey yoktur...
Hiçbir şey söylemedi Talat, sadece kederli gözlerle baktı yüzüme.Şimdi eli kanlı bir katil değil, yüreği acıyla dolu bir baba duruyordu karşımda.
...alakaranlıkta yüzünü göremesem de beni izleyen çocuğun oğlum olduğunu hissederek, mutlulukla gülümsüyorum. Sonra dönüp karıma sarılmaya çalışıyorum ama elim sıcak bir kadın bedenine dokunacağına çarşafın soğuk boşluğuna düşüyor. O anda aklım başıma geliyor. Karımın iki yıl önce oğlumla birlikte o korkunç patlamada öldüğü gerçeği olanca ağırlığıyla zihnime çöküyor..
Bazı cinayetlerin aydınlanması polisin çabasına değil, siyasi iktidarın tavrına bağlıdır. Elinizde ne kadar ipucu, ne kadar somut kanıt olursa olsun hiçbir yararı olamaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Agatha'nın Anahtarı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
148
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752897472
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Agatha Christie'nin Pera Palas günleri... Ünlü yazarın İstanbul tutkusu. Aşkın çılgınlaştırdığı evli bir adam. Kıskançlıklar, bencillikler ve kusursuz bir cinayet. Christie'den Başkomser Nevzat'a gizemli cinayet vakaları. Cinayetlerin ardındaki çarpıcı insan öyküleri. Sürükleyici, gizemli, tuhaf serüvenler. Defalarca televizyon dizilerine çekilmiş Başkomser Nevzat'ın benzersiz polisiye öyküleri...

"Evet, öyle düşünüyorum. Tasarlanmış cinayet iyi bir organizasyonu gerektirir. Zamanın, mekânın, cinayet aletinin doğru seçilmesi, ortalıkta kanıt bırakılmaması ya da sahte kanıtların bırakılması gibi zekâ gerektiren davranışların yanında, birini öldürebilecek kadar soğukkanlı bir cesarete veya vahşiliğe sahip olmalıdır insan. Konuşurken, yazarken basit olgularmış gibi görünen bu gereklilikler cinayet anında yerine getirilmesi oldukça zor eylemler haline gelebilir. Hele bir de cinayet anında sürprizlerin ortaya çıktığını düşünürsek... Evet evet, bundan eminim, bence kusursuz cinayet yoktur."

Kitabı okuyanlar 762 okur

  • TgbSmhKseCn
  • Esra.
  • Meltem Kartal
  • Ömer Faruk Yıldırım
  • Prehistoric
  • Leylim Ley
  • songül böcek
  • İpek
  • Feyza yıldız
  • Şevval Ekici

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%5.1
18-24 Yaş
%16.6
25-34 Yaş
%31.4
35-44 Yaş
%29.1
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.6
Erkek
%33.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.8 (34)
9
%12.6 (31)
8
%19.8 (49)
7
%29.1 (72)
6
%15 (37)
5
%5.3 (13)
4
%4 (10)
3
%0
2
%0
1
%0.4 (1)

Kitabın sıralamaları