Amok Koşucusu

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·70 syf.··
2025 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 01:41
Gurur ve kibir insanın sonu olur, zamanında yapılmayan iyilik kötülükle son bulur. Oldukça sürükleyici, çokça psikolojik tasvirleri olan bir eser. Fakat aramıza “grip laneti” girdiği için anca bitirebildim. Okunması gereken Stefan Zweig kitaplarından biri, keyifli okumalar.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Tükenmezkalem Yayınları · 2020134,8bin okunma
amok koşucusu-stefan zweig
Puan vermedi·70 syf.··
2022 15. kitabı
Kitap bir doktorun nasıl yaşadığını anlatıyor neler çektiğini insanların nasıl bir şey olduğunu anlatıyor daha sonra doktor tek başına yaşamayı tercih ediyor gidiyor ormana tek başına hayvanlarla ağaçlarla konuşmaya başlıyor ta ki bir adam yanıma geliyor ve derdini ona anlatıyor...
Hayat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Tükenmezkalem Yayınları · 2020134,8bin okunma
8/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2022 17:33
Yine Stefan Zweıg yine okurken beni heyecanlandıran bir eser.. İki adamın Avrupa'ya doğru yolculuk eden bir gemide denk gelmeleriyle olaylar gelişmeye başlar. Karakterlerden biri doktordur, başından geçen, taşımakta güçlük çektiği ve görev bildiği bir olayı tüm gerçekliğiyle diğer karaktere anlatır. Eserin sonunda doktor esrarengiz bir olayla ortadan kaybolur. Okumaktan zevk aldığım bir eserdi. İyi okumalar...
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Tükenmezkalem Yayınları · 2020134,8bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2020 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2020 20:50
✓ Bir doktor-bir hasta Zweig bu kitabında hamile olan bir kadına saplantılı denecek derecede aşık olan bir adamı anlatmış. Kadına duyduğu hayranlık artarken bir yandan da kadının yardım isteğini geri çevirmek istemez. Ancak doktor kadın tarafından çağırıldığında iş işten geçmiş olur. Doktorun gözü önünde kadın ölür. ✓ Yaşadığı bu olayı kimseyle paylaşamayan doktor bunu gemide karşılaştığı adama anlatır. ✓ " Yazılana göre o gece, yolcuları endişelendirmemek için , Hollanda'nın sömürgelerinden gelen soylu bir kadının tabutu geminin güvertesinden alınıp bir kayığa indirilmek istenmişti. Tabut kocasının gözü önünde ip merdivenlerden indirilirken, güvertenin üstünden ağır bir şey düşmüş ve düşerken tabutla birlikte, tabutu taşıyanları ve kocasını denizin karanlıklarına çekmişti." Ozeania/ Napoli/ Mart 1912
Amok KoşucusuStefan Zweig · Tükenmezkalem Yayınları · 2020134,8bin okunma
8/10
·64 syf.··
2017 160. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2017 10:48
“Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum… Neden bu kadar çok Zweig kitabı okumaya başladım, bilmiyorum...” Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi... Peki Amok koşucusu nedir? Hemen cevaplayayım, bir tür çıldırma durumudur. Bu tabir, bugün dünyanın her yerinde benzer cinnet olaylarında faili tanımlamak için kullanılır. Kökeni bir çeşit intihar saldırısı geleneğine dayanır. Amok koşucusu sonuna kadar savaşır sonunda savaştığı şey uğruna ölür. Hem ülkemizde, hem de dünyanın pek çok yerinde, bir dizi insanı öldürüp ardından kendisini öldüren insanların haberlerini sürekli duyuyoruz/okuyoruz. İşte bunların hepsi birer amok koşucusu. Bu durumun aktörlerinden, şayet hayatta kalanlar varsa, ifadeleri de genelde şöyledir; “Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum…” İşte amok koşucusu da böyledir. Bir çıldırma haliyle harekete geçer. Kendisinin gücü kalmayacak ve artık düşüp ölecek hale gelene kadar karşısına çıkan her şeyi yok etme eğilimindedir. Esasen yazarımız Stefan Zweig da bir amok koşucusudur. Yaşamına intihar ederek son verdiğini düşünürsek, kısmen de olsa yazarın da bir amok koşucusu olduğunu söyleyebiliriz.
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
8/10
·60 syf.··
2023 50. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 14:30
İlk okumaya başladığımda ne okuduğumu anladım desem yalan olur derken bir anda olayların içerisinde buldum kendimi. Kitap nedenini bilmediğimiz bir kaza ile başlıyor, kahramanımız olayları anlatmaya başlıyor. İnsanların birbiri ile muhabbetinden, gülüşmelerinden, mutluluklarından rahatsız olan kahramanımız huzuru gündüzleri uyuyarak, geceleri ise ayakta kalarak bulmaya çalışıyor. Bir gece huzuru tek başına bulduğunu sandığı bir zamanda yanan piponun çıkardığı ışık bulunduğu ortamda yalnız olmadığını öğrenmesine vesile oluyor. Kitabın kapağındaki Amok Koşucusu ismi; Malezyalı iyi yürekli sıradan birinin içkisini içip, duygusal olarak umursamaz ve monoton bir moda girdikten sonra bıçağını kaparak, hızla at gözlüğü takmış gibi hedefe kilitlenip dosdoğru koşmasından bahsediyor. Kahramanımız yalnızlığını başka biriyle paylaştığı gecelerde artık hikâyesini Amok Koşucusuna benzeterek anlatmaya başlıyor. Başarılı bir doktor olan kahramanımızın kibir ve egosuna yenilerek nasıl bu duruma düştüğünün hikâyesini anlatıyor. Kahramanımızın hikâyesinde kibri, nefreti, duygusallığı, aşkı ve sonunda yaşamış olduğu pişmanlığa tanıklık ediyoruz. Yaptıklarını takdir etmeyenler olabilir ama sonunda sözüne sadık biri olduğunu göstermiş olması kahraman üzerindeki olumsuz havayı dağıttı diyebilirim. İnce bir kitap, başlarda biraz sıkıcı gelse de ilerleyen sayfalarda hikayenin akışına kapılıp gidiyorsunuz. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Harika
10/10
·64 syf.··
2025 24. kitabı
Çok söze gerek yok. Mutlaka okunması gereken bir kitap.. ben çok beğendim. Zweig farkını ortaya koymuş. Amok Koşucusu, bireyin yalnızlaştıkça kendi iç sesine hapsolduğunu ve bu iç sesin kontrolsüz hâle geldiğinde yıkıcı bir güce dönüşebileceğini anlatır. Zweig’in dili sade fakat son derece yoğundur. Bu yönüyle eser, kısa olmasına rağmen uzun süre etkisini sürdüren, düşündürücü ve sarsıcı bir edebi metindir.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Belki de insan her şeyi içine atmaktan yoruluyor zamanla!
Puan vermedi·96 syf.··
2024 71. kitabı
Ah Stefan Zweig sen gene neler yazdın, bizi nerelere sürükledin. Film izler gibi canlandı gözümün önünde yazdıkların. Ne demek amok; hastalık cinnet hali. Amok hastalığına yakalanan kişi kendini kaybediyor. Bizler de bazen kendimizi kaybetmek istemez miyiz bilinmezlerin içinde. Aslında çoğumuz yaşadığımız birçok şeyi unutup bir amok koşucusuyuzdur belki de hayatta. Bir kasabada doktor olan adam karşısına çıkan bir kadının peşine takılır ve her şeyini geride bırakır. Doktorun tek amacı kadının son isteğini yerine getirmek... Ey aşk sen ne yaramaz çocuksun, kime nerede, ne zaman, ne yaptıracağım belli olmuyor. Kısa etkileyici güzel bir kitaptı ve en güzel öğretisi verilmiş olan bir sözün ne pahasına olursa olsun tutulması gerektiği. Hepimizin verilmiş olan sözlerimizi tutabilme cesaretini gösterebilmesi dileğiyle... Keyifli okumalar
Amok KoşucusuStefan Zweig · Venedik Yayınları · 2019134,8bin okunma
7/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Öykü adını, Malezya'da bir tür cinnet halini tarif etmek için kullanılan "amok" tabirinden alır. Basit ama akıcı bir kurguya sahiptir. Bir doktorun, mesleki hayatını bir tutkuya ve bir kadının sırrını saklamaya feda edişini çok güzel anlatmıştır. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Puan vermedi
Stefan Zweig’in yazdığı çarpıcı bir kısa öyküdür. Kitap, yalnızlık, tutku ve psikolojik gerilim temalarını işler. Okuması da oldukça kolay ve hızlıydı. Bir saatte okunabilecek bir öykü. İnsanı sıkmayan ve devam etmesini sağlayan bir anlatımı var. Öykü, Hindistan’da yaşayan bir doktorun başından geçen olayları konu alır. Doktor, bir kadının yardıma ihtiyacı olduğu bir gece onunla tanışır. Kadın, toplumdan dışlanmaktan korktuğu için doktorun yardımlarını gizlice ister. Ancak doktor, kadına olan tutkusuna yenik düşer ve onu para karşılığında tedavi etmeyi reddeder. Kadın onun teklifini reddedip uzaklaştıktan sonra doktor pişmanlık içinde ona yardım etmek için her şeyi göze alır. Fakat kadını bulmak, aşırı ve delice bir takıntıya dönüşür; bu ruh hali Malayların “amok koşusu” diye adlandırdığı, ölümüne bir çılgınlık hâlini alır. Doktor, kadının peşine düşerken, kendi içsel yıkımına doğru hızla ilerler. Öykü, bu koşu sırasında doktorun içsel çatışmalarını ve psikolojik durumunu derinlemesine ele alır. Zweig, eserde karakterin insanlık dışı bir dürtüyle nasıl hareket ettiğini çarpıcı bir dille anlatır, okuyucuya insan ruhunun karmaşıklığını sunar. Keyifli okumalar..
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.