Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ana gibi ANA .
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 86. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2021 23:51
Kitaba başlamadan önce biraz Maksim Gorki araştırması yaptım. Edindiğim bilgiler ışığında yazarın düşüncelerine daha çok odaklanma imkanı buldum. Aile sevgisini tadamamış çocukluğu olan birinin anne oğul ilişkisini baz alarak böyle bir kitap yazması beni bir miktar hüzünlendirdi. Kitabın kahramanı olan Pavel'in çoğu kez annesini ardında bırakıp kararlar vermesini biraz buna bağladım. Kitabı genel olarak bakıldığında akıcı buldum. Malesef her Rus Edebiyatına ait kitap gibi bu kitapta da kişi isimleri insanı bir miktar akışa odaklanmak açısından yoruyor. Kitap konu olarak Rus devrimi öncesinde gelişen sömürünün, zenginin fakir üzerindeki üstünlüğünün, köylünün ve işçilerin yaşadığı zorluklarını esas almış ve insanın bir umut ışığı olarak gördüğü devrimi gerçekleştirmek için nelerden vazgeçtiklerini, nasıl çabalar harcadıklarını, bir annenin oğluna olan inancını ve onun için ne kadar çok fedakarlıklar yaptığını işlemiştir. O kadar çok altını çizdiğiniz yerler olacak ki, bazen kendi kendinizi sinirlenmiş olarak bulacaksınız. Aynı zamanda kitaptaki sevgisizliği hoş bulmadım. Yine bunu da yazarın kendi kişisel yaşanmışlıklarına bağladım. Kitabın bir yerinde sadece ben mi düşündüm bilmiyorum ama sanki devrim isteyenlerin başında da faydalanmak isteyen birilerinin olduğunu hissettirdi bana yazar. Ama daha sonraki sayfalarda bu hissim azalarak geçti. Son olarak kitapta beğenmediğim yerlerden bir tanesi de sonuydu. Bu şekilde bir kitaba böyle bir son bence olmamalıydı. Tabi benimkisi sadece bir eleştiri, yazar ne düşündü, devamını yazma niyeti mi vardı bilemiyorum. Umarım beğeneceğiniz bir kitap olur, başlayanlara, başlamak isteyenlere keyifli okumalar. :)
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
10/10
·432 syf.··
2023 12. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2023 16:02
Ana, beni çok etkileyen her sayfada içimdeki ateşi harlayan beni çok heyecanlandıran bir kitaptı. Rusyadaki diğer ülkelerdeki gibi sosyalizm, işçi hakları, direnişi ve devrimi konu alıyor. Kitabın ismi direnişin başında olan Pavel'in anası Pelage ana' dan geliyor. İnsan her okuduğu kitapta kendisine bir şeyler katıyor. Bu kitapta bana çok şey kattı. Özellikle karakterlerin üzerinde o cesaret, devrim ruhu, direniş ateşi, doğruyu savunma arzusu ve daha çok şey. Sevgili Pelage ana, sen ne güçlü kadınsın. Sen ne iyi bir anasın. Sevgili Pavel, Andre, Saşenka, Ribin, Fedya Mazin, Vesofçikof, Yegor, Nataşa, Nikola, Sofi, Ludmila ve diğer devrimciler. Okurken hepinizi çok benimsedim. Hepiniz beni çok heyecanlandırdınız, cesaretinize hayran kaldım. Sizin sadece kurgusal karakterler olmanız ne üzücü.
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 09:47
“Bu bir cinayet,Ana!Milyonlarca insanın öldürülmesi,ruhların katli.” Romanın her bir bölümünde başka konularda konuşmak mümkündür.”Pelage” yani başka deyişle “Ana” güçlü kadını temsil etmesi,savaşması ve oğlu Paveli desteklemesi duygulara dokunarak anlatılmıştır.O dönemin kadınları işçi kocalarından hoş sözler duymak yerine şiddet duymuş,bunu kabullenmişler.”Kadın olmak felaket”diyor.Yıllar geçse bile asla bitmeyecek bu lafın anlamı… Genç ruhlar dönemin adaletsizliğini kabul etmiyordu.Savaşmak için en güçlü silahlarını okumak,öğrenmek ve öğretmek olarak seçiyorlardı. İşçi sınıfının fakir yaşantısı ne kadar çok duyguları,ruhları,çocukları,kadınları mahvediyordu.İnsanlar sosyalist yaşama mahkum edilmiştiler.Bugün bizi boğan eller yakında bizim ellerimizi kardeşçe sıkacaklar.O elleri sıkmak yerine elleri kırmak ve susdurmak için çaba sarf ettiler.İşçinin iyi yaşamak,özgür olmak hakkıdır!demek yerine köleleştirmeyi seçtiler.İnsanı yaşamdan söküp aldılar.Açgözlülük,yalancılık,kin ruhlarını o kadar sarmışdı ki,işçini asla anlamadılar. Ana dürüst evlat yetiştirmeyi başarmışdı.Ya da Pavel yaşadığı ortamın kötü olduğunu fark edip kitaplara sığınarak bu adaletsiz yaşamdan kurtulmayı seçmiştir.Olgun kişiliğe bürünmüş Pavel bize çok şey ifade ediyor.Kolay yolu değil zor yolu seçmek,gerçeği görebilmek olgunlaşmanın ilk adımlarını Pavel bize gösteriyor. Pavel ve Devrimci arkadaşları gençliğin en güzel örneklerinden biridir.
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 00:34
bir annenin verdiği mücadeleyi, bir amaç uğruna yılmadan devam etmeyi işlediği için bu kitabı okumak istemiştim. tam da bahsettiğim gibi kitap annenin bakış açısından ilerliyor ve bu sayede olaylar çok daha basit cümlelerle anlatılarak okuyucunun romanın içerisine girmesi sağlanıyor. kitabın imge gücünü çok başarılı buldum adeta kışın küçük bir evin içinde demlenen çayı, ısınma çabaları eşliğindeki sohbetlerin içerisinde buluyorsunuz kendinizi, yane akıp gidiyor. anne karakteri oğlunun değişimine günden güne şahit olurken yavaşça kendini oğlunun ve arkadaşlarının mücadelesinin içerisinde bulur. bu öyle bir mücadeledir ki anne yıllardır yaşayamadığı hayatı yaşamaya, düşünmeye, hissetmeye başlamıştır fakat dönemin iktidarı bu yeni akıma oldukça sert önlemlerle karşılık vermektedir. kitabın sonu oldukça sert ve beklenmedik şekildeydi benim için. bu sertliğin sebebinin ise kitapta işlenen konunun öneminin daha da vurgulanmak olduğunu düşünüyorum
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.·
2021 75. kitabı
"Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci." Maksim Gorki Rus edebiyatında sosyalist realizm akımını başlatan, Sovyet yazarı Maksim Gorki Ana, Maksim Gorki'nin 1906'da Amerika'daki sürgününde yazdığı romandır. 1905'teki Rus Devrimi (1905) öncesindeki Rus işçi sınıfının fakir yaşantısını anlatmaktadır. Ayrıca, kitap Sosyalist Gerçekçilik akımının ilk örneklerindendir. "Rus Edebiyatı'nın çarpıcı ve önemli eserlerinden biri olan Ana konusu itibariyle bir politik savunmayı ön plana çıkarıyor. Oğlunun düşünceleri için ona yardım eden ve yaşamı pahasına pek çok zorlukla baş eden bir anneyi ayrıca o dönem Rusya’sının işçi-patron ilişkilerini de gözler önüne seriyor "Maksim Gorki’nin Ana romanı işçi haklarının savunulduğu nadir kitaplardan bir tanesidir. Ana kitabının konusu Pelaka adındaki bir annenin işçi haklarını savunan oğlu için göstermiş olduğu mücadeleyi anlatır. Pavel işçi haklarının olmadığı bir fabrikada çalışır ve çalışma şartları nedeni ile işçi haklarına olan ilgisi daha da artar. Okuduğu yasaklı kitaplar ile artık baş kaldırması gerektiğini düşünür ve işçi haklarını anlatan gösteriler yapar. Bunun üzerine tutuklanır. Annesi artık oğlu adına mücadele etmeye başlar ve bildirileri herkese yayarak insanların bilinçlenmesini sağlar. Bir anda kendisi halk kahramanı olur fakat bunun da bedeli sürgün olur. Son bir mücadele olarak her şeyin anlatıldığı bir bildiriyi Moskova’ya gidip dağıtmayı düşünür ama trende yakalanır. Her ne kadar trendekiler onu korumaya çalışsa da jandarma kadını döverek öldürür. Klasik severler #Buyurun #OKUYUN
Dünya klasikleri roman edebiyat
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2020 197. kitabı
Birkaç kez başlayıp yarıda bıraktığım bu romanı sonunda okudum bitirdim. Romanın baş karakteri Pelagenya kendi halinde, kocasının baskılarına boyun eğen, dinine bağlı bir kadındır. Kocası öldükten sonra oğlu ve arkadaşları evlerinde toplantılar yapar ve onları dinledikçe düşünceleri değişir. Gençlerin anlattıkları onda başka bakış açıları oluşturur. 1 Mayıs 1902 gösterilerinde tutuklanan gençlerin yargılanma süreci kitabın temelini oluşturur ve 1905 Devrimi öncesindeki Rusya'daki ortam anlatılır. Pavel, çalıştığı fabrikada işçilerin haklarını arar ancak onu destekleyenler ilk olaylarda onun yanında durmaz ve Pavel tutuklanır. Ana oğlunun bir arkadaşının yanına sığınır. Orada oğlunun ve arkadaşlarının davasını yakından öğrenir ve o da bu uğurda hareket etmeye başlar. O artık dünya görüşü değişmiş, bir amacı olmuş bir kadındır.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 00:39
Ana, bir annenin oğlunun mücadelesine katılarak çıktığı direniş yolculuğunu anlatır. Başta korku ve tereddüt içinde olan bu anne, zamanla cesaretiyle ve fedakârlığıyla çevresindekilere örnek olur. Oğlu için başladığı bu yolda, aslında kendi kimliğini ve gücünü keşfeder; her şeyini ortaya koymaktan çekinmez. Yazar, annenin yaşadığı dönüşümü ve iç dünyasındaki değişimi okura güçlü bir şekilde hissettirir. Okurken kendimizi işçi mahallesinin içinde, o mütevazı evin atmosferinde bulur; annenin duygularını adeta birlikte yaşarız.
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
9/10
·432 syf.··
2021 6. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 05:09
Köleleştirilmiş, yerilmiş, ezilmiş, bir çok hakları ellerinden alınmış, insan yerine konulmamış bir halkın sindirilmişliğini kabullenemeyip, canları pahasına harekete geçen azınlık bir gurup gencin hikayesini ele almış kitap. Onca zulme, tutuklamalar, ıstıraplara karşı durmamış, yol almış, ve seslerini duyurmaya çalışmaktan asla vazgeçmemiş bu gençler, ilk başlarda halkı arkalarına alamadılarsa da, uzun uğraşlar sonucu büyük bedeller ödeyerek, kokmakta direten köylü halkı arkalarına almayı başarmışlardır. Suçları`; bu zulmü yazılara döküp bu büyük devrimi insanlara makaleler aracılığı ile duyurmaktır. Kimileri köylere dergiler dağıtırken, kimileri işçilere mesai saatleri dışında kitap okur, konferans verir. Kar, kış, uzak, yakın demeden yol giden, kimi zaman aç susuz, kimi zaman kan revan, kir pas içinde çabalamayı sürdüren ve gayrete aşık olan insanlar. Bu gençlerin öncüsünün annesi de, öncelerde çocukların bu yaptıklarına karşı korkuyla yaklaşarak, gittikleri yolun doğru olmadığını, felakete sürüklendiklerini söylediyse de, sonraları yaşlı haline bakmadan en çok çabalayan devrimci kadınlardan biri haline gelir. Gerçeği haykırmaktan, zulme sessiz kalmamakta diretmekten geri durmaz ve herkeste, gençlerde dahil olmak üzere hayranlık uyandırmayı başarır. Benim kitaptan çıkardığım; zulme karşı kaç kişiyle baş kaldırıp, kaç ağızdan ne kadar yüksek bağırdığın değil mühim olan. Mühim olan tek başına bile olsan, ses çıkarmaktan asla korkmaman. Neyi, neden, niçin savunduğunu bilerek savunman ve aynı zamanda yürüdüğün yola ve yoldaşlara sonuna kadar sahip çıkmaktan asla imtina etmemen. Zulüm kimden gelirse gelsin ve mazlum kim olura olsun! Bir yerde zulüm varsa eğer, ayağa kalkabilmen, haksızlığa baş kaldırıp, mazlumun hakkını zalimden sorabilmen...
AnaMaksim Gorki · Antik Batı Klasikleri · 201334,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.