Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·408 syf.··
2023 255. kitabı
Pelaka kocası ile birlikte Rusya'da yaşayan bir kadındır. Kocası fabrikada çalışan ve diğer erkekler gibi işten gelip içen ve sonra karısını döven Mihaildir. Bu durum çok yaygındır ve kadınlar sadece kocalarına hizmet için vardırlar. Bir de çocuk bakmak tabii. Paleke ve Mihail in Pavel adında bir oğulları vardır. Pavel babasının davranışlarını gözeten ve onun gibi düşünen bir çocuktur. Babası ölünce de annesine ilk başlarda kötü davranmış fakat fabrikaya gidince değişmeye başlamıştır. Annesi çocuğundaki değişimleri fark etmişti. Pavel her gün değişik kitaplar okuyor ve git gide sessiz bir çocuk haline geliyordu. Annesi ona ne okuduğunu sorduğunda yasaklı kitaplar diyor ve yalnız kalmak istediğini vurguluyordu. Fabrikada patronlar işçilere çok kötü davranırdı. Hep daha fazla çalışırlar fakat karşılığını hiç alamazlardı. Aldıkları ücret çok az çalışma koşulları ise çok ağırdı. Pavel bunların farkındaydı ve onun gibi düşünen bir kaç arkadaşı daha vardı. Bir gün annesi merak etti ve ona düşüncelerini sordu. Pavel ona her şeyi anlattı. İşçilerin şartlarından, özgürlükten ve adaletten bahsetti. Bir kaç gün içinde eve arkadaşlarının geleceğini ve artık burada toplanacaklarını bildirdi. Ana ilk başlarda gelenlere pek ısınamadı ama daha sonra onları dinledikçe hepsine kanı ısındı hatta Andre’yi oğlu gibi sevmeye başladı. Pavel ve arkadaşları fabrikadaki işçilere bildiri yayınlamaya başladılar. Yavaş yavaş herkes konuyu fark ediyordu. İşçiler aralarında konuşuyor ve koşullardan, haksızlıklardan bahsediyorlardı. Fakat jandarmalar bunları duydu ve ev baskınları başladı. Pavel'in evlerinde toplandıkları bir akşam baskın oldu ve bir kaç kişi tutuklandı. 1 Mayıs günü ise her şeyin başlangıcı olmuştu. O gün Pavel en önde bayrak taşıyordu ve halkı yanlarında istiyordu. Fakat polis ve
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
ana kimdir?
Puan vermedi·408 syf.··
2023 39. kitabı
Bu kitap, okumayı çok seven coğrafya öğretmenimin bana hediyesiydi. Bu kitaba küçük bir ön yargıyla başlasam da sonuna yaklaştıkça soluksuz okudum. Pelageya; kavgacı, kendisini yıllardır döven, sarhoş kocasının karnını doyuran bir kadın ve karakteri oturmamış, babasına benzeyecek korkusuyla yetiştirdiği genç mavi gözlü oğlanın anasıdır. Yaşadığı hayat ona her şeyi ,kendisini bile unutturmuş öyle ki evliliğinden önceki hayatını bile hatırlayamaz olmuştu. Kocasının ansızın ölmesiyle evdeki tek erkeğin, Pavel'in, omuzlarına annesine ve kendisine bakma yükü biner. O da babası gibi fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. O da başlarda annesine asi davranıp babasına benzer bir hayat sürse de, fabrikadan çıkıp odasında kapanarak okuduğu yasaklı kitaplar onu olgunlaştıracak, aklı başında sosyalist bir delikanlıya dönüşmesini sağlayacaktır. Pavel, dostu Andre, devrim ateşinin içinde yanan sessiz aşkı Saşenka ve nice işçi, öğretmen, doktor günbegün alevlenen, kalabalıklaşan bu evde buluşup hararetli toplantılar yapar. İşçilerin ezildiğini, yukarıdakilerin kendi çıkarları için halka neler yaptıklarını gizlice yayınladıkları bildiriler ile açığa çıkarırlar. kitabın 17. sayfasında '' Fabrikalar gelişip büyürken, insanlar onların uğruna ölüyor. '' diyor Pavel. Ben bu cümleyi ülkemizde 2022 yılının ekim ayında yaşanan maden ocağı patlamasının olduğu gün okumuştum. Tabii olarak bu bildiriler ve kitaplar, okuma yazması olmayan anayı başta korkutsa da gün geçtikçe bu devrimcilerin baş kahramanı kendisi olacaktır. Bu bir grup gencin ve bir ihtiyar Pelageya 'nın peşini muhbirler, jandarmalar, son sayfaya kadar bırakmayacaktır. Elden önce kafaların silahlandırlıması gerektiğini düşünen bu gençler hiçbir şeyden korkmamaktadır. Öyle ki mahkeme salonunda bile alay edebilme gücüne
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 02:01
Gerçek adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan yazarımız, 19 yaşında 'Acı' anlamına gelen Gorki soyadını almış, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü olan Rus yazar,Ana romanında Rus Devrimi öncesi işçi sınıfının kendi içlerinde birlik olup, bilinçlenmeye başlamasını,çarlık ve sömürü düzenine son verme çabalarını anlatır. Romanda yıllarca sarhoş kocası tarafından dayak yiyerek hayatını sürdüren Pelage(Ana)'ın gerçek yaşam öyküsü kocasının ölümüyle başlar. Oğlu Pavel babasının ölümünden sonra kendine farklı bir yol seçmiştir, halkı uyandırmaya çalışan devrimcilerle birlik olmuş ve onları ezen, çürüten düzene karşı en ön saflarda savaşmıştır.Ana önce bu durumdan korkup oğlunun başını tehlikeye sokmasından korkmuştur, lâkin Pavel ve arkadaşlarını tanıdıkça fikirleri değişir davayı benimser,inanır ve onlarla canı pahasına bu dava uğruna mücadele eder. Dünyanın değişebileceğine, hakkını savunanların, birlik olanların kazanacağına dair umut veren bir hikâye.Gerçek olaylardan alınmış karakterlerin olması, işçi ve burjuva kesimindeki o zalim uçurumu kabullenmeyip kitaplar okuyup sürekli öğrenme ve toplumu bilgilendirme çabasında olanların verdiği mücadele kesinlikle okunmaya değer.Her ne kadar acılarla dolu olsa da umudunu yitirmeyenlerin hikâyesi.
Roman
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
Ana
Puan vermedi·408 syf.··
2022 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2022 16:12
Uzun soluklu bir kitaptı. Her şeyden vazgeçmiş hayatı sadece kocasından dayak yiyerek geçen bir kadının oğlunun sosyalist davası için nasıl değiştiğini gözler önüne sermiş. Başlarda ki Ana ile kitabın sonunda ki Ana arasında çok büyük farklar var. Orta yaşlı bir kadının kendi içinde düşüncelerini ölçüp biçtiği kendi kendini keşfettiği bir yolculuk. Bir amaç uğruna insanın yaşama nasıl tutunduğunu nasıl korkuyu yendiğini görüyoruz.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2021 22:38
"bizi yönetenler korkularımızdan besleniyor" "köylü mutlu olursa, çiftlik sahibi uyku uyuyamaz" "işçi gürültüden bile korkar..................... "
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
Her şeyin başlangıcı olan o kitap
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2022 88. kitabı
AnaAna "Öncelikle gerekli olan kafayı silahlanlandırmak, el sonra gelir." "Bu zamanda gece karanlığında mum neyse kitap da odur." Bu kitabı okurken bolca alıntı yaptım. Her sözü beni düşünmeye itti. Anacığın lafları ta oradan, satırlardan, yüreğime dokundu, kalbimi kucakladı... Gorki, bir erkek olarak, "Ana"yı nasıl oluşturabilmişti ? Bir kadın ruhunu, ana ruhunu nasıl böylesine doğru ve anlaşılır şekilde aktarabilmişti, hayret ettim. Düşünüyorum da hiç kolay bir iş değil bu yaptığı; bir erkek olarak, böyle bir "Ana" karakteri oluşturmak. Okuduklarımdan çok farklı olan "Ana", bir devrim sırasında, çocuklarının yanında yer alan Pelageya'yı anlatıyor. Hani herkese de nasip olmazmış bu; çocuğuyla aynı yolda, bir gerçek uğruna yürümek, onlardan biri olmak. İnandığı bu doğru yolda, bir amaç uğruna ilerlemek, korkulan şeylerin gözünün önünde olması, oğullarının hapse atılması, hepsinin acımasızca dövülmesi... Ne zordur bir ananın gözünde. Ah Anacık, senin gibi güzel ve hassas bir yüreğin, böyle bir sonla bitmesi... Hiç beklemiyordum doğrusu, senin gibi bir insan hiç hak etmedi bunu. Maksim GorkiMaksim Gorki
Roman
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
7/10
·408 syf.··
2020 21. kitabı
Kitap fedakarlık üzerine kurulu.... insanların inançları uğruna nelere katlandığı ve onları sevenlerin onların peşinde nasıl savrulabildiğine şahit eder bizi.Eser biraz yavaş gider yer yer sıkıcı olabilir
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Anonim Yayıncılık · 200934,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 15:01
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :) Okumak isteyenler, girişler SOLDA efendim!!️️ Maksim Gorki'nin Ana (1906) adlı romanı, Rus edebiyatının ve sosyalist gerçekçiliğin önemli eserlerinden biridir. Kitap, devrim öncesi Rusya’daki işçi sınıfının yaşamını ve devrimci hareketin doğuşunu konu alır. Gorki, bu romanı Önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanmış. Sonra yetkililer okumuş, kaşlar çatılmış, “bu ne anlatıyor böyle?” deyip yasaklamışlar. Çünkü bu romanın içinde sadece hikâye değil, fazlasıyla gerçek var. "Ana" - Kapitalizme karşı sessiz ama kararlı bir direniş (Ve anneler, aslında çok şey biliyor). Maksim Gorki’nin Ana adlı romanı, sadece devrimci bir anlatı değil; aynı zamanda kapitalizme ve sisteme karşı bir kadının yükselişi. Pelageya, her ne kadar ilk başta sıradan bir taşra annesi gibi görünse de, oğlunun devrimci faaliyetlerine tanık oldukça birdenbire sistemin çarklarını anlamaya başlar. Hani biz de hep “Annem anlamaz, işleri bilmez” deriz ya, işte Pelageya, “Anladım, o zaman ben de bu işin içinde varım!” diyerek devrime atılıyor. Yani anlayacağınız, bu romanda “Annene söyle devrim yapsın” düzeyindeyiz. Kapitalizmin günlük yaşamımıza hâkim olduğu şu dönemde, Pelageya’nın değişimi bir tür uyanış gibidir. Bir gün oğlunun gizli toplantılarından şüphelenirken, ertesi gün onu desteklemeye karar verir. Kapitalist düzenin baskılarına karşı verdiği savaş, aslında işçi sınıfının sistemin yükünü omuzlarında taşımasına ve buna karşı durmasına dair güçlü bir simgeye dönüşür. Ve evet, oğlunun devrimci mücadelesine katılmak, bir annenin de hayatını değiştirebilir. (Şimdilerde anneler oğullarına TikTok videolarını
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.