Baba Evi

·
Okunma
·
Beğeni
·
7486
Gösterim
Adı:
Baba Evi
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Baba Evi
Baba Evi
Baba Evi
Baba Evi
97 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Böylece 30 sene sonra bir Orhan Kemal kitabı daha okumuş oldum. Çocuktum, "El Kızı" beni ağlatmıştı, eğer yanlış hatırlamıyorsam... ama Baba Evi öncelikle anlatımıyla dikkatimi çekti. "Küçük Adam'ın Romanı" adlı 3 kitaplık serisinin ilk kitabı olarak Baba Evi öncelikle güzel üslûbuyla dikkat çekiyor: bu cümleler sade, bu cümleler akıp gidiyor. Orhan Kemal sanki konuşuyormuş gibi yazıyor, eğer bu kitap bir yerlerde okuduğum gibi kendi yaşamından da kesitler içeriyorsa, bir yandan hatırlıyormuş, hatırlamaya çalışıyormuş gibi de yazıyor. Reşat Nuri Güntekin'in örneğin Miskinler Tekkesi'ndeki üslûba benzettiğimi de söyleyebilirim, ancak buradaki kesinlikle daha iyi bir anlatım, daha doğal. Ancak her iki kitapta da bütün kitaba yayılan olaylardan çok karakterlerin hâllerinin belirgin olduğunu söyleyebilirim: Baba Evi'nde en çok anlatıcımızın hayatta kalma, direnme arzusu belirgin ve elbette bu ikisine eşlik eden yoksulluk ve açlık hissi. Açlık, yoksunluk, derbederlik kitabın her satırında hissediliyor. Ne güzel eserleri var edebiyatımızın. Keşke Orhan Kemal eserlerine yakışan, daha özenerek hazırlanmış kapakları olsa kitapların.

Baba Evi'ni edebiyat seven herkese öneriyorum.
97 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Baba Evi’nde Orhan Kemal, her ne kadar bunun “küçük adamın” romanı olduğunu söylese de başında, kendi öz yaşam hikayesinin ilk gençlik yıllarını anlatır.

Orhan Kemal’in asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür. Babası TBMM 1. Dönem milletvekillerinden ve aynı dönem Adalet Bakanlığı da yapmış olan avukat Abdülkadir Kemali’dir. Çok partili dönemin acılarını birinci elden yaşamış Abdülkadir Kemali, bu dönemde Adana’da bir fırka kurmuş, ancak görüşleri tehlikeli bulununca Beyrut’a kaçmak zorunda kalmıştır. Romanda, hem o dönemin çocuk yetiştirme anlayışı ile zalim babanın en büyük oğluna disiplin ve terbiye vermek uğruna reva gördüğü zalimliğe varan kötü davranışı görürüz, hem de Beyrut’a taşındıktan sonra yaşadıkları yoksulluğu iliklerimize kadar hissederiz.

Orhan Kemal’i Türk Edebiyatının en önemli kalemlerinden biri yapan da işte bu acı deneyimlerdir. Okul hayatını bırakmak zorunda kalan, yoksulluğu iliklerine kadar yaşayan ve ne kadar arasa da bir kurtuluş ümidi bulamayan Orhan Kemal, bu yaşanmışlıkları ile ezilen ve yoksul halkın sesi olmayı başarmıştır. Romanlarında beni hep etkileyen basit ama çarpıcı anlatımı, gerçekçiliğin en önemli temsilcilerinden biri olmasını sağlamıştır.
97 syf.
·8/10
Ana fikri 'açlık' olan bu kitap Orhan Kemal'in 'açlık' duygusunu bütün gerçekliği ve çıplaklığıyla sosyal hayata yansıtmış ve insanın sosyoekonomik durumunun gerek ailevi gerekse de birey üzerinde nasıl bir etki ve değişim yarattığını çok sade ve akıcı bir üslupla bütün okur kitlesine hitap edecek bir şekilde kaleme almıştır.
Hukukçu bir babanın milli mücadele sonrası hükümet ile ters düşmesi ile şekillenen bir olay ve bu olayın başkahramanı büyük oğlu. Kahraman bakış açısıyla yazılan bu eser ilk başta gerek olayın geçtiği Adana gerek Beyrut ve gerekse de kullandığı karakter ve tiplemeler yaşanılan dönemin sosyal, kültürel, ekonomik , etnik ve dini bütün yönlerini olduğu gibi eserine yansıtmıştır.
Ayrıca bu eser 'Küçük Adamın Romanı' serisinin ilk kitabıdır daha sonraki eserler ; Avare yıllar ve Cemile' dir.
97 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Edebiyatımızdaki mihenk taşlarından biri Orhan Kemal. Eserleri Çukurova'yı olağan akışı içerisinde oldukça güzel anlatıyor. Tabi bunda kendisinin de Adanalı olması etkili. Bu eserinde yazar zengin, eğitimli sert bir babanın okuma baskına aldırış etmeyen avare oğlunun hayatını, ailesiyle Beyrut'a zorunlu göç etmek zorunda kalmalarını ve kendisinin orada yaşadığı maceralar ile Adana'ya dönüşü anlatılıyor. Oldukça güzeldi. Özellikle Beyrut'tan ayrılırken sevmediği babasının bile üzülmesi ve ayrılış aşaması içime işledi.Severek okudum. Tavsiye ediyorum.
97 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yazarın babasıyla olan sorunları,babasının evinde yaşadığı sıkıntıları,yoklukları,yokluğa rağmen genede kaybolmayan içindeki o kıpırtıyı,arkadaşlığı ve çok erken yaşta kendini hayatın içinde bulduğunu anlatan bir kitap.Yeri geliyor babasına kızıyorsunuz yeri geliyor yazara,yeri geliyor yüzünüzde bir gülümseme oluyor,içinize geçen bir hayat kesiti.
97 syf.
·8/10
Baba Evi, Orhan Kemal’in en çok okunan kitabı. Adana’da başlayan çocukluk, Beyrut’lara kadar uzanıyor ve nihayet yine Adana’nın sıcağında son buluyor. Küçük adam bütün olumsuzluklara rağmen hayallerinden vazgeçmiyor. Açlığı da görüyor, tokluğu da. Kitapta ne ağdalı sözcükler var ne de yapmacık cümleler. İnsanın içine işleyen bir hikaye olmuş. Ben çok sevdim. Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.
97 syf.
Kendini yeni yeni fark etmeye başlayan otoriter babasına, yoksulluğa ve erkek kardeşine :) rağmen kendi benliğini oluşturmaya başlayan küçük adamın romanının ilk kitabı.
97 syf.
·Beğendi·9/10
Orhan Kemal gerçekleri bir bıçak gibi yüzümüze çizerken aynı zamanda da kulaklarımıza işkence melodileri dinletiyor...

Gerçekler hep acı oluyor...
Bilmiyorum...
Hiç anlamıyorum; insanlar neden bu kadar duyarsız, vicdansız, böyle suskun?
Konuşanlar neden hep sıkıntı içinde? Bunları sormak lazım. İnsanlarımızın bir gün mutlu olacakları, gözlerinin güleceği, çocukların çalıştırılmak zorunda olmadığı bir dünya, bir rüya bir umut gelecektir elbet...
97 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en güzel anadolu romanlarindan biridir. Dönemin Adana'sında savrulup giden genç bir hayatı sizide hikayenin bir parçası yaparak anlatmıştır yazarımız.. cumhuriyetin ilk yıllarıdır ve yeni kuruluan fabrikalarda burjuva ve isçi sınıfının çatışması anlatılmıştır bir hayatın etrafında. İnsanın hislerine de değinen psikolojik bir yanıda vardır çok etkilendim ve seriye ara vermeden devam ettim :)
104 syf.
·3 günde
Orhan Kemal, Adana'da bir kahvehanede tanıştığı Küçük Adam'ın hayat hikâyesini derleyip muhtemeldir ki kendi yaşamından kesitlerle süslemiş.
Savaş dönemi vara yoğa kızıp evladını döven ve sofrada "Al kuçu kuçu kuçu" diyerek ekmek uzatan baba ile oğulun ilişkisi bana birazcık Kurtlar Vadisi dizisindeki Erdal ile babasının ilişkisini hatırlattı nedense.Tabi Küçük Adam babasını taraftan hayatından çıkarmak,hürriyetine kavuşmak isterken babasının en büyük dayanağı olan ulu bir çınar olduğunun idrakinde. Önemli bir adamın oğlu olmak bazen önemli sorunları da peşinden getiriyor.Fakir Baykurt'un kızının bir röportajını hatırlıyorum.Yazar kızı olduğu için okulda Türkçe öğretmeninden sürekli azar işittiği için sitem ediyordu. Küçük Adam da babasının, kendisini hiç ilgilendirmeyen siyasi ağırlığının altında ezilirken gurbete düşüyor ve bu seferde doğup büyüdüğü vatan topraklarına özlemi bitmek bilmiyor.Kitabın son bölümünde özellikle Allahu Teala'nın adının Hasan Hüseyin'in dilinden yerli yersiz kullanılması hoşuma gitmeyen bir husus oldu.En kısa zamanda Avare Yılları da temin edip yeni bir kitapta buluşmak dileğiyle hoşca kalın..
97 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Küçük Adamım Romanının ilk kitabı olan Baba Evi farklı anlatımıyla sizi içine çeken güzel bir eser. Çocukluktan gençliğe geçiş döneminde ailesi ile birlikte Beyrut' a taşınan bir delikanlının bir süre sonra tek başına Türkiyeye dönmesi, bu dönemde yaşadıkları Orhan Kemal'in yalın anlatımıyla buluşuyor. İyi okumalar.
97 syf.
·Beğendi·9/10
Türk Edebiyatının üç Kemallerinden biri. Yazarın bu kitabı sürgün yıllarını anlatır. Bir çocuğun gelişiminin inceliği vardır ilk kavga baba korkusu açlık hepsini bu eserde görmeniz mümkün. Sürgün olmak sürgün edilmek ve öteki olmak kavramlarına bakışınızı değiştirecek bir yapıt ayrıca dönemin Beyrutunun sosyal ve demografik yapısı hakkında da bilgi edinebilirsiniz.
"... Zaten maaşım çok olmazsa evlenmem ki... İçim yanmış fukaralıktan... Gözümü açtım yoksulluk... Bıktım usandım be..."
<<Annem çok hasta...>> diye mırıldandı.
<<Nesi var?>>
<<Göğsü tutuluyor, kan tükürüyor...>>
<<Hastaneye niye yatırmıyorsunuz?>>
<<Bizim paramız yok ki...>>
<<Akrabalarınız?>>
<<Hiç kimsemiz yok... Amcalarım var ama.. Amerika'da...>>
<<Eee?>>
<<Bizi unuttular...>>
<<Neden?>>
<<Zengin oldular...>>
Orhan Kemal
Sayfa 53 - Varlık Yayınları 6.Baskı Kasım 1974
Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir muameleyi başkalarına da yapmayın! (Ve hemen ilave ederdi) İsterse tavuk olsun!
<<Git oğlum,>> diye ilave etti, <<memleketine git! Karnının doyduyu yerdir vatan derler ama, kulak asma...>>
Orhan Kemal
Sayfa 106 - Varlık Yayınları 6.Baskı Kasım 1974
Onun varlığında bana evimin dağılmamasını temin eden bir tılsım var gibi geliyordu. Onu sevmediğim, ondan korktuğum, ondan süratle uzaklaşıp kurtulmak için can attığım halde, onu gene de, sırtımı dayadığım bir ağaç, yahut uçurumun kenarında sıkı sıkıya tutunduğum sağlam bir meşe dalı kadar kuvvetli buluyordum.
Orhan Kemal
Sayfa 76 - Varlık Yayınları 6.Baskı Kasım 1974
<<Bak oğlum, dedi, seninle pazarlık edelim! Biliyorsun ki, dünyada herkesin rızkı başka başka yollardan... Kimisi bakkal, kimisi kunduracı, kimisi çiftçi, kimisi de mesela çöpçü. Bu neden böyle? Çünkü Allah herkese derece derece akıl vermiştir. Bir doktorun işini bir çöpçü beceremediği gibi, bir çöpçünün de bir doktor göremez. Şimdi olabilir ki, senin kafan da, okuyup bey olmaya müsait değildir. İçinden, ben dersimi okuyup bey olmak istemiyorum, ben kunduracı olacağım, yahut da çöpçü! Ha? Söyle, sen ne olmak istiyorsun mesela?>>
Orhan Kemal
Sayfa 11 - Varlık Yayınları 6.Baskı Kasım 1974

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Baba Evi
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Baba Evi
Baba Evi
Baba Evi
Baba Evi

Kitabı okuyanlar 730 okur

  • Dilara

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0