Kısaltılmış Metin

Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Hayalperestlik Hiç Bu Kadar Güzel Olmamıştı"
9/10
·64 syf.·
2021 16. kitabı
İyi akşamlar 1K! Kısa sürede okuduğum oldukça güzel, dört gün süren beyaz gecelik bir nahif aşk öyküsü... Kitabın ismi "Beyaz Geceler" ne kadar anlamlı Rusya'nın St. Petersburg şehrinden kaynaklı Mayıs ayın da başlayıp, Temmuz ayının ortalarına kadar süren Beyaz Geceler... Kısaca eşsiz kitabımızın olay örgüsü: Hayalperest baş karakterimiz ve onun aşık olduğu ikinci karakterimiz, Nastenka... Hayalperest kitap kahramanımız, yalnız bir adam, yalnızlığı iliklerine kadar yaşayan, arkadaşı, dostu, kardeşi ailesi olmayan bir adam. Yirmi yedi yaşında olup, Rusya'nın St. Petersburg sokaklarında gezmeyi seven daima o sokaklarda hayal dünyasında yaşayan bir adam. Nastenka: Hayalperest baş karakterimizin sevip, aşık olduğu on yedi yaşında ailesini küçük yaşta kaybetmiş ninesiyle yaşayan bir kız. Başkarakterimiz, yine bir gün St. Petersburg sokaklarında dolaşırken ağlayan bir kız fark eder. Böylece, kısa da olsa, okuyucuyu şahsım nazarında etkileyen aşk öyküleri başlamış olur. Seven insan gider mi? Seven insan kalbinde açan çiçekleri, dört nala uçuşan kelebekleri öldürür mü? Seven insan, sadık kalıp güven vermez mi hayat eşim dediği bir insana? Seven insan kandırmaz! Seven insan, usul usul titretir gönlünü... Soğuk bir titreyiş olmaz bu, her insan da farklı bir his, farklı duygu, farklı heyecanlar içinde barınan tatlı, minik güvercinli bir titreme olur ama soğuk olmaz... O güvercine nasıl bakıyorsa seven bir insan sevdiğine de öyle bakmaz mı? En güvenilir masumane bakışlar ve tatlı tatlı utanmalar, yanakların allığı vs. Aşk eylemini Dostoyevski bu kitabında kitabın karakterlerine kendi iç dünyalarına, psikolojik ruh hallerine oldukça güzel betimlemelerle yansıtmış. Ama ya sonra? Kitabı yavaş yavaş kafanızda o en güzel duygularla geçmiş yıllarınızın tecrübesi ve
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
Beyaz Geceler...
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 21:34
Merhaba! Beyaz Geceler kitabını 2 yıl önce okumayı denemiştim ama maalesef 2. sayfaya dahi geçememiştim. Bu sefer öyle olmadı ve bir günde okudum. Kısaltılmış metindi ama yine de çok güzel bir tat verdi. Okuduğum ilk Dostoyevski eseri idi aynı zamanda. Kitaptaki betimlemeler gerçekten çok ince, çok zarifti. Çok zevk alarak okudum bu yüzden puan kırmaya elim gitmedi doğrusu. Kitap, hayalperest bir adam ve genç bir kızın yaşadıklarını anlatıyor. (Daha fazla şey yazarsam okuma keyfinizi bozabilir bu sebeple bu kadarını yeterli görüyorum.) Bence imkânınız varsa hemen okuyun, böyle zarif bir eserden mahrum kalmayın. İyi okumalar kitap kurtları...
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
Beyaz Geceler
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:27
Nahif ve dört güncük süren bir aşk hikayesini anlatır Beyaz Geceler...Dostoyevski romanlarını okumaya Beyaz Geceler romanından başlayın diyorlar ... Hayalperest bir adamın ve sevgilisini bekleyen bir kızın dört gün süren hikayesini anlatıyor kısaca özetleyelim :) İlk gece: St. Petersburg sokaklarında geceleri yalnız yürümekten keyif alan ve insanlarla bağ kurmakta zorlanan hayalpetest adam, ağlayan genç bir kız olan Nastenka ile karşılaşır ve ona yardım eder, destek olur İkinci ve Üçüncü gece: İkili birbirlerinin hayat hikayelerini anlatır. Nastenka, ninesinin yanında yaşayan ve ninesinin kiracısına aşık olan genç bir kızdır. Kiracı başka bir şehre gitmiş ve bir yıl sonra geri dönüp onunla evleneceğine söz vermiştir. Bu sırada hayalperest adam , Nastenka'ya aşık olur ve ona duygularını açar. Dördüncü gece: Nastenka kiracıdan yani sevdiği adamdan umudunu kesmek üzereyken mektup alır. Sevdiği adam şehre dönmüştür. Nastenka, hayalperest adamı sevmesine rağmen kalbi asıl sevgilisinden yana olduğu için ona döner. Adam kırılsa da bu dört gün ve tattığı kısa sevgi kırıntısı için ona teşekkür eder ve tekrar eski hayalperest yalnızlığına döner. Beyaz Geceler, insanın iç yalnızlığını ve karşılıksız sevginin yarattığı duygusal sarsıntıyı coşkulu bir dille işlemiştir. Kalabalık içerisinde yalnız kalan insan...
Aşk
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Üzgünüm... Okurken benim de gözlerim doldu, anılarım canlandı, çünkü onun ne yaşadığını anlayabiliyorum, çünkü ben de bir "Nastenka" tanıdım... Sonunun böyle olmasını hiç beklemiyordum. Yazar hikayeyi öyle işlemiş, okuyucuya öyle geçiriyor ki... Çok yoğun duygular yaşadım. Son sayfa bittiğinde kitabı fırlatmak geldi içimden... Ve bir kez daha düşündüm. Yalnızlık belki de kötü insanlardan korunmanın bir yoludur...
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2019 09:45
Stefan Zweig'in Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nu hatırlattı bana. Bir kadının öz değerini bir kenara bırakıp bir erkeğe tüm kalbiyle, masumiyetiyle, kendinden vazgeçmişçesine, ölürcesine bağlanması... Dostoyevski okumaktan korkan biri olarak ilk bu kitabını okudum ve bir soru işaretimi daha noktaya çevirdim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
Bugüne dek yazılmış en zarif aşk öykülerinden biri...
Puan vermedi
Dostoyevski'nin mükemmel kitabı özetlersem hayalperest bir adamın bir kadınla beyaz gecelerde tanışması ve konuşmaları anlatılıyor.Beyaz geceler kuzey kutbuna çok yakın olduğu için petersburgta gerçekleşen olaydır.Okumanızı tavsiye ederim teşekkürler
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2024 7. kitabı
Kesinlikle güzel ve etkileyici bir kitap, sonunda az kalsın ağlayacaktım. Kısaltılmış olduğu için bazı kısımlar kısa, bence karmaşıktı. Daha iyi açıklanabilirdi. Ama kesinlikle güzel bir kitap.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
Beyaz Geceler Kitap İncelemesi
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 203. kitabı
Kitap Sant Petersburgda bir yaz gününde geçer. Genç bir adam sokakta gezinirken bir kadına dikkatle bakar. Bu bakışta 4 günlük bir yaz aşkının başlangıcı olmaktadır. Kız bir sarhoş tarafından kovalanırken genç adam onu kurtarır ve evine kadar refakat eder. Böylece tanışırlar. 2.gece birbirleri hakkında her şeyi öğrenirler. 3.gece Nastenka bir yıl önce kentten taşınan ve onu seven üst komşusu hakkında konuşur ve mektup yazar. Genç adam bu mektubu alır ve gönderir. Ertesi gece buluşmalarında Nastenka sevdalısını bulur. Bunun üzerine genç adama Nastenka bir mektupla olayları anlatır ve hikaye biter... Hikaye çok etkileyici bir hikaye her şeyi çıkarabiliriz. Kitap bence güzeldi 10 üzerinden 10 veriyorum...İyi okumalar....
Koray Göksu İle Kitap İncelemesi
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
#lsfmrd
10/10
·64 syf.··
2024 1. kitabı
"ben daha ziyâde kafamın içerisinde yaşayan bir hayalperestim." İşte bu kitabın bu satırları tam olarak beni ve bana ait olanı anlatıyor. 28/05/2024 20.30
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020102,1bin okunma
Ne uzun bir zaman dilimidir insan ömründe bir anlık mutluluk.
Puan vermedi·218 syf.·
2021 87. kitabı
--Spoiler-- 'Beyaz geceler' derin bir yalnızlıkla pençeleşmemiş insanların anlayamayacağı kadar hüzün dolu... Aşk ve yalnızlık üzerine kaliteli bir hikaye. Bölümlere 4 gece diye ayrılsa da toplamda 6 gecelik bir zaman diliminde gerçekleşiyor... Beyaz geceler ismi de malum hepiniz biliyorsunuz; petersburg'a özel bir durum. ama yine de burada şuna dikkat etmek gerekki, beyaz saflığı, iyiliği, hayali temsil eder. romanda da böyledir, romanda özellikle beyaz geceler döneminin seçilmiş olması dostoyevski'nin edebi gücüne bir örnektir... Dostoyevski'nin eserlerindeki en önemli özelliklerinden biri de kahramanlarıdır. kahramanlar genellikle hayattan kendini soyutlamış tiplerdir,bu romanda da hem anlatıcı kahramanı hem de Nastenka'yı tipik Dostoyevski karakterleri diye niteleyebiliriz. Erkek karakterleri her daim aşkına sadık karakterlerdir öyle ki başka bir erkeğe tercih edilse dahi sevdiğine toz kondurmaz, tıpkı burada kahramanın Nastenka'ya yaptığı gibi. Gideceğini bilir Nastenka'nın. susacağını bilir kendinin; gelince sever, çok sever... gidince... gidince de sever. aslında sevdiği Nastenka değil, Nastenka'yı sevmeyi sevmektir... Dostoyevski'de kadınlar ise genel itibari ile kötüdür. birçok romanına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız . Nastenka bu romanda ,Dostoyeviski'nin tipik kadın karakteridir; iki yüzlü, ne istediğini bilmez bir karakterdir...Bu Dostoyevski'nin kendi özel hayatından gelen bir tezahür müdür derseniz olabilir derim. En çok dikkatimi çeken şey; Dostoyeviski'nin anlatımı..öyleki bu yanıyla diğer bütün eserlerden ayrılıyor bu noktada: Anlatımın hem yazar tarafından yapılması (ki karakterin yalnızlığını çok etkileyici bir üslupla ele alıyor), hem ilahi bakışla ele alması hem de yeri geldiğinde kız karakter Nastenka'nın ağzından yapılması (
2020 Okuma Raporları
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.