Çiyayê Agirîyê

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Efsane
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 15:30
Efsane ile başlayıp efsane ile biten roman. Genelde efsane ile başlayıp klasik sonlar olur burada nerde başladı ise orada bitiyor. Aşk engel tanımaz mı? Gülbahar ile Ahmet’in aşkı önünde engeller yok olurken görünmeyen engel nasıl var olur! Yaşar Kemal’in ortak bilinçdışı tekniği ile yazdığı ya da bir halk ozanı gibi hitap ettiği bizlerin hayran olarak dinlediği bir hikaye. Efsanede şu an bizlerinde yaşadığı “Ne derler? Korkusu” ve “Korkuyor derler” (korkuyorken bile) hikayedeki aşk çemberi etrafında dönen korku ve öğretilmiş çaresizlik,doğa ile aşk ile iç içe bir renk gibi anlatılmış. Yaşar Kemal bir mavi anlattı aklımda yepyeni bir mavi oluştu. Yeni renkler keşfetmek isteyenlere keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Aşk ile otoriteye başkaldırının romanı
9/10
·124 syf.··
2024 66. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2024 00:47
l Yaşar Kemal’in destansı anlatımı ile geleneklerin, sevginin anlatıldığı, bir kır atın, bir tutam saçın bazen namus demek olduğunu anlatan epik bir masal. l Öncelikle ben Yaşar Kemal'in mistik anlatımına ve betimlemelerine hayranım. Bir Dedenin torununa masal anlatırken, torunun duygularıyla her sayfayı merakla çevirip okudum. Herkesin küçükken dinlediği o masallar, böyle efsanevi yiğit gençlerin olduğu, kızların saçlarının altından daha parlak olduğu... İçerisinde envai çeşit efsanenin bulunduğu sıcacık masallar. İşte bu kitabı o duygularla okudum. Sanki biri bana masal anlatıyormuş ben de dinliyormuşum gibi. l Kitapta anlatılan törelere körü körüne bağlılığın ne kadar acımasız ve ne kadar mutsuzluk yaratabileceği, insanların bir araya geldiklerinde her türlü zulme karşı durabilecek güce sahip oldukları çok harika ve akıcı bir dille anlatılmış. l Kahramanımız yiğit mı yiğit Anadolu çocuğu, yeşilçam filmlerinin o fakir ama gururlu genci Ahmet. Ahmet ve Gülbahar tanışıp aşık olurlar. Gülbahar’ın babası Mahmut Han kızını vermek istemez ama halkın baskısının sonucu , tepkilerinden korkar . Ahmet eğer Ağrı Dağı’nın tepesinde ateş yakarsa kızını vereceğini söyler. Ahmet ateşi yakar fakat Gülbahar ile konuşması sonucu gururu incinir ve Gülbahar’a kavuşamaz. Çünkü bazı aşklar kavuşmak için yaşanmaz. Aşkın da en büyüğü budur. l Bu arada kitapta yer alan çizimler vardı. Bunlar, Nazım Hikmet'in bir şiirinde "Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" diye seslendiği ünlü ressam Abidin Dino'nun çizimleri olup kitaba ayrı bir renk katmış. Herkese bol kitaplı günler ve iyi okumalar. Alıntılar: - Şu insanoğluna akıl ermez. (S.13) - Dünyanın ortasında tek başına kalmış bir hali vardı. Yalnız, yapayalnız. (S.33) - Her şeyin bir çaresi var, bu aşkın sonu yok. (S.53) -
İnceleme
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Bütün duyulara hitap eden kitap
10/10
·124 syf.··
2020 24. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2020 09:11
Kulağımda ezgiler, Gözümde puslu görüntüler, Dimağımda hikayeler, Yüreğimde titreyişlerle bitti kitap. Yaşar Kemaldir bu,bütün duyularınıza hitap eder... Ağrı Dağı karşımda tüm kişiliğiyle yükselirken kendimi zor tutuyorum: Tepesine tırmanabilsem... Yaylarına çıkıp ak kuşu, renkli küçük çiçekleri görebilsem... Bahar da yaklaşıyor, acaba hala çobanlar Küp Gölü kıyısında kavallarını çalıyor mu? İnsan çok sevdiği bir şeyi kelimelere dökerken zorlanır. Ben de anlatmaya zorlanıyorum. Anlatınca büyüsü azalacak gibi. Anlatmasam içimde yara olacak gibi. Kitabı daha önce de okudum. Ama şimdi başka! Ağrı Dağı'nı biliyorum, Doğubeyazıt'ı biliyorum, Iğdır Ovası'nı biliyorum. Paşa'nın oturduğunu tahmin ettiğim ve bir benzeri olabileceğine inanmadığım İshak Paşa Sarayını, yamaçta bir kartal yuvası gibi durmuş Ahmed-i Hani Türbesi'ni biliyorum. Mekan bu kitapta çok önemli bir unsur, bu mekanda bu kitabı okuyabildiğim için çok şanslı hissediyorum kendimi. Ben de buraya gelmeden önce çoğu insan gibi Ağrı Dağı'nı Ağrı ilinde sanıyordum. Oysa Dağın bir yüzünde Iğdır bir yüzünde Doğubeyazıt vardır. Iğdır'ın her yerinden Dağ'ı görmek mümkündür. Dağ adeta bir insandır, nefes alıp verir, mutlu olur, kızar, üzülür. Başından duman, tepesinden kar eksik olmaz.Yakınına geldiğin zaman tümünü göremezsin de heybetinden için daralır. Uzağında olduğun zaman ise hep bakasın gelir. Sanki bir şey değişecek, dağ hareket edecek gibi gelir. Yaşar Kemal 50'lerin başlarında gazetecilik yaptığı yıllarda, röpartaj için Doğubeyazıt'a gelmiş ve bir ekiple beraber Ağrı Dağı 'na çıkmış. Nuhun Gemisi nde bunu anlatır. Çok büyülenmiştir. Ağrıdağı Efsane'sinin basım yılı ise 1970 görünüyor. Demek ki Yaşar Kemal, kafasında bu büyü ile on beş yirmi sene gezmiş... Bu küçük
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
9/10
·124 syf.·
2025 7. kitabı
Ve biter ... Ah Gülbahar ... Ah Ahmet.. ne desem nerden başlasam . Kısaca Yaşar Kemal ,engel tanımaz bir aşk hikayesini destansı bir dille bize sunuyor . Bu uğurda en çok yıpranan Gülbahar oluyor malesef , işlemediği bir suçun günahını çekmek zorunda kalarak... Okurken acaba böyle bir efsane var da onu Yaşar Kemal romanlastirdi mi diye düşündürse de, bir röportajinda romanın hikayesinin kendine ait olduğunu söylüyor usta. Çocuk olup sobanın başında babamdan dinliyor gibi hissettiğim bu efsanevi hikaye gerçekten cok etkileyiciydi. Yaşar Kemal 'in samimi ve güçlü üslubuyla Anadolu'nun topraklarında yürüyüp, çiçeklerini kokladım, yine tam da ondan beklediğim müthiş betimlemelerle ... yaşadığımdan fazlasını görüp hissettim. Sadece 119 sayfa, neden siz de çocukluğunuza doğru bı seyahate çıkıp bu destana ortak olmayasınız ki ;) Keyifli okumalar ✿
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
GERÇEK BİR DESTAN!
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 14:18
Herkese selamlar kitap dostlarım! Bu akşam Yaşar Kemal ’in muhteşem destansı kitabı Ağrıdağı Efsanesi ‘ni inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım. Yaşar Kemal… Yaşar Kemal… Yaşar Kemal!.. Nasıl bugüne kadar senin kıymetini bilemedim, okumayı bu zamanlara bıraktım ben! 2025’te İnce Memed serisi ile başladım yazarı okumaya ve bu da okuduğum ikinci kitabı… Bu nasıl bir dil, bu nasıl bir üslup, bu nasıl betimleme, bu nasıl halk ile bütünleşme, nasıl bir doğa ve coğrafya sevdası, nasıl hem bu kadar doğal hem de bu kadar edebi yazabiliyor gerçekten hayran kaldım bir kez daha… Hani bazı yazarlar vardır ya bir tek satırdan bile tanırsınız onu, işte Yaşar Kemal tam da bu tanıma uyuyor. Her kitabında doğayı bir karakter gibi işlemesiyle, bölge halkının bütün gerçeklerini, çektikleri çileyi, ezenleri ve ezilenleri muhteşem bir şekilde anlatıyor. Yaşar Kemal’imiz olduğu için bir kez daha gurur duydum. Ve külliyatını da bitirmeyi niyet edinmiş bulunmaktayım. Şimdi gelelim kitabımıza… Eser; bir aşk destanı diye geçiyor literatürde ki zaten okuyunca göreceksiniz şiirsel destansı bir anlatı var. Ama asla sadece bu kadar değil… Bir coğrafyanın izini de sürebiliyoruz kitapta, gelenekleri de görenekleri de. İnsanın onuru için, inandığı değerler için, nelere katlanabileceğini, nasıl mücadele ettiğini de görüyoruz Ahmet üzerinden… Mahmut Han üzerinden ise insanın egosu, kibri, makamı için nasıl alçalabildiği, ne derece kötülük yapabildiğini görüyoruz. Haklının kim olduğunu dosdoğru bilmelerine rağmen Paşa’dan korktukları için koca koca Beylerin nasıl da kedi gibi sindiklerini, güç karşısında, otorite karşısında nasıl da gurursuzca, şerefsizce küçülebildiklerini de görüyoruz. Gülbahar üzerinden ise gerçek sevginin, aşkın insana neler yaptırabileceğini görüyoruz. Memo’dan fedakarlığı, Demirci Hüso’dan
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
İnsanoğlu bir sırdır!
9/10
·124 syf.··
2023 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2023 00:00
“Aşk kuşu bir yalımdır. Dokunduğu yüreği yalım eder” (s.98). Medeniyet ve kültürlerin beşiği olan Anadolu’nun yetiştirdiği dünyaya mal olmuş en büyük yazarlarımızdan biri de Yaşar Kemal’dir. O, yokluklardan gelerek toplumumuzun vicdanı ve kültürlerin deniz feneri olmayı başarmış büyük bir ses ve büyük bir nefestir. Nitekim o, Anadolu’nun efsanelerinden, masallarından, ağıtlarından, şiirlerinden ve türkülerinden ilhamını alıyor ve Homeros’un, Yunus Emre’nin, Karacaoğlan’ın, Dadaloğlu’nun, Cervantes’in ve Çehov’un yolundan yürüyerek eserlerini üretiyor.¹ Bugün o, kırk ayrı dile çevrilen bu eserleriyle tüm dünyayı aydınlatmaya devam ediyor. • • • Onun kaleminin gücünü ve ustalığını diğer tüm eserlerinde olduğu gibi “ Ağrıdağı Efsanesi”nde de gördüğümü belirtmeliyim. Eserin hikâyesi Ağrıdağı’nda yaşayan Ahmet’in evinin önüne çok zengin ve itibarlı birine ait olduğu anlaşılan göz alıcı muhteşem bir atın gelmesiyle başlıyor. Atı üç kez kapısından uzaklaştırmasına rağmen tekrar gelmesi üzerine Ahmet, töre gereği her şeyi göze alarak onu sahipleniyor. Atın sahibi Mahmut Han’ın bütün töreyi ve geleneği hiçe sayarak atı istemesi ve sonrasında yaşananlarla hikâye farklı bir olay örgüsüyle devam ediyor. • • • Gerçekten de Yaşar Kemal, efsaneyle kurguyu öyle ustalıkla harmanlamış ki bir geleneğin penceresinden bir aşkın serüvenine doğru yolculuğa çıkarıyor bizleri. Öyle ki kitabı okurken bir yandan Ağrıdağı’nın eteklerinde ve Küp Gölü’nün etrafında dolaşıyor, bir yandan da bir çoban kavalının çıkardığı nağmelerden bir demirci ustasının sazının tellerindeki yanık türkülere gidip geliyorsunuz. Mahmut paşanın hırsı ve acımasızlığı karşısında Ahmet ve Gülbahar’ın aşkının nasıl sonuçlanacağını düşünürken hikâyenin içinde kayboluyorsunuz. • • • Yaşar Kemal’in öylesine eşsiz bir dili ve üslubu var ki bu
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
7/10
·124 syf.··
2023 19. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 15:20
Yaşar Kemal'den okuduğum ilk kitap oldu ve bence tam da ilk okunabilecek kitaplardan biri. Size hem Yaşar Kemal'in kalemini sevdirecek hem de diğer kitapları için merak uyandıracak bir eserdi. Kısa ve 1 günde bitirebileceğiniz kadar akıcı. Kitap Ahmet ile Osmanlı Paşası Mahmut Han'ın kızı olan Gülbahar'ın aşkını konu ediyor. Bir yandan zorlu bir aşk hikayesi okurken bir yandan da Ağrıdağı geleneklerini hiçe saymaya çalışan Mahmut Han'a karşı Ahmet'in çatışmasını okuyacaksınız ve bunları okurken Yaşar Kemal'in sizi Ağrıdağı'nın yamaçlarında gezdireceğine ve havasını burnunuza getireceğine eminim.
1000Kitap
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Bu ne onulmaz acı...
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2022 51. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2022 15:16
Göynümde bir yalım.. Ciğerlerim duman... Döşümde inceden bir acı.. Gözümde yaş... Tam direğinde burnumun bir sızı ile kalakaldım.. Mertlik.. Yiğitlik.. Adalet.. Bir olmak.. Zalime karşı durmak.. Zulme başkaldırmak.. Sevda.. Karalar bağlamış sevda.. Ni ararsan var ola bu kitapta.. Yaşar Kemal sen hiç yitme, her kitabınla yeniden tekrar tekrar filizlenip dur ola yüreğimizde.. Ağrıdağı'nın eteklerinde dolandım durdum, Küp gölünün kıyısında möhkem oturdum, küt çiçeklerin alına, moruna, sarısına daldım, kokuların içinde yittim gittim. Sonra... Ahmet oldum köpeoğullarına aman vermedim, boyun eğmedim aslan kesildim. Dağlı oldum, halk oldum, zulme karşı isyan ettim, ayaklandım, adalet aradım, hak kolladım. Yusuf oldum korkudan boğum boğum boğuldum, sindim pustum. Demirci Hüso oldum, sövgüyü kelâm eyledim. Höşap oldum, geleneğe sahip çıktım saygıda kusur etmedim. Gülbahar oldum, lâl oldum, sağır oldum kul oldum sevdama, yılmadım, pes etmedim kapı kapı çare aradım.. Dillendim, dilendim... yandım sonra yalazlandım. Ve en birçok Memo oldum ahh Memo. Baştan ayağa sevda.. Kara sevda oldum.. Canana can verebilmek için can-ı verdim. Kartal oldum.. Memo oldum en çok vardım uçurumdan uçtum kartal oldum. Memo oldum bir kara saça son buldum... Ağrıdağı oldum sonra... Ahmet'i, Gülbahar'ı, Sofi'yi, Demirci Hüso 'yu, Memo'yu, Kervan Bey'ini, Höşap Bey'i, Dağlıları en çok da Dağlıları can bildim canıma yaren eyledim. Selâm ola sana Ağrıdağı selâm ola... Ben seni bilmeden bildim, görmeden gördüm, yüreğimin tahtına oturttum Şah belledim. Ağrıdağı'nın doruğuna çıktım da bulutsuz yunmuş arınmış bir göğü kitap boyunca seyreyledim...
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
"Güzel Günlerin Hatrına..."
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 21:06
Türk edebiyatının yine geç kaldığım eserlerinden birini daha okudum. Okudukça azalır, diye düşünmeme rağmen her yeni eserde "Bunca zaman nasıl okumamışım!" diyorum. Şu "kendi değerlerimizi tanıma" işini biraz daha önemseyip okullarımızda bu hassasiyetle hareket etsek iyi olacak! Yaşar Kemal, Türk edebiyatında okumuş olduğum diğer eserlere bakınca efsanelerimize en hakim bulduğum yazarımız. Ayrıca büyülü gerçekçilik akımının da başarılı bir uygulayıcısı. Onun eserlerinde toprak sinirleniyor, dağlar öfkeleniyor, saz dile geliyor, atlar yaren oluyor, geyikler tuzak kuruyor, yılanlar dehşet saçıyor, filler tahta oturuyor, karıncalar devleşiyor... Ve henüz okumadığım kim bilir neler neler... Ağrı Dağı efsanesinde olaylar bir atın, başkahramanımız Ahmet'in evinin önünde görülmesiyle başlıyor. İlk cümlelerden itibaren sizi kendine çeken eserde, merak unsuru son cümlelere kadar devam ediyor. Yöresel sözcüklerin kullanımı, bazı inanış ve geleneklere yer verilmesi kitabın anlamını, değerini daha da yüceltiyor. Mekana ayrıca değinmesek olmaz. Eser Ağrı, [Doğu]Beyazıt, Mahmut Paşa'nın yaşadığı saray (İshakpaşa Sarayı) ve Van Hoşap Kalesi'nde geçmekte ama buralar sanki bu dünyadan değilmiş gibi mistik, fantastik mekanlar. Gerçi bundan tam olarak 2 yıl önce bugün o topraklarda, o sarayın içindeydim, geçmiş zamana gitmek insanı büyülüyor. Belki de o yaşanılmışlık, kitabın bendeki etkisini yoğunlaştırdı. Sofi'yi, Demirci Hüso'yu, Memo'yu, Kervan Şeyhi'ni, Hoşap Beyi'ni ve nice Kürt Beyleri'ni, Ağrı Dağı'nda yaşayan halkı çok sevdim. Onlardaki hırs, doğru bildiklerinden vazgeçmeme azmi, zulme karşı koyma çabası, aşık olanları koruyup kollama hisleri, kısacası yiğitçe duruşları çok anlamlıydı. Ancak hepsinden öte "birlik olursak zulmü de yeneriz, zalimi de" inancı kitabın değerini
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 174. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 14:42
Ağrı Dağı Efsanesi – Yaşar Kemal Bu romanı okurken ilk hissettiğim şey, Yaşar Kemal’in dilinin büyüsüydü. O betimlemeler, doğayı insan gibi konuşturan anlatımı, her kelimesiyle Anadolu’nun kokusunu hissettirmesi… Gerçekten de edebiyatta onun kadar doğayı yaşayan bir yazar azdır. Ağrı Dağı burada sadece bir dağ değil; gururun, aşkın, imkânsızlığın sembolü. Romanın merkezindeki Gülbahar ve Ahmet’in aşkı, destansı bir yoğunluğa sahip. İki insanın birbirine olan sevgisi, toplumun kurallarına, geleneklere, hatta ölüm korkusuna bile meydan okuyor. Bu yönüyle kitap, hem bir aşk hikâyesi hem de insanın özgürlüğe duyduğu özlemin anlatısı. Ama Yaşar Kemal’in üslubu bazen öylesine şiirsel ve yoğun ki, hikâyenin duygusuna kapıldığın kadar akışını da kaybediyorsun. Yer yer betimlemeler o kadar uzun sürüyor ki, romanın temposu düşüyor. Özellikle diyalogların azlığı ve karakterlerin iç dünyalarının daha çok semboller üzerinden anlatılması, duygusal yakınlığı zaman zaman zayıflatıyor. Bununla birlikte, eserin temel gücü mitik anlatımında. Yaşar Kemal, Anadolu’nun halk kültürünü, destanlarını ve söylencelerini çağdaş bir romana öyle ustalıkla taşımış ki, kitap neredeyse bir halk hikayesi havasında okunuyor. Bu da onu klasik bir aşk romanından çok daha derin bir yere taşıyor. Eksik bulduğum bir diğer yön, kadın karakter Gülbahar’ın biraz fazla “ideal” çizilmiş olması. Gerçek bir kadın olmaktan çok, bir simgeye dönüşüyor bazen. Onun acısı, aşkı, korkuları bize ulaşsa da, insan olarak içsel derinliği zaman zaman eksik kalıyor. Buna rağmen kitabın sonu… O kadar güçlü, o kadar dokunaklı ki. Aşkın hem en saf hem de en yıkıcı halini tek bir sahnede anlatıyor. Yaşar Kemal’in destansı diliyle birleşince, insanın içinde hem bir güzellik hem de bir sızı bırakıyor. Sonuç olarak: Ağrı Dağı
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.