Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2022 18:14
Eser, Josef K. adlı bir kişinin bir sabah uyandığında odasında görevlilerle karşılaşıp onlardan "tutuklu" olduğunu öğrenmesiyle başlar. Ancak neyle suçlandığını hiçbir zaman bilemez. Böylelikle bir yıl sürecek olan "dava" süreci başlar. Eser bize distopik bir "adalet" dünyasını sunar. Bu distopyada beraat olayı asla yoktur. Zaten bu "beraat olmama hâli" distopyayı oluşturur. Öyle ki yazarın Josef K. ile bize göstermeye çalıştığı dünyada yargılanan veya davası olan hiç kimse gerçek bir beraat yaşamaz. Adelet sistemi tüm alt/üst merciileriyle "bir çöplük ve kokuşmuşluk" içinde bize sunulur. Eserde sunulan "dünyada" her şey alışılmışın dışındadır. Mahkemeler, yasalar her şey Kafka'nın yarattığı o distopik dünyada bambaşka bir hâldedir. Mesela hem üst düzey avukatların hem de alt düzey avukatların olması, sunulan distopyada sadece alttaki avukatlarla iletişime geçilebilmesi, mahkemelerin tüm unsurlarıyla absürd bir şekilde eserde yer alması gibi... Tüm bu unsurların ise ortak bir özelliği vardır, hepsinin bu kokuşmuş düzene ayak uydurması ve bu durumdan hiçbir şikayetlerinin olmaması... Josef K. bile ilk başlarda tepki göstereceğini söylese de onun da bu düzenin içinde eridiğini görüyoruz. Sonra burada hiçbir zaman dava ilerlemez, hatta herhangi bir gelişme bile göstermez... Kitabın bir bölümündeki örnek hikâyede anlatıldığı gibi davalar hep sürüncemede kalır... İşin garip tarafı buna kimse herhangi bir tepki de göstermez, bu durum kanıksanmış bir şekilde devam eder... Davası olan kahramanımız Josef K. bile... Sonunda da bu değişik yargı sistemi tarafından "utanç" bir şekilde infaz edilir... Zaten eserin en büyük argümanlarından biri de bu utanç duygusuyla birlikte ezilen insanların pasif duruşunu ortaya koymaktır. Eser, distopya olmasından ötürü karanlık bir atmosfer
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201963,8bin okunma
8/10
·248 syf.··
2021 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 14:25
Dönüşüm gibi başlıyor Dava da. Gregor Samsa uyandığında dönüşüme uğramıştır ve kendi yaşam alanı onun hapisi olur. Josef K. ise uyandığında kendini bir anlamsızlıklar silsilesi içinde bulur. Ortada hiçbir şey yokken tutuklanmıştır. Tutuklandığını öğrendiğinde cezaevine gireceğini düşünür ama hayır onun aklına gelen şey somut cezalandırmadır. Kafka'nın kitabın özünde bahsini ettiği asıl "dava" insanın/bireyin yaşam ve hareket alanını sınırlayan, onu bir yığın manasız bürokratik teferruat içerisinde düşünmeyen, sorgulamayan birey haline getirmek isteyen üst devlet aklıdır. Eseri bitirince adaletin yavaş işlediği ve davaların bazı çıkarlar gözetilerek sonuçlandırıldığını net olarak görebiliyorsunuz. Kafka'nın Dava’sı hiç de ayakları yere basmayan bir distopya değil, örnekleri günümüzde bile görülen bir öngörü ve eleştiridir.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201963,8bin okunma
7/10
·264 syf.··
2020 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 01:34
Kitap sizi icine aliyor fakat cok agir ilerliyor. Franz Kafka'nin en iyi kitabi oldugunu yazan incelemeler okumustum ama benim icin bir Dönüşüm degil.
DavaFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201963,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2023 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2023 20:07
Kafka 3 Temmuz 1883'te Prag'da Hermann ve Julie Kafka'nın altı çocuğunun ilki olarak dünyaya geldi. İki erkek kardeşini henüz bebekken kaybeden Kafka böyle bir ortamda büyüdü. Buhranlarla geçen çocukluğunda babasıyla hiç anlaşamayan ve babasının ona kurduğu baskı sebebiyle babasına nefret duyan Kafka bu hisleri bir ömür bilinçaltında taşımıştır. Avusturya Lisesi'ni bitiren Kafka felsefe eğitimi almak istemiş faakt Karl Ferdinand Üniversitesi'nde hukuk okumuştur. Burada eğitime devam eden Kafka doktorluk unvanı almıştır. Kimya, Filoloji ve sanat tarihine ilgi duyan Kafka üniversite sonrası bir süre stajyer avukatlık yapmıştır. Max Brood ile tanışıp arkadaş olduktan sonra edebiyat dünyasına giren Kafka bu dönemde Oskar Boum, Felix Qeltsch ve Franz Werfel ile tanışmıştır. Hayatının 16 yıl 6,5 ayı okumakla, 14 yıl 8,5 ayı ise çalışmakla geçen Kafka, 39 yaşında emekli olmuştur. Milena ile tanıştıktan sonra hayatı değişen Kafka bu imkansız aşk sürecinde Milena ile yıllarca mektuplaşmış ve bu amansız aşk Kafka'nın duygu dünyasını derinden sarsmıştır. Milena'dan sonra bir sayfiye merkezinde o dönem bebek bakıcılığı yapan Dora'yla tanışan KAFKA mutlu bir süreç geçirmiştir. Yoksulluk ve zor yaşam koşullarıyla savaşan Kafka Dora ile ilişkisinden yaşama gücü almış bir dönem güzel düşler kurdum bile demiştir. 1917 yılının Ağustos ayında bir gece ağzından kan geldiğini fark eden Kafka akciğer kanseri olduğunu öğrenmiştir. 1918 yılında ağır bir gribe yakalanan, gribin de etkisiyle ciğerleri daha da kötüleyen KAFKA kanserin gırtlağına kadar yayıldığını öğrenir ve konuşma yetisini neredeyse yitirir. Kısa bir süre sonra da hayata gözlerini yumar. Ölümünden önce vasiyetinde yayınlanmış ve yayınlanmamış tüm eserlerinin yakılmasını isteyen Kafka, yakın arkadaşı Max Brood'un bu vasiyete
Edebiyat & Roman
DavaFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201963,8bin okunma
1/10
·264 syf.··
2018 20. kitabı
Kafkanın gri dünyasında boğuluyorsunuz. Bitirmek için çok uğraştım inat ettim. Olaylardan çok koptum ama bitirdim. Ağır bir kitap. Dili zorluyor. Ama yazar bunu seviyor
DavaFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201963,8bin okunma
"Ah Franz kafka! Benim hüzünlü kekim.."
9/10
·224 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 01:17
1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik döneminde ölüyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl önce hayatınızı kaybediyorsunuz. Ardından üç küçük kız kardeşi toplama kamplarında ölüyor. Sürekli hikayeye ilgi duyuyorsunuz ve en sevdiğiniz yazar Fransız romancı Gustave Flaubert. Tıpkı Tolstoy ve Dostoyevski'de olduğu gibi, tip itibariyle çelimsiz ve çirkin birisiniz, bir Maksim Gorki değilsiniz mesela. Babanızla ilişkiniz oldukça karışık. Mutsuz ev yaşantısına rağmen 31 yaşına kadar ebeveynlerinizle yaşamaya devam ediyorsunuz. 36 yaşınızdayken ilişkinize ilişkin duygularınızı açıklığa kavuşturmaya ve kişiliğinizi ileri sürmeye çalışan babanıza 100'den fazla sayfalık uzun bir mektup yazıyorsunuz. Romantik hayatınız ünlü olmasına rağmen, güvensizlikleriniz, nevrozlarınız, ve samimiyet korkunuz insanlarla ilişkilerinizi üstlenmesini zorlaştırıyor. Hiç evlenmediniz fakat hayatınızda üç farklı kadın (Felice, Dora, Milena) oldu. Hatta birisiyle (Felice) 2 kez nişanlandınız ama olmadı. Ardından evli bir kadına aşık oldunuz. (Milena) İki yıl mektuplaştınız ardınan Polonyalı birisiyle nişanlandınız.(Dora) Onunla ciddisiniz. Hatta Filistin'de bir restoran açıp oranın başgarsonu olmayı, nişanlınızın da aşçı olmasını planlıyorsunuz lakin hastalığınız buna izin vermiyor. Yaşadığınız dönemde araf'ta kalmış birisiniz. Almanca konuştuğunuz için Çekler; Yahudi olduğunuz için Almanlar sizden pek haz etmiyor. Haliyle yaşadığınız dönemde yalnızlığa mahkum olmanızın temelinde bu da etkili oluyor. Tüberküloza yakalanıp ölümünüzün yaklaştığı sırada arkadaşınızı (Max Brod) yayınlanmamış tüm edebi eserlerini yakmaya çağırıyorsunuz: "Sevgili
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
9/10
·304 syf.·
2025 21. kitabı
Okurken içimin karardığı, boğazımın sıkıldığı, karanlıkta nereye gittiğini bilmediğin bir hissiyatın üzerime çöktüğü bir eserdi. Sıkılıyorsun ama okumak ve olayları öğrenmek de istiyorsun. Aslında neden bu kadar etkileyici olduğunun cevabını içinde yaşadığımız ortamda buldum. Malesef kitaptaki hikaye ama biz gerçeğini yaşıyoruz... :(
DavaFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201763,8bin okunma
FRANZ KAFKA-DAVA
Puan vermedi·224 syf.··
2021 34. kitabı
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yakın arkadaşı tarafından yayımlanmıştır. Kitap genel bir olay çerçevesinde dönmemiş, fazla sürükleyici de değil; okurken sıkılanların da olacağını düşünüyorum. Zaten dava, ortada hiç bir olayın olmaması diyebiliriz. Ana karakterimiz Josef K, bir sabah uyandığında tutuklandığını ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenir. Hatırlarsanız Dönüşümde de Gregor Samsa uykusundan böcek olarak uyanmıştı ve hayatına normal bir şekilde devam edememişti. Josef K'da doğal olarak suçsuz bir şekilde tutuklanmasının üzerine gitmiş ve daha çok hukuk sisteminin çıkmazına sürüklenmiştir. Yargılanmayan, üst mahkemeyle ve yargıçla tanışamayan kimsenin bir şey bilmediği, kimsenin kimseyi tanımadığı ve davasının nasıl ilerlediğini hukukla ilişkisi olmayan insanlardan öğrendiği absürt bir sistemi ele almıştır Kafka. Kitabın büyüsü ne diye sorarsanız, herkesin farklı anlam çıkarabileceği bir eser. Kimileri burdaki mahkemeyi totatileter rejimlere atfederken, dinsel otoriteye benzetenler de olmuştur. Kitap şu soruyu da gündeme taşıyıp, tartışmaya açmaktadır: Ne kadar özgürüz? Distopya dediğime bakmayın; anlatılan günümüz dünyasına çok uzak değildir. Güçlü olanın yargılanmaktan muaf olduğu, zayıf olanın ise elinden bir şey alınmak istenildiği vakit(canı dahil) çok ucuz bahaneler üretilebilen bir dünyada yaşıyoruz. Kitapta da hukuk yoluyla erişimin mümkün olmadığı mahkemeye; ilişkiler kurarak, rüşvet vererek davanız hakkında bir şeyler elde edebiliyorsunuz. Şu alıntıyla inceleme yazımı sonlandırmak istiyorum: Bütün hayvanlar eşittir; ama bazıları diğerlerinden daha eşittir.(Hayvan Çiftliği, George Orwell) Daha adil bir dünyanın olması dileğiyle...
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 19:53
“Bi sabah uyanıyosun, kapıda abuk sabuk iki adam. Hayırlı işler, sen tutuklusun.” Ama niye? Bilmiyoruz. Kafka da bilmiyor. Zaten kimse bilmiyor. Josef K.’nın başına gelen şey tam olarak bu: Adam gayet güzel uyanıyor, kahvaltısını edecek… bi bakıyor, “Devlet” kapıda. “Ne yaptım ki ben?” diyor. “Yok ya, önemli değil, sen yine de bizimle gel.” Açıklama? Yok. Suç? Yok. Ama suçluluk hissi bol. Kafka ne yaptıysa adamın içine vicdan azabını cinayet silahı gibi bırakıyor. Bu kitap sanki çağımızın WhatsApp grubunda yaşanıyor: Gruba eklenmişsin, mesajlar dönüyor, ama kimse sana konuyu anlatmıyor. Sen de öyle boş boş bakıyorsun: “Ben napıyorum burada ya?” Dava öyle bir kitap ki, okurken içinden şunu diyorsun: “ben de bi şeylere karıştım galiba ama... neye karıştım bilmiyorum.” Bürokrasi desen var, varoluş sancısı desen oluk oluk, absürtlük desen diz boyu. Üstüne bir de herkes çok ciddi. Bir tek biz okurken hafifçe gülüyoruz... sonra gülümsemenin altında bir endişe hissediyoruz. Yani neye güldüğünü de tam bilemiyorsun, iç burkan cinsten gülüş. Sonu mu? Yine Kafka klasiği:
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
“Hukuk Her Zaman Güçlüden Yanadır”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2018 00:00
YAŞAMAK “DAVA”SI Lise yıllarında dershaneye gidiyordum,çoğumuz gibi.Bir gün önüme bir test sorusu gelmişti, bin yıl önce yaşamış bir filozofun sözü vardı soruda, “Hukuk her zaman güçlüden yanadır”. 17 yaşındaydım ve kafam allak bullak oldu, inanamadım. Hayır ya dedim olamaz ! Düşündüm ,düşündüm ,düşündüm. Evet ya dedim olabilir! Şimdi 17x2 yaşındayım. Davayı okudum. Dava. Franz Kafka’nın 20. yy. başlarında yazdığı hem gerçeğin ta kendisi hem kurgu hem metaforlar zinciriyle örülü kitabı. Hukuk okumuştur Kafka. Hakim,savcı,avukat değildir ama hukukçudur. “Joseph K.’ya iftira edilmiş olmalıydı” diye başlar kitap. “K.” Diyelim ki Kafka olsun. Ona davayı haber vermeye gelen birtakım adamlardan birinin adı ise “Franz”. O da diyelim Kafka olsun. Dakika bir gol bir . 1-0. Yoksa 1-1 mi demeli ? Al sana bir adamın çift yüzlü karakteri. Joseph K. tutuklanır, peki ama hapse mi atılır ? Hayır. Gözaltına mı alınır? Hayır. İyi de bu nasıl tutuklama? Al sana metafor zincirinin halkası. K. bankacıdır, orta çaplı sayılabilecek bir memurdur. Bu kitapta belki de kesinlikle emin olduğum tek konu, Kafka’nın yıllarca çalıştığı sigorta şirketini ve işini burada banka ve bankadaki memuriyeti olarak anlatması. Bunun dışındaki hiçbir şeyden tam olarak emin olamam sanıyorum. K. hakkında bir dava açılır, davacı bilinmez ama ipucu var gibidir. Suçu nedir bilinmez ama ipucu var gibidir. K. Kendinden emin bir şekilde davayı önemsemez çünkü masumdur. Sonra birtakım adamlar onu birtakım mahkeme benzeri yerlere çağırır veya çağrılmadan gider veya her ikisi de. Bilmiyorum.. Ortalıkta dolaşan bir mübaşir karısı vardır, ki mübaşir dediğimiz adamın mevkisi nedir ki alt tarafı mübaşir. Fakat herkes adamın karısını elde etmenin peşindedir. Kadın metaforu gücü elinde tutmayı mı temsil ediyor?
DavaFranz Kafka · Oda Yayınları · 200463,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.