Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·240 syf.··
2020 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 01:30
Dönüşüm’de Gregor Samsa’nın bir sabah uyandığında böceğe dönüşmesi gibi Josef K.’nın da uyandığında tutuklandığını öğrenmesi aniden olmuştu. Bir sabah uyanıyorsunuz ve tutuklusunuz. Nedenini bilmiyorsunuz, öğrenmek istiyorsunuz ki bu en doğal hakkınızken suçluluğunuzu kabul ettirmeye çalışıyorlar ve nedenini bilmediğiniz suçtan kurtulmak için sürekli bir arayış içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Kafka, baskıcı yaşamı, insanın özgürlüğünün elinden alınışını, insanın düzen ve sistem karşısındaki değersizliğini anlatmıştır. -“Masum insanlar adil bir şekilde yargılanmak yerine kalabalıkların önünde küçük düşürüyorlar.” -“Adelet dingin olmalı, aksi takdirde terazi sallanır ve adil bir karar veremez.”
DavaFranz Kafka · Erz Yayınları · 201863,8bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2021 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2021 22:23
240 sayfalık kitabı dokuz günde okuduysanız, ortaya çıkan rapor zaten sizin kitapla aranızdaki etkileşimi ortaya koymuştur. İçselleştirebilmek, onu anlayabilmek, empati yapabilmek, yerine kendimi koyabilmek, yer yer günlük yaşamdan örneklendirerek anlam kazandırabilmek adına çokca uğraştığım bir kitap oldu. Ancak kitabın sonuna kadar maalesef o muhteşem an bir türlü gelemedi. Belki de Kafka okumak için yanlış kitaptan ya da yanlış zamanda başladım. Belki de önce Kafka kimdir tam olarak konuya hakim olmalıydım. Aslında kitabın, ana fikri ve anlatmak istediklerini yer yer beğensem de, kurduğu bağlantılar, metaforlar ve örüntülerle bir türlü bağdaşlaştıramadım. Oysa kitabın girişi benim için efsane bir giriş olmuştu. Düşünsenize bir sabah yatağınızdan kalkıyorsunuz ve size "artık tutuklu" olduğunuzu söylüyorlar. Üstelik bu tutukluluk hali hiç de bildiğimiz gibi değil. Yani kimse sizi alıp bir karakola, hapishaneye ya da bir mahkemeye götürmüyor. Ya da bir hücreye, ev hapsine vs mahkum edilmiyorsunuz. Hayatınızı aynı rutinde yaşamaya devam ediyorsunuz. İşinize gidebiliyor, evinize gelebiliyor, arkadaşlarınızla buluşabiliyor, seyahate çıkabiliyorsunuz. Yani aynı eskisi gibi yaşamaya devam. Ama bir farkla. Artık tutuklusunuz. Kitabın orijinal adı "süreç" olarak çevriliyor sözlüğe göre. Belki de DAVA ismi; daha ilgi çekici olur diye düşünüldü Türk yayınevleri tarafından bilemiyorum. Ama sanıyorum ki orjinal ismini bilerek okusaydım başka duygularla okurdum kitabı. Çünkü kitap boyunca Bay K'nın davasının peşinden koşacağını ve okuyucu da kendi davalarının ardına düşüreceğini düşünmüştüm. Bütün kitap boyunca da bu hissi kovaladım belki de bu yanılgıdan dolayı kitaba bağlanamadım. Oysa Bay K' nın anlatmak istediği davası değil, davanın süreciydi. Davalarımızın peşindeyken
DavaFranz Kafka · Erz Yayınları · 201863,8bin okunma
8/10
·240 syf.··
2023 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 14:21
Bir sabah uyanıyorsunuz ve tanımadığınız iki kişi tarafından tutuklandığınızı öğreniyorsunuz. Karakterimiz Josef K. kendini bir bilinmezin içinde bulur hakkında dava açıldığını öğrenir fakat ne gözaltına alınır ne de tutuklanır. Hayatına, işine eskisi gibi devam eder. Amcasının önerdiği bir avukat yardımıyla bu sorunu halledebileceğini düşünür ama bir süre sonra bunun da fayda etmediğini görür. Çünkü ; davanın içeriğle ilgili hiçbir şey öğrenemez. Karşısına tanımadığı davasıyla ilgili fikir ve bilgi sahibi olan birçok insan çıkar, sözde yardım etmek hepsinin amacı ama hiçbiri katkı sağlamıyor. Günümüzde de suçunun ne olduğunu bile bilmeyen haksız yere yargılanan o kadar çok insan var ki onları düşünmeden edemedim. Bir kes daha anladım ki hukuk her zaman güçlünün yanında. Kitabın son sayfasını okurken Josef K.'nın davasının aslında bir yaşam davası olduğunu görüyoruz. Son sayfayı da buraya bırakıyorum. K.' nın bakışları taşocağının yanındaki binanın son katına takıldı. Bir pencerenin kepenkleri bir ışığın çakması gibi açılıverdi, uzaklarda ve yüksekte zayıf ve ince gözüken bir insan, bir çırpıda iyice öne doğru eğildi ve kollarını daha da öne uzattı. Kimdi bu? Bir dost mu? Bir iyi insan mı? İlgilenen biri mi? Yardım etmek isteyen biri mi? Tek bir kişi miydi? Hepsi miydiler? Hala yardım var mıydı? Unutulan itirazlar var mıydı? Vardı hiç kuşkusuz. Mantık her ne kadar sarsılmaz ise de, yaşamak isteyen bir insana karşı koymazdı. Hiçbir zaman görmediği yargıç neredeydi? Asla ulaşamadığı yüksek mahkeme neredeydi? K. ellerini kaldırdı ve bütün parmaklarını gerdi. Ama beylerden birinin eli K. 'nın gırtlağına sarılırken, öteki bıçağı yüreğine sapladı ve iki kez çevirdi. K.,kaymakta olan gözleriyle yüzünün hemen yakınında beylerin yanak yanağa dayanmış olarak kararı
DavaFranz Kafka · Erz Yayınları · 201863,8bin okunma
8/10
·240 syf.··
2019 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2019 11:43
Kafka bir sabah kalkar ve tutuklandığını öğrenir. Tıpkı Dönüşüm'de olduğu gibi bir başlangıç ile karşılar bizi. İlk önce tutuklanma sebebini merak etsede sonra bunu önemsiz bulmaya başlar. Artık her sabah kalktığında bu sorunu nasıl başından atabileceğini düşünmeye başlar. Neler yapabileceğine bakar ve yapabileceği her şeyi yapmaya başlar. Fakat bir süre sonra Kafka'ya umutsuzluk ve mutsuzluk başına bela olur. Kafka tutuklanmış ve toplum tarafından suçlanan biri olarak görülür. Bize davasında çaresizliği ve köşeye itilmişliği gösterir.
DavaFranz Kafka · Erz Yayınları · 201863,8bin okunma
"Ah Franz kafka! Benim hüzünlü kekim.."
9/10
·224 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 01:17
1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik döneminde ölüyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl önce hayatınızı kaybediyorsunuz. Ardından üç küçük kız kardeşi toplama kamplarında ölüyor. Sürekli hikayeye ilgi duyuyorsunuz ve en sevdiğiniz yazar Fransız romancı Gustave Flaubert. Tıpkı Tolstoy ve Dostoyevski'de olduğu gibi, tip itibariyle çelimsiz ve çirkin birisiniz, bir Maksim Gorki değilsiniz mesela. Babanızla ilişkiniz oldukça karışık. Mutsuz ev yaşantısına rağmen 31 yaşına kadar ebeveynlerinizle yaşamaya devam ediyorsunuz. 36 yaşınızdayken ilişkinize ilişkin duygularınızı açıklığa kavuşturmaya ve kişiliğinizi ileri sürmeye çalışan babanıza 100'den fazla sayfalık uzun bir mektup yazıyorsunuz. Romantik hayatınız ünlü olmasına rağmen, güvensizlikleriniz, nevrozlarınız, ve samimiyet korkunuz insanlarla ilişkilerinizi üstlenmesini zorlaştırıyor. Hiç evlenmediniz fakat hayatınızda üç farklı kadın (Felice, Dora, Milena) oldu. Hatta birisiyle (Felice) 2 kez nişanlandınız ama olmadı. Ardından evli bir kadına aşık oldunuz. (Milena) İki yıl mektuplaştınız ardınan Polonyalı birisiyle nişanlandınız.(Dora) Onunla ciddisiniz. Hatta Filistin'de bir restoran açıp oranın başgarsonu olmayı, nişanlınızın da aşçı olmasını planlıyorsunuz lakin hastalığınız buna izin vermiyor. Yaşadığınız dönemde araf'ta kalmış birisiniz. Almanca konuştuğunuz için Çekler; Yahudi olduğunuz için Almanlar sizden pek haz etmiyor. Haliyle yaşadığınız dönemde yalnızlığa mahkum olmanızın temelinde bu da etkili oluyor. Tüberküloza yakalanıp ölümünüzün yaklaştığı sırada arkadaşınızı (Max Brod) yayınlanmamış tüm edebi eserlerini yakmaya çağırıyorsunuz: "Sevgili
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
9/10
·304 syf.·
2025 21. kitabı
Okurken içimin karardığı, boğazımın sıkıldığı, karanlıkta nereye gittiğini bilmediğin bir hissiyatın üzerime çöktüğü bir eserdi. Sıkılıyorsun ama okumak ve olayları öğrenmek de istiyorsun. Aslında neden bu kadar etkileyici olduğunun cevabını içinde yaşadığımız ortamda buldum. Malesef kitaptaki hikaye ama biz gerçeğini yaşıyoruz... :(
DavaFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201763,8bin okunma
FRANZ KAFKA-DAVA
Puan vermedi·224 syf.··
2021 34. kitabı
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yakın arkadaşı tarafından yayımlanmıştır. Kitap genel bir olay çerçevesinde dönmemiş, fazla sürükleyici de değil; okurken sıkılanların da olacağını düşünüyorum. Zaten dava, ortada hiç bir olayın olmaması diyebiliriz. Ana karakterimiz Josef K, bir sabah uyandığında tutuklandığını ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenir. Hatırlarsanız Dönüşümde de Gregor Samsa uykusundan böcek olarak uyanmıştı ve hayatına normal bir şekilde devam edememişti. Josef K'da doğal olarak suçsuz bir şekilde tutuklanmasının üzerine gitmiş ve daha çok hukuk sisteminin çıkmazına sürüklenmiştir. Yargılanmayan, üst mahkemeyle ve yargıçla tanışamayan kimsenin bir şey bilmediği, kimsenin kimseyi tanımadığı ve davasının nasıl ilerlediğini hukukla ilişkisi olmayan insanlardan öğrendiği absürt bir sistemi ele almıştır Kafka. Kitabın büyüsü ne diye sorarsanız, herkesin farklı anlam çıkarabileceği bir eser. Kimileri burdaki mahkemeyi totatileter rejimlere atfederken, dinsel otoriteye benzetenler de olmuştur. Kitap şu soruyu da gündeme taşıyıp, tartışmaya açmaktadır: Ne kadar özgürüz? Distopya dediğime bakmayın; anlatılan günümüz dünyasına çok uzak değildir. Güçlü olanın yargılanmaktan muaf olduğu, zayıf olanın ise elinden bir şey alınmak istenildiği vakit(canı dahil) çok ucuz bahaneler üretilebilen bir dünyada yaşıyoruz. Kitapta da hukuk yoluyla erişimin mümkün olmadığı mahkemeye; ilişkiler kurarak, rüşvet vererek davanız hakkında bir şeyler elde edebiliyorsunuz. Şu alıntıyla inceleme yazımı sonlandırmak istiyorum: Bütün hayvanlar eşittir; ama bazıları diğerlerinden daha eşittir.(Hayvan Çiftliği, George Orwell) Daha adil bir dünyanın olması dileğiyle...
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 19:53
“Bi sabah uyanıyosun, kapıda abuk sabuk iki adam. Hayırlı işler, sen tutuklusun.” Ama niye? Bilmiyoruz. Kafka da bilmiyor. Zaten kimse bilmiyor. Josef K.’nın başına gelen şey tam olarak bu: Adam gayet güzel uyanıyor, kahvaltısını edecek… bi bakıyor, “Devlet” kapıda. “Ne yaptım ki ben?” diyor. “Yok ya, önemli değil, sen yine de bizimle gel.” Açıklama? Yok. Suç? Yok. Ama suçluluk hissi bol. Kafka ne yaptıysa adamın içine vicdan azabını cinayet silahı gibi bırakıyor. Bu kitap sanki çağımızın WhatsApp grubunda yaşanıyor: Gruba eklenmişsin, mesajlar dönüyor, ama kimse sana konuyu anlatmıyor. Sen de öyle boş boş bakıyorsun: “Ben napıyorum burada ya?” Dava öyle bir kitap ki, okurken içinden şunu diyorsun: “ben de bi şeylere karıştım galiba ama... neye karıştım bilmiyorum.” Bürokrasi desen var, varoluş sancısı desen oluk oluk, absürtlük desen diz boyu. Üstüne bir de herkes çok ciddi.
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
“Hukuk Her Zaman Güçlüden Yanadır”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2018 00:00
YAŞAMAK “DAVA”SI Lise yıllarında dershaneye gidiyordum,çoğumuz gibi.Bir gün önüme bir test sorusu gelmişti, bin yıl önce yaşamış bir filozofun sözü vardı soruda, “Hukuk her zaman güçlüden yanadır”. 17 yaşındaydım ve kafam allak bullak oldu, inanamadım. Hayır ya dedim olamaz ! Düşündüm ,düşündüm ,düşündüm. Evet ya dedim olabilir! Şimdi 17x2 yaşındayım. Davayı okudum. Dava. Franz Kafka’nın 20. yy. başlarında yazdığı hem gerçeğin ta kendisi hem kurgu hem metaforlar zinciriyle örülü kitabı. Hukuk okumuştur Kafka. Hakim,savcı,avukat değildir ama hukukçudur. “Joseph K.’ya iftira edilmiş olmalıydı” diye başlar kitap. “K.” Diyelim ki Kafka olsun. Ona davayı haber vermeye gelen birtakım adamlardan birinin adı ise “Franz”. O da diyelim Kafka olsun. Dakika bir gol bir . 1-0. Yoksa 1-1 mi demeli ? Al sana bir adamın çift yüzlü karakteri. Joseph K. tutuklanır, peki ama hapse mi atılır ? Hayır. Gözaltına mı alınır? Hayır. İyi de bu nasıl tutuklama? Al sana metafor zincirinin halkası. K. bankacıdır, orta çaplı sayılabilecek bir memurdur. Bu kitapta belki de kesinlikle emin olduğum tek konu, Kafka’nın yıllarca çalıştığı sigorta şirketini ve işini burada banka ve bankadaki memuriyeti olarak anlatması. Bunun dışındaki hiçbir şeyden tam olarak emin olamam sanıyorum. K. hakkında bir dava açılır, davacı bilinmez ama ipucu var gibidir. Suçu nedir bilinmez ama ipucu var gibidir. K. Kendinden emin bir şekilde davayı önemsemez çünkü masumdur. Sonra birtakım adamlar onu birtakım mahkeme benzeri yerlere çağırır veya çağrılmadan gider veya her ikisi de. Bilmiyorum.. Ortalıkta dolaşan bir mübaşir karısı vardır, ki mübaşir dediğimiz adamın mevkisi nedir ki alt tarafı mübaşir. Fakat herkes adamın karısını elde etmenin peşindedir. Kadın metaforu gücü elinde tutmayı mı temsil ediyor?
DavaFranz Kafka · Oda Yayınları · 200463,8bin okunma
Bir Hukuk ve İnsanlık Çıkmazı: Dava
10/10
·248 syf.·
2022 6. kitabı
Yıllar önce Dönüşüm’deki o yumuşak inişten(!) sonra bu romanın bana yaşattığı hissiyat; insanın kendisini havasız, basık ve sıcak bir odaya kapatmasıyla aynı.Üstelik nefes almak için bir pencere arama çabalarınız da nafile bir uğraştan fazlası değil, pencereler ya ulaşamayacağınız kadar yüksekte, ya da yorucu bir dekor içinde kaybolup gitmekte. Toplumun ona ayırdığı tüm rolleri layıkıyla yerine getiren müşfik karakterimiz Josep K. otuzuncu yaşını onu hayli şaşırtan tatsız bir sürprizle karşılar; Tutuklanmıştır! Yalnız ortada ne bir iddianame vardır, ne de bir mahkeme.İdrak sınırlarını zorlayan bu haberi ona bir sabah ‘bunaltıcı düşlerden uyandığında’ odasında gördüğü pejmürde kılıklı iki yabancı verir.Josep için hazırlanan kahvaltıyı yemekte bir beis görmeyen bu arsız ikili onun haklı merakını gidermek adına sordukları tüm soruları cevapsız bırakırlar.Gerçeklik algısı alt üst olan Josep K. düşünmeden edemez; Huzur ve barışın hüküm sürdüğü bir hukuk devletinde bunlar nasıl yaşanır? Baskın, sevgisiz bir baba ile pasif bir annenin büyüttüğü özgüvensiz bir çocuk Kafka.(Ana karakter Josep K.’nın Kafka olduğu bana kalırsa kuşku götürmez bir gerçek.) Prag doğumlu bir Yahudi olması, onu yaşadığı toplumda ‘ötekinin de ötekisi’ olduğu bir dışlanmışlıkla kuşatacak, içinden atamadığı bu yabancılık hissi eserlerine yön veren başlıca unsur olacaktır.İçinde asla duyamadığı o aidiyet hissi, varoluşsal korkuyla birleştiğinde kaleminden çıkan her öykü, ölümünden sonra tüm Avrupa’ya cehennemi yaşatacak faşizmin kehaneti olacaktır.Öyle ya, kendini tutuklama haberini veren nöbetçilere bunun sebebini sorduğunda, aslında onların da bu durumdan haberdar olmadıklarını anlar.Onlar sadece vazifelerini yerine getiren devlet memurlarıdır. https://1000kitap.com/gonderi/153385565 Bu cevap bana
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 202063,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.