Cep Boy

Dava

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kafka’nın Dava’sı
Puan vermedi·272 syf.··
2021 9. kitabı
Dava, Kafka’nın en önemli eserlerinden birisidir. Kafka’nın yazın evrenini tanımamızı sağlayan köşe taşı eserleri vardır. Dava gibi, Şato gibi, Dönüşüm gibi… Bu eserlerde Kafka bize, inşa ettiği o
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Dava
5/10
·272 syf.·
Beğendi
·
2021 60. kitabı
Selamün aleyküm :) Franz Kafka'nın okuduğum ilk romanı olan Dava beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Okurken gereksiz cümleler, hukuk açıklamaları, uzatılmış konuşmalar vb. kitabın ana konusundan uzaklaştırdı. Romanın konusuna gelecek olursam bir banka çalışanı olan Josef K. bir sabah uyandığında hiç bilmediği bir dava için tutuklanıyor, bundan sonrası hep aynı devam ediyor dediğim gibi roman gereksiz uzatmalarla dolu. Ben her ne kadar beğenmesemde umarım siz beğenirsiniz. İyi okumalar :))
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Franz Kafka/ Dava
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 00:35
Franz Kafka’nın en sevdiğim kitabı oldu. Olay örgüsü, karakterin yaşadıkları, mekanlar ve kafa karışıklığı o kadar güzel anlatılmış ki herkesin okumasını tavsiye ederim. Bir banka şefi olan baş karakter Josef K.’nın başından geçen bir “Dava” Hakkında yazılmış olan eser aslında sorunların tamamen dayanıksız olduğu toplumları örnek almaktadır. Bir sabah uyandığında kaldığı pansiyonun bir odasını basan memur ve gözcüler ile sorgulandığını öğrenen K, aslında neden bir davaya kurban gittiğini anlayamadı. Davanın nedenini bilmeden sürekli suçsuz olduğunu beyan ederek kurtulmak için çalışmalara başladı. Bir pazar günü ise sorgu için yola çıkmış ve vardığı mekanda hakimleri, sistemi yermek amacıyla yaptığı konuşma ile mahkemeyi karşısına alarak her şeyi daha kötü hale getirmişti. Bundan sonra ise amcasının avukat arkadaşı ile tanışması, avukatın yanında çalışan genç kadın ile aşk yaşaması davanın bir sonuca varamayacağını ona göstermişti. Son çare olarak ise çalıştığı bankanın bir müşterisinin önerisi ile mahkeme ressamlığı yapan bir adamla iletişime geçmesine rağmen bir sonuç elde edememiş ve aslında bu mahkemenin ve suçluluk halinin ömür boyu süreceğini anlamıştır. Son bölümlere doğru ise bir Rahip ile arasında geçen bir konuşmayla bir sonuca varamayan K. ömür boyu sürecek olan davasını kabul ediyor ta ki 31. yaş gününe kadar. Davası o gün sonuçlanıyor ve cezası kesiliyor. Sürükleyici, akıcı bir çeviri ile bu kitabı çok sevdiğimi tekrardan belirtmeliyim. DavaDava Franz KafkaFranz Kafka
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2019 32. kitabı
Alegorik anlatım ustası yine kitabı metaforlarla işlemiş. Yazıyla üç boyutlu bir görüntü oluşturmuş adeta. Baktığın yere göre çıkardığın anlam derinliği degiskenlik gosteriyor. Dönüşüm kitabında bir sabah böcek olarak uyanan baş karakter vardı, bu defa da bir sabah neyle suçlandığıni bilmediği bir suçtan ötürü aranan bir sanık. Kitabın can alıcı konusmaları avukat, ressam ve piskopos ile gerçekleşiyor. Özellikle dikkat etmenizi öneririm.Kafka metaforları öylesine doğal bir süreçle kucağınıza birakiveriyor ki eğer dikkatli bakmazsaniz ne ile karşılaştığınızı farketmeden geçip gidebilirsiniz. Kendisi de bir hukukçu olan Kafka, korku çağında adaletsiz hukuk eleştirileri ile birlikte varoluşsal konulara da bir parmak çalmış. Tamamen öznel bir yorum olduğunu öncelikle belirterek; tinsel bir takım göndermelere de yer vermiştir. Bir gün aniden dünya zindanına gönderilen insan, kendisinin yemediği bir meyvenin suçundan kurtulmak için kapı kapi gezer. Kafka'nın Dava kitabı üzerine kitap yazılabilecek imgeler barındırdığı için düşünerek, dinleyerek, anlama kanalize olarak okunacak kitaplar arasındadır. Iyi okumalar.
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2021 4. kitabı
Kafka'nın özgürlük ve hukuk kavramları üzerine düşünmemizi sağladığı, sürükleyici ve değişik bir öykü. Okumanızı tavsiye edebileceğim bir eser. Şimdiden iyi okumalar.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2020 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2020 14:05
Kafka, fantastik kurgunun baş mimarlarından biri.Kitapta yaşanan bilinmez nedensizlik onun en önemli özelliklerinden biri.Kitaba gelirsek genel manada bir memurun başından geçenler ve Kafkanın diğer kitaplarındaki karakterler ile benzeşen yaşam ve psikolojik durumlar burada da kendini gösteriyor.Yaşanan adaletsizlik ve adalet düzeninin eksik yönleri çok güzel ifade edilmiş ve bürokrasideki eksiklikleri gün yüzüne çıkarıyor.Dil ve üslup olarak mükemmele yakın olmasına karşın zaman zaman anlam karmaşası yaşadığımı söyleyebilirim.İyi okumalar dilerim,esen kalın.
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2000 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Çarpık bir adalet anlayışı;insanı resmen kendi dişlileri arasında öğüten,sindiren bir oluşum.Geç gelen adalet;yani kimsenin kabullenmediği,vicdanları zedeleyen,doğrudan ve haklıdan biraz uzak. Dava bakış açısına göre değişiyor bence;neyi görmek istediğinize bağlı birazda.Bir bakıma, insanın yozlaşmış olan sistemle,sınıflar üstü kurulan rüşvet,adamcılık hatta hissedilen fakat görülmeyen bir tür örgütsel yapıya karşı mücadelesi,sömürülmesi veya ezilmesi. Bir bakıma,herkesin bir davası var; ismi,konusu önemli mi?Artık ne için verilirse verilsin,bir mücadele var bizleri farklı açılardan sarıp sarmalayan,inciten,yoran,zorlayan ve biz bu dava yolundayken neler kaçırırız veya içimizdeki bu korkutucu veya kaygı verici mücadele esnasında neleri görürüz,ne kadar anlam yükleriz davranışlara,insanlara,neleri kaçırırız. . . Herkes kendi davasında kendine göre haklı değilmidir.
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
7/10
·272 syf.··
2019 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2019 20:25
Açıkcası kitabı okurken daha doğrusu sıkıldığım için okumaya çabalarken şöyle düşündüm. Hep içimden ne anlatıyor bu kitap? Ne olmuş? Ne olacak? sorularını sordum. Ama kitabı bitirdiğimde şunu sordum kendime “şu anda nedensiz yere suçlansaydım masumiyeti mi kanıtlayabilir miydim?”. Bu sorudan sonra kitabın ne kadar iyi olduğunu anladım. Evet belki bir olay örgüsü, insanı sarsan olaylar beklentimizi karşılamıyor ama hukuk sisteminin insafsızlığını, bürokrasinin aşılması zor engellerini, suçsuz yere mahkum edilme düşüncesiyle umutsuzluğa mahkum olmayı anlatıyor.
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Kafka'nın dili insanları nasıl yoruyor anlayamıyorum. "Dönüşüm" sonrası okuduğum ikinci kitabıydı "Dava" ve yine diline hayran kaldım ve yine harika bir kurgu.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 12. kitabı
Şimdi olay çok garip, kitap boyunca bir davanın peşinde koşuyorsunuz. Suçsuz olduğunuza kendinizi inandırmaya çalışıyorsunuz. Garip olan taraf ise kitabın karakteri de dahil kimse suçun ne olduğunu bilmiyor. Öğrenemiyor. Adalet sistemini bu kadar yumuşak bir üslupla fakat bu kadar sert çizgilerle eleştiren başka bir distopya romanı var mıdır? Sanmam. Bu arada Zeyrek’in dediği gibi Kafka okumak cidden sabır istiyor.
DavaFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201963,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.