Diriliş

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Elanur Bahar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2021 13:15
DİRİLİŞ Tolstoy'un en önemli eserlerinden biri olan Diriliş, bir vicdan azabından çok topluma, ceza ve adalet sistemine ve kilise sistemine yapılmış ağır bir eleştiri aslında. Tolstoy bu kitabı ruh
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2020 87. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 23:33
Merhaba sevgili okur, Bugün size Tolstoy’un Diriliş’i ile geldim. Tolstoy’un gözünden, bir adamın vicdan muhasebesini ve hayatın bir kadını savuruşunu okurken bir taraftan da ülkedeki kast sisteminin, mahkemelerin, yönetimin, suç ve ceza kavramlarının, adalet kavramının çürümüşlüğünü okuyoruz. Bunların yanı sıra dinsel sorgulamalar da mevcut. Hatta Tolstoy bu eseriyle Rus Ortodoks kilisesinden aforoz edilmiş. • Yazarın, baş kahramanımızın iç dünyasını gözler önüne serişine hayran kaldım. Sanki kurgu değil de gerçek bir adamdı karşımdaki. • Diriliş’te, Savaş ve Barış’ın tam tersi olarak karakter sayısı çok azdı.Daha kitaba başlar başlamaz sardı. Hatta okuduğum yayında çok fazla yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu olmasına rağmen elimden bırakmadım, çok sürükleyiciydi. • Nehludov’u Anna Karenina’daki Levin ile özdeşleştirdim. Hatta Tolstoy’un kendi yaşam öyküsüne benzeyen noktalar da vardı. Puanım: 10/10 efenim. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
Puan vermedi·484 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 21:11
Şüphesiz Tolstoy’un en çok ses getiren eserlerinden biri olan dirilişi nihayet okuyabildim. Kitap Prens Nehludov’un; halalarının yanında çalışan hizmetçiye karşı işlediği hatanın vicdan azabıyla başlamaktadır. bu vicdan azabı ile yüzleşen adamın zamanla değişimini gözler önüne sermektedir. Bu değişimle prens dini, hukuki ve sosyal hayatta büyük bozulmaları fark eder.Toplumdaki mal varlığı dengesizliğinden sınıf çatışmasından makam mevki sevdasından tutun da dini inançların çıkarlar için kullanılmasına kadar olan durumları ağır bir dile eleştirerek durumun vehametini gözler önüne sermektedir. Rus edebiyatını sevenler için şiddetle tavsiye ediyorum.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
10/10
·637 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2020 17:23
Diriliş... Sanırım bugün ile geçmiş arasında insan ilişkilerinin ne denli değişmediğini anlatan en güzel kitaplardan. "Özellikle güzelim ülkemiz için."
İlişkiler
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
Puan vermedi
Kadinla erkek arasında öyle bir an vardır ki;bu sırada aşkları en yüksek noktasına ulaşır. O anda birbirlerine karşı duydukları sevgiye ne şuur ne mantık ne de şehvet karışmıştır.
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
12 yıldır aklımda
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Tolstoy’un 1882 yılında yazdığı ve Rusya’da sansüre uğrayan İtiraflarımİtiraflarım adlı eserinin ardından, artık bir çsel dirilişe” başladığını gösteren romanını, 1889’da kaleme alıyor. 1901 yılında ise bu eser Tolstoy’un kilise tarafından afaroz edilmesine yol açıyor. Tolstoy, diriliş romanında; günümüzde tevhid dininden uzaklaştırılmış, ruhbanlaştırılmış, nefislere hizmet eder hâle gelmiş Hristiyanlığın, tüm bunları bildiği hâlde vicdanen körleşmiş, adeta gözlerine perde çekilmiş mensuplarının iki yüzlülüğünü somutlaştırıyor. Tabi bu cevabı koyu hristiyan bir ailede büyümüş biri olarak aslında kendi kalbine veriyor. Romanı kendi dirilişi yapıyor. Ek bilgi; Tolstoy, 1908 yılında Hindistanlı âlim **Abdullah el-Sühreverdi’nin İngilizce basılmış Hz. Muhammed’in Hadisleri kitabını okudu. Okuduğu bu hadislerden etkilenerek, içlerinden seçtiklerini bir araya getirip kitapçık hâline getirdi ve Rusya’daki Posrednik yayınevinde 1908 Ekim’inde yayımlanmasını sağladı( Hazreti MuhammedHazreti Muhammed ). Doğumundan itibaren Rus Ortodoks Kilisesi mensubu olan Tolstoy, yetişkinliğinde bu inancı bütünüyle reddetti. Özetle; İtiraflarımİtiraflarım , DirilişDiriliş , Hazreti MuhammedHazreti Muhammed kitapları bir üçleme olarak okunmalı. Bir dine bakıp tüm dinleri reddetmek yerine üzerine gidip doğruyu bulmak ve doğruları haykırmak için gösterilen anlam arayışının, iç muhasebenin ve mücadelenin çok somut bir örneği Tolstoy. Dirilen ise vicdan ve belki de iman. Okuduğum en iyi romandı. Karakterler betimlenirken adeta “Bu kadar da olmaz” dedirtti. “Şehla göz” tasviri ile çevirmen de gönülleri fethetti. Kitabı okuyalı on iki yıl oldu ama etkisi geçmedi.
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
Puan vermedi·484 syf.··
2025 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 16:28
Tolstoy'un yazmış olduğu Diriliş kitabında bireysellikten çok toplumla ve toplumun meseleriyle ilgilenmiş, kitabın asıl kahramanı Dimitry Nehludov'un, Kaytuşa adındaki eski aşık olduğu kadının,hapishaneden kurtarıp onunla evlenmek için çabaladığı,asıl gayesinin vicdanını bir nebze olsun rahatlatmak ve gerçekten kendisinin kim olduğunu sorgulamasiyla birlikte hapishane serüveni başlıyor,mahkumların konularıyla ilgilenip,derinlemesine düşünüp onlara yardımcı olmaya çalışıyor ve adaleti sorgulayip ,kutsal kitabı İncilden yola çıkarak kendi düşüncelerine ışık oluyor.
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
8/10
·484 syf.··
2020 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 15:46
Tolstoy bu mükemmel, uzunluğuna rağmen bir çırpıda biten romanında, o dönem Rusya’sının hukuksuzluklarını bir anda fark edip hayal kırıklığına uğrayan, ulaşabildiği kadar insanı yaşanan haksızlıklardan korumak adına varını yoğunu seferber eden Prens ile çok önemli noktalara parmak basmış. Bugün dahi hukuk dünyasında çözüme kavuşturulamamış eleştirileri sunarken okuyucuyu hiç sıkmayacak, oldukça sade bir dil kullanmış. Canım Tolstoy iyi ki vardın. En sevdiğim alıntı: İnsanlar ırmaklara benzer. Su her tarafta birdir; özellikleri aktığı yere ve zamana göre değişir. Bazen genişler, bazen daralır. Bazen bulanık, bazen parlak olur. Bazen ılık, bazen soğuktur. Her insan, üzerinde insanlara özgü bütün niteliklerin tohumlarını taşır. Bazen bu tohumlardan falan filan tutar, açılır, serpilir ve diğer bir kısmı olduğu yerde örtülü kalır. Sf.227
Hukuk
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
9/10
·484 syf.··
2022 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 11:06
Diriliş - 484 sayfa Tolstoy Prens Nekliudof, mahkeme jüriliğine çağrıldığında gençlik aşkı olan Maslova'nın davasında yer alması sürpriz olur. Maslova suçsuz olmasına rağmen Prens'in dikkatsizliği sonucu küreğe mahkum olur. Bu durumun sonucunda kendisinden çocuk sahibi olmuş olan Maslova'ya karşı sorumluluk hisseden Prens onu kurtarabilmek için çaba harcamaya başlar. Maslova için hapishaneye gittiği süreçte mahkumların yaşam şartlarını, suçsuz olduğu halde hapiste olanları gördükçe kendini sorgulayacak ve onlara yardım etmek için elinden geleni yapacaktır. Tolstoy'un toplum ve devlet sorgulaması yaptığı bu kitap fazlasıyla okunması gerekenlerden. Kitabın bazı kısımlarını okurken kendimizi ve vicdanımızı da sorgulayabiliriz. Yaşanılan şartları, doğruları yanlışları anlamlandırmaya çalışabiliriz. Benim gibi Tolstoy, Dostoyevski gibi yazarları seviyorsanız okuyun derim.
DirilişLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200421,5bin okunma
8/10
·553 syf.··
2024 89. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 17:40
Katyuşa maslova ve Nehludov üzerine kurulu hikayede Nehludov baş karakter. Katyuşa’yı infaal eden Nehludov bir kez daha yolları kesişir ve hikayede başlar. Üçüncü göz tekniği ile aktarılmış bu
DirilişLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201921,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.