Adı:
Doğrular
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753860864
Kitabın türü:
Çeviri:
Ferit Edgü
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yaba Yayınları
Baskılar:
Adiller
Doğrular
Camus'nün tartışmalı oyunu Doğrular, arka kapakta şöyle tanıtılıyor: "Doğrular, Çarlık Rusya'sında geçmiş gerçek bir olaydan esinlenen bir oyundur. Eğer devrim için her şey mubahsa, devrim sonrası toplum, hangi insancıl temellerüzerinde yükselecektir? Sorunun yanıtı, bu oyunun yazılışından yarım yüzyıl sonra tüm anlamını yitirmiş gibidir. Son otuz yılda dünyayı saran terör eylemlerini gerçekleştirenler için, böylesi etik sorunlar yoktur. Ama bir zamanlar sorulmuş, tartışılmış, bugün kör inançlara yenik düşmüş, yok sayılmış sorunlar bundan böyle tartışılmayacak demek değildir. Bunun aksine inanmak teröre boyun eğmek demektir. Camus'nün, tüm yapıtları gibi, Doğrular da, insanoğlunun onurlu yaşamı için bir başkaldırı niteliğinde. Özellikle, terörün binbir yüzünü tanıyan günümüz insanları için."
128 syf.
·4 günde·8/10
Rusya'da 1905 yılı Ocak ayında işçiler bazı taleplerle greve başlamışlardır. 22 Ocak günü Pazar ayininden çıkan işçiler toplanarak, isteklerinin olduğu bir dilekçeyi Çar'a vermek ve gösteri yapmak üzere, papaz Gaponi öncülüğünde saraya yürürler. Topluluğa öncülük eden bir diğer ismin de Maksim Gorki olduğu söylenir. İşçiler saraya yaklaştıklarında askerler tarafından üzerlerine ateş açılır ve yüzlerce kişi hayatını kaybeder. Bu olay 'Kanlı Pazar' olarak anılır. Bu olayın sorumlularından hesap sormak, intikam almak ve adaleti yerine getirmek isteyen bir grup, suikast planları yapar. Albert Camus bu gruba büyük bir saygı ve hayranlık beslediğini belirtiyor, eserinde de Kanlı Pazar'ın sorumlusu Grandük Sergey'e yapılan suikast girişimlerini ve bu saldırıların sonrasını anlatıyor. Eserde anlatılan olayların çoğu, hücre evinde, teröristlerin insan hayatını ve değerlerini, ilkelerini, ideallerini sorgulaması, tartışması şeklinde geçiyor. İyi okumalar...
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Yoksulluğu, adaletsizliği kökünden silmek, eşitliğin, insancılığın, sevginin güneşli ülkesini kurmak için kendilerini kurban eden, eylem içinde de, mutsuz ve umutsuz, binlerce genç yürekten birkaçının öyküsüdür Doğrular."

Albert Camus'nun ilk kez 1949 yılında perdeye konan tiyatro oyunu olan "Doğrular", o günlerde sıklıkla tartışılan ama bugün hiç de tartışılmayan bir soruyu, gerçek bir olaydan yola çıkarak tartıştırıyor. Temel sorumuz şu:

"Eğer devrim için her şey mübahsa, devrim sonrası toplum, hangi insancıl temeller üzerine yükselecektir?"

Altında yatan tartışma ise şu:

"Devrim için gerçekten de her şey mübah mıdır?"

Eğer "değildir" tarafındaysanız, devamında da şu soru gelir:

"Her şey mübah değilse, gerçekten tutkulu bir devrimci misiniz?"


Camus bunu devrim temelli olarak tartışmış ama günümüzde bunu idealler, iyi dünya düzeni çerçevesinde de tartışabiliriz. İdeallerimizi yaşatmak için nereye kadar ileriye gidebiliriz? Sınırsız bir şekilde ilerlersek, baştaki soruya döneriz. İdeal bir düzen için sınır tanımıyorsak, ideal düzen hangi değerler üzerinde yaşayabilir?


Bu oyunda, Camus'nun atıfta bulunduğu bir diğer mesele de "mutlu ölüm"...
128 syf.
·Beğendi·7/10
Albert Camus,
Okuduğum her eserinde farklı bir izlenim bırakıyor üzerimde. Camus'un kişiliğini çözmeye çalışıyorum, ama bu konuda çok başarılı olduğumu söyleyemem. Muhtemelen Diğer eserlerini okuduğumda yavaş yavaş birşeyler şekillenmeye başlar. Eserinde devrimci kahramanı Kalyayev ve arkadaşlarının Rusya'da gerçekleştirdiği suikasten bahsetiyor. Kalyayev'i diğer devrimcilerden ayıran en büyük özelliği ise "kimsenin kimseyi öldürmediği bir dünya için öldürüyoruz" demesi olmuştur.
İlginç olan ise Camus'a göre “her şeye izin varsa” bu, devrimcileri cinayet işlemek için “mantıklı” nedenler aramaya yöneltebilir. Bu cümleyi okuduğumda aklıma yakın zamanda Stefan Zweig "İnsanın yıldızının parladığı anlar" kitabında aynı topraklarda yaşayan, aynı milletten, Devrimci Tolstoy'un sözü geldi aklıma "İnsan onuruna layık hiçbir düzen zor kullanarak kurulamaz. Silaha başvurur vurmaz, başka bir dikta rejimi kurmuş olursunuz ve böylece yok etmek istediğiniz insanları yüceltirsiniz." Tiyatro türündeki bu kitap sizi iki şık arasında bırakıyor. Eğer böyle bir durumu siz yaşıyor olsaydınız ne yapardınız? Peki ya ben...? Olaya çok yumuşak bakmaya çalışıyorum, iki düşünce arasında sıkışıp birini seçmem gerekseydi bu hangisi olurdu derseniz... Tolstoy'un fikrini benimser İvan Kalyayev'in düşüncelerini uygulardım.
128 syf.
·3 günde·9/10
Albert Camus'un bizlere her ne görüşe sahip olursak olalım insanın değerinin her zaman göz önünde bulunması gerektiğini, hayat anlayışımızla insan yaşamını karşılaştıran çok güzel bir eser.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
1905 senesinde, Rusya'da sosyalizmi benimseyen ve ülkeye adalet getirme telaşesindeki bir grup genç, malesef koşullar gereği şiddete başvurma durumundadırlar ve ülke yönetiminde 'Grandük' denen bir otoriteye sahip birine suikast düzenleyip öldürme gayesindedirler, oldukça duygusal olan gençlerimiz korkmalarına ve cesaret eksiklerine rağmen bu suikasti gerçekleştirmeyi başarırlar. 'Başarırlar' diyorum zira bu grandük, insanlara karşı zalim ve zorbadır, dönem Rusya'sında hangi otorite zalim değildi ki zaten? İşte bütün bunlar Albert Camus'nün bu 'Adiller' başlıklı eserinde senaryo-oyun tarzında hikayeleştirilmiştir.
Büyük Fransız yazar Albert Camus, bu oyunu yazarken Rusya'da yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenmiştir. Zira, gerçekten 1905 senesinin Şubat ayında Rusya'da, Rus Çarı'nın amcası Grandük Sergey, bombalı bir suikast sonucu ölmüştür, suikasti gerçekleştirenler sosyalist partiye bağlı gençlerdir. Ben, yazar bu olaydan esinlenerek yazmıştır bu eseri diyorum fakat yazar, bu oyunu yazarken karakterlerin isimlerini dahi değiştirmeye lüzum görmemiştir. Zira Camus, bu sosyalist gençlere bir hayli saygı ve hayranlık duyuyormuş, bunu yazarın kendisi kitabın önsözünde de belirtiyor.
Tesiri yüksek psikolojik tahlillerin ve tasvirlerin yığılı olduğu bu Albert Camus eserini okumanız dileğiyle.
İyi okumalar...
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
"Açıklamasını okuyucunun sağduyusuna bıraktığım bir takım nedenlerin yazılmasını zorunlu kıldığı bu küçük önsöze, herhangi bir felsefi anlam çıkarılmayacağını bilsem, 'Doğrular(italik) , haksızlıkların düzensizliklerin at oynattığı bir toplumda, insanın(bireyin) kendi kendisi olmak güçlüğünün, giderek olanaksızlığın yaşanmış bir belgesi" diye başlamak isterdim " (s. 5) diyerek başlıyor Ferit Edgü, 1963 tarihli önsözüne.
İlk kez, 15 Aralık 1949'da, Paris'te Thèatre, Hébertot'da sahnelenen oyun, 1905'in Moskava'sında Devrimci Sosyalist Parti'ye bağlı olan bir grup teröristin Büyük Dük Serj'e bombalı suikast düzenlemesini konu alır. Fakat bu tarihsel olay oyunda ele alınırken politik, siyasal söylemlerden ziyade irdelen şey doğrular içindeki insanın bireyselliğinin, kişiliğin, kimliğinin çıkmaza düşüşüdür. (Yukarıda Edgü'nün de deyimiyle).
Amaçları, "rus halkını yüzyıllar boyunca inildeten adaletsizliğin simgesi" olan Büyük Dük'e bombalı suikast düzenlemek olan partinin elemanları, Dora, Kaliayev, Stepan, Annenkov ve Voinov iki aydır Büyük Dük' ü izlemektedir. Dük'ün arabasının tiyatroya giderkenki izlediği istikamet, arabayı öteki arabalarla karıştırmamak için arabanın fiziksel özelliklerinin en küçük ayrıntıları, tiyatroya giriş - çıkış zamanları gibi bir çok detay bu iki aylık izlem/çaba sonucunda elde edilmiştir. Ve bombayı fırlatacaklarının hangisinin olacağına karar verip durumun sonuca bağlanmasına kadar geçen süreçte etrafında dolanılır kimi soruların; haksızlık, yalan ve zorbalığın hükmündeyken devrim neyi nasıl vaat eder? Devrim yaşama bir şans vermek içinse, öteki yaşamın yok edilmesi bu uğurda mubah mıdır? Devrimin yıkımı nasıl bir yıkımdır? İki insanın birbirine duyduğu sevgi tüm bu devrimde nereye düşer? Şu sahnede örneğin;

KALİAYEV, (bir sessizlikten sonra) - Hiç kimse benim sevdiğim gibi sevemez seni.
DORA - Biliyorum. Ama herkes gibi sevmek daha iyi değil mi?
KALİAYEV - Herhangi biri değilim ben. Nasılsam seni de öyle seviyorum.
DORA - Adaletten, örgütten de mi daha çok seviyorsun beni?
KALİAYEV - Ben, seni, adaleti ve örgütü birbirinden ayırmıyorum ki.
DORA - Biliyorum. Ama yanıtla beni, yalvarırım yanıtla. Yalnızlıkta, şefkat ve bencillikle mi seviyorsun beni? Doğru olmasaydım gene sever miydin beni? (s. 57).

Kendi köşelerinde, inançlarının içinde yitip giden insanların hikayesidir "Doğrular".

Ayrıca, kitap Can yayınlarından "Adiller" adıyla basılmıştır.
Onlarca yılı çaldılar ömrümüzden Borya. Bir daha asla çocuk olmak yok bizlere.
Albert Camus
Sayfa 115 - Can Yayınları, Çeviri: Ayberk Erkay
Nereden bilecek başkaları? Onlar üzülmüş gibi yapmayı bilirler ancak. Üzülüyorlardır da belki sahiden, bir saat, bilemedin iki.
Albert Camus
Sayfa 99 - Can Yayınları, Çeviri: Ayberk Erkay
Hiç kimse, hiçbirisi beni anlamıyor gibi geliyor bazen. Ben mi hata yapıyorum bir yerlerde?
Albert Camus
Sayfa 33 - Can Yayınları, Çeviri: Ayberk Erkay
... haksızlığı dile dökmekle yetinmenin bir faydası olmuyormuş. Haksızlığa karşı savaşacaksan, hayatını koyacaksın ortaya.
Albert Camus
Sayfa 23 - Can Yayınları, Çeviri: Ayberk Erkay

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğrular
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753860864
Kitabın türü:
Çeviri:
Ferit Edgü
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yaba Yayınları
Baskılar:
Adiller
Doğrular
Camus'nün tartışmalı oyunu Doğrular, arka kapakta şöyle tanıtılıyor: "Doğrular, Çarlık Rusya'sında geçmiş gerçek bir olaydan esinlenen bir oyundur. Eğer devrim için her şey mubahsa, devrim sonrası toplum, hangi insancıl temellerüzerinde yükselecektir? Sorunun yanıtı, bu oyunun yazılışından yarım yüzyıl sonra tüm anlamını yitirmiş gibidir. Son otuz yılda dünyayı saran terör eylemlerini gerçekleştirenler için, böylesi etik sorunlar yoktur. Ama bir zamanlar sorulmuş, tartışılmış, bugün kör inançlara yenik düşmüş, yok sayılmış sorunlar bundan böyle tartışılmayacak demek değildir. Bunun aksine inanmak teröre boyun eğmek demektir. Camus'nün, tüm yapıtları gibi, Doğrular da, insanoğlunun onurlu yaşamı için bir başkaldırı niteliğinde. Özellikle, terörün binbir yüzünü tanıyan günümüz insanları için."

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • arifsahin
  • DrKitapsever
  • Mihriban Karadağoğlu
  • Mehmed Akif Demir
  • Sümeyye C.
  • Naz
  • lilith
  • Hidooo
  • Yusuf Görkem Gül
  • Fatih Yanar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.8 (8)
9
%19.4 (6)
8
%3.2 (1)
7
%3.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0