Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Ahmet Savaş
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2024 42. kitabı
Gregor Samsa üzerine herşey söylenip, yazılabilir. Fakat bunlar yerine değişimin en çok ailesinde olması: Gregor Samsa'ya yabancılaşan, onun dönüşümü ile varlığının ailesi için bir zaruret halini alması; ekonomik faktörlerin sosyal çevreyi, özellikle aile bağlarının nasıl etkilediğini; esasında Gregor Samsa her ne kadar bir böceğe dönüşmüş olsa da, fikri ve zikri ile ailesine olan bağlılığı ile hiç değişmediğini göstermeye çalışması; Gregor Samsa olarak ailesine yardımcı olabileceğini gösterme çabası, dönüşümün Gregor Samsa'da değilde Aile'de olduğunun söylenmesi daha doğru... Maalesef günümüzde de var olmanın, ekonomik kazancının toplumda edindiğin statü ile eş değer tutulduğu, aksi durumda bir haşereden farkın olmayacağını biliyoruz. Ve zaman zaman bir dönüşüm yaşıyoruz. "... O yaratığın Gregor olduğu düşüncesinden kendini kurtar. Mutsuzluğumuzun asıl nedeni, bunca zaman onun Gregor olduğuna inanmamız değil mi zaten? O şey, nasıl Gregor olabilir ki? Eğer o Gregor olsaydı, insanların böyle bir hayvanla yaşamasının imkân- sız olduğunu çoktan kabul edip zaten kendiliğinden çekip giderdi. Böyle bir durumda bir kardeşten yoksun kalırdık ama en azından hayatımıza devam edebiliriz ..." İyi okurlar.
Duygu ve Düşünce
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
8/10
·76 syf.··
2020 46. kitabı
Kitap çok güzel ve çok anlamsızdı. Durduk yere kocaman bir böceğe dönüşen bir adam ailesi tarafından bir süre sonra bıkılarak ölüme terk ediliyor. Demek oluyor ki işe yaramazsan istenmezsin. Sanırım bu yani
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
Bir dönüşümden doğan dönüşümler..
Puan vermedi·76 syf.··
2022 4. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2022 00:48
-Yazarın ne anlattığından çok sizin ne anladığınız önemli bu kitapta.. -Tam bir dönüşüm içerisinde olan bir girdap. Acaba dönüşüme gerçek anlamda uğrayan Gregor Samsa’ mı yoksa çevresindekiler mi ? -G.Samsa’yı hayal kırıklığına uğratan fiziki dönüşümden çok çevresindekilerin verdiği tepkiler bence. İnsanı maneviyatın daha çok yıprattığını anlatan bir eser. #Heyv
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2018 2. kitabı
Dönüşüm; toplumdaki basmakalıpcılığı, insanın insana verdiği değerin aile içinde bile çıkar ilişkisine dayalı olduğunun çarpıcı hikayesi. Yanlış giden her ne varsa baş kaldırdığınızda, başkalarının gözünde başkalaşmanızı anlatıyor. Şunu öğütlüyor garip hikayesiyle bizlere; ”herkesin birşeyin doğru olduğunu söylemesi, onun doğru olduğu anlamına gelmez.”
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
7/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2020 00:21
Bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa' nın öyküsünü anlatıyor. Aslında kitap çok güzel bir mesaj veriyor. İnsanlara yardım ettiğiniz ve onların çıkarları için çalıştığınız çabaladığınız sürece size güler yüzlü ve iyi olurlar. Fakat siz dara düştüğünüzde sizi umursamazlar yüzünüze bakmazlar. Gregor ailesi için bi köle gibi çalışıp onlara bakıyordu bir sabah böceğe dönüştüğünde işler değişti.
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2018 2. kitabı
Ben genel kültür olsun diye okudum bu kitabı. Bir insanın uyandığında kendini böceğe dönüşmüş halde bulması üzerine bir kitap yani elbette mesaj içerikli insanı düşündürebiliyor tabiki ama benim tarzım daha farklı olduğu için okurken azıcık sıkılmış olabilirim.
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
9/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2019 19:29
Bence harika bir kurgu yöntemiyle yazılmış. Hiç aklıma gelmezdi demiyeyim ama gelince de bu şekilde gelebileceğini de düşünemezdim doğrusu. Kimin aklına gelir ki değişimin, hele ki toplumun standartlarına, yıkılmaz tabularına tabularına, alışılmışlarını biraz geçmeye dursun hemencecik dışlanmasına yetecek seviyedeki değişimse. İşe Franz Kafka da normal bir insanken bir sabah uyandığında böceğe dönüşmesi, ailesinin onu kabullenememesi, burada şunu belirtmekte fayda var: genelseyir halinde bakılacak olursa elbette bir böceğin bir insanla/insanlarla anlaşabilmesi, üstelik insanken böceğe dönüşmesi kabullenemez ilk başta. Ama kitabın vereceği mesaj doğrultusunda bakılacak olursa bize değişimi, dönüşümü günümüzdeki gerçek var olanlar gibi elitlik, entelektüellik yoluyla değilde, olabilecek değişimin en esaslı haliyle yapıyor. Tekrar etmek gerekirse öncesine kadar ailesinin sevilen, çalışkan, disiplinli, dürüst bir erkek evladıyken bir sabah böcek olarak ortaya çıkması, ailesinin onu kabullenememesi, annesini hariç tutalım çünkü ana yüreği denen olgu da çok güzel bir şekilde araya dolaylıca serpiştirilmiş, ona normal insanken davrandıkları gibi değil de böcek gibi davranmaları ve onun da ağrına gitmesi... En sonrasında da bu böceğin(!) ortadan kaldırılması fikri, tıpkı günümüzde sıradan bir toplumdan kendini yetiştirmiş, elitleşmiş, kültürlü ve bilgili entelektüellerin, fiziken olmasada ruhen onu kendilerince sanki kendilerinden farklı bir mahlukmuş gibi yok etme çabalarına benziyor ama altını çiziyorum kendilerince, kendi hallerine üzülmeden yapıyorlar bunu, ve nihayetinde ölmesi... Kitap hakikaten beni derin denebilecek düzeyde etkiledi. Bazı arkadaş çevremde yapmacık dahi olsa kendini değiştirmeye çalışanlara iğrenerek bakarken, yapmacık oldukları için, bundan sonra
İlişkiler
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
7/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Yeni bitirdiğim kitabım #franzkafka nın #dönüşüm kitabı oldu .yine epeydir ötelemişim bir kitabı okudum İtiraf ediyorum nedensiz bir ön yargım vardı kitabada yazarada “Gregor Samsa bir sabah yatağında huzursuz düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. “Gibi çarpıcı bir girişi olan kitap hiç tahmin etmediğim şekilde bayağı sardı çok severek okudum gregor adına üzüldüm hüzünlendim
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2020 22:48
Şöyle bir kendimi Gregor Samsa'nin yerine koydum da ne kadar dogru bir eserle karşılaştığımı anladım. Hangimiz Samsa'nin pozisyonuna düştüğümüzde o eski halimizden eser kalır. İnanıyorum hic kalmaz. Çünkü milletin gözünde ne kadar fayda saglarsan o kadar iyisin. Zamanlar, hayatlar, şartlar değişebilir. Bir anda tepetaklak olabiliriz. Ve o zamanlar bir böcekten farkımız kalmıyor. Bu hepimiz için geçerli. Kendi düştüğümüz duruma mi uzulelim, cevrendekilerin en yakınındakilerin davranışına mi? Ince bir kitap lakin çok derin mesajlar iceriyor. Her dönem okunabilir. Okudukça da her okumada farklı detayları yakalayabilir farklı anlamlar çıkarabiliriz.
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma
Ah samsa
Puan vermedi·76 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Galiba tüm insanlık bir sonraki nesline göre birazcık samsa, kuşak çatışması de sosyal medya etkisi de veya kapana kısılmış duyguların ancak dört duvar içinde haykırışı ama nafile dimi. Derinliği ve anlatmak istediği benim için güzeldi. Kitabın içinden kendinizle çarpışan bir duyguyu alıyorsunuz kesinlikle.
Duygu ve Düşünce
DönüşümFranz Kafka · Venedik Yayınları · 2018267,6bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.