Dönüşüm

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·93 syf.··
2021 32. kitabı
Üzerinde çokça emeğinizin olduğu insanlar, -anneniz, babanız, kız kardeşiniz- şayet bir sabah böceğe dönüşmüş halde uyanırsanız size fazla tahammül edemeyebilirler. Öyle ki, siz öldüğünüzde bunu umursamamakla kalmayıp bir mezarınızın olabilme ihtimalini bile düşünmeyeceklerdir. Hatta siz öldükten sonra tatile çıkabilirler. Siz siz olun böceğe dönüşmeyin.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Felsefe Kulübü · 2017267,5bin okunma
8/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2020 11:02
Hangimiz bir sabah uyandığımızda kendimizi kokuşmuş, işe yaramaz, tembel bir böcek olarak düşünmedik? İşe gitmenin o anlamsız rutinliği, çalışıp çabalayıp bir şeylere yetmeye çalışmanın kifayetsizliği... Belki de empati kurmakta hala yeterli "dönüşümü" sağlayamadık. Sağlığında, hayatın zorluğunu yüklenen aile bireyimizi, dostumuzu, eşimizi taktir ederken, sağlığını kaybettiğinde onu bir "bok böceği" gibi görmekten kendimizi alıkoyamadık. Sanırım en önemli "dönüşüm"ümüz birbirimizi anlamaya çalıştığımızda gerçekleşecek!
DönüşümFranz Kafka · Felsefe Kulübü · 2017267,5bin okunma
Puan vermedi·93 syf.·
2020 11. kitabı
Üzerinde çokça emeğinizin olduğu insanlar, -anneniz, babanız, kız kardeşiniz- şayet bir sabah böceğe dönüşmüş halde uyanırsanız size fazla tahammül edemeyebilirler. Öyle ki, siz öldüğünüzde bunu umursamamakla kalmayıp bir mezarınızın olabilme ihtimalini bile düşünmeyeceklerdir. Hatta siz öldükten sonra tatile çıkabilirler. Siz siz olun böceğe dönüşmeyin.
DönüşümFranz Kafka · Felsefe Kulübü · 2017267,5bin okunma
Kişisel Görüşüm
8/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
DönüşümDönüşüm Dönüşüm Franz Kafka gerçekten anlatım'ı, konusu, ana fikri çok güzel. Dünya klasikleri arasından en iyi kitaplar içinden birisi olabileceğini düşünüyorum. Dilerim bu kitabı herkes okur. DönüşümDönüşüm
Duygu ve Düşünce
DönüşümFranz Kafka · Felsefe Kulübü · 2017267,5bin okunma
9/10
·80 syf.··
2013 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2013 00:00
Tam 100 yıl önce yazılmış bir kült eser. Böcek meteforuyla günümüz insanını bundan yüz yıl önce Kafka tarafından resmedildiği bir hikaye. Gregor Samsa bir sabah uyandığında bir böcek olduğunu görür, ilk düşündüğü şey işe işe geç kalacağıdır. Kitap bir sistem eleştirisi ile başlıyor, sistem eleştirisi ile bitiyor. Kitabı okuduğunda çoğu, bir dönem kendini Samsa gibi hissettiğini görecektir. Malesef hepimiz sistemin birer köleleriyiz.
DönüşümFranz Kafka · Felsefe Kulübü · 2017267,5bin okunma
5/10
·93 syf.··
2020 3. kitabı
Herkesin çok güzel dediği kitaptı.Hep okumalısın kesinlikle dediği kitaptı.Okudum.Ben pek beğenmedim.Kotu diyemem ama çok büyük bir beklentiyle okuduğum için sevemedim.Umarim benim yazımda başka okurları etkilemez.Ben iyi yorumlardan etkilendim
DönüşümFranz Kafka · Felsefe Kulübü · 2017267,5bin okunma
10/10
·80 syf.··
2015 5. kitabı
"hayatta her insanın kendini gregor samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur" kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu hikaye. fiziki bir değişiklikten yola çıkarak, belki
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma
6/10
·96 syf.·
2024 14. kitabı
Sanki 100 yıl önceden bu günleri anlatıyor, ya da eserin idesinin dönemden bağımsız olmasının sonucu da olabilir. Düzenin çarklarından biri olarak yaşamaya zorlanan toplum ve bir şekilde o çarkın dışında kalan birinin en yakınları tarafından dahi nasıl dışlandığının hikayesi...
DönüşümFranz Kafka · İndigo Kitap · 2019267,5bin okunma
Hayat Bir Afyondur
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 194. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2021 17:07
"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu." Franz Kafka'nın en çok okunan eseri Dönüşüm, bu, son derece etkili cümle ile
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma
8/10
·74 syf.··
2023 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2023 00:51
DönüşümDönüşüm bana en çok insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını, kendini ifade edememesini ve zamanla nasıl bir çok şeyin yozlaşmaya başladığını anlattı. Herkesin okumasada mutlaka duyduğu gibi, "Gregor Samsa", bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Bu durum, onun hayatını tamamen değiştirir ve ailesiyle arasındaki ilişkiyi derinlemesine koparır. Aslında Franz KafkaFranz Kafka, gerçeküstü bir dünya ile beraber bir tür rüya dünyası sunar. Tekniğiyle sade ve nesnel bir dil kullanarak, gerçekliği yansıtmaktan çok her zaman yaptığı gibi onu yorumlamaya bırakır. Gregor'un ailesinin de ona karşı duyduğu çekinceler ve reddetme, insanın en temel duyguları olan sevgi ve bağlılıkla çelişir. DönüşümDönüşüm, aynı zamanda bir toplum eleştirisi de içermektedir. Roman, Gregor'un dönüşümü sonrasında nasıl dışlandığı ve toplumun onunla nasıl bir bağ kurmaktan kaçındığına dair derin bir eleştiri sunar. Bu eleştiri, Franz KafkaFranz Kafka'nın kendi zamanındaki toplumsal yapıya ve insanların yabancılaşmasına dair kaygılarını yansıtır. Eğer bu kitabı tek bir cümle ile anlatmak isteseydim sanırım; "DönüşümDönüşüm", insanın kendisini anlama çabasını, gerçeküstü ve sıra dışı bir hikayeyle anlatarak okuyucuyu derin düşüncelere sürükleyen bir başyapıttır. Derdim.
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.