·
Okunma
·
Beğeni
·
1.448
Gösterim
Adı:
Dost
Baskı tarihi:
1994
Sayfa sayısı:
326
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754704082
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
Baskılar:
Dost
Dost
Dost
Dost
Vüs’at O. Bener’in 1952 (Dost) ile 1957 (Yaşamasız) arasında yazdığı ilk dönem hikayelerini biraraya getirdiği kitabı. Bu hikayelerde yazarın yazı ekonomisi, kent, başkent, uzak ve yakın taşra manzaralarına getirdiği yeni bakış, hayatın ‘büyük’ akışı içinde gözden kaçan duygu nüanslarını ele alışındaki kesinlik ve isabet sarsıcı boyutlara varır. Yusuf Atılgan ve Sait Faik’le aynı kan gurubundan olup onları bir anlamda Oğuz Atay’a bağlayan Bener’in Dost’unda baştan sona bütün bu gelişim çizgisini bulmak mümkün. Türk edebiyatının en taze klasiklerinden biri.
303 syf.
·Beğendi·9/10 puan
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

Başlıktan da anlaşılacağı üzere YİNE bir "İŞSİZ" inceleme ile daha sizlerle beraberiz kabak kemaneler .. Vüs'at O. Bener .. Bu adama sitede gezinirken ve damarlarımda kan yerine yavaştan kırmızı tuborg dolaşmaya başladığı sıralarda denk geldim .. Denk geldim dediysem 3'ü 5 falan göreyazdığım anlar .. Sağdan soldan mesaj yağıyor böyle böyle etkinlik var , sen de gelirsen güzel olur .. Bir işsizlik portalı açarsın fena mı olur falan gibisinden .. Dedim ne tür ? Dediler ki öykü yazarı .. Genelde öykü yazarmış .. Peki dedim katılalım .. Yalnız yazarı, ismindeki virgülü alkolün bana verdiği yetkiye dayanarak getirip O ' nun yanına koymak koşuluyla İRLANDA edebiyatına ait bir yazar olarak beynime kodlamışım o an.. İşte o göz yanılsaması ve hiç araştırmadan , sorup soruşturmadan evet dediğim etkinliğin yazarının Vusat O' Banner olduğuna kendimi inandırıp çaktım son biraları , kıvrıldım çekyata ... Daldık Tuco İŞSİZ rüyalar alemine .. Şeytan kalplere VESVESE verdi veeeeee rüyamda Oz dizisinden tiplemelerle beraberim Oz Cezaevinde .. RYAN O' REILLY ( işte tüm bu olaylar silsilesini başlatan yanlış anlaşılmalardan sorumlusu sayko irlandalı.. İsmindeki - O' - ibaresi yaktı bizi... ), Vernon Schilinger , Simon Adebisi , Tobias Beecher falan .. Bir atarlı manyak bunlar, korkunç herifler hepsi de .. Adamı kıyma diye çeker , ekmek arasında sunuverirler tepside .. Bizim Vüsat emmi de buranın en ağır abisiymiş rüyamızda .. Biz de aleme yeni düşmüşüz .. Rookie kontenjanından giriş yapmışız cezaevine .. Neyse rüya tabirine "döndermeyelim" olayı .. Rüyada yine zirvelerde dolanan olmazlıklar var ama sulandırmayayım incelemeyi .. Yalnız aralarında kabul gördükten sonra BOL BAHARAT KULLANIMINDAN dolayı İtalyanların koruması altında kokoreç tezgahı için izin koparıyordum ..Mozarellalı KOKO !!! ZOHAHAHAHA =)) Eeeee Türk her yerde Türk kardeşşş !! Aç yatmanın da etkisi yadsınamaz lakin =)) Neyse efenim böyle abuk subuk bir rüya görüp kalkınca Vüsat Orhan Bener oldu mu bana iyiden iyiye Vüsat O' BENNIR !?!?! =)) VURUN VURUN ÖLMEDİ !!! Sonra öğrendim tabii anyayı Kenya'yı ..Edindim kitabı .. İki gün gibi kısa bir sürede de bitireyazdım.. Normalde öykü türü pek benlik ortamlar değil bir kaç istisna hariç .. Yani bir Sait Faik ' in pırıl pırıl ve masmavi gökyüzü altında kuşların kanat çırptıkları güzel Anadolu tribine ben kökünden karşıyım.. Bendeki osiloskopun ekranında bir hissiyat dalgalanması yaratmıyor o türlü "güzel günler" edebiyatı .. İşte bu korkuyla okumaya başladım Vü'sat O Bener' i AMA !!!!! Tesiri "möhteş" oldu canikolar !! Normalde kitapları bitirmeden inceleme yapmak pek adetim değildir AMA cidden dayanamadım yazayım dedim.. Birincisi bu adamın lügatında MUTLULUĞA pek yer yok .. Takır takır basıyor tokatı sayfaları geçtikçe .. Durum böyle olunca yaz günü misafir olduğu çatalın ucundaki karpuz diliminden firar edip , bir köşede inzivaya çekilip kuruyan karpuz çekirdeğinin terliksiz ortamlarda yalın ayak gezinirken post it kıvamında bünyeye misafir olması engelleniyor .. YERSİZ VE VICIK VICIK MUTLULUĞA GEÇİT VERİLMİYOR !!! Sayfaları gezinirken Iraktaki amerikan askeri vs mayın etkileşimi yaşanmıyor .. MİSS !!! Bu benim açımdan çok cici bir opsiyon ..Öykülerse durağan ve genelde kısa .. Pembe dizi ve sevgi aurasından arındırılmış bu kısa durum bunalımları sanıldığının aksine sonucu törpülemiyor , bilakis etkiyi ikiye , üçe yeri geliyor beşe katlıyor .. Karamsarlık hat safhada ..Dil muazzam bir sadeleştirme işlemine tabii tutulmuş bundan kelli algınız bazı bazı mavi ekran verebiliyor ..Özellikle kekomançilerle dolu bir ortamda ben gibi okumaya çalışıyorsanız .. Bu tarz karanlık ve umuda , mutluluğa sansür şeridi çekmiş öykü tavsiyesi verecekler bana lütfen ulaşsınlar .. Bıktım sabah kahvaltısında tarhana - çay - çökelek triosundan .. BANA BUNLARLA GELİN !! Ve bir ufacık kurtarılmış KARANLIĞIN olduğu yerde GRİYE bile razı değilim diyenlerdenseniz bu yazara muhakkak ama muhakkak bir şans verin .. Son olarak geçte olsa "666" kapı numarasıyla katıldığım bu etkinliği düzenleyen Liliyar 'a da cidden ama cidden CANDAN teşekkürlerimi sunuyorum =)) Ay em tenk kuuu !!! =))

"Vesvese" Notu : Kimdir bu Ryan O' Reilly diyenler..

https://www.youtube.com/watch?v=Kxuhdi86by0
318 syf.
Hemşehrim Vüs'at amcaya dair edebi kişilik analizi ve yorumlama;
DİLİM DÖNDÜĞÜNCE, AKLIMIN ERDİĞİNCE, YÜREĞİMİN ATTIĞINCA

Adını yıllardır duyuyorum ama okuma fırsatına anca nail olabildim. Kendim de naçizane çapımda öykü-deneme yazdığım için, Türk Edebiyatındaki öykücülerimizi araştırmaya koyuldum.

İbrahim (Sisifos)/Duvar/ da dediği gibi dört atlıdan biri olan Vüs'at amcanın "Dost"u ilk sarıldığım kitaplardan oldu. Zira öykü yazmak roman yazmakla bir değildir veya şiir yazmakla.

Bu kitaptaki öyküleri çok hoş. Toplumsal gerçeklerden kesitler sunuyor. Daha çok kendi anılarından yola çıkmış hissi verdi bana. Ben de genelde çıkış noktası olarak geçmişte bir nokta seçerim. Yada olmayan bir zamanda bir nokta. O da benzer bir şekilde ilerlemiş diye düşünüyorum bu kitabında.

Çok basit gündelik olayları bile enfes bir ustalıkla işlemiş ve zihnimize zerk etmiş.
Nedense öykülerde bir ölüm kokusu var. Hayatına biraz baktığımda şunu gördüm; yazar genç yaşta doğum esnasında ilk eşini ve çocuğunu kaybetmiş. Bunun etkisi yadsınamaz sanırım.

Öykülerde küçük yerlerdeki silik tipler çok kullanılmış. Diğer öykücülere göre diyalogları çok sık ve etkili kullanmış.

Öyküler ilk başlarda daha tatlı ilerlerken, sonlara doğru çok sertleşiyor. Yani bazı öyküler var ki gerçekler şamar gibi yüzünüze iniyor.

Vüs'at amcanın, betimlemelerine hayranım."kırmızı araba. geldi, kapıda durdu. Bir adam indi. Yaşlı, kısa saçlı. .." gibi. Bazı yerler kopuk ama okurken zihnimizde birleşiyor aslında. Belki de onun büyüsü de bu.

Kitabı okuyacak dostlara keyifli okumalar dilerim.
326 syf.
·8 günde·9/10 puan
Uzun süren bi' kitap okuyamama, iki satır yazamama hastalığına yakalandım bugünlerde. Beni ne zaman öldürür acaba diye beklediğimi fark ettim sonra da. Bu iş böyle olmaz dedim, yazık elindeki kitaplara. Üstelik resmen kullanmıyorsun beynini, olur mu bu iş böyle dedim kendi kendime. Gidip gelip henüz okumadığım kitapları karıştırmaya başladım kitaplıktan. Bir iki tanesini denedim, sarmadı. Derken Dost takıldı gözüme, arkadaş arkadaş bakıyor da üstelik. Bir dosttan (Li-3) hediye gelmiş üstelik, kendi zamanını bekliyor. Son zamanlardaki üretkenliğinden bir iki parça bulaşır belki diyerek başladım.

Neyse, ben daha böyle çok gevezelik yaparım ama konumuz o değil. Konumuz Vüs'at ve arkadaşları. 'Öykü kitaplarının teması olmalı mı' sorusu takıldı kitabı okurken aklıma. Zira her öykünün birbirinden çok farklı konuları olsa da temelinde arkadaşlık yatıyordu Dost'ta (bonus olarak da 'içmek' eylemi :)). Bu isim ilk öykünün ismi ama bilinçli olarak mı seçilmiş kitap için de yoksa bende oluşturduğu gibi bir yanılsama mı yaratıyor sadece; bilemiyorum. Ancak öyküleri günlük hayattan minik kesitlerden oluşuyor genelde ve çoğunluğu birinci tekil şahıs ile yazılmış. Bu açıdan bana canım Sait Faik'i anımsattı. O yüzden de sevdim belki de.

Türk Edebiyatımızda öyle değerli, öyle güzel isimler var ki. Onları öğrenmeden okuyoruz demek doğru gelmiyor bana. Sevip sevmediğimize karar vermek için bile en azından bir kez okumalıyız. Okuyalım. Ben çok sevdim sevgili Vüs'at'ı. Daha çok okunsun, daha çok bahsedilsin isminden. Bu arada, Türk Edebiyatı konusunda dert yanıp dikkat çekmeye çalıştığımız etkinlik için sizi şöyle alabiliriz; #31153932
"Kitaplar. Yerin dibine batsın kitaplar! Ne öğrettiler bana? Sökebildiler mi içimdeki huzursuzluğu?"
Vüs'at O. Bener
Sayfa 10 - İletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dost
Baskı tarihi:
1994
Sayfa sayısı:
326
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754704082
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
Baskılar:
Dost
Dost
Dost
Dost
Vüs’at O. Bener’in 1952 (Dost) ile 1957 (Yaşamasız) arasında yazdığı ilk dönem hikayelerini biraraya getirdiği kitabı. Bu hikayelerde yazarın yazı ekonomisi, kent, başkent, uzak ve yakın taşra manzaralarına getirdiği yeni bakış, hayatın ‘büyük’ akışı içinde gözden kaçan duygu nüanslarını ele alışındaki kesinlik ve isabet sarsıcı boyutlara varır. Yusuf Atılgan ve Sait Faik’le aynı kan gurubundan olup onları bir anlamda Oğuz Atay’a bağlayan Bener’in Dost’unda baştan sona bütün bu gelişim çizgisini bulmak mümkün. Türk edebiyatının en taze klasiklerinden biri.

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • Gül
  • Rukify
  • Şahin Akkuş
  • Biri
  • MB
  • Viva La Muerte
  • Emel
  • Saudade
  • Merve
  • •°~G.L~°• |LİROJENSOO

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%30 (3)
8
%0
7
%10 (1)
6
%0
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0