İyi Bilimkurgu, İyi Edebiyattır sözüne karşılık diyeceğim şudur; DUNE, Bilimkurgunun “Edebiyatıdır.”
“Ya kahraman olarak ölürsün, ya da kötüye dönüşmeni izleyecek kadar uzun yaşarsın.”
Bu repliği “Batman” severler Nolan’ın yönettiği Kara Şövalye filminden hatırlayacaktır. Bu hayatta herkesin bir amacı vardır, en amaçsız insanın bile amaçsızlığını amaçsız hale getirecek bir amacı vardır. Harvey Dent’in de bir amacı vardı. Gotham’ı suçlulardan kurtarmak. Paul’un da bir amacı var, o amaç uğruna neler yaşanacak hep beraber göreceğiz…
DUNE okumak isteyip yorumlara bakan okurlar olacaktır. Dune okumalı mıyım, Dune incelemesi, Dune yorumları gibi soruları Google’a sorup kendilerine cevap almak isteyeceklerdir. Ya da bomboş yorumlarla karşılaşacak veya uzun uzun fantastik kitap yorumunu dünyanın en iyi yazısına çevirme hayalinde olan genç arkadaşlarımızın yorumlarının arasından kitap özeti okuyacaklardır.
DUNE okumak mı istiyorsun, seni şevkle kitaba koşturacak bir yorum mu istiyorsun; durma, bu incelemeye bile devam etme ve hemen yanındaysa kitap başla. Yanında değilse hemen sipariş ver ya da git bir yerden bir şekilde al, o senin bileceğin iş. DUNE okumadığın her an, neyi kaçırdığının farkında değilsin diyorum sana, DUNE okumalı mıyım soruna umarım cevap almışsındır. Bu satırdan sonra detaylara devam edeceksin, eh o da senin bileceğin iş.
Evet, başlıyoruz… Kitabı okumanı zaten tavsiye ettim, şimdi ise sıra detaylarda, hadi bakalım…
Arthur C. Clarke Dune için şunu söylemiş; “Yüzüklerin Efendisi dışında bu kitapla kıyaslanacak başka bir kitap yok.”
Bu sözü Zaman Çarkı için söyleyende var, o seriye henüz başlamadığım için yorum yapmayacağım ama fantastik, bilimkurgu öğeleri içeren milyonlarca kitap vardır muhtemelen. Hepsini okuyamaz ya da deneyimleyemeyiz. Yüzüklerin