Çevirmen:
Kemal Bek
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Eylül İncelemesi
5/10
·365 syf.·
2020 24. kitabı
Zorunlu bir şekilde okumam gerekti bu kitabı. O dönemin dili beni germişti. Üstüne üstlük gereklilik söz konusu olduğu zaman hiç rahat edemem okurken. Bu sebepten ötürü sevemedim. O kadar çok eski kelimeyi beynim kabul edemedi. Tabi bir de psikolojik roman olması da beni tatmin edememiş olabilir. Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olması sebebiyle çok önemli bir değeri var. Suat ve Süreyya evli bir çift. Fakat araya başka birinin girmesiyle işler karışıyor. Konak hayatı, zenginlik... Kısaca Aşk-ı Memnu gibi bir şey. Çok değerli bir kitap ama dediğim gibi kitabın içinde kendimi hissedemedim yüzde yüz dili bakımından. Altta yazan kelimeleri oku, kitabı anla vs. Ben kapılamadım ama Mehmet Rauf kalbimizde.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
7/10
·286 syf.··
2020 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2020 16:39
klasik Türk edebiyatının ve kendi zamanının ilk psikolojik kitabıdır Eylül... aynı zamanda Mehmet Rauf'un da en bilinen eseridir... gerçek manada "psikolojik" bir eserdir ve sürekli Necip ve Suat'ın zihninde yaşadım durdum...işin açıkçası bana epey de sıkıcı geldi, bana göre değil bu tür kitaplar...edebi yönden güzeldir bunu bilmem... birinin dediği gibi "gelgelelim edebiyatçı da değilim" "aşk-ı memnu" ya benzer bir aşk hikayesi... en samimi arkadaşının eşiyle yaşanan platonik bir aşk... ayrıca okuduğum baskının dili sadeleştirilmemiş fakat günümüz Türkçeleri parantez içinde yazılmıştı. bir sayfada 30-40 parantez bu da bezdirdi... hepsi bir araya gelince de 6,5/10 yeterli bir puan...
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
Huyum değildir bir kitabı yarım bırakmak ama artık kelimeler anlamını yitirdi gibi hiç bir şey anlamaz durumuna düştüm ,” tutunamayanları okurken bu kadar zorlanmadım. Ve konu çok basit ama anlatım dili çok ağır ve abartılı gördüm .
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
İlk psikolojik roman
10/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Mehmet Rauf’un “Eylül”ü, Türk edebiyatının ilk başarılı psikolojik romanı olarak kabul edilir. 1900 yılında Servet-i Fünun dergisinde yayınlanmaya başlanmış ve yazar, romanını Halit Ziya’ya ithaf etmiştir. Yazar Servet-i Fünun akımına bağlı kalarak çok ağır bir dil kullanmıştır. Hatta bu nedenle yeni basım eserlerin hepsi sadeleştirilmektedir. Özellikle tasvirlerinde satırlarca süren cümleleri vardır. Yine, bildiği çevreyi, İstanbul’u mekân olarak kullanmıştır. İstanbul korularına ve Boğaz’a ilişkin tasvirleri gerçekten ayrıntılı ve güzeldir. 1900 yılında İstanbul’u merak edenlerin gözlerinde canlandırmasına imkan tanımaktadır. Mehmet Rauf’un tasvirleri de gözleme dayalıdır ve hatta realizm ve natüralizm, doğa tasvirlerinde kendini oldukça hissettirir. Yer yer de sembolist etkiler görmek mümkündür. (mevsimlerin, ilişkileri ve ruh hallerini yansıtması gibi). Romanda kişilerin ve mekânların tasvirlerine ise çok az yer verilmiştir. Karakterlerin zevklerinde ve birbirleri ilişkilerinde de ilerici bir bakış açısı benimsendiği anlaşılmaktadır. Roman anlatıcı ağzından, özellikle karakterlerin psikolojik tahlilleri ve doğanın tasviri çerçevesinde ilerlemiş; olay örgüsü ve yan karakterler çok fazla işlenmemiştir. *Dipnot olarak, bu eser okunacaksa eğer, aslına en fazla sadık kalan Özgür Yayınları'ndan okunmalı. O estetik edebi dili ancak bu yayının kitabında hissedebilirsiniz.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2023 8. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 23:26
Aşk birine beslenen duygu mu yoksa birine giden yol mu acaba diye düşündürdü. Suad evli olmasaydı Necib yine bu denli aşk yaşar mıydı? Yoksa imkansıza mı aşık olunurdu? Ulaşılan her şey belkide aşkı öldürürdü. Doğru zamanda okunursa 2 günde bitirilebilir bir kitap. Normalde ara verdiğim zaman kitaba hakimiyetimi kaybederim ama bir hafta bile elime almadığım halde tekrar okumaya başlayınca asla kopmadığımı fark ettim. Tarihimize ilklerden giren bi roman olarak okunmasını tavsiye ederim.
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
8/10
·288 syf.··
2025 2. kitabı
Kitapta insanların içinde yaşadığı o duyguların anlatılması olsun, konusu olsun beni tamamen içine alan bir yapıt. Zaten bu tarz kitaplara bayılıyorum olay örgüsünü hatta sonunu bildiğim halde sıkılmadan okudum.
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
ilk ve son cümle yazmayı asla öğrenememek
7/10
·288 syf.·
2023 3. kitabı
Sevmek, elimizde olan bir eylem midir? Eğer öyleyse insan neden bir kafese girmeyi tercih eder? (Kafes çünkü bir kere sevdikten sonra artık sevmemek elimizde değildir, keşke olsa ya neyse) Birini kardeş olarak, anne gibi, arkadaş olarak sevmekle aşık olmayı nasıl ayırırız? Eğer aşk üzerine şiirler, hikayeler, şarkılar olmasaydı, bu kadar anlatılmasaydı biz yine saydıklarımdan farklı bir sevmenin olduğunu düşünür müydük? Bir insan bir insana neden aşık olur? Necip'in sevdiği Suad değil, mutlu (görünen) bir evlilik, içinde bulunduğu hayata karşılık bir saadetin de mümkün olabileceği idi. Başından sonuna kadar bunları düşündürdü bana. Her Servetifünun romanı gibi hiçbir şey olmadı, biraz sıkıcıydı ama bazen o ruh hallerini nasıl tahlil ettiğine şaşırdım kaldım. Karakterlerin, bilhassa Süreyya’nın keyif düşkünlüğü de sinir etti beni. Bir insan hiç mi sıkılmaz böyle bir hayattan? not: bu kitabı okumam gereken dersin hocası şu son paragrafı görse bi daha beni dersine almazdı herhalde, öyle edebi, sanatsal bir kitap incelemesi ki. Neyse.
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
6/10
·288 syf.··
2020 55. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2020 23:28
Sanırım romanı özel kılan edebiyatımızda ilk psikolojik roman olmasıdır. Yazar resmen dünyadan yalıtılmış kahramanları uzun tasfirlerle anlatır. Romanın çoğunda karakterlerin bir arada bulunduğu bir yalı ve onların yalı dışındaki hayatlarına dair neredeyse bir iz yoktur. İdealize edilmiş bir yasak aşkı anlatır. Uzun tahlillere rağmen karakterlerin hislerini iyi yansıtamamıştır. Romanda namus konusundaki tespiti ve eleştirisi dikkate değerdi. Yazıldığı dönem için özgün ya da etkileyici olabilir ama bana anlatılan aşk, mekan ve karakterler çok uzak geldi. Belki bu yüzden kitaptan pek etkilenmedim. Çünkü bir yazar anlattığı şeyler ne olursa olsun okuyucuyu ikna etmeli ve inandırabilmeli.
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2010 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2010 16:00
“Her şey çürüyor, her şey... İnsanlar çürümeyecekler mi? Eylülde, sanki bahara hasret çeken hüzünlü bir tazelik, sanki üzerine çöken kışın kendisini yok etmek isteyen sonbahara rağmen devam etmek, yine bahar olmak mücadelesi vardır; fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden mahrumdur ve kendisinde de dayanma gücü kalmamıştır. Tabiat da bunu anlamış gibi acı bir düşünceyle üstüne çöken ıssızlığın, matemin altında ezilerek durur. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ne kadar dayanabilirse dayansın kışın galip geleceğini, artık her şeyin, her ümidin bittiğini, buna dayanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir güçsüzlük ile ağlar... Ne renk ne de güzel koku... İşte yapraklar ölüyor... Rüzgâr insafsız, yağmur inatçı; her şey çürüyor, oh!.. Her şey çürüyor...”
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Özgür Yayınları · 201649,9bin okunma
Başyapıt... Peki kime göre, neye göre?
2/10
·268 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 17:51
Bugün incelemesini yapacak olduğum kitap ömrümden ömür yiyen ve uzun bir süre Türk klasiklerinden uzak durmama neden olacak bir kitap. Türk edebiyatının ilk başarılı psikolojik eseri sayılan Eylül...
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)