Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bir kaç eserini daha önceden okumuştum. Hiciv ustası olan yazar, güldürme konusunda çok başarılı.
Gelelim Kesik Baş hikâyesine, kitap oldukça sürükleyici. Bir polisiye romanı sayılabilir. Ahmet Mithat'ın yeteneğini keşfettiği ve eğittiği Gürpınar , ustasının yolunda olduğunu gösteren bu kitabı kaleme almış olmalı. Bu türün bizdeki ilk örneğini veren Ahmet Mithat Efendi olduğu düşünülürse , Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın da bu yönde eser yazması pek şaşırtıcı değildir.
Hikâye sarhoş bir adamın kuyuya düşüp , lahana zannettiği bir kesik baş bulması üzerine vukuu bulan bir cinayet vakaasını anlatır. Cinayetinin izini süren Seyit ve Remzi Efendiler, tıpkı filmlerdeki gibi ordan oraya ipucu peşinde ilerlerler.
Eser güzel ama bu türün o zamanlar çok yeni olması sebebiyle, tam olarak oturmamış olduğu anlaşılır. Tesadüfler bizim edebiyatımızda önemli bir yer alır. Bu kitapta da fazlasıyla var.
Yazar, hiciv ustalığını bu kitapta da gösteriyor. Dönemin sorunlarını yansıtan bölümler vardır. Mirasyedilik( Bir oğlun mirasyediliği değil bu), alafrangalık vs gibi.
Eski dönem kitabı olduğu için, okuduğum yayında fazlasıyla yabancı kelimeler vardı. Bunları tek tek araştırmak yorucu ve okuma hızını etkiliyor. Eğer okuyup geçerseniz de bir çok şey eksik kalıyor.