1000Kitap Logosu
Moby Dick
Moby Dick
Moby Dick

Moby Dick

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.3
881 Kişi
3.129
Okunma
812
Beğeni
36,2bin
Gösterim
80 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 16 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Erdem Yayınları · 2016 · Karton kapak · 9789755010533
Orijinal adı
Moby Dick
Diğer baskılar
Moby Dick Balina avlamaya çıkan bir geminin okyanusta geçen heyecanlı maceralarının anlatıldığı bir kitap. MEB Talim ve Terbiye Kurulu‘nun 2243 sayılı Tebliğler Dergisi‘nde yayınlanan kararı ile ilköğretim okulu öğrencilerine tavsiye edilmiştir.
5 mağazanın 102 ürününün ortalama fiyatı: ₺14,27
8.3
10 üzerinden
881 Puan · 155 İnceleme
Sercan Baylan
Moby Dick'i inceledi.
728 syf.
·
19 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
MOBY DİCK - ÖZET, ANALİZ VE DERİN İNCELEME
Youtube videosu: youtube.com/watch?v=DI5MRaRPD6g Kitap özeti, analizi ve derin incelemesi olduğundan bol bol spoiler görebilirsiniz. Yazarın Hayatı Herman Melville 1819 yılında Amerika’nın New York şehrinde dünyaya geldi. Erken yaşta yetim kalması çocukluğunu yaşayamamasına sebep olmuş, çalışma hayatına 15 yaşında atılmak zorunda kalmıştı. Hem okuyup hem kendisini geliştiren bu Genç adam tarih ve antropolojiyle kendisini geliştirmiş, edebiyata olan merakı sayesinde Shakespeare külliyatını erken dönemde okuyup bitirmişti. Ailenin maddi sıkıntısı onu 18 yaşında Miço olarak gemide çalışmaya sürükledi. İngiltere ve Amerika arasında mekik dokuyan yazar, bu dönemde şiirler ve öyküler kaleme almaya başladı. Hayatının büyük romanı olan ve bugün Amerikan edebiyatının değeri geç anlaşılmasına rağmen en büyük romanlarından biri olarak gösterilen Moby Dick’in hikayesini yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak yazmıştır. 1841 yılında balina avcılığı yapan bir gemide çalışmaya başlayan yazar gemi tayfasının kötü davranışları sebebiyle kaçmak zorunda kalmış, Markiz adalarında yamyam kabilesine esir düşmüştü. Buradan Bir Avusturalya gemisiyle tekrar denize dönen Melville, gemide çıkan isyan sonucu bu sefer de hapse düşmüş, birkaç gün sonra serbest kalınca yine yerli kabileler arasında yaşamak zorunda kalmıştı. Evine ancak bir başka Balina avcılığı yapan gemiyle dönebilmiş, yaşadığı onca maceranın sonunda Moby Dick adlı eserini zihninde yazmaya başlamıştı. ** Kitabın Yazılmasına Destek Olan Olaylar Bu hikâyenin yazılmasındaki en büyük etken yazarın yaşadığı maceranın yanı sıra, bu macera sırasında öğrendiği diğer hikayelerdir. Birincisi 1820 yılında dev bir Kaşalot, bilinen adıyla İspermeçet Balinası tarafından batırılan Essex gemisi ve mürettebatının hikayesidir. 25 metre boyundaki Balina, devasa Essex gemisini batırmış, kurtulan mürettebat sandallarla hızla kaçıp güvenli bir yer aramıştır. Fakat günler süren açlık ve sefalet onları ölen arkadaşlarını yiyip yamyam yapacak kadar perişan bir hale sokmuş, olayı duyan haber ajansları sayesinde hikâye tüm dünyaya yayılmıştı. Herman Melville’de bu geminin ikinci kaptanın el yazmalarına ulaşmış, olayı ayrıntılarıyla okuyup, kendi romanında bu maceradan yararlanmıştır. Bir diğeri ise Mocha Dick adındaki devasa İspermeçet balinasının hikayesidir. 21 metre boyundaki bu beyaz renkli dev canlı yüzlerce kez saldırıya uğramasına rağmen kurtulmayı başarmış ve birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. İşin acı yanlarından biri bu balina gemilere dostane bir tavırla yaklaşıyor olmasına rağmen insanoğlunun acımasızlığına denk gelmiştir ve vücuduna birçok zıpkın saplanmıştır. En nihayetinde 1838 yılında öldürüldüğü zaman vücudunda onunla gezen 19 zıpkının olduğu gözlemlenmiştir. Büyük Yazar Herman Melville bu beyaz balinadan çok etkilenmiş olacak ki, yazdığı romanının adındaki benzerlik sürpriz olmayacaktır. ** Kitabın Özeti Hayatını denize adamış olan İsmail adındaki bir adamın ağzından dinliyoruz bu hikâyeyi. Yaşadığı maddi sıkıntının yanı sıra bu adam karadan yeterince zevk alamadığı için tabancası ve kurşunu olarak gördüğü okyanuslara açılmanın her zaman daha doğru olduğunu düşünürdü. Fakat şimdiki yolculuğu diğerlerine benzemeyecek çünkü balina avcılığı için yollara düşen İsmail, bu seferin ne kadar zorlu ve çekişmeli olacağını görecek, kelle koltukta yaşamanın ne olduğunu Pequod gemisiyle çıktığı macerada öğrenecektir. İsmail iş bulup yola çıkmadan önce eski bir handa konaklayacaktı. Bulduğu odada ileride onunla beraber Pequod gemisine binecek olan korkusuz, cesaretli ve cömert bir adam olan, aynı zamanda balina zıpkıncılığı yapan Queequeg ile tanıştı. Yüzünde garip şekiller olan bu korkutucu yamyam, o gece İsmail’i fena halde korkutmuş olmasına rağmen İsmail’in en iyi arkadaşı oldu. Yine şehirde olup gemiye binmeden önce yapacakları bir şey daha vardı. Bu Kiliseye gidip Maple baba dedikleri adamın vaazını dinlemekti. Burada Yunus peygamberin hayat hikayesini dinleyen İsmail artık iş bulup yola çıkmanın vaktidir diye düşünmüş, uzun uğraşlar sonucunda Pequod gemisine Queequeg ile binmişlerdi. Gemiye adım attıklarında birçok hikâye dinlemeye başladılar. Şüphesiz en önemlisi geminin Kaptanı olan ve edebiyat tarihinin unutulmaz isimlerinden biri haline gelen Ahab’ın hikayesidir. Hırs ve intikamla dolan kaptan Ahab’ın tek bir hedefi ve tek bir düşmanı vardı. Bu, bir zamanlar bacağını kopartıp onu tek bacakla yaşamaya mahkûm eden Beyaz Balina Moby Dick idi… Shakespeare tragedyalarının efsane karakterlerinden esinlenerek yaratılmış olan Kaptan Ahab, kendisini Tanrı gibi görürdü. Sağduyudan uzak olan bu adam intikam ateşiyle yanıp tutuşurken, kötülüğün vücut bulmuş hali olduğuna inandığı Moby Dick’i öldürmenin kaçınılmaz kaderi olduğuna inanırdı. Fakat İleride doğanın tasviri olarak karşımıza çıkacak olan Beyaz Balina, Kaptan Ahab’ın düşündüğü kurban olmayacaktı, aksine asıl kurbanın hırs ve akıldışı intikam peşinde koşan ve boğazına kadar kibre batan Kaptan Ahab’ın olduğunu bize gösterecektir. Kaptan Ahab gemi yola çıktıktan sonra mürettebata gözükmeyip, ardında anlatılan hikayelerin güçlenmesini bekledi. Mürettebatın gözünde büyüyen bu adam insanların karşısına çıktığında apaçık amacını herkese haykırmış, Moby Dick’i öldürene kadar durmayacağına ant içip, diğer gemicilerin de buna ayak uydurmasını istemişti. Özellikle ortaya büyük bir para ödülü koyması da gemi mürettebatını heyecanlandırmış olacak ki cesaretlenen mürettebat da beyaz balinayı bulmaya yemin etmişti. Fakat bu çılgınlığa karşı temkinli olan tek bir adam vardı. Bu adam Pequod gemisinin ikinci kaptanı olan Starbuck’tı. Muhafazakâr düşünce içinde olan Starbuck, eylemleri ve olayları Hıristiyan inancıyla harmanlardı ve akılcı düşünmeye özen gösterirdi. Fakat onun gibi düşünen başka kimse olmadığı için yakında gelecek felaketten kurtuluşun olmadığını da anlıyordu. Gemiciler Moby Dick’i aramaya devam ettiler. Bu sırada birkaç balina yakalamayı başardılar fakat Kaptan Ahab’ın gözü diğer balinaları görmüyordu, onun için tek bir şeytan vardı, ona ulaşmak için her şeyi göze almıştı. Nihayetinde o an gelmiş Moby Dick ile karşılaşmayı başarmışlardı. Artık Günler sürecek olan bir maceraya girişmişlerdi. Dev balina oldukça zeki ve hızlıydı bu yüzden Kaptan Ahab düşmanını kolay kolay alt edemeyeceğini biliyordu. 3.günün sonunda ne intikam yeminleri ne de ödül çığlıklarından eser kalmamıştı. Çıkan tek haykırış Pequod gemisinin mürettebatının acı çığlıkları olmuştu. Geçmişten kalan hırs uğruna yaşanan felakette Moby Dick beraberinde İsmail hariç herkesi yanında götürdü. ** İnceleme ve Analiz Dünya edebiyatının geç keşfedilen romanlarından biridir Moby Dick. Çünkü yazar kitabı yayınlandıktan sonra yaşadığı dönemde ancak 3000 kopyalık satış görmüştür bu da dönemine göre başarısız bir eser olduğunu gösterir. Fakat ışığı olan her kitap gibi Moby Dick de keşfedilmiş ve hak ettiği değeri bugün edebi çevrelerce görmektedir. Sıradan okurların en çok dile getirdiği mesele kitabın içeriğindeki bilgilerin sıkıcı olduğu yönünde fakat gerçek edebiyatla ilgilenenler burada kendini belli ediyorlar. Çünkü kitap Shakespeare tragedyasından, şiire, belgesel romandan, destana kadar uzanan geniş yelpazeli bir eserdir. Bu fark edilmediğinde gerçek bir edebiyat şöleninden faydalanamayacağınızı anlamanız gerekir. Pequod gemisi farklı milletlerden gelen insanların bir araya geldiği, hiyerarşik düzende yönetilen bir ticari gemi olarak karşımızdadır. Fakat balina avcıları hiçbir zaman kendilerini ticaret gemisi olarak görmezler çünkü geniş okyanusları keşfedenlerin yüzyıllarca kendileri olduğunu düşünmüşlerdir. Balina avcılığının dönemine göre önemli nedenleri olduğu görülmüştür fakat Pequod gemisinin kaptanı Ahab kendi nedenlerini yaratmış ve yola sadece yeminini gerçekleştirmek için çıkmıştır. Denizciler kehanetlere ve kadere inanan insanlardan oluşur ama Pequod kendi kaderini yazmak için kullandığı kalemi balina kanıyla doldurduğundan mıdır bilinmez, denizin dibine yelken açtığını görememiştir. Pequod gemisi ilkel bir tabuttur. Adını, beyazların Amerika keşfi sonrasında neslini tükettiği Kızılderili kabileden alan bir kıyamet sembolüdür. Kasvetli renginin yanı sıra Balina kemikleri ve dişleriyle süslenmiş bu yüzen tabut şiddetli ölümlerin hatırasını son anına kadar yanında taşımıştır. ** Moby Dick kitabı dini motifleri bol bir eserdir. Anlatıcı İsmail adını, Hz.İbrahim’in Allah’a kurban etmek istediği oğlu İsmail’den alır. Kaptan Ahab adını İbranice İncil’den alıntıyla, İsraillileri putperest bir yaşama sürükleyen kötü kral Ahav’dan alır. Kitabın içerisinde sıkça Yunus Peygamber ve Süleyman Peygamberin ismi anılır. Pequod gemisi batıp herkes denize gömüldüğünde sadece İsmail hayatta kalır. Onu kurtaran gemi Rahel ise Hz Yusuf’un annesinin ismidir. Fakat yabancı kaynaklara bakıldığında onca sembollerin içindeki en güçlü karakterin Moby Dick olduğu görülür. Aslında Balinanın neyi simgelediği tam olarak anlaşılamaz. Kimilerine göre O en başından beri Tanrıyı simgeler. Ayrıntılı epigramlara ve pasajlara bakıldığında yüce gücü ve hikayelerinden bu sonucu çıkaran birçok yazının kaleme alındığı görülür. Beyaz balinaya atfedilen daha çok sayıda teorinin yazılmaya devam edildiği düşünüldüğünde Moby Dick neden Amerikan edebiyatının en büyük eserlerinden biri olduğunu bize apaçık gösterir. ** Dick kelimesi Richard isminin kısaltılmışıdır. Bugün İngilizce dilinde “Dick” argoda Penis anlamına gelir. Kitabın yayınlandığı yıl 1851 idi. Henüz bu dönemde kelimenin argo anlamı taşıdığı hakkında net bir bilgi yok ama kelimeye yazılı kaynaklarda ilk defa Random House tarafından 1966 yılında yayınlanan Norman Bogner’in Seventh Avenue adlı kitabında rastlıyoruz. Peki bunu neden söyledin diyebilirsiniz. Çünkü Moby Dick’i cinsel obje olarak gören hatta makalelerinde buna yer veren yazarlara da rastlamak mümkün. Buna sebep olan kişinin de bizzat yazarın kendisi olmuş olabilir. Bilindiği üzere Herman Melville Moby Dick kitabını Hawthorne’a ithaf etmiştir. Aralarındaki mektuplaşmalara göz atıldığında yazarın Hawthorne’a duyduğu cinsel çekim görülmektedir. Bu yüzden de Moby Dick’in doğayı, tanrıyı, gücü temsil ettiği kadar cinselliği de temsil ettiği düşünülmüştür. Türkiye’de bahsi şu ana kadar sadece Vedat Ozan tarafından edilen bir konu da İsmail ile Queequeg arasındaki eşcinsel çekimdir. Açık söylemek gerekirse ben de böyle bir şeyi fark etmemiştim ama yazar olan yakın arkadaşımın söylemesiyle farkına varmış oldum. Bu durumun önemi yayınlandığı yıla bakıldığında anlaşılabilir. Çünkü bu tarihte daha önce yazılmış eşcinsel metinle karşılaşmak pek mümkün değildir. Bundan dolayı yazar tabuları da yıkmayı denemiştir. ** SONUÇ Moby Dick sadece Amerikan Edebiyatının şaheseri olmadı. Dünya edebiyatının en iyi kitaplarını sıralıyor olsaydık üç haneli rakamlara gelmeden listede yerini alırdı. Çünkü Moby Dick genel temasının fersah fersah ötesine gidebilmiş nadir kitaplardan biridir. Biyografi yazarı Laurie Robertson-Lorant’a göre Epistemoloji temalar arasındaki en özelidir. İsmail’in balina taksonomisi bunu kanıtlar nitelikte. Kitabın belgesel roman özelliği de bu bilgi deryasından gelir. Anlatıcı İsmail’in meditatif düşüncesiyle Kaptan Ahab’ın monomanisini karşılaştırmak için bolca epigram mevcuttur. Şüphesiz kitabın en önemli iki karakteri Kaptan Ahab ve Beyaz Balina’dır. Moby Dick kaptanın bacağını kopardığı andan itibaren intikam yeminleri etmeye başlayan bu adamı yatağa bağlamak zorunda kalanlar bilir, bu adamın nasıl çıldırdığını. Kaptan Ahab, Moby Dick’in tanrının bilinmez doğası ve doğanın mutlak gücü olduğunu bilseydi yine de kararından dönmeyecek kadar onurluydu. Onu gemide uyaran tek kişi ikinci kaptan Starbuck’tı ama bu adam da o kadar onurluydu ki gerçeği ve geleceği görmesine rağmen Ahab’ın izindeydi. Birçok milletten insanın bir araya geldiği Pequod gemisi bugünkü dünyanın bir simgesi sayılır. Saplantılı fikrin peşinden giden mürettebatın sonu içinde “kader” demek kolaya kaçak olacaktır. Çünkü seçme şanları olmuştu ama onlar ödül uğruna dibe gitmeyi göze almışlardı. Kıyametin sembolü Pequod tabutu Moby Dick’in şiddetiyle okyanusa gömülürken, Queequeg için hazırlanan tabut İsmail’e yeni bir yaşam sundu. “Sarhoş bir Hıristiyanla yatmaktansa, ayık bir yamyamla yatmak yeğdir.” Kaynaklar: 1) 20 Kasım 1820: Essex isimli balina avı gemisi, bir kaşalot tarafından batırıldı marksist.org/icerik/Yazar/5935/m... 2) Dünyaca Ünlü Moby Dick Romanına İlham Veren İki Gerçek Balinanın Hikayesi seyler.eksisozluk.com/dunyaca-unlu-moby-d... 3) britannica.com/topic/Moby-Dick-nov... 4) sparknotes.com/lit/mobydick/facts/ 5) grammarphobia.com/blog/2011/01/dick.h... 6) en.wikipedia.org/wiki/Moby-Dick 7) turuz.com/storage/her_konu-20... 8) Course Hero Youtube Kanalı: youtube.com/watch?v=NIrtef38pDY 9) Pena Kanalı – Ufkun 2 Katı Vedat Ozan – Kehribar mı, Amber mi? youtube.com/watch?v=D4BOz9JHSzY... 10) The Representation of Sexuality in Herman Melville's "Moby-Dick; or: The Whale" grin.com/document/468277
Moby Dick
8.3/10
· 3.129 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
33
A.Y.
Moby Dick'i inceledi.
736 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Moby Dick İncelemesi
> Bundan yıllar evvel, ben küçükken bulunduğumuz ilçeye haftanın belli günleri gelen gezici kütüphaneye üye olmaya karar verdikten sonra, okul öğretmenim Nevin hocamın da tavsiyesi ile dünya klasiklerinden birisi olan Moby Dick’i okumaya karar verdim. Devrimci Yunan filozof: Herakleitos, “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” sözüyle, bir nehrin devamlı harekette olduğu ve değiştiği için aynı suda yıkanmanın tekrarının imkânsız olduğunu ifade etmiştir. Fakat bazı yazarların kaleme almış oldukları kitapları vardır ki, bu güzel eserler her daim aynı tatta kalırlar, ama buna karşın bizler dur duraksız değişir ve gelişiriz. Zamanında bu gibi kitapları okumak ve sonrasında bir tekrar geçmek, benim zaman içerisinde nasıl değiştiğimi ve neden değişime ihtiyaç duyduğumu anlamama daha da yardımcı oluyor. Bence dünya klasikleri, her evin kitaplığında olması ve gerçekten okunması gerekenlerden diye düşünüyorum. > Ben şahsen bazı klasiklerin çok daha iyi yıllandıklarını keşfettim ve bir klasik eserin klasik kalabilmesi için birçok edebi güzelliği üzerinde barındırdığını unutmamak gerektiği düşüncesindeyim. Bu eserler ki, her dönemde geçerli olan fikri derinlik ile birlikte, biz okurlara özgün mesaj sunabilmektedirler. Bizlere, o dönemin medeniyetinin geniş temsil gücünü ve ruhunu yansıtırlar. Bu klasiklerin: yenilikçi olmaları, evrenselliği onaylamaları, edebiyatın en iyisi olmaları, her dönem sadık ve sıkı takipçilerinin olması, en yaygın görülenlerde bulunan belli başlı özelliklerdir. Bu gibi eserlerde sıklıkla rastlanan bir diğer husus ise, onların zamana karşı direnebilmeleri ve emsalsiz eserler olmalarıdır. Klasik eserler, biz okurlara bir sanat eseri olarak edebiyatın tüm inceliklerini aktarırken, yazarın kalemi aracılığı ile bizleri hayal dünyasında en ileri noktaya taşırlar. Klasiklerin hem biriktirici hem de kendilerine has olmaları, neredeyse her okuyanı tarafından onaylanmaktadır. Bununla birlikte, okunduğu her zaman diliminde geçerli olan değer üretme gibi bir kavrama sahiptirler. Ve hatta bu sebeptendir ki, eserde bulunan karakterler ile bütünleşen okurlar ve taklitçiler bile yaratabilirler. Bu gibi eserlerin okur edebiyat dünyasında bıraktıkları etkiler yüzyıllarca sürebilir ve dünya klasiklerinin medeniyete birçok şey kattıkları kesin ve kaçınılmazdır. > Kitapların gerçekten kitap gibi koktuğu bir dönemde, benden önce birçok kişinin elinden geçmiş olan Moby Dick romanını almanın heyecanı vardı bende. O zamanlar siyah beyaz televizyonumuz, radyomuz vardı, ama Ankara gibi bir merkezde bile soğuk yağışlı günlerde elektrik kesilmesi sık yaşandığı için gaz lambasız ve sobasız hiç olmazdı evlerimiz. İşte o zamanın gelişmişliği ile o günün Türkiye’sini düşünün ve elinizde tuttuğunuz, size bambaşka bir dünyayı aralayacak türde romanı hayal ediniz. Romanın kapağını çevirdim ve ben romanı okudukça, o beni daha da cüretkâr davet etti maceranın içine. İşte o andan itibaren kaptan Ahab ve Moby Dick'le inanılmaz maceralı bir deniz seyahatine çıkma cesaretini buldum kendimde. O zamanlar şimdiki gibi bir kitaplığım olamadığı için, hep yatağımda, yastığımın altında saklardım romanı ve soğuk kış akşamlarında, sıcak sobanın yanarken vermiş olduğu o eşsiz çıtırdama eşliğinde okuma çok iyi gelirdi bana. O günlerde kitap her şeyden öncelikli olmuştu benim için. Ah keşke bir de ben görebilsem ve dokunabilseydim o güzel beyaz balinaya! Ben Moby Dick'ten hoşlandım ve eğer bugüne değin okumadılarsa, burada okumak düşüncesinde olan çoğu okur arkadaşıma tavsiye ederim. > Melville, kitabın belli bir bölümüne kadar balina avcılığının büyüleyici, eğlenceli ve ilgi çekici hikâyesini sunuyor biz okurlara. Yazarın kalemi ile hayal gücü bu konuda çok iyi ve o gün için geleceği parlak bir düzyazıya sahip. Kitap belki bazılarınız için arada sabrınızı yoklayabilir, ama biraz dayanabilirseniz, sonrasında sizi daha geniş ve ezoterik düşkünlük çevrelerine davet ediyor. Hadi buyurun, şimdi bir buçuk asır geriye bir yolculuk yapalım ve literatürün o zamana dair eleştiri dünyasında, yazarın kitabında konu olan macerasını, düşüncelerinin aktarımını ve kaleminin ustalığına birlikte bakalım! GELELİM KİTABIMIZ MOBY DICK’E; “Ahab için, yeryüzündeki tüm kötü güçler, ete kemiğe bürünmüştü Beyaz Balina’da. Bu kötü güçler sanki Ahab’ı kemirdikçe kemirmiş, yüreğinin ve ciğerinin yarısını yemiş bitirmişti.” > Kitap, bir anlamda, çoğunluğunu balinaların, balina avcılığının ve denizcilik kültürünün çeşitli yönleri hakkında ansiklopedi benzeri girişler yapıyor. Kendisini denizlere adamış olan Kaptan Ahab’ın, Moby Dick ile hiçte güzel olamayan bir anısı ve o anıdan kendisine kalan yarası vardır. Bu hoş olmayan anının Kaptan Ahab’a bir diğer mirası da, kendisinin sindiremediği, bir hayvana yenilmişlik duygusudur. İntikam hırsı ile yanıp tutuşan Ahab, ucu bucağı olmayan okyanuslarda beyaz balinanın peşine düşmeyi ve öç almayı kendisine amaç edinmiştir. Sefere ve ava birlikte çıkacakları mürettebatını Peqoud adlı gemisine toplayan Kaptan Ahab, ilk ava çıktıklarında, onu öldürmeden huzura eremeyeceği düşmanına karşı olan amacını takımına anlatır ve uzun bir sefere yelken basarlar. Hedefledikleri yere ilerlerken türlü zorluklar ile karşı karşıya kalan mürettebat arasında bu balina ile ilgili şehir efsaneleri de söz konusudur. Zorlu şartlar altında yapmış oldukları bu uzun yolculuğun artık sonuna gelinmiştir ve Moby Dick ile karşılaşmaları artık an meselesidir. İntikam hırsı ile hareket eden Kaptan Ahab’ın gözü hırstan iyice dönmüştür. Günler sürecek olan zorlu bir av artık çok uzakta değildir ve bizi de bu maceranın içine çekecektir. “Denizin dört bir yanında görülen yamyamlığı bir kez daha düşünün. Düşünün ki, tüm yaratıklar birbirlerini yerler, dünya kurulalı beri birbirleriyle savaşıp dururlar. Bütün bunları düşünün; sonra bu yeşil, tatlı ve çok uslu toprağa bir bakın. Her ikisini de, karayı da denizi de şöyle bir düşünün. Kendi benliğinizle bu iki şey arasında garip bir benzerlik sezmiyor musunuz acaba?” > Aslında, yazarın ilk kaleme aldığı yıllarda çok dikkat çekmeyen bu romanımız daha sonra, yirminci yüzyılda popüler oldu. Bu kitaba olan ilgi arttıkça, birçok dilde çevirisi yapılarak yayımlandı ve sonrasında da beyaz perdeye aktarılarak sinemaya uyarlandı. Kitap, 1851 yılında Londra’da neşredilmiştir ve kitaba dair hikâye, bu geminin mürettebatından olan ve bir tesadüf eseri sefere dâhil olan denizci İsmail’in ağzından aktarılmıştır. “Bana İsmail deyin. Birkaç sene önce — kesin olarak kaç sene olduğunun önemi yok — parasızken ve karada ilgimi çekecek hiç bir şey kalmamışken, biraz denize açılıp dünyanın suyla kaplı kısımlarını görmek istedim…’’ > Kitabın incelemesini bugünün şartları gereği tekrar ele aldığım için kitap ve konu içeriği hakkında kişisel olarak şunu ifade edebilirim ki; yazarın burada kalemi aracılığı ile biz insanlara doğanın gücünü aktarım isteği gerçekten çok yerindedir. Hıncına yenik düşerek ve doğada yaşayan diğer canlılar üzerinde mutlak hâkimiyet kurma hevesine kapılan insanlığın kaçınılmaz mağlubiyet karşısında gelmiş olduğu psikolojik noktanın bir anlamda cinnette vardığını ya da ölümle ile karşı karşıya kalmasını işler kitap. Benim açımdan, kitapta başrolü paylaşan diğer temel kahramanımız ise birçok türünden daha farklı olan güçlü beyaz bir balinadır. Sırtından fışkırttığı suyu yükseklere gönderebilen ve bir anda derinlere kaybolup, dikey bir şekilde son sürat yüzeye çıkarak önünde ne varsa darmadağın edebilen bir güç abidesidir. Burada, roman boyunca adı geçen kahramanımız Moby Dick’in de, en az Kaptan Ahab kadar psikolojik sınırının eşiğine gelmiş tehlikeli bir canlı olarak algılanması ihtimal dışı değildir. Kitaba bu anlamda odaklandığımızda, ‘Moby Dick’in bir macera romanı olmadığını, aksine bizlere psikolojik anlamda ders verecek nitelikte bir roman olduğunu anlıyoruz! “Gözle görülen şeyler mukavvadan maskeler gibidir. Ama her olan biten şeyde, her canlı işte, her su götürmez olayda, bilinen her şeyin içinde, bilinmez bir akıl vardır. Bu akıl, kendi damgasını vurur o akılsız mukavva maskeye. Eğer insan vuracaksa, o maskeye vurmalı. Mahpus, zindandan kaçabilir mi duvarı delmeden?” > Bugün Pazar ve ben benim ufaklık Mert elverdiğince sizin için bu incelemeyi hazırlamaya çalıştım. Arada olası yazım hatalarım olduysa artık kusuruma bakmayın lütfen. Neyse, ben birazda yarıda kalan kitabıma devam edeyim ve merak etmeyin, ona da bir inceleme yakında gelir. Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar. Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız! ~ A.Y. ~
Moby Dick
8.3/10
· 3.129 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
114
selcan
Moby Dick'i inceledi.
562 syf.
·
39 günde
·
Puan vermedi
Çocukken bir kaptanın bacağını koparan balinadan intikam alışının hikayesi olarak düşünüp okumamıştım. Bir yandan yazık etmişim. Diğer bir yandan da iyi ki kısaltılmış halini okuyup geçmemişim diyorum. Kitapla ilgili sevdiğim şeyleri 4 gruba ayırabilirim: *Detaylı karakterler: Başta Kaptan Ahab olmak üzere romandaki bütün kişiler tek tek işlenmiş. Yardımcı kaptanların birbirleriyle ve Ahab ile zıtlıkları birbirlerini tamamlamış. Bazı kitaplarda olur ya yan karakterlerin kişiliği olmaz. Zıpkıncılar, tayfa, hiçbiri figüran ya da maket gibi değil bu romanda. Okurken hepsi kanlı canlı dikiliyor karşınıza. Tek bir bölümde geçen diğer gemi kaptanları dahi! *Harika bir macera romanı: Ahab ve balinanın simgelediklerini bir yana koysak bile arda kalan kısımlar başlı başına bir macera romanı olmaya yeter. Sonunun bilinmesine rağmen sürükleyici. *Balina 101: Balinalar ve gemiler hakkında bu kadar bilgiyi asla kendim araştırıp öğrenmezdim sanırım. Kitabın neredeyse yarısı bu bilgilendirmeler ile geçiyor. Kimi insan sevmemiş atlamış, aksine ben bayıldım. Sıkıcı olabilecek o bilgileri balina aşkıyla ve hınzır anlatımıyla birleştirince oldukça eğlenceli bölümler çıkmış. Tabi ki kitap güncel bilimsellikle anlatmamış. Ama okurken sık sık internetten de destekledim okuduklarımı. Hatta bir güney balinası iskeleti bile çizebilirim sanıyorum ki! *Göndermeler ve dil: Üstte dedim anlatıcının hınzır bir dili var. Enerjik, hızlı konuşan, anlattığını dinleten insanlar gibi. Zaten roman da Ishmael bizi karşısına almış anlatıyorcasına yazılmış. Arada balinalardan bahsederken Kant'a, devletler arası politikalara vs geçivermesi okuyucuyu uyanık tutuyor. Bir de kitabı okurken özellikle Pip'in olduğu kısımlarda ve tiratlarda (özellikle Ahab'ınkilerde) Shakespeare tadı almıştım. Sonradan detaylı inceleyince yazarın hayatını nedenini anladım.
Moby Dick
8.3/10
· 3.129 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Feyza Akçay
Moby Dick'i inceledi.
736 syf.
·
76 günde
·
10/10 puan
Hangi adalet?
Öncelikle belirteyim ki bu bir incelemeden ziyade kitabın bana hissettirdikleridir. Bolca spoiler içerir ama zaten bu türden bir kitabı “acaba sonunda ne olacak” heyecanı yaşamak için okumaya niyetlenenler bence tercihlerini Grange, Dan Brown, Ahmet Ümit’ten yana kullansınlar, en azından okuduklarının hakkını verirler. (Dalga geçmiyorum, o yazarların kitaplarını da ayrı severim) Oldum olası denizci öykülerini sevmişimdir. Belki de biraz bu yüzden bu kadar içine daldım Pequod’un. Roman boyunca kendimi bir tayfası gibi hissetmekten alamadım. Roman boyunca bir yandan Moby Dick’in nasıl bir iblis, bir canavar; buna karşılık bacağını bu şeytana vermiş Ahab’ın nasıl bir mazlum, bir hak sahibi olduğu okurun zihnine işlenmeye çalışılırken öte yandan gerçek iblisin kim olduğu sorgulattırılıyor. Güçlü olan beyaz balina, öyleyse haklı olan Ahab mıdır? Kaptanın intikamı bir hak mıdır yoksa kopmuş bacak bir mükafat mıdır? Beyaz balina öldürülmeyi haketmiş midir yoksa o gerektiğinde gazabını salıvermekten çekinmeyen bir tanrıyken, kibri, tamahkarlığı ve hırsıyla Ahab iblisin ta kendisi midir? Ya tayfasını ödül vaadiyle yoldan çıkarıp umarsızca ölüme götürmesine ne demeli? Acaba o tayfa kutsal bir savaşın neferleri olduklarını mı düşünmüştür yoksa deccalin ardında yürüdüklerini mi? Peki sağ kalıp öyküyü bize aktaran Ishmael şansıyla mı kurtuldu yoksa ibret olması için Moby Dick tarafından mı bağışlandı? Kurtuluşunun aracının bir tabut olması ne kadar talihli olursak olalım ölümün bir nefes kadar yakın olduğunu hep hatırlatmak için değildir de nedir? Ve ah, Starbuck, en çok sana yandım. Hırsına ve kibrine kurban Ahab’ı anladım, Ahab’daki zehri hep canlı tutan Fedallah’ı, ödül uğruna gözlerini karartan tayfayı, hatta umarsızlığı ilkesizliğe yol açmış neşeli Strubb’ı bile anladım da sen niye onlarla birlikte yitip gittin? Sen değil miydin Ahab’ın getireceği felaketleri önceden gören, sen değil miydin onu güzellikle yolundan döndürmeye çalışan ve olmayınca zora başvurmayı düşünen? Diğerleri tamam da senin ölümün hangi adalete sığar? Yoksa yanında kimseyi bulamamanın getirdiği umutsuzluk ya da karakterinin ve inancının sana yüklediği her şeye rağmen otoriteye itaat anlayışı seni yolundan döndürdüğü için mi cezalandırıldın? Her güçlüğe rağmen doğru olanı yapmakta kararlı olabilseydin bir şeyler değişir miydi? Asi olmak, Ahab’ın gerekçesi şüpheli intikamı için ölmekten daha mı kötüydü? Velhasıl sonu başta belli olan bu yolculuğa çıkın. Siz Ahab’da, Ishmael’de, Starbuck’ta, Strubb’da, Pip’te, Queque’de, Tashtego’da, diğerlerinde ve tabi beyaz balinada neler görürsünüz bilmem ama her halükarda adaletin bir çeşidini (hangi çeşidi olduğu ne gördüğünüzle alakalı) tecrübe edeceğinize şüphem yok.
Moby Dick
8.3/10
· 3.129 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12