·
Okunma
·
Beğeni
·
39545
Gösterim
Adı:
Ölü Canlar
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Rıhtım Yayınları
448 syf.
·21 günde·Beğendi·9/10
Ölü canlar, hayatta; ama hayatın güzelliğini yaşayamayan ruhu ölü; fakat bedeni canlı yaşamlar değil, hayır. Bildiğiniz terk-i hayat eylemiş, Allah'ın rahmetine kavuşmış gariban köylüler. Eeee, o zaman her şey bitmiş, bu neyin romanı ki? Her şey bu ölü canlar için bitmiş; ama kayıtlarda öldükleri geçmiyor ve dolayısıyla devlet bunların ölü olduğunu bilmiyor. İşte her şey böyle başlıyor. Uyanık kahramanımız Çiçikov bu zaafı fırsat bilerek ölü canlar ticaretine adım atıyor.

Farklı konusuyla dikkat çeken roman, Gogol'un usta kalemiyle buluşmuş ve böyle şahaser bir eser, yarım da olsa bizlere kalmış. Seneler hatta asırlar öncesinde yazılan, ağır eleştirilerden dolayı da devamı imha edilip yarım bırakılan bu kitapta neler mi bulabiliriz? Söyleyelim: Siyasetin çirkin gerçekliğini, insanların yani bizlerin ikiyüzlülüğünü, eğitim sisteminin yanlışlarını ve aslında bunu düzeltmenin ne kadar kolay olduğunu, her insanın hata yapabileceğini... Yazarın başarısında birkaç faktör var benim görebildiğim. Özgün bir konunun başarılı bir şekilde işlenmesinin yanında; yazarın, gördüğü gerçekleri ustaca dile getirmesi. Dürüst insanlar yalandan rahatsız olurlar, riyakarlar ise gerçeği susturmak ister. "Delikanlı güç bela amcasının torpili sayesinde bir bakanlığa kapılandı." Bırakın yıllar öncesini, şimdi bile ben bu cümleyi şuraya yazarken, korkuyorum bir sıkıntı yaşar mıyım diye. E Sayın Gogol sen nasıl bir cesaretle yazmışsın, inandığın gerçekleri haykırmışsın, tebrikler. Ve insan bir kere daha anlıyor ki asırlar geçse de bazı değişmeyen yanlışlar var. Ve bu yanlışlar bazı kesimin menfaatinde maalesef. O yüzden de bize doğruymuş gibi yansıtılıyor. Gerçekleri bu kadar cesurca yansıtan Gogol bile eserin tamamını yayınlayamıyor, bazı cümleleri değiştirmek zorunda kalıyor...

Usta yazarın okuduğum ilk eseri, sadece bu kitabı okuduğunuzda bile yazara usta demeniz için birçok nedeni rahatlıkla göreceksiniz. Kitapla ilgili tek tavsiyem kaliteli bir yayınevinden okumanız. Ölü Canlar gibi büyük bir kitabı basan yayınevi kötü bir basım yapmamalı diye düşünüyorum. Kitap siteden bir arkadaşımız Sherlock Holmes/Duvar/'nin hediyesi olduğu için yayıncıyı çok kötüleyemeyeceğim. Gerçi hediyeyi gönderen okur arkadaşımız şu an sitede; ama her an kaybolabilir de kendisi, sağı solu belli olmayabilir. Giderse belki daha çok olumsuz eleştiri yapabilirim. Ama yapmayabilirim de dönüp buna kızabilir. Çünkü kendisi bana kızdığı için tanıştık. Gördünüz, yazılı gibi başladı, sözlüye karar verdi, çok korkuyorum kendisinden. Şaka bir yana bu şaheseri okumama vesile olduğu için kendisine teşekkür ediyorum.
Sonuç olarak çok güzel bir hediyeyi kötü bir yayınevinden okudum. Her ayırma çizgisi yanlış yazılmış, kasıtlı mı yapılmış anlamadım.

Gogol zamanın yasaklarını, dost görünen hainleri, makam düşkünlerini yılar yıllar öncesinden mükemmel bir şekilde anlatmış. Geç veya erken, okunması gereken eserlerden...
484 syf.
·Beğendi·10/10
Beni epey zorlayan bir kitap.İlk sayfalarda kitabın içine girmekte zorlandım.sonra işler daha karmaşık bir hal aldı.Karakter ve olayların yoğunluğundan dolayı çok dikkat istiyor. Kitaptan çok kitabın yazılma sürecinden etkilendim diyebilirim.Gogol manik depresif psikoz hastasıymış.Birinci cildi yazdıktan sonra hastalığının krizlerini yaşamaya başlamış.Birinci ciltte hep olumsuz karakterler yazdığını düşünen yazar ikinci cilde olumlu karakterler üretmek istemiş ama olmamış.Bundan dolayı Ölü Canlar'ın ikinci cildi Gogol'u çok bunaltmış.Bu esnada hastalığı da devam ediyormuş.Hem ruhsal sıkıntılarına deva bulmak hem de Ölü Canlar'ın ikinci cildiyle ilgili kilitlenmişliğini aşmasına yardımcı olur umuduyla Hac'ca bile gitmiş yazar.Ancak bu durumda hayal kırıklığıyla sonuçlanmış.Üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cilde ait bütün el yazmalarını ateşe atmış.Ancak bir kısmı ateşten kurtarılabilmiş. Yanıp yok olan romanıyla birlikte yaşamın anlamı da yok olmuş Gogol için ve resmi belgelere göre kendini aç bırakarak öldürmüş.Bir nevi intihar.Benim okuduğum basımda birinci ve ikinci cilt aynı kitapta toplanmış.İkinci cildin bir kısmı yandığı için yanan ve tümüyle okunmaz hale gelen kimi sözcükler ve satırlar Rusça basım editörlerince tamamlanmış. Klasikler hep hüzün veriyor bana nedense ;) Okuyun derim...
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (1.492 Oy)1.834 beğeni6.490 okunma5.769 alıntı63.967 gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.2/10 (2.897 Oy)2.799 beğeni11.465 okunma4.689 alıntı72.830 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.583 Oy)1.912 beğeni6.312 okunma8.637 alıntı68.180 gösterim
  • Madame Bovary
    7.7/10 (1.848 Oy)1.686 beğeni8.870 okunma3.077 alıntı54.647 gösterim
  • Ana
    8.7/10 (2.459 Oy)2.667 beğeni9.933 okunma7.389 alıntı52.178 gösterim
  • Karamazov Kardeşler
    9.1/10 (2.465 Oy)2.985 beğeni8.035 okunma12.122 alıntı79.764 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.8/10 (1.930 Oy)2.099 beğeni7.269 okunma4.293 alıntı117.349 gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (2.322 Oy)2.794 beğeni9.032 okunma7.350 alıntı72.420 gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (1.786 Oy)1.634 beğeni7.330 okunma1.682 alıntı39.364 gösterim
  • Devlet
    8.5/10 (1.653 Oy)1.918 beğeni7.020 okunma4.049 alıntı43.661 gösterim
448 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Nikolay Vasilyeviç Gogol'un bu eseri XIX. Yüzyılın en iyi romanlarında biridir. Eserinde Rus bir taşra kasabasındaki yaşantıyı ince bir ironiyle yansıtırken yöneticilere de eleştiri ve sitemde bulunmaktadır. Kitap o dönemin Rusya 'sını en iyi, en sade, en akıcı ve mizah eşliğinde başarılı bir şekilde yansıtmıştır.

Kitabımızın kahramanı olan Çiçikov, zengin olma hayaliyle Rusyanın bütün bölgesini gezerek, ölü canları satın alır. Ve başında geçenler anlatılmaktadır. Buda Rusya' nın iç yüzünü, toplumsal yapısını, bozukluklarını gözler önüne seriyor.
484 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Ah Gogol..
Ah Ölü Canlar..
Ah Ahlarımın Ahı..

Bu kitabın bende yeri öyle ayrıdır ki hayatımın sonuna kadar unutmayacağım kadar değerlidir. Ölü Canım'ın bir göstergesidir bu kitap. Ruhumun ilacı, tek dayanağımdır. Hayatımın bir dönemine damgasını vurmuş kalanında da izini görebileceğim bir kitap.. Sizlerden belki bazılarınız, Merak ediyorsunuzdur, niye böyle yazdığımı. Bu kadar önemli ne olabilir ki diye soruyorsunuzdur belki.. Kusura bakmayın söyleyemeyeceğim.. Binbir tılsımla oluşturduğum bu sihrin, büyüsünü bozamam sizlere söyleyip. Ama bilin ki, dünyanın bir yerlerinde bir insan, belki bir insan daha bu eseri çok seviyor. Sizde sevin, en azından bir kere sevin, ve unutmayın sevgiyi. Yaşarken ölmeyi. Ölü can olmayı unutmayın.

Kitapla ilgili edebi bir inceleme yazmak için bir çok not almıştım, yorumlar yapıp hatta makaleler bile okumuştum, boşverdim sonra. Edebi olmayıversin dedim, varsın inceleme olmasın ne çıkar.. Duygularımı yazayım bir kerede.

Yine de kitapla ilgili önemli olduğunu düşündüğüm bir kaç cümle etmek isterim. Kitap Gogol'un açık bir şekilde en iyi kitabı olmakla beraber, Müfettiş oyunundan büyük diğer kitaplarından da küçük ama belirgin izler taşıyor. Kronolojik bir okuma yapmanın faydası olarak okurken oldukça fazla zevk aldığımı söyleyebilirim. Yine, döneminin belkide yazılmış en iyi 3 kitabından biri arasına girerdi, ta ki ikinci cildi yakılmamış ve güzel bir sonla tamamlanmış olsa idi.

Bir iki cümle de ne anlattığıyla ilgili konuşayım. Kitapta ne yaparsa yapsın hayata nasıl tutunmaya çalışırsa çalışsın, tüm zeki ve çevikliğine rağmen "kaybeden" bir adamın yaşama tutunma, hayallerini gerçekleştirme yolundaki yaşadıklarına, düşüncelerine, hissettiklerine tanık oluyoruz.

Ayrıca, bir çok yerde doyurucu öğütlerle bizlere de sesleniyor karakterleriyle Gogol. Herşeye rağmen yazdıkları için teşekkür ediyor;

Sizlere de iyi okumalar diliyorum.
484 syf.
Ölü Canlar, büyük Rus yazarı Nikolay Gogol'ün başyapıtıdır. Gogol, hayatının en az on senesini bu eserini yazmak için harcamış lakin eserini tamamlayamadan hayatını kaybetmiştir. Aslında eserin ilk cildi bitirilmiş ve sansürdeki birtakım engeller aşıldıktan sonra eksiksiz şekilde yayınlanmıştır ve oldukça beğenilmiştir. Eserin ikinci cildi de üç defa yazılmasına karşın, bu her versiyon birtakım nedenlerle Gogol tarafından yakılmıştır. Son yakma olayı artık Gogol'ün hayatının sonlarına tekabül eder ve hemen ardından kendisi de hayatını kaybetmiştir. Bu yakma olaylarında etken olanlar ise Gogol'ün mükemmeliyetçiliği ve onun akıl sağlığını giderek yitirmesi diyebiliriz. Buna ek olarak, Gogol eserin ilk cildinde Rusya'daki tenkit unsuru profilleri gözler önüne sermiş; ikinci cildinde de bunun aksine Rusya'da övgüye layık profilleri ele almak istemiş hatta bunun için birçok arkadaşından yardım istemiş -pek yardım eden olmamış- ancak sonuç olarak heralde istediği kadar ve şekilde veriye ulaşamamiş. Ayrıca kitabın konusunu Gogol'e, Puşkin vermiştir.

Romandaki kahramanımızın adı Çiçikov'dur. Çiçikov'a babası küçükken hayatta en önemli şeyin para olduğunu öğütlemistir. Çiçikov da hayatı boyunca babasının bu öğüdüne riayet etmiştir. Tabi babasının başka öğütleri de olmuş olmali ancak Çiçikov'un kulağı bu öğüdü daha çok duymuş olmalı. Nitekim Çiçikov oldukça hırslı, çalışkan biridir. Çeşitli memurluklarda bulunmuş ve bu memuriyetlerde yükselmek için her türlü dalavereden de geri kalmamış bir insandır. Gümrük memurluğu sırasında işini layikiyla yani legal olarak yaparak herkesin güvenini kazanmış, ardından da asıl amacını gerceklestirmeye başlayarak görevli memur arkadaşıyla beraber yüklü bir miktar illegal paranın sahibi olmuştur ancak her zaman olduğu gibi işler tersine dönmüş ve Çiçikov'un bu emegiyle(illegal) biriktirdigi parası elden gitmiştir. Çiçikov'un elinde ise on bin ruble kalmıştır.

Çiçikov dediğimiz gibi oldukça hırslı, çalışkan, zeki, aklı her türlü hinliğe çalışan ve en büyük tutkusu zengin olup rahat bir yaşam gecirmek olan biridir. Bundan dolayı yaşadığı terslikler onu durduramamis ve bu sefer de kitabın konusu olan, 'ölü canlar'ın peşine düşmüştür. Rusya'da o zamanlar kölelik vardır ve bu köleler haliyle olebiliyorlardi, ancak bir dahaki sayıma kadar kağıt üstünde canlı sayilmaya devam ediyorlar ve toprak sahipleri de bu normalde ölü olan köleleri için can vergisi vermeye devam ediyorlardı. Çiçikov da bu herkesin elinden çıkarmaktan memnun kalacağı ölü canları alıp, bunları göstererek devletten kredi sağlamayı düşünüyordu. Bunun için de N.. kasabasına gelmiştir.

Burada ölü canlar peşindeki Çiçikov'la beraber dolaşırken aslında Rusya'da mevcut insan karakterlerine şahit oluyoruz. Bunlar arasında, Gogol'ün Evlenme oyununda ele aldığı ve İvan Gonçarov'un Oblomov karakterinde ölümsüzlestirdigi geleneksel tembel Rus insan profilini görebiliyoruz. Sonra, oldukça cimri, bir sürü malı olmasına karşın eski püskü hirkayla dolaşan varyemez profillerlerle; sorumsuzluktan elindeki verimli araziyi değerlendiremeyen ve mujikler üzerinde otorite kuramayan ve bunun akabinde haciz altında inleyen ama öte yandan da hala kasabadaki memur sınıfına ve konu komsuya gösteriş yapacağı balolar düzenlemek derdinde olan profillerle karşılaşıyoruz. Mujik demişken onlar da oldukça serkeş, hayattan bezmiş tiplerdir. Öte yandan Rus insanında kendi diline önem vermeme ve özelikle Fransızca'ya özenme 'hastalığı' vardır. Bu adeta toplum içinde üstünlük göstergesi haline gelmiştir. Hatta evlenecek kızlar arasında, ileride işlerine yaramasa da Fransızca öğrenmek gibi bir adet yerleşmiştir. Bu durumun sonunda sorun olan taraf Rus diline önem verilmemesi, haliyle de devamında Rus kültürüne önem verilmemesi gelmiştir. Yolculugumuza içkici, zevk düşkünü, önünü arkasını hesap etmeyen kumarbaz toprak sahipleri ve dedikodu merkezi vazifesi gören yalancı toprak sahipleri ile devam ediyoruz. Ardından da rüşvet konusunda master yapan kasabanın memur sınıfına geliyoruz. Kasabanın en yüksek mülki amirinden başlıca beklenen ise soylulara bol bol balolar vermesidir. Gelen amirler başta idealist davranmaya çalışsalar da zamanla Rusya'nın bu miskin kasabalarindaki insanın uykusuna getiren uyuşuk düzenine kendilerini teslim ediyorlar. Sonra bu yolculukta, adı güzel ama sadece tabelada kalan kurumların ve vakıfların kurulduğunu, yargının ve genel olarak tüm bürokratik işlerin üzerlerine kilolarca yük bindirilmis eşek gibi olduğunu görüyoruz. Ancak tabi bunda memurların kamuya değil de kendilerine hizmet etmeyi hedef haline getirmelerinin etkisi büyük.

Sonuç olarak Çiçikov, samimi ve komik diyaloglarla amacı olan ölü canları toplayarak bu klasik kendi halinde miskin ve geleneksel Rus kasabasından ayrılır; kitabın ilk cildi de biter.

Burada şunu belirtmek gerekir; Gogol, eserinde sık sık araya girişler yaparak konular ve kişiler hakkında, yer yer de alakasız diyebileceğimiz açıklamalar yapmış. Bunda sansür kurumunun tepkisini aşağı indirecek -Rusya'yı oven vs- kısımlar eklemek, halk ve eleştirmenler tarafından doğru anlaşılmak -Nitekim Müfettiş eserinde doğru anlaşılamadigini düşünmüştü-, mükemmeliyetçiliği bu tekniği kullanmasına neden olmuş olabilir. Beni rahatsız eden bir teknik olmadı ancak eğer romanın akışına müdahale edilmemesini isteyen biriyseniz belki sizi rahatsız edebilir.

Girişte de biraz belirttigim gibi ikinci ciltte Rusya'daki olumlu profilleri anlatmak isteyen Gogol, arkadaşlarından da kendisine yardimci olmalarını istiyor. Yeterince yardım edilmediğini söylemiştim. Bunda oldukça tepki çeken Seçme Parçalar eserinin payı var. Hepimizin belki de sisteme karşı, isyankar, Rusya'daki hiyerarşik düzene ve hatta monarsiye karşı diye düşündüğümüz Gogol'un aslında bunların zitti bir yapıda insan olduğunu anladığımız Seçme Parçalar eserinde Gogol; koleligin devamını, köylülerin okumamasini, hiyerarşik düzende herkesin bulunduğu konumu sevmesini ve bu konumda iyi olmaya çalışmasını, her insanın Tanrıya teslim olmasını ve Çar'a bağlılığını korumasını vs gibi fikirlerini ifade etmiştir. Ayrıca arkadaşlarını da çokça eleştirmistir. Haliyle de her kesimden tepkiler almıştır.

Sözün özü Gogol, yenilikçi biri değildir; aksine değişimi sevmeyen -hatta bundan dolayı Paris'i hiç sevmez- aksine gelenekten, duraganliktan yana -Roma'yı çok sever-. İkinci ciltte toprak sahibi Tentenikov, belki buna yönelik bir profil olarak verilebilir. Tentenikov oldukça çalışkan, disiplinli bir toprak sahibidir. Miskin ve tembel mujikleri disipline ederek kısa zamanda zenginliğini kat be kat arttirmistir. Romanda Çiçikov'un belki de tek saygı duyduğu insan olmuş diyebiliriz. Ayrıca tembel, haciz yemiş ve toprağını Çiçikov'a satmış karaktere daha sonra idealize edilmeye çalışılan insan tiplerinden birisi; Rusya'yı dolasmasini ve insanların Tanrıya ve düzene teslim olmalarını, sabırlı olmalarını vs tavsiye etmek için dolasmasini öneriyor.

Tabi, ikinci cilt, ateşten kurtarılan parçaların düzenlemesinden olustugundan dolayi eksiklik ve kopukluk vardır. Ancak nihayetinde verilmek istenen mesajın, bozulmuş düzenin düzelmesinin yolunun, her Rus'un kendisini duzeltmesinden ve önce kendisinin adil olmasından geçtiği düşüncesi olduğunu söyleyebiliriz.

Çiçikov illegal işler yaparak, zengin olmaya çalışan bencil bir karakter olmasına karşın okurken onun bu tarz olumsuz özelliklerinden rahatsızlık duymuyoruz aksine bu karakter bize sempatik geliyor. Buna etken olan nedir diye düşündüğümde, Çiçikov'un samimiyeti diyebilirim. Tabi yalancı ve amacı için Nabza göre şerbet şekilde insanlara yanaşan birinde samimiyet biraz garip duruyor. Ama o zamanki Rusya'da çizilen tabloda, nerem düzgün ki cevabını veren deve gibi! Bir nevi
duzenin kendi 'ölü'dür; Çiçikov da bu ortamda küçüklukten beri arzusu için mücadele eden bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Aslında eğer suclayacaksaniz beni değil, sistemi suclayin ve hem de ben sadece kağıt üstünde yaşayan ve aslında legal bir iş diyebileceğimiz bir iş yapıyorum, siz asıl kendisi 'ölmüş' düzeni hapsedin veya kurtarın der gibidir. Ama öte yandan romanın teması da bunun zittidir; yani önce herkes kendini düzeltsindir. Yani tam Gogol'e yakışır şekilde zitliklar barındıran bir durum vardır.


İyi okumalar...
484 syf.
·Puan vermedi
Sevgili Pavel İvanoviç Çiçikov, romanın baş kahramanı, iki yüzlü içten pazarlıklı küçük çaplı bir sahtekar. Roman Çiçikov'un çalışma hayatı boyunca yaptığı yolsuzluklar sahtekarlıklar yüzünden başına gelmeyen kalmadığı halde bundan ders çıkarmayıp ,köy köy gezerek toprak sahiplerinden köylülerinin ölmüş fakat henüz bunların öldüğü bildirilmemiş olanlarını yani ölü canları satın almak uğruna yaşadığı maceraları anlatıyor . Gogol yine samimi ve akıcı diliyle karşımızda. Geniş hayal gücü her zaman olduğu gibi etkileyici. Keşke bu harika romanın ikinci bölümünü yok etmeseymiş. İkinci bölüm tekrar derlendiği için bir miktar kopuk olmuş. Ama her şeye rağmen kesinlikle okunulması gereken bir yapıt.
484 syf.
·5 günde·6/10
Bir Delinin Anı Defteri'nden sonra heyecanla okumayı beklediğim ikinci Gogol kitabım Ölü Canlar'ı maalesef beğenemedim. Gogol'un anlatımı yalın, samimi, yer yer okurla muhabbet eder gibi o sıcaklığı hissettim. Ancak uzun mekan betimlemeleri, yan karakterleri bir hayli detaylı anlatması beni fazlaca sıktı ne yazık ki. Bazen ana karakter nerede, ona ne oldu diye düşünüp durduğum, hikayenin koptuğu zamanlar oldu bende, detaylar arasında kaldığımı hissettim, sıkıldım.

Ölü Canlar'da karakterimiz Çiçikov çiftlik çiftlik gezerek sahiplerinden ölü canlar satın almaktadır. Başlarda bu durum çok fazla ilgimi çekti, bende merak uyandırdı, açıklığa kavuşacak diye heyecanla bekledim. Çiçikov'un hayatının anlatıldığı bölümde öğreneceğimi düşünüyordum ancak okuduklarım beni tatmin etmedi. Hiçbir işte başarı sağlayamayan Çiçikov bir de bu işi deniyordu yalnızca. Bu konu üzerinden Gogol dönemin Rusya'sının toplum düzenini yansıtmış. Gezilen her çiftlikteki karakterlerle köylüye, toprak sahiplerine, memurlara, eleştirilerde bulunmuş.

Beni kitapta en çok etkileyen yer Gogol'un hayatından bahsedildiği "İkinci Ciltten Önce" bölümü oldu. Gogol'u tanıdım ve öğrendiklerim beni şaşırttı. Manik depresif psikozu olan Gogol yaşadığı bir kriz sonucu üzerinde on yıl çalıştığı Ölü Canlar'ın ikinci cildini ateşe atıyor. Böylece yaşamının anlamı da yok olup gidiyor ve bu durum özkıyım ile sonuçlanıyor. Bu hikaye beni çok fazla etkiledi. Bazen bazı kitaplara hazır olamıyoruz; Ölü Canlar'da bu durum geçerliydi benim için. İlerleyen yıllarda tekrar okusam belki farklı tatlar alırım farklı şeyler hissederim diye düşünüyorum. Ölü Canlar ilgimi çekemese de Gogol bunu sağlamayı başardı. Kendisi hakkında araştırma yapıp başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Keyifli okumalar.
484 syf.
·73 günde·Puan vermedi
Klasiklerde    Ölü Canlar/N.Gogol


Kitaptan önce yazarın hayatına değinmemin mantıklı bir karar olduğu düşüncesiyle kısaca Gogol'den bahsetmek isterim. Evet, dünyaca ünlü yazar Gogol, 31 Mart 1809 tarihinde Ukrayna'da dünyaya gelmiştir. Edebiyatla daha çocukken ilgilenen yazar ilk öykülerini dönemin önemli yazarlarından Puşkin tarafından çıkan dergide yayımlamaktadır. Aynı zamanda Puşkin'le dost da olan Gogol, eserlerinde büyük ölçüde Puşkin'den etkilenmiştir. Hatta bu romanı Puşkin'in tavsiyesi üzerine kaleme almış olmasına karşın, son zamanlarda yaşadığı psikolojik buhranın etkisiyle eserin diğer bölümlerin el yazma nüshalarını yakmış olduğu muhtelif kaynaklar tarafından belirtilmektedir. Son olarak usta yazar, 4 Mart 1852 tarihinde, ölüm için erken yaş sayılacak 43 yaşında sonsuzluğa göçmüştür.


Sıra geldi Ölü Canlar'a.. Ölü Canlar aslında yazarın kendine has yergi üslubu ile memur yaşamının basit, sıkıcı, monoton hayatının ele aldığı bir yapıttır. Özellikle eser, Rus bürokrasi ve aristokrasisinin zengin hayat biçimini ve buna karşın avam tabakanın ezikliğini ve sefaletini ince bir mizahi yergi tekniğiyle ele alınması bakımından da önemlidir. Bundan dolayı bazı kötü eleştirmenler Gogol'ü, ön yargı ve yaşamın çarpıtılmasıyla eleştirmişlerdir.


Roman, karaktersiz,asalak bir tipin kendini derin bir nezaketle önde gelen bürokratlar ve soylulara tanıttırması, bunu yaparken hitabet sanatının en ince detayını dahi işi için koz olarak kullanması, böylelikle lütufkar sözleriyle beraber yüksek tabakayı etkisi altına almasıyla hayatlarına girmesi, buna karşın feodallerin de hediyelerle onu şereflendirmesi bakımından enteresan bir niteliğe bürünmektedir. 

Evet, bu karakter Çiçikov.. Belli bir mevkiye gelmek için yaltaklanmaktan tutun dolandırmaya kadar her türlü yolu deneyip, hedefine emin adımlarla yürürken kendisine avantaj teşkil edecek her türlü olaydan veya durumdan faydalanmaktadır. Kim bilir! Belki de Çiçikov da haklıdır, modern dünyanın yaşam şartlarında birilerinin kıçını yalamadan, sahtekar olmadan statü kazanmak ne mümkün!  

Neyse Çiçikov'a dönelim, Çiçikov sahiplerinin çalıştırdıkları köylü sayısı kadar vergi ödemek zorunda oldukları gibi devletten para da alabilmelerine imkan sağlayan bir yasanın açığından yararlanarak ölmüş köleleri satın alıp devletten para sızdıran bir sahtekarı ve yaşadıklarını canlandırmaktadır. Yani ne kadar ölü köleye sahip olursa o kadar para koparmaktadır devletten. Buradan da anlaşılacağı üzere yazar, sosyal tabakalar arasındaki uçurumları, yaşam standartlarında görülen adaletsizlikleri, yasalardaki boşlukları realist bir yaklaşımla ele almıştır. Ancak romanı rahatsızlık sayılabilecek bir teknikle ele alması yer yer okuyucuyu sıkmaktadır. Gogol, okuyucunun dikkatini eser üzerinde toplamak için sık sık olayla okur arasına girip mesele hakkında bilgi ve görüşlerini söyler ve okurun fikirlerini sorar. Bu şekille yazar, okuyucuyla diyalog kurarak eserin akıcılığına zarar vermekte ve sürükleyiciliğinin önüne geçmektedir. Bir diğer eksiklik olarak değerlendirilebilecek husus ise, olaylar arasında geçiş yaparken aradaki bağlantıyı kuramamasından öne gelmektedir. Yani iki olay arasında diğerine geçerken önceki olayın diğeriyle birleştiği kısma kadar geçirdiği evrelerden bizi habersiz bırakmasından kaynaklanmaktadır. Buna rağmen, olayları ince eleyip sık dokuyarak işlemesi, çevre ve ruh tahlillerini özenle yapması, titizlikle kelimeleri seçerek anlatımda yinelemeye düşmemesi yapılan kusurları örtbas etmektedir. Uzun lafın kısası, bu kitap okunmalıdır, okutulmalıdır. Hatta mümkünse tüm klasikler okunmalıdır.


Not: Kitapta bazen cümle, bazen sayfa, bazen bölümler eksiktir. Ancak bu eksiklik kendini göstermemektedir.


Not2: İncelemeyi yazarken kitabı okuyan iki site müdaviminden aldığım bilgilere göre çoğu yayınevinde karşılaşılan bir diğer sorun, sık sık yazım yanlışlarına rastlanılmasıdır.
335 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Ölü Canlar'ı Puşkin'in tavsiyesi üzerine yazdığını öğrendiğim yazara iyi ki yazmışsın demek istiyorum.
Araştırdığım bilgilere göre çok sevdiği Puşkin'in ölümüyle sıkıntılı dönemlere girmiş, Ölü Canlar'ın yazdığı diğer ciltlerini yakmıştır. Bir rivayete göre de dönem için dile getirdikleri, üzerinde büyük bir baskı yaratmış ve eserlerini yayınlamadan yok etmek durumunda kalmıştır.

Elimde ki baskının eski olması sebebiyle biraz zor okudum ve bu durum sıkıntı yaratsa da kitaba bayıldım.
Anlatım tarzı tamamen farklı, dönemini düşünürsek yazar fazlasıyla cesur. Özellikle okuyucuyla konuşurmuş hissi yarattığı bölümleri inanılmaz severek okudum. Bu yönüyle kendimi sohbet havası içinde buldum.
Kahraman hakkında yargılara varırken insana kendini de yargılattırıyor usta yazar.

Kitap...Rus toplum yapısını anlatırken; hilekarlığı, yalanları, düzenbazlıkları, devletin olumsuz yönlerini, yönetimin çürümüşlüğünü sert bir dille eleştirip gözler önüne seriyor.

Herşey mi olumsuz? Elbette değil, eser ile Rus toplumunun kültür yapısını, misafirperver oluşunu da görebilirsiniz.

Gelelim kahramanımıza, Pavel İvanoviç Çiçikof.
Bir çok devlet memurlukların da çalışan Çiçikof sonunda kendini ölü köleleri satın alırken bulur. Onun bu yola başvurması, gezdiği köyler, tanıştığı insanlar ve hikayeleri arasında kaybolacaksınız. Tarihi bir geziye, kültür araştırmasına evet diyorsanız bu ileri görüşlü naif yazarı okumanızı tavsiye ederim.
İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şey bir yana bırakılmadıkça,ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz.Beden ruhun yerini tutmaz.Doğru yolu bulmak için ölü canları değil,kendi canlı ruhunuzu düşünerek başka bir yolu:Tanrı yolunu seçin...
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 338 - İskele Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölü Canlar
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Rıhtım Yayınları

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları