Ölü Canlar

Nikolay Gogol
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·512 syf.··
2026 25. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:05
Size bir inceleme değil bir alıntı bırakıyorum. Spoiler sayılmaz… “ İsteğim şudur: Hiçbir yolla, hiçbir tehdit ve cezayla haksızlığın, suçun kökünün kazınamayacağını biliyorum; bunların kökleri çok çok derinlerdedir. Rüşvet almak gibi yüz kızartıcı bir suç, şerefine leke sürdürmek için doğmamış insanlar için bile normal bir ihtiyaç ve istek haline geldi. Çoğunuz için genel akıntıya karşı kürek çekmenin artık neredeyse imkânsız olduğunu biliyorum. Fakat ben şimdi, bütün yurttaşlarımız her şeye katlanarak, her şeylerini feda ederek anayurdumuzu kurtarma mücadelesi verirken o kutsal karar dakikasındaki gibi, göğsünde hâlâ Rus kalbi atan ve “asalet” sözcüğünün az da olsa hâlâ bir şey ifade ettiği kimselere bir çağrı yapmak mecburiyetindeyim. Burada, aramızdan hangimizin suçu daha büyük diye tartışmanın ne yararı var? Belki de en büyük kusur bana aittir, belki başta size çok sert davrandım, belki aşırı kuşkuculuğumdan dolayı aranızdan bana samimi olarak yardımcı olmak, yararlı işler yapmak isteyenleri kendimden uzaklaştırdım. Gerçi kendi açımdan ben de aynı şekilde size edebilirdim <...>. Onlar eğer gerçekten adaleti sevselerdi, ülkelerinin iyiliğini isteselerdi, benim kibirli davranışlarımı kendilerine yönelik bir hakaret olarak görmez, kendi kişisel ihtiraslarını bastırır ve kişiliklerinden taviz verirlerdi. Onların fedakârlıklarını ve iyiye karşı duydukları yüksek sevgiyi mutlaka fark eder ve sonunda kendilerinin yararlı, zekice öğütlerine mutlaka kulak verirdim. Ne de olsa, astın kendini üstün huyuna göre uyarlaması, üstün asta göre kendini uyarlamasından daha uygundur. Bu en azından daha mantıklı ve daha kolay bir iştir, zira astların tek bir amirleri, oysa amirin yüzlerce astı vardır. Neyse, kim daha suçlu konusunu şimdi bir yana bırakalım. Asıl mühimi, ülkemizi
Alıntı
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
9/10
·512 syf.··
2025 98. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 19:45
Toplumsal meselelere hem mizahi hem de öğretici anlamda bir eleştiri olarak yazılmış gibi duruyor. Konuyu takip ederken aralarda epeyce Rus toplumuna yönelik ayrıntılar da göze çarpıyor. Çevre betimlemeleri de yerli yerindeydi. İlk bölümde Çiçikov'un yaptıkları ve hedefi düzenli şekilde aktarılmış ama sonraki bölümde, yazarın yazdıklarının kaybolması ihtimali ile birlikte olaylar arasında çok fazla kopukluklar bulunuyor. Miras sahibi yaşlı kadın ile Mültezim pat diye ortaya çıkıyor, Çiçikov ile ilişkileri nedir? Bu, belli değil. Ve Mültezim neden buna yardım ediyor, orası da muallakta bırakılmış. Dediğim gibi belki ilk yazıldığında yani orijinalinde böyle bir karışıklık yoktu, ama bu haliyle oldukça karışık bir şekilde devam etmiş. Okunmaya elbette değer.
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2021 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2021 22:11
Üç cilt olarak planlanan bu eserin sadece birinci cildini net olarak okuyorsunuz,devamı toparlama olmuş ona rağmen güzel!tabii aa demek böyle bir şey de yaşanmış gibi boşlukları meraka itiyor..Bu kadar okumaya isteksiz olduğum dönemde bile elime aldığımda bırakamadım ..benim için gogol çok ayrı ah o sayfaları yakmayacaktın gogol :(
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
Alacağın Olsun Sevgili Gogol!
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Ölü Canlar yaklaşık iki yüz yıl öncesinin bir Rus hikayesi olsa da bize hiç yabancı gelmeyen, günümüzde yaşanıyormuş gibi yakın. Sistemin açıklarından yararlanma uyanıklığı ne iki yüz sene önce başladı ne de günümüzde son bulacak… İnsan var oldukça, düzenbazlık ve dalaverelik devam edecek. Gogol, Çiçikov karakteriyle bir düzenbazın analizlerini yapmış. Çiçikov, bildiğin tam bir düzenbaz. Aynı zamanda beyefendi görünümlü bir iletişim ustası.Gogol sayesinde, Çiçikov'u hırpalamak yerine onun dünyasını anlamaya çalışıyoruz. Çiçikov büyüdüğü yoksul ortamda, hasta babasından ve onun öğretilerinden etkilenir. Babası, ona başarılı ve zengin olabilmesi için bencil ve çıkarcı olmasını doğrudan veya dolaylı şekilde telkin eder. Durum böyle olunca insan, Çiçikov'a kızamıyor. Hatta bazı yönleriyle sevimli bile geliyor. Her birimizin içinde bir Çiçikov yaşar. Ya onu hayata geçiririz ya da hayata geçirmeye cesaret edemeyiz. Gerçek Çiçikov, bunu hayata geçiriyor. İkiyüzlülükle insanları kandırırken beni en çok etkileyen, muhatap olduğu insanların buna nasıl da teşne olduğuydu. Hepsi Çiçikov'a hayran kalıp ona hemen güveniveriyorlar. Gogol, Ciçikov’la düzenbaz insanı ortaya koyarken, karşısındaki insanların da ondan çok geri kalmadığını vurgulamak istemiş. Görüntü ve imaj, insanın nasıl gözünü boyuyor; bu algıya nasıl da inanıyor; en romansı haliyle okuyoruz. Yıl 2024, değişmiş mi? Değişmemiş… Bu sefer Gogol’un Çiçikov’u sosyal medyada. Bizler de görüntü ve imaja değer veriyoruz mu? Veriyoruz… En uyanığımız, en sademiz bile sosyal medyanın Çiçikov'unun tumturaklı dünyasına bir şekilde aldanıyor. Çiçikov’un bir iç sesi ve bir dış sesi var. Dış sesi ne kadar beyefendi, uyumlu ve güvenilir ise iç sesi bir o kadar huysuz, anlayışsız ve tekinsız. Bunları okudukça güldüm. Aslında
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
8/10
·512 syf.··
2025 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 16:10
"Doğrusu, bilemiyorum" dedi, "daha önce hiç ölü can satmamıştım." Gogol'un Dante'nin İlahi Komedyası'ndan ilham alarak yazmaya başladığı Ölü Canlar, Rusya cehenneminde başlamış, arafı tamamlanamamış, cenneti ise hiç kaleme alınamamış bir eser olarak günümüze kadar gelebilmiştir. Ölü Canlar eserini okumadan önce Gogol'un hayatı hakkında biraz bilgilenmek yararlı olacaktır. Yordam Edebiyat tarafından basılmış ve Nuri Yıldırım tarafından Türkçe'ye çevrilmiş bu basımın sunuş kısmında Gogol ve Ölü Canlar esei hakkında faydalı bilgilendirmeler yer alıyor. Ölü Canlar, Gogol için bir epik şiir, kendisi de bu eserin bir epik şiir olduğunu kitabının içerisinde de belirtmiş. Bundan, İlahi Komedya'dan esinlendiğini bir kez daha anlıyoruz. İlk cildini tamamladıktan sonra uzun bir süre ikinci cildi yazmamış. Yazdıklarını ise buhran ve kriz anlarında yakıp yok etmiş. Bu aradaki dönemde, manevi kırılmalar yaşamış hacca gidecek kadar kiliseye ve dine bağlanmış. Hatta, ikinci ciltte kilise etkisiyle çok daha farklı bir eser çıkarttığı ve ilk Ölü Canlar'dan çok farklı olduğu için karşı çıkanların da olduğu belirtilir. Nihayetinde, delilik ile dahilik arasında savaş veren Gogol, eserini tamamlayamadan aramızdan ayrıldı. Ölü Canlar, Gogol'un o meşhur hicivli dili ve olağanüstü anlatımı ile Rus toplumunu her yönüyle ele almış. Baş kahramanımız Pavel İvanoviç Çiçikov ile ölü canlar için bir yolculuk hikayesi gibi başlayan eserde, aslında Rus toplum eleştirisi yer almaktadır. Rus serflik sistemi, soylu tabakası, köylüler, devlet yönetiminin açıkları, toplum ahlakı, toplumsal eşitsizlik gibi konular hakkında karakterler üzerinden mizahi bir dille yergi vardır. Çiçikov, ölü canları neden satın almak istemektedir? Bu ölü canları satın alırsa ne yapacak? Peki, bu yasal mı? Soruların yanıtını
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 23:24
İki farklı yayınevinden okudum bu kitabı. Yordam ve Türkiye İş Bankası Hasan Ali Yücel klasiklerinden. Genelde iş bankasının çevirisi tercihimdir. Ama Yordam yayınevinin çevirisi de çok iyi. Nuri Yıldırım 'a ait. Rus klasiklerinin çoğunu Mazlum Beyhan' dan okudum ben. İlk kez başka bir çevirmene fırsat verdim ve kesinlikle pişman olmadım. Önyargılarımı kırıyorum 1k. Ayrıca kitabın ön yüzünde tamturaklı Gogol eleştirisi bende onda on üzerinden yer aldı sayın okurlar. Tavsiye ederim. Çiçikov, karakteri çok iyi düşünülmüş Gogol dehasına ait. Ama aynı zamanda Gogol' u devam ettirme konusunda ciddi bir gerilime sürüklediği de aşikar. Bunda Rusya'yı terkedip gurbet ellere gitmesinde orada derin bunalımlar yaşamasındaki pay büyük. Ama tabii burda tamamen önemli bir ayrıntı şu ki ilk yıllarda gayet mutlu. İsviçre 'de bir dağ evinde ölü canlar hikayesini yazıyor. Daha sonra Rusya' ya gittiğinde eseri bastırma kısmında epey zorlanıyor. İkinci cilt kısmı onun için tam bir muamma. Çünkü dindar yönü bir ruh hastalığı gibi tüm yazma içgüdüsünü baskılıyor ve yazdığı nüshaların çoğunu bir cinnet akşamında yakıyor. O yüzden ikinci cildin redaksiyonu zorluklarla geçen bir süreçten sonra kitaba ekleniyor. Yarım yamalak bir şekilde ve sonu yok tam bir hayal kırıklığı. Ama zaten neler olup bittiği en azından okuyucuyu tatmin etmesi açısından yazar tarafından verilmiş. O yüzden tamamlanmış hissini tadımlayacaksınız sorun yok.
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
Küllerinden Doğan Kitap
10/10
·512 syf.··
2020 10. kitabı
Bu kitabın bir kriz esnasında yakılacak olduğuna inanamıyorum. Böyle bir eserden mahrum kalmak, hiç bilmeden çarptırıldığımız bir ceza olurdu. Tıpkı yazılıp yayımlanmayan tüm muazzam eserler gibi... Gogol yalnızca yazar değil aynı zamanda bir halk eğitmenidir. Gogol'ün fildişi kulesi, kentin sokaklarıdır. Dönem Rus yazarlarında böyle bir eğitim kaygısı bulunduğu söylenebilir. Ancak Gogol'ün samimi ve esprili dili kadar okuyucuyu içine çeken birini bulmak güçtür. Gogol okurken, aslında bir şeyi okuyor değil, dinliyorsunuzdur. Sanki size ''Hey okuyucu, bak sana ne anlatacağım..'' diyip başından geçen bir olayı anlatıyordur. Okurken gözleriniz harflerin üzerinde gezer ancak körsünüzdür. Kesintisiz bir imaj dünyasına atar sizi. Ölü Canlar, tamamlanmamış bir kitap olmasına rağmen bitirdiğinizde sizde bir tamamlanmışlık duygusu yaratır. Çiçikov'un yolculuklarında tanıştığı toprak sahipleri, farklı insan tiplerini temsil eder. Bunlar topluma zerk etmiş belli karakter tipleridir. Kesinlikle okunması gereken ve Çiçikov'un ölü canları neden topladığı ortaya çıktığındaki yüz ifadenizi çerçeveletmeniz gereken muazzam bir kitap.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2021 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2021 12:06
43 yaşında ,çok erken kaybettiğimiz Nikolay Gogol'un en ünlü ve en bilenen eseri Ölü Canlar aynı zamanda da en eski Rus klasiklerindendir. Google'ın son eseridir Ölü Canlar. Yazar kitabı yazmaya başlayınca "konu uzun bir roman olacak şekilde yayılıp geniş diyor sanırım çok komik bir şey olacak" demiştir ve bu romanda bir yönüyle de olsa bütün Rusya'yı gözler önüne sermek istediğini belirtmiştir. Yazdığı ilk bölümleri Puşkin'e okuttuğu zaman onun gülmesini beklerken o" Aman yarabbim, Rusya'mız ne kadar hüzünlü böyle!"diye yanıt vermiştir. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde Çiçikov'u tanıyoruz. Toprak sahiplerini tek tek gezip onlardan "Ölü Canlar " satın almaktadır. Nedir bu ölü canlar?? Toprak sahipleri aynı zamanda oradaki işçilere de sahip olurlardı. O işçileri , topraklarında yaşayanları satar,satın alırlardı. Köle mantığı ancak adına köle demiyorlar tabii ki!! Yedi yılda resmi bir sayım olur ve toprak sahibi kelle başına vergi öderdi. Bu yedi yıl arasında ölen olursa kayıttan düşmez ve vergisi ödenmeye devam ederdi, ta ki bir sonraki sayıma kadar. İşte Çiçikov da bu ölüleri sanki yaşıyormuş gibi sahiplerinden satın alıp onları vergi derdinden kurtarıyordu. Amacı sadece onları kurtarmak mıydı ?? Onun da kendi gizli amaçları vardı. Kanundaki bir açıklığı farketmiş topladığı "Ölü Canlar" ile devletten para almayı planlıyor , bu şekilde zengin olacaktı. Çürümüş bir sistem, uyanık insanlar, devlet memurlarının rüşvet yemesi gibi konuları trajikomik bir şekilde dile getiriyor Gogol. Çiçikov kendi çapında uyanıklık yaparken, bazı toprak sahipleri de uyanık çıkıyor. Hiçbir işine yaramayan üstelik fazladan vergi verdiği ölü canları satın almak isteyen birisi çıkınca kıymete biniyor ve satarken fiyat arttırmaya uğraşıyorlar. Çiçikov un yaptıkları etrafta
Ölü CanlarNikolay Gogol · Yordam Edebiyat · 202029,4bin okunma
ölü canlar ve ölü sayfalar.
7/10
·479 syf.··
2023 66. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2023 00:00
1) GOGOL' UN RAHATSIZLIĞI VE BUNUN ÖLÜ CANLAR KİTABIYLA BAĞLANTISI Gogol'un "Manik depresif psikoz" diğer adıyla "Bipolar bozukluk" adındaki bir hastalığı vardı. Bu hastalığın gerek akademik gerek sosyal hayatı ne kadar ciddi bir biçimde etkilediğini hepimiz biliriz. Gogol da bu hastalıktan çok çekti; Manik durumdayken müthiş enerjik oluyordu; sanat gücü, yaratıcı düşünceleri doruğa ulaşıyordu. Ama sarkaç öbür tarafa geçtiğinde her şey kararıyordu. Tabii o dönemde ruhsal hastalıklara tanı koymak çok zor olduğu için Gogol'a tedavi de uygulanmıyordu. Sadece ıslak çarşaflara sarmak, papaz tarafından insafsız bir oruç uygulamak gibi geleneksel ve korkunç yöntemler kullanılıyordu yazarımıza.. Tabii bu yöntemlerin hiçbir faydası olmadığı da ortadaydı. Yazar, ilk krizini 1840 yılında, 31 yaşındayken Roma'da yaşadı. 1846 yılında durumu öylesine ağırlaştı ki, kendini asmak ya da göle atlayıp boğulmak biricik çıkar yol gibi görünmeye başladı gözüne. Zamanla nöbetler hem sıklaştı hem şiddetlendi. İkinci krizinde Gogol "Alışılmış" diye adlandırdığı hastalığına yönelik şöyle açıklıyordu durumunu: "Alışılmış, dönemsel hastalığımın tutsağıyım yine: İki üç hafta boyunca odamda kımıltısız kalıyorum. Kafam odunlaşıyor. Dünyayla bütün bağlarım kopuyor." Son krizini ise 1851 yılı Aralık ayı ile 1852 yılının Ocak ve Şubat aylarında yaşadı. İki gün boyunca ağzına tek lokma bir şey koymadan, kutsal tasvirlerin önünde diz çökmüş ola­rak durdu. Üzerinde uzun süredir çalıştığı büyük romanı Ölü Canlar'ın ikinci cildi kendisini dehşetli rahatsız ediyor­du. İlk cildinde birbiri ardınca olumsuz tipler sergilediği romanının ikinci cildinde olumlu tipler sergilemeyi ve sevgili Rusya'sının geleceğine umutla bakılabileceğini göstermeyi umuyordu. Ama bulamadı romanına koyacak olumlu Rus tiplerini.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Çiçikov vs Rus Halkı
9/10
·479 syf.··
2021 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2021 23:02
İncelemeye nerden ve nasıl başlasam bilemedim. Çünkü incelemeye başlangıç yapmak zor geliyor bana. Meseleye nerden ve nasıl başlasam diye beyin hücrelerimi adeta falakaya yatıyorum. Zaten bu kitabı bitirdiğim andan beri bir şeyler yazma isteğim var ama nasıl yazacağıma dair bir fikrim yoktu. Hatta dikkat ettiniz mi bilmiyorum, gece Fareler ve İnsanlar'ı okudum. Ölü Canlar'dan sonra bir kitap okumuş olmama rağmen Ölü Canlar'a takılı kaldım. Düşünce çeşmemi açık bırakıp biraz bir şeyler karalamak istedim. Hoş, karalamaktan çok 5.7 inçlik telefonumun o beyaz klavyesiyle uğraşmak istedim desem daha doğru olurdu sanırım ama âdeti bozmayalım en iyisi.. Prosedür gereği benim için pek bir önem arz etmese de konu, kahraman, olay hakkında bilgilendirme yapıp bu bölümü aradan çıkartmak istiyorum. Ölü Canlar, Ukrayna asıllı  orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olan Rus romancısı ve öykü/oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol'un ilk cildini 1842'de tamamladığı ve bitirilememiş romanıdır. Romanın konusunu kendisine Puşkin tarafından önerilmiştir. Üç cilt olarak tasarlanmıştır. Roman, 19. Yüzyıl Rusya’sını ustaca yergiler ve tasvirlerle anlatmıştır.  Roman Rusya’da köleliğin kaldırılmasından önce toprak sahiplerinin çalıştırdıkları köylü sayısı kadar vergi ödemek zorunda oldukları gibi devletten para da alabilmelerine olanak tanıyan bir yasanın açığından faydalanarak ölmüş köleleri satın alarak devletten para sızdıran bir sahtekârı ve yaşadıklarını anlatmaktadır. Ölülerin üzerinden devletten para sızdıran bu sahtekâr ne kadar çok ölü köle satın alırsa o kadar çok para kazanmaktadır. Bunun için olabildiğince çok toprak sahibinin yanına gitmekte, onlara kendini önemli bir insanmış gibi tanıtmakta, bu sayede de onların ikramları ile de yaşamış olmaktadır. Roman karaktersiz,
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma

Yazar Hakkında

Nikolay GogolYazar · 73 kitap
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır. 1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar. Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür. Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir. Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir. Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu. Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır. Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir. Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür. Eserleri İki Soylu Kişinin Öyküsü Masallar Müfettiş Palto Ölü Canlar Burun Bir Delinin Hatıra Defteri Portre Eski Zaman Beyleri Taras Bulba Fayton Kumarbazlar Dava Evlenme Petersburg Hikayeleri Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları