Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·264 syf.··
2023 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2023 21:50
ÖYKÜLER “Gökyüzü yıldızlarla öylesine kaplı, öylesine parlaktı ki insan kendine, bu gökyüzünün altında nasıl olup da öfkeli ve kaprisli insanların yaşayabildiğini sormadan edemiyordu.” Dostoyevski sevenler hadi toplaşalım. Bu sefer bir roman ile değil de öykü kitabı yorumuyla geldim. İçinde beş öykünün bulunduğu, okurken sizleri farklı ruh hallerine büründürecek, güldürecek, düşündürecek, üzecek bir eser. Beyaz geceler dışında diğer öyküleri daha önce duymamıştım. En çok Bobok öyküsünü sevdim ben. İnsanların öldükten sonra bile dedikodulardan, hırslardan vazgeçmiyor oluşları gülünç geldi ve de değişik. Beyaz Geceler ise uzun soluklu bir roman olsaydı bu aşk hikayesi bana belki güzel gelebilirdi. Bu aşk hikayesinden pek de etkilediğim söylenemez. Dürüst hırsız dönemin Rusyası hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor ki zaten bunu tüm Rus eserlerinde görmemiz mümkün. Bir Yufka Yürek ise böyle insanların artık günümüzde hayal ürünü olarak kaldığı gerçeğini hatırlattı. Başkasının Karısı ise ilişkilerde güven duygusunun önemini vurgulayan bir hikaye. Keşke köpeğin başına böyle bir olay gelmeseydi. Üzdü… Kitapla kalın…
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2021 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 22:33
Dostoyevski’nin kısa öykülerinden oluşan bir kitap ..içerisinde kısa kısa öyküler yer alıyor ve aslında her bir öykü sizi başka bir maceraya sürüklüyor ..herşeyi kurgulayan bir adamın aşk hikayesi ,kocasını aldatan kadının hikayesi ,mezarlıktaki yaşamdan kesitler sunan bobok ve daha nicesi..romanlarına aşina olduğumuz dostoyevski öykü konusunda da (isimler hariç :)) bizi şaşırtmıyor ,aksine etkili bir şekilde okutuyor kendisini ..
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2021 45. kitabı
Senden benden bizden hikayeler.. Her hikayesiyle ayrı bir yaşama dokunmuş yine Dostoyevski. Etkilenmemek mümkün değil. Asıl merak ettiğim bu kadar derin düşünen, insanları bu kadar yakından tanıyan bir insanın nasıl bir hayat sürdüğü (iç dünyasında). Bilmek güzel ama bu kadarı insanın tüm huzurunu kaçırır bence.
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2022 20. kitabı
Okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesi dünya genelinde en sevdiğim yazarlardan bir tanesi Dostoyevski olunca okuması da zevkli oldu bazı yerlerde anlaşılması zor oldu ama tekrar tekrar her yaşta kitaplarını okuyacağım yazarlardan bir tanesi üstüne üstlük bir de benim için çok değerli olan her şeyim olan canımdan çok sevdiğim dünyalar güzelim olan bitanecik ablamın hediyesi olunca okuması ayrı bir güzel oldu herkese okuması için tavsiye edebileceğim kitaplardan bir tanesi. Pina <3
Edebiyat
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2020 122. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2020 18:43
Uzun uğraşlar sonucundan öyküler seçkisini bitirebildim... Rahatsızlığımdan dolayı neredeyse 1 hafta elimde dolanan ama ancak bir iki satır okuyup bırakmaktan kitabın hakkını vermemiştim... Tekrar başladım ve içime sine sine güzel bir okuma gerçekleştirdim... Kitap 5 öyküden oluşuyor... Bunlardan en çok bilineni şüphesiz Beyaz Geceler öyküsüdür... Dostoyevski'nin tabiri caizse "ayakları yere basan" mantıklı kalem dili ile öyküler, adeta okuruna olağan bir eser hizmeti verme görevini üstlenmiş gibi... Dostoyevski her zaman mantık çalıştırıcı ve vicdanı teraziye koyup tartarak kullanmamızı eserlerinin arka planında okurun kalbine izliyormuş hissiyatı verdi bana hep bu zamana kadar... Kısaca öyküleri anlatacak olursam... BEYAZ GECELER - Nastenka'nın kahramanımıza acımasızca davrandığını düşündüğüm ve öykünün arka planında kararsız insanların çaresizliği, seçimleri işlenen öykümüzde olan kahramanımıza oldu... Dört günlük aşk macerası gerisinde gözyaşları ve aşk acısı bıraktı... BİR YUFKA YÜREK - Kahramanlarımız Vasya ile Arkaşa arasında oluşan olay örgülerinde ana tema mutluluk, ani sorumluluk ve minnet duygusunun fazlalığı ile gelen kendini yitirme, soyutlanma... Dostoyevski aşk, takdir görme ile gelen sorumluluk duygusu, hatta önemsiz işlerde bile takdir gördüğü, sevdiği şeyleri kaybetme korkusunun insan üzerindeki değişimini ve kendini yitirmesini açıklayıcı bir şekilde anlatmış... DÜRÜST HIRSIZ - Anlatıcı kahramanımızın geçmiş anılarında yaşadığı olayı anlatmasıyla hikaye başlıyor... Adeta evlat edindiği hırsız Yemelya'yı yaptığı kötü işleri ve içkiyi bırakması için verdiği mücadele ve toplumun kabul göreceği bir kimliğe kavuşma hayalini adeta çarpıcı bir şekilde anlatıyor... İstedikleri ve mücadelesi düşündüğünden daha farklı bir sona ilerliyor... Dönem
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
Öyküler
Kitaptaki isimleri aklımda tutabilsem belki beğeneceğim ama yok sevemedim tabi okumaya baya ara verince insan paslanıyor baya ondandır diye düşünüyorum:(
Düşünce
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
8/10
·262 syf.··
2022 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2022 19:20
Kitap İncelemesi: Uyumsuz ve deliliğin sınırlarında dolaşan karakteriyle Doatoyevski'nin ilk öyküleri bu kitapta. Beyaz Geceler: Pertersburg'un beyaz gecelerinde genç bir adam tesadüfen kendisi gibi yalnız bir kızla karşılaşır ve yıllardır beklediği yakınlığa kavuşur. Belirsizlik, bitmek bilmeyen bir umut, bekleyiş... içinde dört gece süren tuhaf bir aşk hikayesi. ❝Ona âşık olmaya bile zamanınız olmamıştır ne yazık ki...❞ (s.15) ❝Arkadaşlığa hazırım,alın tutun elimi... Fakat size yalvarıyorum, âşık olmayın bana...❞(s.23) Bir Yufka Yürek, kendi mutluluğunu taşıyamayan bir adam ve dostunun hikayesi. Patronuna minnettar bir adamın nişanlandıktan sonra başına gelenleri, toplumun genel yargıları altında ezilişini ve bunun bedelini, maalesef, çok ağır ödemesini anlatsa da iki dost, İki yufka yürek var bu hikâyede... En sevdiğim bu hikaye oldu. ❝Üzüldüğüm şey ne biliyor musun? Seni istediğim gibi mutlu edememek, sevindireremek ve her şeyi güzel güzel anlatamamak.❞(s.93) ❝Ama bak, beni olduğum gibi sevdi o.❞(s.106) Dürüst Hırsız'da dönem Rusya'sının temel sorunlarıyla karşılaşıyoruz. ❝Bir insan, efendim, suç işlemişse, belanın kokusunu çok uzaktan alır, tıpkı fırtınadan önceki havayı sezen kuşlar gibi.❞ Bobok'ta ise tanınmayan bir yazarın katıldığı cenazede, mevki hırsından öldükten sonra bile kurtulamamış ahlaksız, utanmaz, aciz ruhların konuşmalarını duyması anlatılıyor. ❝Bence insanların en akıllısı, kendine an az ayda bir defa deki diyendir.❞(s.177) ❝Böyle bir yerdeki ahlaksızlık, son umurların ahlaksızlığı, kendini bırakan ve çürümeye başlayan cesetlerin ahlaksızlığı! Kendi bilinçlerinin son demlerinin bile ahlaksız olması!❞(s.198) Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca benim pek anlamadığım ve karakterine sinir olduğum tuhaf bir hikaye. Bu hikâyede Petersburg
Edebiyat
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
Nitelikli Çeviri
5/10
·264 syf.·
2024 6. kitabı
Öyküler yalın bir olay örgüsüne sahip olması nedeniyle ve okuyucunun kişilerin yaşamlarının bir anına aniden dahil olmasıyla hikâyenin bir anda içine dalmış oluyoruz. Hikaye özelliklerini iyi bir şekilde elinde tutan yazarın nitelikli bir çeviri ile okuyucu bağlayan çeviren ve usta kalemler tarafından yapılmış son okuma ile yazım kurallarına mutlak riayet edilmiş güzel bir eser sizleri bekliyor.
Öykü
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
Puan vermedi
Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler'ini çok beğenmiştim. Kumarbaz'ı beğenmedim. İnsancıklar, Ölü Evinden Anılar, Yer Altından Notlar'ı yarım bıraktım. Öyküler kitabının ilk hikâyesi Yeşilçam'dan çıkmış gibiydi. Dili iyi değil, konusu basit. Okumaya daha fazla devam edemeyecek gibiyim. Dostoyevski'nin tek güzel kitabı, son romanı olan Karamazov Kardeşler, diğer tüm kitapları ona hazırlık olmuş herhalde diye düşünmeye başladım.
Roman
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma
8/10
·264 syf.··
2022 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 00:00
Fyodor Dostoyevski, insanın iç sıkıntısını Rusya'nın kasvetli sokaklarına, dairelerine, konaklarına ve kumarhanelerine bulaştırarak okuruna yalnızca romanlarında değil; öykülerinde de hissettiriyor. Dünya edebiyatının en ilham verici yazarları olan Dostoyevski'nin öykülerinin tümü iyi romanlardaki baş döndüren derinliğe sahip.
ÖykülerFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 20181,318 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.