·
Okunma
·
Beğeni
·
24bin
Gösterim
Adı:
Polyanna
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
MAVİÇATI YAYINLARI
288 syf.
·10/10
Günümüzde ilginç olan hangisidir ; şimdiki jenerasyonunun bakış açısı mı yoksa hayata daha ilk adımları atarken mutluluğun oyununu oynanmayacak kadar pembe olmadığı anlayabilmek mi ? Fakat mutluluk oyunlarını oynarken bazen hiçbir şeyin kalmadığını göreceğiz.Gerçekte Polyannacılık nedir ?
İyimser olan bir insan aynı zamanda olayların gerçekçi gözlüklerle görmesine polyannacılık denilir pembe gözlüklerle görmesine oyunu oynamak için oynanan oyun değildir.Polyannacı olarak bilenen kişilerin ne gibi özellikleri vardır ; İyimser değil gerçekçidir,Esneklerdir yani değişime açıklardır,yaşamaktan keyif alırlar,özgüven sahibidirler,Empati yeteneklerine sahiptirler ve son olarak anlayışlı kişilerdir.
...
Kitabın incelemesine gelecek olursam Pollyanna ismindeki küçük bir kız Newyork’un yakınlarında bir kasabada yaşamakta olan en kötü zamanlarda bile kendini mutlu hissetmeyi bilen ve çevresindeki asık suratlı insanlara nasıl mutlu olabileceklerini öğretmektedir.Küçük kız başka insanların da mutsuzluklarını mutluluğa dönüştürebilmek için çabalayan birisidir.Polyanna ilk başta annesini daha sonra mutluluk oyununu öğreten babasını kaybeder.Ailesinden kimse kalmadığı için teyzesinin yanına gider teyzesi annesi ve babasının aksine asık suratlı ve sinirlidir.Teyze gibi çevresinde öyledir.Burada sadece Jımmy isminde kendisi gibi yetim birisiyle tanışır.Polyanna bir kaza sonucu koltuk değneklerine mahkum olur bu durumda bile mutluluğundan hiçbir şey eksilmez.Polyanna’nın bu durumu çevresindeki Polly Teyzesi,Bay Pedlenton ve hatta kasabayı mutluluk oyunu oynamaya başlar.Polyanna kitabı ülkemizde tek kitap olarak basılsa da aslında iki ciltten oluşmaktadır ; ilk cildi çocukluk dönemini anlatırken ikinci cildi ise gençlik dönemini anlatmaktadır.
Bunu unutmamalıyız ;
Hayata hangi bakış açısıyla bakarsak baktığımız gibi ve hissettiğimiz gibi oluruz...
Keyifli Okumalar Dilerim
284 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Pollyana; her olumsuz durum ve duygudan olumlu bir yan bulabilen bir kızın, mutluluk adını verdiği bir oyunla çevresindeki insanları nasıl değiştirdiğini anlatan kitap.
Pollyanna en kötü durumlarda bile memnunluk duyulabileceği, insanın mutlu olabilmesi için bakış açısının değiştirilmesi gerektiği mesajını veren bir felsefeye sahip.
Yaşama, insanlara ve olaylara bakış açısıyla mutlu olmayı, nasihat vermeden aşılayan Pollyanna; herkesin yaşamında okuması gereken bir eser olarak ele alınmalıdır…
288 syf.
·Beğendi·10/10
Pollyana çok iyimser ,çok nazik ve yardım sever biri kitap adeta pollyananın iyimserliğini anlatıyor.Pollyananın hep oynadığı bir oyun vardı ve oyunun adı mutluluktu oyunu babasından öğrenmiş ve hep teyzesi polly nin evinde oynuyordu.Sonunda o oynadığı oyunla herkesi mutlu edebildi.Ve hep mutlu kaldılar.Kitap zevke okuyacağınız bir kitap herkese tavsiye ederim.
288 syf.
Bazı okuların bu kitap ile ilgili incelemelerini okudum. Hepsi birbirinden değerli incelemelerdi. Çoğunlukla bu arkadaşlara katılmakla beraber bir ek veya karşıt olan görüşümü söylemek istiyorum.
Yazar ciddi bir kilise eğitimi almış hatta kilise korosunda uzun bir süre yer almış. Evlilik kararı aldıktan sonra kiliseyle fiziki bağlarını büyük ölçüde kesmiştir. Ancak hala gönülden kiliseye bağlı ve hatta bazı misyoner faaliyetlerinde yer almış biridir.
Bu kapsamda Pollyanna eseri yazan kişinin kiliseye olan bağlılığı açısından da kitabın içeriği açısından da kilise(misyonerler) için değerli bir eserdir. Zira bu eser sayesinde istedikleri herhangi bir toplumda istedikleri ölçüde miskinleştirme, pasifleştirme, çabuk boyun eğme...gibi davranışları elde edebilmeyi başarmışlardır. Yani anlayacağınız yumuşak başlı insan yetiştirerek klasik veya modern tarzda empere etmeyi başarmışlardır.
Japonya’da bir film şirketi büyük maddi destek alarak ve bu kitaba bire bir sadık kalarak bu kitabı çizgi film dizisi haline getirdiler. Bu çizgi film misyonerlerin ve Vatikan’ın büyük gayretleriyle bilinçli olarak yoğunlukla az gelişmiş (Afrika, Asya ülkeleri başta olmak üzere) ülkeler olmak üzere tüm dünyaya yayılmasını sağlamışlardır.
Aslında çok masum bir oyun “mutluluk oyunu” ve pratik yaşamda insana eksikliklerini unutturmada, felaketlere karşı tutumlarında, gamında, kederinde... yaşayacağı ya da yaşadığı psikolojik sorunları minimalize ederek çok faydalı olmuştur. Ancak çocuk yaşta zihnimize yerleştirilen “mutluluk oyunu” yetişkin çağlara geldiğimizde bizim mücadele gücümüzü kırdığını fark ettik. Her şeye absürd bir şekilde “tatlı limon” kıvamında tepki vermeye başladık!
Mesela;
- Çok şükür sadece yüzde yirmi zam geldi. Çok şükür!
- Suriye’de, (Irak’ta, Arakan’da, Arap ülkelerinde, doğuda, güneyde...) savaş var. Ya bizde de olsaydı. Çok şükür!
- Haklıyım ama ceza aldım. Hiç sesimi çıkarmayayım. Ya daha fazla ceza yeseydim! Hiç sesimi çıkarmayayım. Buna da şükür!
- Patron bana hakkım olan sosyal güvencemi de maaşımı da tam olarak vermiyor, hep eksik. Neyse ya hiç iş bulamasaydım? Çok şükür!
- Eve hırsız girdi ve hırsızı kimse bulamadı. Gitti paralar. Anan boş ver bulup da şikayetçi olsaydık yıllarca mahkemelerde gezerdik. Bir de onlardan alacağımız tehditler var. Zaten şikayetçi olmazsan cezalardan da yırtıyorlar. Aman boş ver değmez. Mala geleceğine cana gelsin! Buna da çok şükür!
- Hastaneler çok kalabalık oraya gidince hasta ediyor bizi. Oradaki sıra kavgaları, öncelikli hastalar uygulaması bizi kahretse de ücretsiz veya küçük bir ücret karşılığı tedavi oluyoruz. Ya bize bu hakkı da vermeseydi, biz be yapardık? Amaaann çok şükür!
- Memur bize hakaret etti falan ama işimizi de gördü. Aman boş ver adamın ters gününe gelmişizdir, işimiz yolunda ya çok şükür!
- Oğlum işsiz ama üniversite mezunu ve yabancı dili var. Ya cahil kalsaydı? En azından harçlığı var ve sağlığı yerinde. Çok şükür!
...

Pollyanna=İyimserlik, Şükürcülük...
“Sana bir tokat atana diğer yanağını da çevir -onu da tokatlasın-“
Vatikan menşei olan bir söz veya gerçekten bu söz Hz İsa’ya ait ise yanlış yerde ve anlamda kullanılmış bir söz.

Mazlum:
- İkinci yanağını da hazırla Vatikan, tokat geliyor.

Misyoner:
- Sen elini kaldırmadan kurşunu anlına yersin, seni terörist!

SAYGILAR...
288 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Büyüklere masallar dizisinin en sevdiğim kitabı en sevdiğim kahramanı...
Ortaokulda okumuştum en son,bu sefer çok daha zevk aldım.
Ama Pollyanna ne yazık ki bu devirde kimseyle mutluluk oyunu oynanmıyor.
288 syf.
·Puan vermedi
Çocukken okumuştum. Bu kitabın benim için ayrı bir önemi var. İlkokul birinci sınıfta okumayı söktükten sonra küçük abimin aldığı bir kitaptı. Daha sonra defalarca filmini izledim.
288 syf.
Pollyanna her şeyden mutlu olan, yardımsever, ve iyi kalpli bir kız. Babası ölmeden önce oynadıkları bir oyun vardı. Adı ise: MUTLULUK Oyunuydu... Hiçbir zaman vazgeçmedi bu oyunu oynamaktan. Ve sonunda çevresindeki insanları mutlu etmeyi başardı...
437 syf.
·24 günde·Beğendi·9/10
W. Arthur Ward der ki: “Gerçek iyimser problemlerin farkındadır ama çözümleri de bilir, zorlukları görür ama üstesinden gelineceğine de inanır, olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular, en kötüye açıktır ama en iyiyi de bekler, şikayet etmek için nedeni vardır ama gülümsemeyi seçer.”

          İnsanlar eğer pozitif düşünürlerse ve yaratıcı davranırlarsa, olumsuzlukları başarıya dönüştürebilirler


Şimdi soruyorum sizlere; hayatınızı keyifli hale getirmek, dolu dolu yaşamak mı istiyorsunuz yoksa hayatınızı kendinize zehir mi etmek istiyorsunuz? Seçim sizin…

Polyanna’nın hikayesini çoğu kişi bilir sanırım. En kötü zamanlarında bile babasının kendisine öğrettiği mutluluk oyununu oynayan küçük bir kızın hikayesidir.

Pollyannacılık nedir
Polyannacılık, kaybedilen herhangi bir şey için üzülmek yerine elindekilerle yetinme ve mutlu olma davranışıdır. Kötü olayların iyi taraflarını görmeye çalışır.



Spoiler içerir
288 syf.
·4 günde·8/10
Arkadya Yayınlarının Büyüklere Masallar Serisi'nin üçüncü kitabı Pollyanna . Kapağın renkleri , bez ciltli olması, çevirisinin başarısı kitabı daha albenili hale getiriyor. Yaşımız kaç olursa olsun masal okumaya bayılırız. Hele çocukluğumuzda okuduğumuz kitapları tekrar okuduğumuzda o günlere döneriz. Sanki tekrar çocukluğumuzun o saf , dertsiz , neşeli ruh haline bürünürüz.

Annesini ve babasını kaybettikten sonra teyzesi ile yaşamaya gelen küçük Pollyanna’nın hikâyesi, yediden yetmişe herkesin yüreğine dokunuyor ve tertemiz kalbi, sonsuz sevgisi ve iyimserliğiyle Pollyanna, yalnızca kasabadaki yeni dostlarına değil, hikâyesini okuyan herkese iyilik var olduğu sürece dünyanın değişebileceğini bir kez daha hatırlatıyor bence..
288 syf.
·Puan vermedi
Annemin 3 kere babamın 7 kere hediye ettiği bir kitaptır. Biraz trajedik ;) En sevindirici yani ise elimde 1 . baskısının olmasıdır. Polyanna gibi bir kitabın 1 . baskısının elimde olmasının haklı gururunu yaşıyorum. Gerçekten güzel bir kitap.
127 syf.
·4 günde
Pollyanna, hem öksüz hem de yetim minik bir kız... Onu “görev icabı” kabul eden teyzesinin yanına gelmek zorunda kalıyor. Çünkü teyzesi Bayan Polly, yeğenini Kadınlar Yardım Derneği’nin bakımına bırakmayı şanına yakışmayacağına inandığı için yanına almak zorunda hissediyor. Sevgiye küsmüş bir teyze o...

Pollyanna oynadığı “mutluluk oyunu” ile yatalak hastasından depresyona girmiş annesinin gençlik aşkına dek herkesin yardımına koşuyor. Rahip babası bu oyunu ona öğreterek onun acılara karşı bir kalkan oluşturmasını sağlamış aslında. 1000k okurlarının bazılarının Pollyanna’nın Hıristiyan misyonerler tarafından insanları uyuşturmak amacıyla yazıldığına ve kitabın yazarının çocukların beynini yıkamak amacıyla bu kitabı yazdığına dair öngörüleri var. Bir noktaya kadar doğru olabilir bu tez. Öte yandan yazarın dindar olması misyonerlik yapmaya çalıştığı anlamına gelir mi? Kitapta geçen “Anlaşılan onların Derneği, Hindistan'daki misyonerlere yardımla tanın­mıştı. Pollyanna bu lafları da pek anlayamamıştı. Bu kadınlar yolladıkları parayla ne yapılacağına aldırış etmiyorlardı galiba. Sa­dece en fazla para yardımı yapan dernekler listesinin başında kendi isimlerinin bulunmasını istiyorlardı. Bu da Pollyanna'nın garibine gitmişti.” ifadesinde Doğuluları küçümseme anlamını görmek çok zorlayıcı bir bakış açısı gerektirir. Pollyanna üzerinden yazar misyonerlerin en fazla para yardımı yapma ve bu uğurda iyilik yapmaktan ziyade misyonerlik yapma hırsına eleştiride bulunmakta. Öte yandan Pollyanna’nın babasının rahip olması yargılanması gerekmeyen bir durum. Çünkü din adamlarının iyiliksever ve insanları doğru bir hayata yönlendirmek olduğu düşünülürse gerçekten dindar bir rahibin kızını olumlu yönde etkilemesine kızmak abes olacaktır.

Pollyanna, insanlarla “mutluluk oyunu” oynarken insanları yaşadıkları durumları kabullensinler diye uyuşturmamakta. Tam tersine olumsuz durumu görüp buna rağmen nasıl doğru bir yöntem ve olumlama bularak bu olumsuzluktan kurtulabileceklerine dair çözümler bulmaya yönlendirmektedir. Annesini ve babasını kaybetmiş, onu sevmeyen bir teyzenin evinin cehennemi andıran çatı katında yaşamak zorunda kalan bir küçük çocuğun bu durumu kabullenmekten ziyade bu durumu daha güzel nasıl hale getirdiğini görmekteyiz kitapta. Ne yapsa mutlu olurduk sevgili okurlar? Oturup ağlayıp kahrolup gözlerinin ışığı sönüp teyzesinin “görev”lerine biat etse mi? Hayır! Pollyanna mücadelenin simgesidir. Daha iyiye doğru bir mücadelenin. İnancın, mücadelenin, umudun... Bacakları tutmadığında “mutluluk oyunu”nu oynamaya ara verdiğinde onun bile dayanamayacağı anlar olabileceğini ama yine dimdik ayağa kalkacağı ümidini verir bize yazar.

Kendi zayıflığımız ve ayakta kalmakta zorlanmamız bizi öyle derinden sarsmış ki bu kitabın kahramanının bu minik yaşında yaşadıklarına rağmen dimdik ayakta kalmak için bulduğu yöntemlerinin ve gücünün olması bizi kahrediyor. Çok yazık!

Çocukken değil her yaşta okunmaya müsait ve okunası bir dünya edebiyatı klasiğidir.
126 syf.
Bu kitap elime geçince çok mutlu oldum. İkinci kez okuduğumda aynı şeyleri hissetmesem de, geçmişten gelen hoş bir his yaratıyor. Ortaokulda okumuş ve çok sevmiştim. Şimdi okuduğumda bile o kadar etkilenmesem de, yine de masumane ve bariz mesajlar içeriyor. Ne olursa olsun mutlu olmak için bir neden bulan küçük bir kız ve onun oynadığı mutluluk oyunu...
-Sen hiç kapı çarptın mı Polly Teyze?
-Hiç sanmıyorum Pollyanna!
-Ah Polly Teyzeciğim, ne yazık!
-Yazık mı?
-Tabii.Eğer içinden kapıları çarpmak gelseydi,çarpardın.Hiç çarpmadığına göre bugüne kadar hiçbir şey seni mutlu etmemiş.Yoksa kesin kendini tutamazdın.
Eleanor H. Porter
Sayfa 98 - Arkadya yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Polyanna
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
MAVİÇATI YAYINLARI

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları