·
Okunma
·
Beğeni
·
5.712
Gösterim
Adı:
Sardalye Sokağı
Baskı tarihi:
Mart 1995
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754944938
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cannery Row
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Konserveciliğin zirveye ulaştığı 1930’lar Amerikası’nda fabrika işçilerinin yanı sıra sanatçılar, bilim insanları, fahişeler ve serserilerin bir arada yaşadığı bir dünyadır
Sardalye Sokağı. Memleketi California’daki bu küçük sokağın tüm renkliliğini, canlılığını, yaşanılan çelişkileri ve kavgaları okurla buluşturan John Steinbeck, gerçek hayattan esinlenerek unutulmaz karakterler yaratır.
191 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Bu zamana kadar bir çok ayrım yapılsa da aslında insanlar sadece ikiye ayrılır:
1. İyi insan
2. Kötü insan

Birincisi zordur. Yüreği iyi olan insanlar hep güzel karşılanır, hep sevilir ama hep yalnızdır. Hayatta pek başarılı olamaz. Sefalet içinde yaşar gider. Eğer ki başarılı olmuşsa, o ne kadar iyi olsa da kimse onun iyi olduğuna inanmaz. Bizim kafamızda oluşan iyilik kavramı, sefaletle yan yana.
Kötülük ise kolaydır. İnsanlar sendeki meziyetleri sevmez, yüzüne gülerler hep ama yalnız da bırakmazlar. Hayatta hep başarılıdır kötü karakterler. Zenginlik içinde yaşarlar. Eğer ki sefalet içinde yaşıyorsa, o ne kadar kötü olsa da kimse onun kötü olduğuna inanmaz. Bizim kafamızda oluşan kötülük kavramı, zenginlikle yan yana.
Ne diyeyim? Bunları bizim kafamıza böyle sokanlar utansın...

Sardalye sokağı ise bu konuya farklı bir bakış açısı getirmiş. İyi bir insan, iyi bir insan topluluğu ve diğer mahalle ahalisi..
Eğlenceli, farklı ve ilginç bir mahalle yaşamı evet, (herkes böyle yorumluyor kitabı) ama kitabı daha güzel kılan iyilerin mücadelesi..

Aslında kitabı 1 haftada okumayı düşünüyordum. Derslerden arda kalan zamanlarda tabii. Ama ne oldu ne bitti anlayamadım. Ders çalışılmamış orada duruyor, kitap burada bitmiş. E napalım artık? Sınavlarda da Sardalye Sokağı'nı anlatrım. ^^

Dip Not 1: Kitap hakkında daha fazla yorum yapamıyorum çünkü ne yazmaya çalışsam spoiler oluyor. "(
Dip Not 2: Sonucun sefalet olacağına inansanızda, hep iyi olun. Unutmayın. Roman boyunca acı çeken iyi karakterler sonunda kazananlar...

Keyifli okumalar...
181 syf.
·7 günde·7/10
Okuduğum beşinci John Steinbeck kitabı oldu "Sardalya Sokağı". Diğer kitaplarını küçük yaşlarda okumuş olmama rağmen bu kitabı ile önceki okuduklarım arasında ciddi farklar olduğunu sezinledim. Hem üslup açısından hem de kurgu açısından bu kitap bana yazarın alıştığım tarzının dışında olduğunu düşündürdü.

Olaylar sardalya fabrikalarının işlediği, ekonomik ve sosyal olarak düşük bir sokakta geçiyor. Aslında kitapta anlatılmak istenen çok daha farklı bir konu bence. Kitap sefalet içinde yaşansa da kaybolmayan insani duygulardan ve ayrıca kişilerin birbirlerine duydukları önyargılardan bahsediyor. Bunu da sezdirmeden, kurguya harmanlayarak başarılı bir şekilde yaptığını düşünüyorum. Ayrıca kitabın okunması oldukça kolay, kitap da oldukça akıcı. Fakat şunu da söylemem lazım, John Steinbeck'in okuduğum diğer kitaplarıyla karşılaştırdığımda bu kitap onlardan bir hayli geride benim için.

"Sardalya Sokağı"nın devamı niteliğini taşıyan kitaplar da varmış. Bir gün onları da okumak isterim elbette. Bendeki "Sardalya Sokağı" da 1974 basımlı Altın Kitaplar Yayınevi'nden çıkmış "Fareler ve İnsanlar" kitabının içinde yer almakta. Kitabın içinde ayrıca "İnci" ve "Al Midilli"nin olduğunu görmek de tam anlamıyla sürpriz oldu benim için. "İnci"yi önceleri kütüphaneden okumuş olsam da " Al Midilli"yi okumamıştım. Dolayısıyla şunu rahatlıkla diyebilirim ki benim John Steinbeck okumalarım devam edecek. Herkese keyifli okumalar dilerim...
191 syf.
·8 günde·8/10
Lise dönemlerinde, evdeki kütüphanede duran baba yadigarı kitaplardan birini elime alıp okumaya başladığım zaman bunun, kitaplara bakış açıma ve okuma alışkanlığıma ömür boyu etki edecek bir kitap olduğunu bilemezdim. Gazap Üzümleri kitabı tartışmasız okuduğum en iyi romanlardan biriydi. Aynı kitabı gene John Steinbeck'e ait olan Acı Hayat kitabı izledi ve artık neyi sevdiğimi bilir oldum. John Steinbeck gerçekten tartışmasız kalitede bir yazar. Bu kitap, 1930'lar Amerikası'nda her türlü insanın bir arada yaşadığı Sardalye Sokağı'nın ve kahramanlarının hikayesini anlatıyor. Kahramanlar bir roman kurgusuyla şekillenmiş olsalar da mekanların gerçek olduğunu özellikle belirtmek isterim.Bu sokağı merak ediyorsanız eğer California /Canary Row'u internetten bulabilirsiniz. Ayrıca John Steinbeck'in romanlarının geçtiği Salinas'ta ise 'National Steinbeck Center' adında bir müze bulunmaktadır.
191 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Ağustosun hani tahammülsüz sıcağın da susarsınız. Kana kana içilen su dahi kesmez ya hararetinizi, yinede bir ferahlık ve serinlik yükler vücuda, bahse konu buzzzzz gibi su. O misal bu kitabın anlatımı, dili...Konunun geçtiği, anlatıldığı kentin, kasabanın muhtelif özelliklerini taşıyan toplum kesimlerinin insanlarını, ilişkilerini, dostluklarını, dostluk adına yapıla bilen hataları, sevecenlikleri, yaşamsal girdaplarını anlatan; anlatım tarzı ile hikayesiyle işte o, misal yani içinize serinlik veren Ağustos sıcağının serinleme limanı, yaylası misali bu kitap.
Kitabı okurken Yazarın Yukarı Mahalle kitabını da hayal ederek okuyorsunuz.
Güzel, ve okunmalı...
her zamanki dileğimle iyi okumalarınız olsun...
191 syf.
·2 günde·8/10
Sardalya Sokağı, John Steinbeck'in en tanınmış yapıtlarından biridir. Küçük insanların serüvenleri bu kitapta öylesine acımasız, ama aynı zamanda öylesine sevecen dile getirilmiş ki... Bu durumu kitabı okuyunca anlıyor insan.
Kısaca şunu söyleyebilirim ki beğeniyle okuyacağınız çarpıcı bir roman...son olarak kitabın ilk 20-30 sayfası sokağın, mekanın, sokaktaki işyerlerinin ve işletenlerin, sokaktaki insanların tanıtımı niteliğinde o yüzden biraz sıkıcı gelebilir. Ama sonrası gerçekten de akıcı.
191 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Sanki o sokakta yaşıyormuşcasına sizi içine alıyor ve her kişilikle tek tek tanıştırıyor usanmadan Steinbeck. Sokaktaki kediden tutunda fareye kadar kaç farklı kişilik sayılabilirse anlatmış tüm gündelik yaşantıyı... Hem de öyle bir gündelik yaşantı ki kendi hayatınızdan kesitler bulabileceğiniz cümlelerle, sorgulamalarla yapmış bunu. Samimiyet, masumiyet, dostluk adına birçok şeyin altını çizmiş. Mutlaka okuyunuz. Keyifle okuyunuz.
191 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
O kadar içten bir hikaye ki bu, arka sokağınızda cereyan ediyor sanki tüm olanlar. Karakterleri sevmemek mümkün olmuyor yine, gerek 'İnci'de gerekse 'Fareler ve İnsanlar'da hissettiğim o burukluk içten içe burada da kendini belli ediyor. Steinbeck sevmiyorum diyene henüz rastlamadım zaten. Öyle harika betimliyor ki mahalleliyi, hani bir 'Süper Baba' bir 'Bizimkiler' samimiyeti yakalıyorsunuz. Uzun kafın kısası kesinlikle okunmalı, tavsiye ederim. =)
191 syf.
·Beğendi·7/10
Muhteşem karakterler üzerinde oradan oraya gezerken birbirlerinin hayatlarına olan müdahalelerinde dalgalanıyorsunuz. Steinbeck adeta bir dönemin tablosunu çiziyor kelimelerle. Sakin dingin bir yer olan Saldalye Sokağı'nda, kendinizi sıradan bir sakiniymiş gibi hissetmeniz için her şeyi veriyor size yazar. Yağmurlu bir günde okunabilecek bir kitap olarak işaretliyorum ben. Gerisi size kalmış. :)
191 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Steinbeck sevdiğim bir yazardır.olay yeri tasvirlerini felan güzel anlatıyor.ancak kalemine alışık olmayanlar bu kitapla okumaya kesinlikle başlamamalı.betimlemeler yine harikaydı.adından da anlaşılacağı üzere denizcilik terimleri mevcut kitabında.bir sokaktan ziyade bir mahallede yaşayan insanların hayat tarzlarının anlatıldığı bir eser diyebiliriz.
191 syf.
·3 günde
Çalışmayı, düzenli bir hayat sürmeyi, sıradanlaşmayı inatla reddeden Mack'in başını çektiği aylak takımı, sistemin dışında yaşamanın, sömürü çarklarına başkaldırmanın, dayanışmanın, ihtiyaç duyulan kadarıyla yetinmenin ete kemiğe bürünmüş halidir. Eğlenceli bir kitaptı,keyifli okumalar..
191 syf.
·8/10
Bir mahalle düşünün , her bir ferdi kendine göre bir iş tutturmuş... Her birinin hayattan beklentileri, hikayeleri, alışkanlıkları, sevme ve sevilme biçimleri farklı. Kimisi umutsuz, kimisi çalışkan , kimisi sevgi dolu kimisi cimri... Birbirinden farklı karakterlerin bir arada bulunduğu sıcacık bir roman bu.
191 syf.
·65 günde·10/10
Bu kitap aslında serinin başı denebilir.. tatlı perşembe devamı niteliğinde yukarı mahallede aynı semtin yukarısındaki farklı bir hikayeyi konu alır.. hayatını maddi hırslardan arındırmış insanların en azla yetinerekte nasıl mutlu olabileceğini gösteriyor bize.. çok hoş duygular uyanıdıryor okurken.
İnsanlarda beğendiğimiz iyilik, cömertlik, açıkkalplilik, dürüstlük, anlayış ve hassasiyet gibi özellikler yaşayış sistemimizin bozuk tarafını teşkil etmektedir. Ve beğenmediğimiz sertlik, açgözlülük, ihtiras, bayağılık, bencillik ve kendini beğenmişlik başarıya giden yolun temel taşlarını teşkil etmektedir. Birincisinin hayranı olduğumuz halde, ikincisinin yarattığı neticelere bayılıyoruz.
"Oldum olası hayret etmişimdir."
"Bir insanda hayranlık duyduğumuz özellikler, yani iyi niyeti, cömertlik, dürüstlük, açık sözlülük, hoşgörü ve duyarlılık gibi şeyler bizim sistemimizde başarısızlığa eşlik eden özellikler. Sertlik, açgözlülük, hırs, acımasızlık, bencilik ve kendini beğenmişlik gibi istenmeyen özelliklerse insanı başarıya götüren araçlar.
Toplumsal dışlanmaya ancak iki şekilde tepki verilebilir; kişi, ya bundan sonra daha iyi, daha dürüst ve daha sevecen bir insan olmaya azmederek ortaya çıkar ya da hepten kötüleşerek dünyayı karşısına alır, eskisinden de beter işler yapar. Genellikle toplum tarafından damgalanmış insanların ikinci yolu tercih ettiği görülür.
Çitlerin üzerinden birer ikişer sokağa dağılan kediler, yerde kayarcasına ilerleyerek balık kafası ararlar.Erkenci köpekler mağrur bir sessizlik içinde gezinirken büyük bir titizlikle işeyecekleri yerleri seçerler. Martılar kanat çırparak fabrikaların çatılarına tüneyip o günkü balık artıklarını beklemeye koyulurlar.
Bu sokağın sakinleri, bir zamanlar birinin dediği gibi, "fahişeler, pezevenkler, hergeleler", yani herkestir. Aynı kişi bu sokağa bir başka pencereden bakmış olsaydı, sokak sakinleri için "azizler, melekler, şehitler ve kutsanmış kimseler," de diyebilirdi pekala.
John Steinbeck
Sayfa 7 - REMZİ Kitapevi.
"Zaman tüm yaraları iyileştirir, buda geçer. Bu da unutulur gider," demek kolaydır; tabii işin içinde siz değilseniz. Ama söz konusu durumu yaşayan sizseniz zaman geçmek bilmez, insanlar hiçbir şeyi unutmaz ve asla değişmeyen bir şeyin tam ortasında kalakalırsınız.
Sözcük bir simgedir; insanları, manzaraları, ağaçları, bitkileri, fabrikaları ve hatta Pekinlileri içine alıp yutan bir hazdır.Derken şey, sözcüğün yerini alır, sonra tekrar Şeye dönüşür ama artık özü değişmiş, düşsel bir öyküyle yeniden dokunmuştur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sardalye Sokağı
Baskı tarihi:
Mart 1995
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754944938
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cannery Row
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Sardalye Sokağı
Konserveciliğin zirveye ulaştığı 1930’lar Amerikası’nda fabrika işçilerinin yanı sıra sanatçılar, bilim insanları, fahişeler ve serserilerin bir arada yaşadığı bir dünyadır
Sardalye Sokağı. Memleketi California’daki bu küçük sokağın tüm renkliliğini, canlılığını, yaşanılan çelişkileri ve kavgaları okurla buluşturan John Steinbeck, gerçek hayattan esinlenerek unutulmaz karakterler yaratır.

Kitabı okuyanlar 441 okur

  • Çağdaş Karataş
  • Emel Seymen

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları