Satranç

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·96 syf.··
2022 6. kitabı
karakterlerin psikolojik analizlerini okumak son derece etkileyici ve keyifliydi. insanlardan soyutlamaların arttığı, asosyal sıfatını sakız gibi ağzımızda evirdiğimiz şu günlerde modern hayatın o afili yalnızlığı çok yapay. dr. b yalnızlığın ne olduğunu gerçekten yaşayan bir karakter. aylarca bir odaya hapsedilip ve sığınacak bir şey arıyor…Sorgu yargıcının bekleme odasında beklerken portmanto da asılı asker pardesünün cebinde bulduğu bir satranç kitabında tekrar kendini buluyor belkide yaşama tutunma isteği bununla kaybolmuyor. daha sonraki yaşamında bu hayat kurtarıcı şey ona acı günlerini öyle bir hatırlatıyor ki büyük prestij kazanacağı şampiyonu yenmek duygusu bile o geçmişteki acı ve yalnızlığı sona erdiremiyordu Satranç Stefan Zweig
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 23:26
Stefan Zweig. Çoğu eserini bitirip de hepsini sevdigim bir yazar. Yine çok güzel bir konuyu ele almış. İnsan psikolojisinin yaşanan kötü olayları yıllar geçse bile aynı ölçüde hatırladığını göstermiş. Dr. B 'e çok üzüldüm. Psikolojisini her şeye rağmen iyi toparlamış. Kitabın sonunun galibiyetle bitmesini isterdim. Ama bence iyi mücadele etti.
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2020 14:30
İnanılmaz bir betimleme sanatı eseri ile karşılaşıyoruz. Ama sonunu game of thrones sonu gibi hiç de etkileyici bulmadım. Sürekliyici ve heyecan vericiydi. Bazı sayfaları okumayın resmen yaşadım. Kitaptan sonra açıp 3 parti satranç oynadım.
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
Satranç
8/10
·104 syf.··
2020 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2020 11:26
Ders verici bir kitap.insan hayatta kendini en çok neyle meşgul ederse,onunla saplantılı ve derin bir psikolojik savaş verdiğini anlatıyor.Asıl önemli olan da bu kitap”insana yenilgiyi kabullenmenin bir nezaket olduğunu,hırslarının tutsağı olmaman gerektiğini hatırlatıyor.”Tavsiye ederim hiç ara vermeden sıkılmadan okuyabilirsiniz.
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
10/10
·96 syf.··
2025 12. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 14:55
STEFAN ZWEIG – SATRANÇ Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere hikayesi altmış dört kare ve otuz iki taşın etrafında geçiyor. Bir yerden bir yere seyahat eden yolcuların bulunduğu bir gemi, onun güvertesi ve sigara odası bu hikayede baş gösteren ana mekanlar. By Czentovic ve Dr. B. ana karakterlerden. Usta, sabırlı, temkinli ve satranç şampiyonu olan By Czentovic’in buralara kadar nasıl geldiğine, hangi aşamalardan geçtiğine değinilmiş. Dr. B’nin ise daha ilginç bir hikayesi vardı doğrusu. Satrancı oynamakla kalmamış, yaşamış ve içselleştirmiş. Bir satranç kitabını okumak, içindeki bilgileri edinmek bir yana bunu daha ileriye götüren zeki ve çevik bir karakterdi. Bu şampiyonların satranç karşılaşması da tıpkı futbolda şampiyonlar liginde oynayan büyük takımların final maçlarını izlemek derecesinde keyif veriyor. Yazarın dili oldukça açık ve sade. Kitabı elinize aldığınızda (zamanınız varsa) bir solukta bitireceğinize ve sürükleyici bir hikayesinin olduğuna emin olabilirsiniz. Şimdiden okuyacaklara iyi okumalar
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
Puan vermedi
Maruz kaldığı pikolojik işkenceye karşı hayata tutunabileceği tek bir şey vardı elinde, tesadüf eseri eline geçen bir kitap... Ruhsal buhranların başarılı aktarımıyla, gerilimli kurgusuyla hep akılda kalacak bir uzun öykü.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
Satranç
10/10
New York'ta Buenos Aires'e gitmekte olan gemideki bir dünya şampiyonu satranç ustası ve bir de amatör satranç ustası vardır. Stefan zweıg bu eserinde 2. dünya savaşının karşısında bir tutum sergiliyor ve nazi işgencesinden geçmis amatör santranç ustasıyla dünya şampiyonu satranç ustasının karşılaşmasını konu ediyor.
Edebiyat & Roman
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2023 9. kitabı
Stefan Zweig'ın "Satranç" adlı eseri, edebiyat dünyasının klasiklerinden biri olarak kabul edilen ve derinlemesine düşünmeye sevk eden bir eserdir. Kitap, sadece satranç oyunu üzerinden değil, aynı zamanda insan psikolojisi, savaşın etkileri, izolasyon ve insanın içsel dünyası gibi daha birçok tema üzerine derinlemesine düşündüren bir yapıya sahiptir. Eser, 20. yüzyılın başlarında Atlantik Okyanusu'nda bir yolculuk yapmakta olan bir gemide geçer. Gemideki yolcular arasında, herkesi büyüleyen bir satranç oyuncusu olan Mirko Czentovic de bulunmaktadır. Czentovic'in satranç yetenekleri ve oyunu kazanma isteği, diğer yolcuları da etkiler. Ancak, bu yolculuk sırasında bir kriz yaşanır ve gemi mahsur kalır. İnsanlar birbirleriyle iletişim kuramaz hale gelirler ve izolasyon başlar. Burada kitap, satranç oyunu aracılığıyla insan psikolojisinin derinliklerine iner. Mirko Czentovic'in sıkıcı, yüzeysel bir yaşam tarzına sahip olmasına rağmen satrançta gösterdiği ustalık ve soğukkanlılık, onu çevresindeki insanlardan soyutlar. Satranç, onun için bir kaçış ve egemenlik aracıdır. Diğer taraftan, Dr. B. adlı bir karakter, satrançla olan ilişkisi ve stratejik düşünme yeteneği sayesinde izolasyon koşullarında hayatta kalmaya çalışır. Bu, kitabın ana teması olan insanın içsel gücünün ve zekasının savaş ve izolasyon gibi zorlu durumlar karşısında nasıl bir avantaja dönüşebileceğini gösterir. Zweig, bu kısa romanında insan doğasını, savaşın yıkıcı etkilerini ve insanların psikolojik değişimlerini ustaca ele alır. Aynı zamanda satranç oyununun insanlar arasındaki iletişimi nasıl etkileyebileceğini de gösterir. Kitap, içsel çatışmaları ve dışsal baskıları ustalıkla bir araya getirir ve okuyucuya derin düşündürücü bir deneyim sunar. "Satranç," Stefan Zweig'ın özgün üslubu ve derin
SatrançStefan Zweig · Olimpos Yayınları · 2019279,3bin okunma
10/10
·
Beğendi
Nasıl anlatmalıyım? Okumayı duru bir su kenarında, tahta bir masanın başında yazarlarla buluşmaya benzetirim derim ya hep; işte Stefan Sweig o masanın başına geldi, tuttu omuzlarımdan beni sarstıkça sarstı, sarstıkça sarstı. Bir heyecan, bir sabırsızlanma; kitabın sonuna yaklaştıkça içim içime sığmadı. Acaba neler olacaktı? İyi ki dedim yalnızca 85 sayfa. Ya 500 sayfa olsaydı? Olay örgüsünün verdiği heyecan bir yana, beni asıl evrenine çeken şey Dr. B. Ve Nazi döneminde yaşadıkları. Kaba, kültürsüz, yalnızca paraya önem veren Satranç ustası Czentoviç’e hiç mi hiç değinmeye niyetim yok. Karakterlerin simgeledikleri şeylere, Nazi rejiminin temellerine, yazılanların yazarın hayatı ile ilişkisine girmeye de niyetim yok. Avukat Dr. B nazi rejimi tarafından tutuklanır ve sorgulanmak üzere aylarca alıkoyulur. Diğer tutuklular gibi nazi kampına gönderilmez fakat kendisininde deyimiyle, kendini daha büyük bir işkence bekler: hiçliğe mahkum edilmek. Kalemin, kağıdın, kitabın, yatağı dışında hiçbir şeyin olmadığı bir otel odasında düşünceleri ile baş başa bırakılır Dr. B. İşte şimdi düşüncelerinin hapishanesindedir ve belki de işkencelerin en ağırı sayılabilecek psikolojik şiddet başlar onun için. Düşüncelerinizin içine hapsolmak esaretlerin en büyüğüdür, özgür gökyüzünün altında alabildiğine koşabilseniz bile. Hele yazamamak, hele suskunluğun esiri olmak… Kimisi bunu kalabalığın içinde yaşar, kimisi bir hapishanede, kimisi bir ilişkinin içinde. Dr. B.ninki dışardan gayet iyi görünen bir otel odasında olmuştu. Hatta muhtemelen nazi kampından birileri onu görse; haline şükret bak biz neler çekiyoruz derdi. İşte tam da bu noktada çok farklı bir bakış açısı getiriyor olaya Dr. B. Esaretin belki en çetinini; dokunamadığımız, söküp atamadığımız, elimizle alıp görmeyeceğimiz başka
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma
Satran(k)
6/10
·83 syf.··
2026 2. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 15:56
Kitap, anlatıcının dünyaca ünlü bir satranç şampiyonunun hikayesini anlatması ile başlıyor. “Yolcu gemisinde satranç şampiyonu Mirko Czentovic var!” Aslında olay örgüsünün bu karakter üzerine kurgulanacağı düşünülse de asıl kurgu, Czentovic’e karşı satranç oynayan yarım düzine adama dahil olup, inanılmaz taktikler vererek beraberlik duygusunu tattıran Dr. B ile şekilleniyor. Bu beraberliği kendine yediremeyen Czentovic aniden çıkan bu Bey’e bir rövanş teklif ediyor. Hikayenin bundan sonraki kısmında anlatıcının Dr. B’ yi ikna çabaları sonucunda Dr. B hikayesini anlatmaya koyuluyor. Açıkçası kitapta basit bir anlatım var ve pek ilgi çekici değil ama bir solukta okunabilecek 62 sayfalık(bendeki basım 62 sayfa) bir kitap için yeterli sayılabilecek bir olay örgüsü mevcut. Kitap üzerine anlatılacak pek bir şey yok ama kitapta geçen “Ben satrancı sadece oynuyordum.” Cümlesine benzer bir cümle kurup “Ben kitabı sadece okudum.” dememek adına kitaptan birkaç alıntı çıkardım ve en azından karakterin bu cümleler üzerine ne düşündüğünü kendi açımdan sizlere aktaracağım. Dr. B, bu cümleleri bir hücrede tutuklu (tam anlamıyla hücre sayılamaz) kaldığı süreci anlatırken kullanıyor. Not: tam olarak hücre sayılmaz çünkü psikolojik bir etki yaratmak adına Dr. B diğer tutuklular gibi bir hücreye değilde daha temiz şahsi bir odaya kapatılıyor burada amaç kimseyle ve hiçbir şeyle etkileşim kurmayıp tutukluyu yalnız bırakmak ve bir süre sonra bu “kendi ile baş başa kalma” hâline dayanamayacak boyuta getirip itirafı sağlamak. Dr. B tutukluluk sürecinde devamlı sorguya götürülüyor ve bilinçli olarak sorguya alınmadan önce saatlerce bekletiliyor. Ve bu bekleyişi şöyle ifade ediyor; “Beklemek korkunçtu. Anlamsızca, bir saat, iki saat, üç saat bekletiyorlardı.” Normal bir insan için
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.