Cep Boy

Satranç

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Satranç
9/10
·58 syf.·
2021 13. kitabı
Aslında uzun zamandır bekleyen kitabım. Seni okumakta neden bu kadar geciktim diye kendime kızmadan edemedim.. Yine Stefan Zweig yine harika eserlerinden biri. Olağan üstü bir gece'yi okuduktan sonra diyer eserlerine okumayı sabırsızlıkla bekledim çok güzel ve akıcı bir kitap okumanızı tavsiye ederim sevgili okur... Bir de yazarla ilgili kendi fikrimi söylemek gerekirse bu kadar incecik bir kitapta laf kalabalığı yapmadan bu kadar akıcı yazması da büyük bir ustalıktır bence... Eserin içeriğiyle ilgili söylemek istediğim pek fazla bir şey yok eyer söylersem insanın okuma hevesi kaçıyor yani benim düşüncem onun için kitapla ilgili spoiler vermek istemedim sevgili okur. -Alıntılar ✔"Bizleri tamamen bir hiçliğin ortasına yerleştirdiler ve herkes bilir ki, dünyada insanı bir hiçliğe atmaktan daha büyük bir baskı yöntemi yoktur." ✔Sabahtan akşama dek bir şeyin olmasını beklersiniz, fakat hiç bir şey olmaz. Yine beklersiniz ve yine beklersiniz. Hiç bir şey olmaz. Beklersiniz, beklersiniz, beklersiniz, düşünür, düşünür, kafanız acıyana kadar düşünürsünüz. Hiç bir şey olmaz. Yalnız bırakılmışsınızdır. Yalnız. Yalnız. Hoşkalın, Kitapla kalın:)
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
1000 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 1000 00:00
Stefan Zweig 2. Dünya Savaşı'nın kendinde oluşturduğu bütün olumsuzluğu, karamsarlığı, insanlığa olan umutsuzluğunu satranç oyunu üzerinden metaforik olarak aktarmış. Savaş sırasında görmüş olduğu muameleden, savaş alanı olarak gördüğü satranç tahtasında yine savaşın kötülüğünü temsil eden rakibiyle mücadelesine kadar yavaş yavaş zihninin bulanmasına şahit oluyoruz. Zweig intihar etmesine yol açacak olan savaşa karşı olan mücadelesinin altında ezilişini yine metaforik yollarla kitapta bize hissettirmiştir.
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
10/10
·67 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Stefan Zweig’in intihar etmeden önce eşiyle birlikte yazdığı kısa ama çok etkileyici son kitabı. Dr. B’nin esaret günlerindeki etrafını saran o korkunç boşluğun altında ezilmemek için kendini satrançta geliştirme mücadelesini okurken zaman nasıl geçti anlamadım. Karşısına çıkan kitaba o çaresizlikle tutunması ve tüm kalbiyle kendi ruh durumunu iyileştirme çabası beni çok etkiledi. Dr. B’nin zekasına hayran kaldım. İnanılmaz akıcı, tek oturuşta bitecek bir Zweig eseri. Kesinlikle okuduklarım arasında favorim oldu.
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
7/10
·72 syf.··
2021 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 19:57
*Spoiler* Bu sefer müziksiz okudum ve araya uzun zaman girdi :( Neyse ki toparlayabildim aklımda. Kitabın hikaye olduğunu görünce hem şaşırdım hem de sevindim. Ama açıkçası daha rahat bir hikaye beklemiştim. Özellikle Doktor B.'nin hikayesini okurken zihnim baya yoruldu. İlk defa Zweig okumuyorum hatırladığım kadarıyla ama yine de zorladı biraz. Genel olarak güzel bir hikayeydi. Doktor B. hayatını anlatmaya başlayınca neden öyle bir yere geldiğimizi kestiremedim ve satrançla nerede birleştireceğini bekledim. Ondan sonrası biraz heyecanlıydı. Bir insanın nasıl bomboş bir hayatı olabilir. Gerçekten o işkence çok kötüydü. Sorgu odasına gitmesi, gece gündüzden habersiz olması 1984'ü hatırlattı bana. Gerçekten insan gibi bir varlığa verilecek en kötü ceza onu tek başına ve anlamsız bırakmak olurdu. O satranç kitabını çalmasaydı ve düşüncelerinde boğulmayı seçseydi çok daha erken psikopatoloji ortaya çıkabilirdi. Sonrasında da kendi kendine oynama kısmında çok şaşırdım. Zihnin bölünmesi. Resmen kendi kendine psikopatoloji ortaya çıkarmış. Bir insan kendi isteğiyle zihnini böler mi? Bölermiş.. Şartlar gerçekten insana her şeyi yaptırıyor. Hitler rejiminin şartlarından bahsetmişken bu kitaptan hemen sonra yine o rejimle alakalı diye bildiğim İnsanın Anlam Arayışı'nı okusam iyi olabilir. Sonlarda geçen doktorun uyarısı gerçekten doğru. "Bir kez maniye düşen birisi her zaman risk altındadır." Doktor B.'nin hayatını anlattığı kısma kadar önce ve ondan sonrasını da sonra okuduğum için ikisi farklı kitap gibi geliyor. Kitabın ilk kısmını okuduğum zaman eskiden satranca duyduğum ilgi canlandı. Hafiften tekrar başlamaya başladım. Ama bugün ikinci kısmı okuduktan sonra ilgim azalmış gibi hissediyorum :'D Yine de ara sıra pratik yapmak için oynayabilirim. Güzel bir kitaptı her zamanki
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
6/10
·72 syf.··
2021 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 21:11
Zweig sevmemin nedenlerinden biri, eserlerinde tek bir konu olması. Öyle ki roman hastası ben, böylesine kısa eserlere kalbimi bağladım. Satranç beklediğimin aksine değişti ya da benim fazlasıyla klişe bir beynim var :). Doktor B'nin hareketleri eski bir mahkuma göre fazlasıyla delikanlı ve efendice. Herkesin okumasını, okurken Doktor B'yi incelemesini isterim.
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
6/10
·58 syf.··
2020 24. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 19:17
Güzel bir hikayeydi. Karbon Kitaplardan okuduğum ilk kitaptı, açıkçası yorumlardan biraz korktum, çeviri çok hatalı mı olur vs diye ama gayet açık, anlaşılır, temiz bir okumaydı. Stefan Zweig'e ilk adım atışım. Bence gereğinden fazla abartılmış ama iyi bir kitap.
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
Hiçlik
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2023 04:26
Karanlık, uçsuz bucaksız bir hiçliğin ortasında kendi zihniyle satranç oynayan, hem siyah hem beyaz olan bir adam. O karanlık ve sonsuz hiçlikte beyaz olan tek oluşum yine kendi zihni aslında. Stefan Zweig, monotonluk ve yalnızlığın getirdiği psikolojik buhran sonucu, küçük bir satranç kitabı edinmesiyle kendi hiçliğinde kaybolan ve neredeyse deliliğe ulaşan Doktor B. üzerinden okuyucuları derinden sarsan bir eser ortaya çıkarmış. Tüm okuyuculara tavsiye ederim. "Etrafımı saran o korkunç boşluğun altında ezilmemek için, o rezil durumum kendimi hiç olmazsa Siyah ben ve Beyaz ben olarak ayırmak zorunda bırakmıştı."
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Karbon Yayınları · 2019279,3bin okunma
10/10
·
Beğendi
Nasıl anlatmalıyım? Okumayı duru bir su kenarında, tahta bir masanın başında yazarlarla buluşmaya benzetirim derim ya hep; işte Stefan Sweig o masanın başına geldi, tuttu omuzlarımdan beni sarstıkça sarstı, sarstıkça sarstı. Bir heyecan, bir sabırsızlanma; kitabın sonuna yaklaştıkça içim içime sığmadı. Acaba neler olacaktı? İyi ki dedim yalnızca 85 sayfa. Ya 500 sayfa olsaydı? Olay örgüsünün verdiği heyecan bir yana, beni asıl evrenine çeken şey Dr. B. Ve Nazi döneminde yaşadıkları. Kaba, kültürsüz, yalnızca paraya önem veren Satranç ustası Czentoviç’e hiç mi hiç değinmeye niyetim yok. Karakterlerin simgeledikleri şeylere, Nazi rejiminin temellerine, yazılanların yazarın hayatı ile ilişkisine girmeye de niyetim yok. Avukat Dr. B nazi rejimi tarafından tutuklanır ve sorgulanmak üzere aylarca alıkoyulur. Diğer tutuklular gibi nazi kampına gönderilmez fakat kendisininde deyimiyle, kendini daha büyük bir işkence bekler: hiçliğe mahkum edilmek. Kalemin, kağıdın, kitabın, yatağı dışında hiçbir şeyin olmadığı bir otel odasında düşünceleri ile baş başa bırakılır Dr. B. İşte şimdi düşüncelerinin hapishanesindedir ve belki de işkencelerin en ağırı sayılabilecek psikolojik şiddet başlar onun için. Düşüncelerinizin içine hapsolmak esaretlerin en büyüğüdür, özgür gökyüzünün altında alabildiğine koşabilseniz bile. Hele yazamamak, hele suskunluğun esiri olmak… Kimisi bunu kalabalığın içinde yaşar, kimisi bir hapishanede, kimisi bir ilişkinin içinde. Dr. B.ninki dışardan gayet iyi görünen bir otel odasında olmuştu. Hatta muhtemelen nazi kampından birileri onu görse; haline şükret bak biz neler çekiyoruz derdi. İşte tam da bu noktada çok farklı bir bakış açısı getiriyor olaya Dr. B. Esaretin belki en çetinini; dokunamadığımız, söküp atamadığımız, elimizle alıp görmeyeceğimiz başka
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma
Satran(k)
6/10
·83 syf.··
2026 2. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 15:56
Kitap, anlatıcının dünyaca ünlü bir satranç şampiyonunun hikayesini anlatması ile başlıyor. “Yolcu gemisinde satranç şampiyonu Mirko Czentovic var!” Aslında olay örgüsünün bu karakter üzerine kurgulanacağı düşünülse de asıl kurgu, Czentovic’e karşı satranç oynayan yarım düzine adama dahil olup, inanılmaz taktikler vererek beraberlik duygusunu tattıran Dr. B ile şekilleniyor. Bu beraberliği kendine yediremeyen Czentovic aniden çıkan bu Bey’e bir rövanş teklif ediyor. Hikayenin bundan sonraki kısmında anlatıcının Dr. B’ yi ikna çabaları sonucunda Dr. B hikayesini anlatmaya koyuluyor. Açıkçası kitapta basit bir anlatım var ve pek ilgi çekici değil ama bir solukta okunabilecek 62 sayfalık(bendeki basım 62 sayfa) bir kitap için yeterli sayılabilecek bir olay örgüsü mevcut. Kitap üzerine anlatılacak pek bir şey yok ama kitapta geçen “Ben satrancı sadece oynuyordum.” Cümlesine benzer bir cümle kurup “Ben kitabı sadece okudum.” dememek adına kitaptan birkaç alıntı çıkardım ve en azından karakterin bu cümleler üzerine ne düşündüğünü kendi açımdan sizlere aktaracağım. Dr. B, bu cümleleri bir hücrede tutuklu (tam anlamıyla hücre sayılamaz) kaldığı süreci anlatırken kullanıyor. Not: tam olarak hücre sayılmaz çünkü psikolojik bir etki yaratmak adına Dr. B diğer tutuklular gibi bir hücreye değilde daha temiz şahsi bir odaya kapatılıyor burada amaç kimseyle ve hiçbir şeyle etkileşim kurmayıp tutukluyu yalnız bırakmak ve bir süre sonra bu “kendi ile baş başa kalma” hâline dayanamayacak boyuta getirip itirafı sağlamak. Dr. B tutukluluk sürecinde devamlı sorguya götürülüyor ve bilinçli olarak sorguya alınmadan önce saatlerce bekletiliyor. Ve bu bekleyişi şöyle ifade ediyor; “Beklemek korkunçtu. Anlamsızca, bir saat, iki saat, üç saat bekletiyorlardı.” Normal bir insan için
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma
Puan vermedi·83 syf.·
2022 2. kitabı
Kitap bir geminin limandan hareket etmesiyle başlar. Ünlü dünya şampiyonu Mirko Czentovic gemiye binmiştir.Öykünün kahramanı, arkadaşının uyarmasıyla şampiyonu farkeder ve O’nunla tanışmak belki de bir maç yapmak için çeşitli denemelere girişir. Bu denemelerin ortasında iş rayından çıkar. Olayların akışı ana karakter tarafından kontrol edilemez bir biçimde gelişmeye başlar. İki ana karakter etrafında yer alır kurgu: Czentovic ve Dr. B. İyi ile kötünün, siyah ile beyazın karşılaşması. Dünya satranç şampiyonu olan Czentovic, yetim kaldığı için bir papaz tarafından büyütülen, zar zor okumayı öğrenebilen, zekası yetersiz, dünyaya ilgisiz, duygusal açıdan da oldukça sığ biridir. Başka tüm alanlara kapalı olan aklının satrançta inanılmaz derecede başarılı olduğu tesadüfen ortaya çıkar. Ancak kabalığı ve kültürsüzlüğü ile sadece paraya önem verir. Dr. B. ise Avusturya’lı bir avukattır. Nazi yönetimi tarafından, saray ve kiliseden olan müvekkilleri hakkında bilgi edinmek amacıyla tutuklanır. Toplama kamplarına gönderilmez ama başka bir psikolojik işkence yöntemi uygulanır: Hiçlik duygusu ile benliğini yok etmek. Tek başına, yanına kalem bile verilmeden, insan yüzü görmeden bir otel odasında yaşamak zorunda bırakılır. Bir gün sorgulama için beklerken bir kitap çalar. Bu kitap, bir satranç albümü, yüz elli ustanın oyunundan oluşan bir toplamadır. Dünyaya tutunacak başka bir dalı olmayan Dr. B., bu kitaptaki her oyunu kafasında defalarca oynamaya başlar. Dünyası siyah-beyaz taşlar üzerine kuruludur artık. Ancak, aklını yitirmemek için sarıldığı bu oyun onu deliliğin sınırına getirir.
1000k
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.