Tatar Çölü

Dino Buzzati
Çevirmen:
Nihal Önol
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·247 syf.··
2021 2. kitabı
Aslında bu incelemeyi çok utanarak yazıyorum. Kitabı bitirdim, evet etkileyici bir son, güzel konulu bir kitaptı ama bana “Vay çok iyiymiş!” dedirtemedi maalesef. Ben kitabın içine giremedim belki de bilmiyorum ama benim içimin ortalama bir kitaptı. Bunu buraya yazarken de çok üzülüyorum ama maalesef böyleydi
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
8/10
·247 syf.··
2020 267. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2020 02:59
36 yaşına gelmiş ve belki de konfor alanını terk etmekte gittikçe zorlanan biri olarak okudukça canımı sıkan, harekete geçmeye zorlayan bir kitap. Çoğumuz çoğu zaman kendi Bastiani'mize kendi isteğimizle hapsolup kendimizi çok önemli şeyler yaptığımıza, günün birinde yaşayacağımız o başarı patlamasına inandırıyor ve bir tür hapis hayatı yaşıyoruz. Konfor alanımızı bırakamıyor, hiçbir yere vardırmayacağını bilsek de önemli bir şeyler yaptığımıza kendimizi ikna ediyor ve hayatımızın nirvanasına erişeceğimiz o gelmeyecek günü bekliyoruz. Ama sadece yıllar geçiyor, ruh beklemekten vazgeçmese de beden vazgeçiyor; ruh yorulmasa da beden yoruluyor ve ruhun dinamizmi bedenin bitişine dayanamıyor. Dino Buzzati Tatar Çölü'nde bunu bize bir parça da böyle bir hayatın tekdüzeliği ve sıkıcılığını fark ettirecek derecede sıkan bir üslupla anlatıyor. Drogo'yla birlikte yaşlanıyorsunuz. Belki de bu kitap gençken okunmalı. Bastiani Kalesinde anlamsızca yıllar geçirmeden önce.
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
10/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 22:59
"insan kendisini az ötede bekleyen harikulâde şeylerin umudunu tadar; gerçi o şeyler henüz uzaktadır ama bir gün onlara ulaşacağı kesindir."(45) İşte hayat da böyledir. Insan sürekli bir ilerisini ister. Drogo subay oldu bir sonraki isteği savaştı. Oysa hayat her zaman istediğimiz gibi gitmez, hayat her zaman iyi gitmez. Drogo subay olur ve başlar hayaller kurmaya. Diğer subaylar gibi gününü gün edecek, davetlerden davetlere koşacak vs vs. Ama kader Drogoya bu gerçeği çok güzel yaşatır. Hayatta her zaman istediğimiz şeyler olmaz, istediğimiz gibi gitmez. Subaylık hayalleri kuran Drogo, kuş uçmaz kervan geçmez Bestiani Kalesi'ne atanır. O da diğer subaylar gibi hemen gitmek ister şehire ama önce bekler bekler bekler ve sonra birden bakar ki geçen sadece günler değildir, gençliğidir, tükettiği ömrüdür. Kitabın dili çok sade gayet akıcıdır, okurken kendinizi Drogo'nun çektiği yalnızlığı, bekleyişini, karamsarlığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz. "muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, insan artık sonuna kadar gelmiş olsam bile beklemeye değmiş diyebilmeli."(50) Şimdiden iyi okumalar
1000Kitap
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
9/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2020 14:59
Dino amcanın okuduğum ilk kitabı, diğer kaleme aldıklarıyla alakalı olarak tarzı aynı mıdır bilmem ama ağdadan uzak, sade, anlaşılır, kasıntı edebi betimlemelere kaçmadan günlük ağza çok yakın anlatımları ile temiz bir kitap. Çok fazla olay örgüsü olmayan, sakin ve kısa kısa durumvari olaylardan oluşan, eserin ruh haliyle de alakalı olarak çok beklentiye mahal vermeyen bir tarzda yazılmış bir eser. Voruluşçuluk mevzusu ekseninde, kişinin alın yazısı mı yoksa kendi seçimleri ile mi beklentilere girmesi üzerine, hem analizlerle ilerleyen hem de baş karakterin ruh halini sürekli yansıtan ve ağızda hoş bir tat bırakan lakin buruk bir his de veren bir anlatıma sahip. İnsan hayatta acaba bazı duygularını neden bastırır. Bazen başka insanların düşündükleri ve düşünecekleri bizim hal ve tavırlarımızı etkiliyorken bu ne kadar önem arz eder hayatımızda? Bazı gerçekleri saklamak hayatımızda bu kadar mühim bir yere sahip midir? Kendimize bile itiraf etmekten kaçındığımız duygularımız hayatımızı mahvediyor mudur? Bu konuda cesaretimize neden sahip değiliz? Bizi alıyokan nedir ki? Keskin sınırları koyan insandır. Bu sınırların kendi sağlığımız için olduğuna da eminiz peki bu keskinlikler bizi acıtmaya başladığında neden buna dur demenin kendi elimizde olduğunu görmez ve acımaya, kanamaya müsade ederiz. İpleri biz örmüşken neden elimizde olan ipe müdahale etmez ve bizi kontrol etmesine müsade ederiz? Sahte umutlara kendimizi adamak bir seçim midir? Sahte olduklarını bilir miyiz yoksa bizde uyandırdıkları sarhoşluk nedeniyle buna gönülden razı mıyız? Birçok soruyu düşündüren ama her seferinde cevabı vermeyip size bırakan bu eser herkesin kitaplığında olmalı azizim. İyi okumalar.
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2021 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 22:17
Spoiler içerir! Tatar Çölü uzun zamandır okumayı düşündüğüm bir kitaptı, kitabın ismi cazip gelmiyordu ve bundan dolayı başlamayı ertelemiştim. Okuyanların da övgüyle bahsettiğine tanık olmuştum. Olaylarla dolu dolu bir kitap olmamasına rağmen gayet akıcı ve sonunu merak ederek okuduğum bir kitap oldu. Kitapta verilmek istenen mesaj bana çok açık bir şekilde geçti ve gerçekten insan yaşamının ne denli geçici, kısa olduğunu bir kez daha hatırlattı. Kitabın sonu çok duygusal ve verilmek istenen mesajı destekler nitelikteydi, böyle bir son olmasa klasik mutlu sonlu kitaplara benzeyebilirdi ve pek de bir numarası kalmazdı. Hayatın içinde umut bağlayarak beklediğimiz anlar oluyor ve bazen o umut o kadar güçlü hissettiriyor ki kendini, kapılıp gidiyoruz rüzgarına. Umutsuzluğa düştüğümüz anlar olsa da, inançlı kalan birkaç hücremiz bile derinlerde bir yerlerde o umuda tutsak kalıyor. Kitap aslında bu durumu çok güzel özetlemiş. Bu umutla beklediğimiz olaylar, kişiler kısa yaşamımızı gerçekten uğruna feda edebileceğimiz kadar değerli mi? Ya sonucunda tüm umut boşa çıkarsa, o zaman tam olarak ne ile avutacağız kendimizi, boşa akıp giden zamanı? Umarım hiçbir zaman bizi ardından sürükleyen umut, sonunda hayal kırıklığına uğratmaz.
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
10/10
·247 syf.··
2021 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2021 20:33
Geçip giden bir ömür, ne uğruna? Alıştığı bir hayattan vazgeçecek cesaretinin olmaması. Sürekli aynı yatakta gözlerini açmanın verdiği güven duygusu, her nasıl olursa olsun kopmak istemediği arkadaşları, eski şeylerin artık hiçbir tat vermemesi, ona hiçbir şey hissettirmemesi; aynı zamanda kuzeyden gelecek o umut, Drogo' yu kaleye zincirleyen o umut. Neyi bekliyordu Drogo? SAvaşı mı? Yoksa bir şeylerin değişmesini mi? Yapmaya cesaret edemediği şeyin onu bulmasını mı bekledi 30 sene boyunca? Bütün kitap boyunca o kadar üzgün hissettim ki, gerçekten kalbim çok kırıldı. Malesef kendi yaşamımın da böyle geçip gittiğini üzücü bir şekilde gördüm. open.spotify.com/track/0PHoJIczJ...
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
Tatar Çölü Üzerine
10/10
·247 syf.··
2021 3. kitabı
Hayatınıza anlam kattığını düşündüğünüz ve okuduğunuz için size özel hissettiren kitaplar vardır. "Tatar Çölü" benim için onlardan biri oldu. Elime aldığım andan itibaren olayların akışıyla beni bir beklentiye sürüklerken, aynı zamanda güçlü betimlemeleri, insan doğasına dair tahlilleri her sayfa da etkisi altına alıyor. Bazen varoluşumuzun karanlık köşesinde sorgulamadığımız bir gerçeği tokat gibi yüzümüze vuruyor. Tatar Çölü'nün bitirdikten sonra okunan bir kitap olduğuna karar verdim. Çünkü Teğmen Giovanni' nin Bastiani Kalesinde geçen bir ömürlük serüveninde yüzeyel olarak sizi derinden etkileyecek bir durum yok gibi geliyor. Fakat kitabı bitirdiğimiz anda bizi güçlü sorgulamalarla başbaşa bırakıyor. Tıpkı sayfalardaki stabil olay örgüsü içerisinde umduğumuz o maceraya benzeyen hayatımızı keşfediyoruz. Teğmen Giovanni'den pek te farklı bir fıtratta olmadığımızı anlıyoruz. Aslında çok kısa bir süre zorunlu görevle kalıp ayrılabileceği Tatar Çölü'nde kahramanlık hayaliyle 30 yıl deviren Teğmen, bir sabah uyandığında aynaya bakıyor. Kıyafetlerinin bol gelmesinden, yüzündeki çentiklerden anlıyor zamanı, Paslı demir borudan sızan su damlasının çılgına çeviren sesine bile alışmış. Bu kadar yılın nasıl geçtiğine kendisi bile şaşırıyor. O kahramanlık fırsatı geldiğinde ise seneler önce gitmediği şehre gitmiş, hasta yatağında ölümü sorguluyor. Öncesinde geçmek bilmeyen günlerinin basit bir gurur sebebiyle giderek grileşmesi ve ömrünün tam anlamıyla heba olması... Sanki hayatlarımız Giovinni'den çok farklı. Ömrümüzün en güzel yılları, sürekli sonraki yıllarda mutlu olmak için harcıyoruz. Sanki bir serabın peşinde hiç bitmeyecek bir döngüde asla ulaşamadığımız o "fırsat" için yaşıyoruz. Etrafımdaki insanların çoğu - buna kendim de dahilim- tercihlerini hep asıl
Roman
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
8/10
·247 syf.··
2020 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2020 23:09
İnsanız. Nerden geldik nereye gidiyoruz? Bir gün ardımıza bakacağız ve harcadığımız boşa ömrü göreceğiz. Gençlerin çoğunun kendinden bir şey bulamayacağı ama orta yaş ve yaşlıların çok şey bulacağı, evet hayat aynen budur diyeceği bir kitap.
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
TEŞEKKÜRLER DROGO BENİ KALEMDEN ÇIKARDIĞIN İÇİN
Puan vermedi·247 syf.··
2022 1. kitabı
Elimden gelse tüm insanlığa, varoluş sancısı çeken herkese henüz gençliğiniz elinizden gitmemişken bu kitabı okuyun derdim. Hiç gelmeyecek olanı beklemek, birgün mutlaka her şey kendiliğinden düzelecekmiş hissi, hayatın bize kazdığı kuyudan başka bir şey değildir. O beklediğin gelmeyecek. Ayağa kalk ve kendi yazgının kalemini eline al. Hiçbir şey için geç değil. Oturduğun yerden gelip bir kurtarıcının seni içine hapsettiğin o kaleden çıkarmasını bekleme, beklemek vakit kaybettirir ve bir gece Drago gibi boşa geçmiş yıllara hiç kimsenin görmediği bir tebessüm ile veda etmenin acısını tadarsın. Teşekkürler Dino Buzzatti, teşekkürler Drogo yıllar ötesinden gelip beni uyandırdığınız için
Araştırma-İnceleme
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2020 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2020 11:06
Çocuklarda çok sık rastlanan bir olay vardır. Onlara birşey yapmasını veya yapmamasını öğütlediğimizde belki de emrettiğimizde bizim söylediğimizin tam tersini yaparlar. Yapılmaması gereken durumun daha büyülü, davetkar bir havası vardır onlara göre. Bu durum büyüklerde de zaman zaman baş gösteriyor. Kitapta buna şahit oluyoruz. Şehirden uzakta bulunan bu kaleye ilk gelen askerler hemen gitmek istiyorlar. Gitme istekleri onaylanınca bu kadar kolay gitmelerine inanamayıp kalmaya karar veriyorlar. Bir umut onlardaki. Tek bir ışıkta bile amaçlarının gerçekleşeceğine inanıyorlar, düşman gelemese bile... Yazar öyle güzel betimlemiş ki kaledeki bekleyişi ben de kalede gelmesi beklenen düşmanı bekledim. Kalenin duvarları, damla damla akan su sesini, yeni tabyayı görür gibi dürbün ile uzaklara her seferinde bakan benmişim gibi hissetti, yaşadım Bastiani Kalesini. Bekleyişimiz hayatta hep devam ediyor. Ufak bir umut bizi amacımıza daha da yaklaştırıyor. Hayattaki diğer amaçlarımızdan dahi vazgeçebiliyoruz. Olmayacağını bile bile. O bekleme ümidi diri tutuyor bizi. Olmasa da mücadele ettik düşüncesi tam da Tatar Çölü kitabının anlamak istediğini duyular. Keyifli okumalar :)
Tatar ÇölüDino Buzzati · Varlık Yayınları · 196819,8bin okunma

Yazar Hakkında

Dino BuzzatiYazar · 15 kitap
Dino Buzatti, 16 Ekim 1906 tarihinde İtalya'da San Pellegrino'da doğdu. Ailesi sonradan Milano'ya yerleşti. Buzzati, hukuk fakültesini bitirdikten sonra, Corriera della sera gazetesinde çalışmaya başladı. Onu sonraki yazarlık yaşamına hazırlayan üç tutkusu vardı: Dağ, resim, şiir. İlk romanı olan Barnabo delle Montagne'yi 1935'te yazdı. Başyapıtı sayılan Tatar Çölü'nü 1940'da yayınladı. 1939'da Corriera della sera adıans avaş muhabiri olarak Addis Ababa'ya gitti ve gözlemci olarak da olsa, katıldığı çarpışmaları yazdı. Buzzatı'nin ayrıca Il Segreto del Bosco, Vecchio, I sette messaggeri, Paula alla Scala, Il gtande ritratto, Sessanta racconti Il Colombre gibi yapıtları yanında tiyatroya uyarlanmış çalışmaları ve resimleri de vardır. Üslubu, birçok bakımdan Kafka'ya benzetilen Buzzati değeri geç anlaşılmış bir yazardır. Hatta önce kendi memleketi olan İtalya'da değil, Fransa'da ilgi görmüştür. 28 Ocak 1972'de Milano'da ölmüştür.