·
Okunma
·
Beğeni
·
5,3bin
Gösterim
Adı:
Tehlikeli İlişkiler
Baskı tarihi:
Kasım 2000
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753293272
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Liaisons dangereuses
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Mösye de Merteuil’in koynuna girdiğimde bakireydim. Bana bir şey öğretecek anı güven içinde bekliyordum. Çekingen, ürkek bir tavır içinde olmak gerektiğini düşündüm. Kimine çok tatlı, kimine çok acı gelen o ilk geceyi ben ancak bir deneyim fırsatı olarak karşıladım. Acısına, zevkine, her şeyine iyice dikkat ettim.(...) Kendisine karşı böyle ince ve kibar davranmam karşılık buldu ve bizim dindar hanıma mektup yazarken masa işlevi gördü bana. Ona böyle bir kızın yatağında, daha doğrusu kollarında ve vefasızlık da ederek yazılmış, halimi, yaptıklarımı da olduğu gibi anlatan bir mektup göndermek keyiflendirdi beni doğrusu. Emile mektubumu okurken kahkahalarla gülüyordu.(...) Daha ne söyleyeyim size ben? Seviyorum, evet, çılgınca seviyorum. Bende bu aşkı uyandıran, bu sözü söylememi kaç kez istedi de bir kere bile duymadı ağzımdan. Ona bunu bir kez olsun duyurabilmek zevkini tadabilmek için canımı bile verebilirim ama olmaz, söyleyemem, söylemem doğru olmaz!(...) Bana karşı direnebilme cesaretini göstereceğini sanan o şahane kadın yenildi sonunda işte sevgili dostum! Evet, sevgili dostum, benim oldu artık, tamamen benim oldu. Dünden beri bana vermediği bir şey kalmadı artık.(...) Kendine geldiğinde artık boyun eğmiş, mutlu fatihine teslim olmuş bir kadındı…(...) Tam ve karşılıklı bir esrime oldu bizimkisi. Hayatımda ilk kez zevkten sonra da geçmedi sarhoşluğum." Tehlikeli İlişkiler... Laclos’un 1782'de yayımlanmış bu olağanüstü kitabı, iki yüz yıl sonra Oğlak Klasikleri arasında.
552 syf.
·9/10 puan
İyi bir edebiyatçının elinden çıkmış bir roman gibisi yoktur. Konusu itibariyle erkek okurları biraz sıkabilir ancak kadın okuyucular için tam bir keyiflik kitap şekerim. Ayol meğerse ilişkiler hep böyleymiş dedirten türde bir eser. Hani diyoruz ya zaman kötü eski insanlar ne kadar saygınmış vs. falan. Birkaç yüyzyıl önce Paris'te hiç de öyle saygın bir monşer hayatı olmadığını mektuplarla anlatıyor yazar. Mektubun iletişimdeki rolünü öyle güzel bir matematikle kurgulamış ki bayıldım... Demek ki neymiş? İnsanoğlu daha ilk çağdan beri yozlaşmış bir türmüş sadece şimdi teknoloji olduğu için her şey ortada yaşanıyor şekerim...
552 syf.
·14 günde·Puan vermedi
"Tehlikeli İlişkiler" bir mektup romanı olmakla beraber ilk kez 1782 yılında yayınlanmış ve günümüze kadar popülerliğini kaybetmemiş bir kitap.
18. yüzyıl Fransa'sında ahlaki(!) değerleri yerle bir olan toplumda Vikont de Valmont ile Markiz de Merteuil'in kendilerini eğlendirmek için hazlarını ve tutkularını kullanarak bir birliktelik oluşturmuşlardır. Ahlak, namus, erdem, etik gibi kavramların iradeye dayalı sınanabilen kavramlar olduğunu anlatmıştır yazar aslında.
Choderlos de Laclos, aristokrasinin ahlakını(!), kadının esaretini zevk için köleleştiren yapıyı eleştiriyor. Bulunduğun dönemde bir durumu eleştirirsen haliyle yasaklanırsın. Eser de skandala neden olduğu için yasaklanıyor.
2013 yılında tiyatro oyununu izlediğim zaman da hayran kalmıştım.
Seyirlik intikam öyküsünü satır satır okumak mükemmeldi.

"Aşk insanın kullanacağı bir şeydir, kuma saplanır gibi saplanıp kalması için değil."
"Aşktan medet ummak, yılgınlığa yelken açmaktır."
528 syf.
Kimin hangi bilgilere sahip olduğu, ne ölçüde kandırıldığı gibi kurguya ilişkin teknik detaylar çok iyi işlenmiş.

Çevirinin kendisi bir sanat eseri boyutunda. Yine de Ataç'ın konuyla alakalı olduğunu düşündüğü atıfları (özellikle Divan Şiiri'nden) bence gereksiz.

Erotizm romantizmin kurbanı olmuş gibi duruyor. Ancak bunun çeviriden mi yoksa eserin kendisinden mi kaynaklı olduğunu başka bir çeviriyi okumadan tespit etmek olanaksız.

Hem eğlenceli hem de kaliteli bir roman. Tavsiye ederim.
432 syf.
·5 günde·5/10 puan
Klasikler arasına girmiş bu ilginç kitap belki de on yıldır kütüphanemde beklemekteydi. Binyediyüzlü yılların Fransa'sında üst sınıftan bir grup insanın birbirleriyle mektuplaşmaları ve bu mektuplarda birbirlerine olan bazan olumlu, çoğunlukla da olumsuz görüşlerini dönemin jargonuna uygun bir biçimde yöneltmeleri, aralarındaki çarpık ilişkileri, kuyruk acılarını, hayal kırıklıklarını birbirlerine üstü kapalı süslü cümlelerle söylerken ironik göndermeler yaparak konuyu hicvetmeleri açısından güzel bir kitap.
Ama, birazın da üzerinde sıkıcı bir eser. Bir çok mektubu sadece göz gezdirerek atladım ve okumayı hızlandırdım.
İtiraf etmeliyim ki çok beğenerek okuduğum bir kitap olmadı.
496 syf.
·17 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gerçek hayatta yaşanmış olaylar mektuplara dökülüp kitap haline getirilmiş. Adının hakkını veren Tehlikeli İlişkiler kimseye güven olmadığını, saf, temiz kalbin kandırılarak kötü yollara sokulduğunu, dinine düşkün bir kadının akıl oyunlarıyla kandırılması ve daha bir çok kişinin sadece iki kötü karakterin eğlencesine kurban gittiğini gördük. Tehlikeli İlişkiler bu hayatta her şeye dikkat edilmesi gerektiğinin, körü körüne sözlerini dinlememek gerektiğinin bir kanıtıdır.
496 syf.
·11 günde·10/10 puan
1700 lü yıllarda yazılmış mektuplardan oluşan, şahane zeka, kurnazlığın ve çapkınlığın incelikleriyle dolu fakat entrikanın kötü sonuçlanmasıyla biten muazzam bir kitap. İnsanların eski çağlarda duygularını anlatırken kullandıkları ustaca cümleler ile ince ve zarif anlatıma hayran kalmamak elde değil. Günümüzde neden internet ve telefon var biz de eski insanlar gibi mektuplaşabilsek ve uzun uzadıya, acele olmaksızın, kelimelerimizi, cümlelerimizi seçerek yazsak dedirten bir roman. Çok sürükleyici keşke bitmeseydi dediğim romanlardan. Günümüz kitaplarından anlatım ve söz cambazlığı olarak çok farklı ve hayranlık verici fakat insanlığın ihanet, entrika bağlamında yıllardır değişmediğini gösteren bir başyapıt olsa gerek. İnsanların bu kitaptan habersiz olması ve benim de çok geç keşfetmiş olmam üzdü beni ama hiç bir şey için geç değil, kesinlikle tavsiye ediyorum.....
512 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Fransız edebiyatı düşünüldüğünde Pierre Choderlos de Laclos nadir bilinen isimlerden bir tanesi. Stendhal, Hugo, Maupassant, Flaubert, Balzac, Zola ve nicelerinin yanında o eşine az rastlanır dünyada kendisi ile ilk defa Tehlike İlişkiler sayesinde tanıştım. Kitap bittikten sonra iyi ki tanışmışım diyorum. Aynı zamanda bu kitap yazarın ilk ve tek romanı olma özelliğini gösteriyor. 1700’lü yıllarda, içinde dönemin Fransız sosyetesinden isimlerin olduğu yaklaşık sekiz on kişiden oluşan bir grubun birbiriyle mektuplaşmalarının derlemesi şeklinde yazılmış bir eser Tehlikeli İlişkiler. Dönem karakterlerinin iç dünyasını birincil ağızdan alıp yansıtan mektupların derlemesi şeklinde olduğu için oldukça ilginç bir tarz oluşturması sayesinde insanı okumak için kendine çeken bir kitap. Aslına bakarsanız adından da anlaşılacağı üzere, yine Fransız klasiği haline gelmiş olan bolca ihtiras, ihanet, ikili oyunlar, şehvet gibi temaları içeriyor. Tüm bu temalar özellikle 19. yüzyıl Fransa’sında bolca yer almasına rağmen dönemin tüm yazarları birbirinin benzeri hisleri o kadar farklı lezzetlerle sunuyorlar ki okuru asla baymadan, aynı duyguları farklı klişelerle okumaya zorlamadan kendine bağlamayı başarıyorlar. Sanırım Fransız edebiyatını özel kılan en önemli şeylerden bir tanesi de bu.

Kısaca kitabın içeriğine değinecek olursam, aralarında bir dönem aşk ilişkisi geçmiş olan Valmont Vikontu ile Merteuil Markizi hayatlarını herkesi yenmeye ve üstün olmaya adamış, kibrin rehin aldığı iki temel karakteri oluşturmaktadır. Eskiden yaşadıkları aşk ilişkisi; ilerleyen dönemlerinde birbirlerinin kötülüklerine destek olma haline bürünmüş olarak yansıtılıyor kitapta. Kendilerine hedef olarak erdem timsali Madam de Tourvel ve saflığı ile dikkat çeken Matmazel de Volanges’i seçmeleri ile kötülük çanları çalmaya başlıyor. Ya da Malraux’un ifadesi ile tam olarak; “hiçliğe karşı hiçlik, arzuya karşı hiçlik, hiçliğe karşı arzu” karmaşası başlıyor. Tüm karakterlerin yaşadığı ikili ilişkiler, hissettiği duygular, hayal kırıklıkları, pişmanlıklar, aşkın çağrısına karşı koyamamalar ve daha ne ararsanız derlenerek kitaba dahil edilen 175 mektupta tek tek ortaya dökülüveriyor. Kitap direkt olarak mektupları içerdiği için okurken ister istemez siz de o karakterin ruhuna bürünmüş oluyorsunuz. Yani kitabı bitirdiğinizde aslında tüm karakterler arasında döne döne kılık değiştirdiğiniz için kim haklı kim suçlu tam olarak karar veremiyorsunuz. Choderlos, kitap biterken kendini ilgilendiren kısımların bu kadar olduğunu belirterek elindeki diğer mektuplara yer vermiyor, hatta eğer beğenilirse ilerleyen dönemlerde kitabın devamının gelebileceği tüyosunu veriyor. Ama maalesef yazıldığı dönemde aşırı tepkilere yol açtığından mı yoksa o dönem beğenilmediğinden mi bilmiyorum ama kitabın bir devamı yok.

Tamamen okur hissiyatıma güvenerek, bu mektuba konu olan kişilerden birinin Choderlos olduğuna inanıyorum.

19. yüzyılın en önemli Fransız şairlerinden olan Charles Baudelaire’in kitap hakkında yaptığı yorumu bırakarak değerlendirmemi tamamlıyorum; “İnsanı buzun yaktığı gibi yakar.” İnsan ilişkilerinde güven sorunu yaşayanlar, sanırım kitabı bitirdikten sonra kendi kendilerine ne kadar haklı olduklarını ispat edecekler.

Herkese keyifli okumalar…
567 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Daha kitaba giriş yapamamışken yazılanlar sarıp sarmaladı beni. Öncelikle 'mektup roman' diye bir türle tanıştım. Sonrasında mektubun hiç düşünmediğim yönlerini öğrendim. Yeni bakış açıları kazandıran kitaplar candır.☺ Yazarın önsözüne gelemeden yazarla ve kitapla ilgili gülümseten şeyler öğrendim. Şöyle ki, yazar kitaptaki mektupları kendisinin yazmadığını, mektupların ona verildiğini ve sadece ondan yayınlanmasını istediklerini iddia ediyor. Ama benim inancım mektupları kendi yazdığı ve alacağı tepkiyi bildiği için böyle bir açıklama yaptığı yönünde. Yayınevi sahibinin uyarı metniyse inancımı daha da kuvvetlendirdi. Diyor ki: "Kanımızca bu kitapta anlatılan serüvenlerde gerçek payı olsa bile bunlar ancak başka yerlerde ve başka çağlarda geçmiş olsalar gerektir." Sonuç olarak bence mektuplar o kadar gerçek ki bu gerçekliğin yankısından korkulduğu için inkar edilmişler. Aslına bakacak olursanız çağımızın ahlâksızlıklarının yanında kitapta okuduklarım birtakım entrikalar ve aldatmalardan başka şey değildi. En azından ensest ilişkiler barındırmıyor; yetişkinlerin birbirinin arkasından iş çevirmeleri ve birbirlerini aldatmaları var sadece. Çok daha kötülerini duyup okuduğumuz için bana çok sıradan ihanetler gibi geldi kitaptakiler. Ne hallere düştük Allahım sen doğru bildiğinden ayırma kimseyi. Hafta sonunuz güzel geçsin. Kitapla kalın
552 syf.
·Puan vermedi
Sonuna kadar heyecanli bir kitapti... acaba diye dusundum durdum hep... insanlarla iletisim kurarken neler olmali, neler olmamali... surpriz sonlu.....
528 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tehlikeli İlişkiler, mektup-roman türünün belki de en başarılı eseri. Beş aylık (Ağustos - Aralık) bir süre içerisinde Fransa burjuvazisinden birtakım kişilerin birbirlerine yazdıkları, toplam 175 mektuptan oluşuyor.
Mektupların dökümü şöyle ;
-Valmont Vikontu ile Merteuil Markizi arasında 54 mektup,
-Valmont Vikontu ile Madam Tourvel arasında 21 mektup,
-Şövalye Denceny ile Cecile Volanges arasında 17 mektup,
-Madam de Tourvel ile Madam de Rosemonde arasında 15 mektup,
-Cecile Volanges'in arkadaşı Sophie Carnay'ye yazdığı 11 mektup,
-Madam Volanges'in Madam de Rosemonde'a yazdığı 9 mektup
-Ve diğer mektuplar, 48 tane.
Yaklaşık iki yüz kırk yıl önce yazılmış bu roman, yazıldığı döneme ışık tutmasının yanında bence insan ilişkileri açısından halâ güncel bir roman...
528 syf.
·5/10 puan
Yazıldığı dönemdeki Fransız yüksek sosyetesinin aşk-entrika-cinsellik hikayelerini mektuplar şeklinde anlatır. İrade ve vicdan arasındaki çatışmaların çok iyi tasvir edilmesi bakımından önemlidir. Milan Kundera tarafından "bütün çağların en büyük romanı" olarak ifade edilmiştir.
528 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Başkalarının hayatına müdahale edip duygularıyla oynamaktan zevk alan iki aristokratın tutku, ihanet ve intikam etrafında şekillenen oyunları. Kurbanlarını katakulliye getirip ağlarına düşürmeyi zafer kabul eden bu şeytani karakterlerden ne kadar nefret etsenizde zekalarına ve manipüle etme güçlerine hayran kalıyorsunuz (ben kaldım:) Roman mektuplardan oluşuyor ve bu türe bayılıyorum. Okumaya güzel bir ritim ve sürükleyicilik katıyor bence. 1780lerde yazılmış, Fransız edebiyatının en kıymetlilerinden.. çok çok beğendim
"Benim kurallarım diyorum, bir amaçla söylüyorum: Onlar, öteki kadınların ahlak kuralları gibi gelişigüzel aşılanmış, uyulmuş şeyler değildir, derin derin, uzun uzun düşüncelerimin sonucudur onları ben yarattım."
"Siz erkekler için yenilmenin ne değeri vardır? Umduğunuz bir zafer eksik olur, işte o kadar. İki taraf arasında bu kadar eşitsizlik olan bu savaşta biz kaybetmedik mi, talihli saylırız, sizin içinse ancak kazanmamak bir felakettir."
"İnsanın içi rahat olması, kedersiz, elemsiz günler geçirmesi, akşam hiçbir günahın azabını çekmeden uyuyup sabahleyin vicdanında hiçbir ağırlık duymadan uyanması kadar büyük zevk mi olur!"
"Ah! Bir tek söz, söyleyeceğiniz bir tek sözcükle benim mutluluğumu kurabilirsiniz. Ama söylemeden önce düşünün ki gene bir sözcükle beni sonsuz mutsuzluk zincirine vurabilirsiniz."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tehlikeli İlişkiler
Baskı tarihi:
Kasım 2000
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753293272
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Liaisons dangereuses
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Mösye de Merteuil’in koynuna girdiğimde bakireydim. Bana bir şey öğretecek anı güven içinde bekliyordum. Çekingen, ürkek bir tavır içinde olmak gerektiğini düşündüm. Kimine çok tatlı, kimine çok acı gelen o ilk geceyi ben ancak bir deneyim fırsatı olarak karşıladım. Acısına, zevkine, her şeyine iyice dikkat ettim.(...) Kendisine karşı böyle ince ve kibar davranmam karşılık buldu ve bizim dindar hanıma mektup yazarken masa işlevi gördü bana. Ona böyle bir kızın yatağında, daha doğrusu kollarında ve vefasızlık da ederek yazılmış, halimi, yaptıklarımı da olduğu gibi anlatan bir mektup göndermek keyiflendirdi beni doğrusu. Emile mektubumu okurken kahkahalarla gülüyordu.(...) Daha ne söyleyeyim size ben? Seviyorum, evet, çılgınca seviyorum. Bende bu aşkı uyandıran, bu sözü söylememi kaç kez istedi de bir kere bile duymadı ağzımdan. Ona bunu bir kez olsun duyurabilmek zevkini tadabilmek için canımı bile verebilirim ama olmaz, söyleyemem, söylemem doğru olmaz!(...) Bana karşı direnebilme cesaretini göstereceğini sanan o şahane kadın yenildi sonunda işte sevgili dostum! Evet, sevgili dostum, benim oldu artık, tamamen benim oldu. Dünden beri bana vermediği bir şey kalmadı artık.(...) Kendine geldiğinde artık boyun eğmiş, mutlu fatihine teslim olmuş bir kadındı…(...) Tam ve karşılıklı bir esrime oldu bizimkisi. Hayatımda ilk kez zevkten sonra da geçmedi sarhoşluğum." Tehlikeli İlişkiler... Laclos’un 1782'de yayımlanmış bu olağanüstü kitabı, iki yüz yıl sonra Oğlak Klasikleri arasında.

Kitabı okuyanlar 284 okur

  • Robinson21
  • İpek Meral
  • tereddütsüz
  • DaDa
  • Simeranya
  • Nazım
  • sb
  • 3. Tekil Şahıs
  • Cevat Bayhan
  • Eda Ergenekon

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1 (1)
9
%1 (1)
8
%1 (1)
7
%1 (1)
6
%1 (1)
5
%1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0