Tembellik Hakkı

Paul Lafargue
Çevirmen:
Ayşe Mekal
Editör:
Melis Oflas
Tasarımcı:
Elif Çepikkurt
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2022 00:00
"Sevmede hariç, içmede hariç,             tembellik etmede hariç,      Tembellik edelim her şeyde." Lessing'in bu sözleriyle başlayarak, daha ilk cümlelerinde yakaladı kitap beni. Doğduğumuz andan beri, gerek ailemiz gerek öğretmenlerimiz gerekse çok değerli (!) din adamlarımızın bize öğütlediği -en çok öğütlediği- şey olan çalışmanın kutsallığına meydan okuyor Lafargue. Çalışma Hakkı'nın karşına geçiyor ve cesurca Tembellik Hakkı'nı savunuyor. Ben Tembellik Hakkı'nı sadece işçiye/çalışana boş zaman sağlamak olarak düşünmeyeceğim aksine onu tümden iş yükünden kurtarıp aylaklığın rahat kollarına atılması olarak değerlendireceğim. Sanayi Devrimi makineleşmenin önünü açtı, bu devrim insanın artık derin bir nefes alacağını düşündürmek yerine insanı makinenin bir uzvu haline getirdi ve bu sistem içinde sadece basit bir çarktan başka bir şey olamayan insan bu durumun yani tabiri caizse "çalışmanın" da kutsanmasıyla insanlığını yitirdi. "Çalışın ploreterler, çalışın toplumsal zenginliği ve kişisel sefaletinizi çoğaltmak için çalışın, daha da yoksullaşarak ve sefilliğiniz için nedeniniz olsun diye çalışın. İşte kapitalist üretimin değişmez yasası böyledir." Bu sisteme, bu kadar öfke doluyken Lafargue'ın çıkıp da ben de Tembelliği savunuyorum demesi... Cüretkar ama bir o kadar da haklı bir dava. Ayrıca kitabı okurken çalışmaya/bu sisteme alternatif bir düzenin olmayacağını düşündürenlerin esasen doymak bilmez kapitalistlerin ta kendisi olduğunu daha da net fark ettim. Makinelerin giderek insan işini yapabiliyor hale gelmesi, insanı onunla rekabete sokmasındansa artık insanın rahat bir nefes alacağının garantisini vermesi gerekirdi bence. Lafargue'ın da belirttiği gibi: "Makine mükemmelleşip sürekli artan bir hızla ve kesinlikle insan çalışmasını aşarken, işçi
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Alfa Yayıncılık · 202113,3bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 222. kitabı
Marksist düşünür Paul Lafargue tarafından yazılan bu deneme Aşırı çalışma karşısında işçi sınıfının sefaletini dile getiriyor.Aynı zamanda işçinin emeğini sömüren din adamları ve burjuvalarla işbirliği yapan kapitalizmin de güçlü bir eleştirisini yapıyor. Lafargue Çalışmanın insan doğasını körelttiğini ve insanın doğuştan içinde barındırdığı kültür ve sanat yönünü ciddi manada körelttiğini dile getiriyor.Tezini antik yunan ve Roma’dan işçi sınıfının yaşantısını anlatarak savunurken çalışmanın gereksizliğinden her hecede yakınıyor.Yazarın tezini desteklerken antik dönemdeki kölelik sınıfının zoraki olmasından yakınmıyorken Günümüz işçi sınıfının çalışma saatlerinden ve sömürülmesinden yakınması başlı başına bir tezat oluşturuyor.
Felsefe
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Alfa Yayıncılık · 202113,3bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 18:00
Bu kitabı okurken kendime dair farkına vardığım şey kapitalist sistemin zihnen çoktan kölesi olduğum. Çünkü 3 saatlik çalışma düzeni önerisini ilk okuduğum anda "yalnızca 3 saat mi ama bu çok az" diye bir düşünce istemsizce beynimde yankılandı. Sonra kendimi aklamaya çalışıp bir de "ama insan sevdiği işi yaparsa 3 saat az değil mi" diye de düşündüm üstelik. Boşuna dememiş Marx "Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri şeyleri yok, kazanacakları bir dünya var." diye. Zihnimdeki göremediğim zincirleri kırmaya çalışmaya devam o zaman.
Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Alfa Yayıncılık · 202113,3bin okunma
7/10
·80 syf.··
2024 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 02:21
Öncelikle yazar ile ilk defa tanıştığım için kısacık kendi hayat hikayesinden bahsetmek istiyorum. Paul Lafargue 1842'de Küba'nın Santiago şehrinde doğmuş Tıp eğitimi için Paris'te bulunmuştur. Fransa'da eğitim görürken Sosyalist bir kurumun öğrenci kongresine katıldığı için eğitim görmesi yasaklanıyor. Bu sebeple Londra'ya gidiyor ve orada ilerde kayınbabası olacak olan Karl Marx ile tanışıyor. Marx'ın beğenisini alan Paul Lafargue 1868 yılında Marx'ın kızı Laura ile evlenir ve tıp eğitimini de burada tamamlıyor. Evlilik hayatında Paul'u tıptan uzaklaştıran bir olay geçiyor başından; üç çocuğunu peş peşe kaybediyor. Bu olay sonrasında kendini sosyalizme adar. Ölümü trajik bir sondur. 1911 senesinde eşi ile birlikte vücutlarına siyanür enjekte ederek intihar ederler. Cenazesinde Lenin konuşma yapar. Tembellik Hakkı İşçinin emeğinin sömürüsünü en iyi anlatan kitaplardan biri sayfa sayısı az olmasına rağmen içinde net bir şekilde mesajlar veriliyor. - Din adamlarının insanları dini kullanarak daha çok çalışmaya teşvik etmeleri, - Fabrikalarda çalışma şartları, - İnsanların adeta sadece çalışmak için can çekişmeleri, - İşin sonunda emeklerini alamayan insanların, başkalarını zengin etmeye bu kadar hevesli olmaları ve bunun sorumlusu olarak kişilerin kendilerini suçlaması gerektiği - Çocukların küçük yaşta çalışmaları Kitapta bahsedilen durumlardan bazıları.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Alfa Yayıncılık · 202113,3bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2020 14. kitabı
Paul Lafargue 1800’lü yıllarda Küba’da doğmuş ağırlıklı olarak Londra’da yaşamış öfkeli sosyalist bir doktor. Lafargue derdini anlatırken zaman zaman bizden bir dertliyle dertleşiyormuşuz gibi hissedecek oluyorum sonra derdinin nedenini ve ona getirdiği çözümü duyunca bir toparlanıp kendime geliyorum. O’nun derdi yaşadığı dönemdeki 15 saatlere varan mesai saatleriymiş, çok haklısınız dertlenmekte diyorum. Devamı için kitaphaber.com.tr/scelebi-yazdi-t...
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Alfa Yayıncılık · 202113,3bin okunma
Kahrol kapitalizm al sana bombe
Puan vermedi·64 syf.··
2025 98. kitabı
Bir işçinin sabahın köründe yola çıkıp akşam karanlığında yorgun bir bedenle evine dönmesi sistemin gözünde bir başarı hikâyesidir. Ne ironiktir ki çalıştıkça yoksullaşırız… “Çalışmak erdemdir” sloganı kapitalizmin en büyük yalanıdır. Fakirlerin alın teriyle zenginlerin saraylarını ayakta tutan en ustaca kurulmuş sömürü düzenidir. Biz de satrançtaki piyonlarız işte…Bu sistemde emek, kutsal bir değer olarak görülmesi gerekirken ucuz bir metadır, satılabilir bir maldır. İşçisin sen işçi kal music.apple.com/tr/album/tamirc... Tüketmek için üretmek, üretmek için daha çok tüketmek zorundayız. Reklamlar, markalar, statü savaşları hepsi birer zincir halkası. Modern kölelik maaş bordrolarıyla ölçülüyor. Biz hâlâ “daha çok çalış, başarırsın” masalıyla avutuluyoruz. Masala inanmaya devam mı? Oysa gerçek şu: Ne kadar çalışırsak çalışalım, sistem bizden hep bir şey eksiltir bazen uykumuzu, bazen sağlığımızı… “Kapitalist ahlak; emekçinin bedenini aforoz ediyor, üreticiyi en asgari ihtiyaçlarına indirgemeyi sevinç ve tutkularını yok etmeyi, dur durak bilmeden çalışan bir makine rolüne mahkum etmeyi ideal olarak benimsiyor.” (s.3) yıldızlı alıntı ve kitabın anafikri diyebileceğim alıntısı. “Tembellik Hakkı”, aslında yaşama hakkıdır. Günün üçte ikisini çalışarak, kalanını yorgunlukla geçirerek yaşamak, yaşamak değildir dostlar. :( İspanyollar için çalışmak kölelikten beterdir. (s.4) Türkler için ise “hayatta kalma mücadelesidir.” Sömürü, sadece biçim değiştirir. Bir zamanlar ağalar vardı, şimdi şirketler var. Emek, hâlâ aynı değersizlikle el değiştiriyor. İncil’de Matta’da geçen “kır zambakları” ile ilgili bir ayet var. Soren Kierkegaard’ın Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş kitabında da geçiyor. İnsan durgunluk içinde yaşamayı kuşlara ve çiçeklere
İnceleme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Kapitalizm nasıl sona erer?
Puan vermedi·64 syf.··
2022 21. kitabı
Paul Lafargue, Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da arka arkaya kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitaba geçecek olursak, tembellik hakkının tarih boyunca soylulara, burjuvazi kesimine verildiğini belirtmiştir. Gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Eleştirileri kapitalist sisteme olduğu kadar Fransa da metalaştırılan her şeye karşı sert bir şekilde karşılık vermiştir. Çalışma dogmasıyla sürekli ezilen proleteryayı da yeren Lafargue zorunlu çalışmanın toplumun bozulmasının sebebi olarak görmüştür(Tüm bireysel ve toplumsal sefaletler proletaryanın çalışma tutkusundan doğdu). Bir çok veriye ve söyleme dayanarak yazdığı kitapta insanların daha az çalışması gerektiğini ve bu çalışma şeklinin de gündelik hayatta bir sorun oluşturmayacağını belirtmiştir. Kitap 1883 yılında yazılmıştır. ''Kör, ahlaksız ve canice çalışma tutkusu, özgürleştirici makineleri özgür insanları köleleştirme aracına dönüştürüyor; makinelerin üretkenliği insanları yoksullaştırıyor''. Yazar o kadar haklı çıkmıştır ki, bugün sanayi devrimi ve teknolojik devrim büyük bir yol almıştır. Buharlı makinelerden, 6.0 devrimi ile insan zekasının kodlanması yani yapay zekalar ortaya çıkmıştır. Peki tüm bunlar, bu gelişmeler insanlığa hizmet etmesi gerektiği noktada neden yaşam koşullarını daha
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Peki sizce ileride yok olacak meslekler neler?
10/10
·64 syf.·
2021 29. kitabı
Fark ettiniz mi bazı kadınlar, bilhassa ömrünü ev hanımlığına adamış olanlar, makinelerden ve makineleşmekten hoşlanmazlar. Mutfağa aldığınız en küçük bir alete bile karşı çıkarlar. Çünkü onların hayatları boyunca öğrendikleri tek şey ev işleridir. Gelişen teknoloji ve icat edilen makineler, bu kadınların yaptıkları işleri daha kısa sürede, daha az hatalı ve daha az emek harcayarak yapmaya başlayınca, bu kadınlar hayatlarını bir hiç uğruna harcamış gibi hissediyorlar ve makineleri hayatlarına dahil etmekte zorlanıyorlar. Örneğin hamur yoğurmak, hamur açmak, sarma sarmak vs. öğrenmesi zor ve meşakkatli işlerken ve ev hanımlarınca bir üstünlük göstergesiyken birkaç liraya alınan bir makinenin de aynı işi yapabileceği fikri hoşlarına gitmiyor ve kabul etmeyi reddediyorlar. Makineleşmek, ev hanımlığı gibi (bunu bir meslek olarak adlandırmak doğru mu bilmiyorum) çoğu meslek kolunun işini kolaylaştırırken çoğu meslek kolunu da ortadan kaldırdı ve kaldırmaya da devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte son bulan mesleklere dair bir araştırma yaparken “Gerçekten mi, böyle bir meslek mi varmış?” derken buldum kendimi sürekli. Ama sanırım o kadar eskilere gitmeye gerek yok çünkü günümüzde de birçok meslek kaybolmaya yüz tuttu. Örneğin bankacılık. Bütün işlerimizi telefon bankacılığı ve ATM’lerden halledebiliyorken banka çalışanlarının ömrünün çok da uzun olmadığını kestirmek zor değil. Ya da esnaflık. Artık tüm dünyanın daha çok tercih ettiği bir alışveriş türü var ki o da online alışveriş. Market malzemeleri, kıyafetler, çantalar, ayakkabılar ve kitaplar… Bunları satan insanlar da ileride işsiz kalacaklar arasında başı çekiyorlar. Hele ki büfeler… Bir otomat da pekala bir büfecinin yerini tutabilecekken bu mesleğin daha ne kadar devam edeceği meçhul… Kitabın bir bölümünde
İnsan ve Toplum
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
9/10
·64 syf.··
2025 158. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 15:01
Tembellik Hakkı – Paul Lafargue Bu kitap gerçekten bana çalışma ve üretkenlik üzerine öğretilen her şeyi sorgulattı. Lafargue, adeta “çalışmak için yaşamak zorunda değilsiniz” diye haykırıyor. İlk başta biraz kışkırtıcı geliyor çünkü hepimize küçüklükten beri çalışmanın kutsal olduğu öğretildi. Ama kitabı okudukça onun derdinin insanları tembelliğe özendirmek değil, insanın kendine ve hayatına daha fazla zaman ayırabilmesi gerektiğini anlatmak olduğunu fark ettim. En çok hoşuma giden şey, yazarın mizahi dili oldu. Yer yer çok sert eleştiriler yapsa da gülümseyerek okudum. Fabrika sisteminin insanı nasıl köleleştirdiğini, “çalışma ahlakı”nın aslında kapitalizmin bir dayatması olduğunu o kadar net anlatıyor ki, günümüz dünyasında bile geçerliliğini koruyor. Beni en çok düşündüren kısım, insanların aslında keyif aldıkları şeylere zaman ayırabilmek için çalıştıkları halde bütün zamanlarını işte harcadıkları gerçeği oldu. Lafargue, daha kısa çalışıp daha çok dinlenmenin insanı daha mutlu ve yaratıcı yapacağını savunuyor. Buna çok katıldım. Genel olarak kitap bana, “çalışmak zorundayım” düşüncesini sorgulatıp “nasıl yaşamak istiyorum?” sorusunu sordurdu. Küçük ama etkili bir manifesto gibi.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Daha önce bilmediğim Paul Lafargue'i bu kitapla tanımak güzel oldu. Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da sağlık problemlerinden kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitapta sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının ve işçi sınıfının üstünden keyif çatan soylu sınıfın birbirleri üzerindeki etkisinden bahsediliyor. Günde 12-14 saat çalışmanın insanı insanlıktan çıkardığı, burjuvazinin “çalışmadan” daha çok zenginleşirken yoksulun açlıkla kırbaçlandığı modern kölelik konusunu ele alıyor. Kısaca toplumun her kesimi tembellik yapma hakkına sahip olmalı diyor. Bu hakka sadece üst kesim, din adamları ve yöneticilerin sahip olmasını haksız bulur. Üstelik bu düzeni savunan herkesi suçlu bulur... Tembellik hakkını sadece burjuvaziye değil, gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Makineleşmenin insana kolaylık sağlaması, insanın kendine ayıracağı zamanı arttırması gerekirken insanı makinayla yarıştırmanın korkunç olduğu, aşırı üretimin aşırı tüketim doğurduğu ve bir çok kötülüğün burdan başlayarak devam ettiğini anlatıyor. Çok sade bir dille yazılmış, herkesin anlayabileceği ve herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kapitalist düzene, tükenmez alışveriş arzusuna, emeğin sömürüsüne, çalışmaya evet paranın insanları köleleştirdiğini düşündüğü bu sisteme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma

Yazar Hakkında

Paul LafargueYazar · 7 kitap
Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi. 1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.